Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Rein - Bölüm 24: Tapınak


 

Savaşan ejderlerin çığlıkları yüzünden bağırarak konuşuyorlardı.

-FERONİA ORMANLARA ZARAR VERENLERİ SEVMEZ. UMARIM ARAMIZDA O KADAR BÜYÜK BİR ZARAR VEREN YOKTUR . (Yaşlı adam)

-AMA BEN JACK İLE SAVAŞIRKEN ORMANI YAKMIŞTIM. HEM ORMANI SÖNDÜRMEDEN GİTTİK O ZAMAN NE OLACAK ? (Rein)

-İNFERNO SENİ ODANA GÖTÜRÜRKEN BEN ORMANI SÖNDÜRDÜM . SIKINTI YOK.

 

 

İki ejderin kullandığı büyüler ormanın çoğunu yok etmişti. Feronia Tapınağına hızla ilerlediler . Kapıda değişik bir mühür vardı . Yaşlı adam cüppesinin içinden bir kağıt çıkardı. Taştan kapının yanında küçük bir dikdörtgen vardı . Dikdörtgenin arkasına bir yuvarlak yerleştirilmiş olmalıydı ki dikdörtgen sağına soluna bastırıldığı zaman bir tarafa doğru yatıyordu fakat çıkacak gibi de değildi.

 

Dikdörtgenin kenarlarının ortasında ve köşelerinde olmak üzere toplam 8 ok işareti vardı. Ok işaretlerinin yanında  farklı semboller vardı. Yaşlı adam kağıttaki tarife bakarak dikdörtgenin farklı kısımlarına bastırdı. 20-25 kere farklı yerlere sırayla bastıktan sonra büyük bir gürültüyle kapı açılmaya başladı.

 

Taştan kapı sonuna kadar açıldı. Etraf toz altında kalınca ekiptekiler öksürmeye başladı . Kapı açıldığı sırada Ayame ve Bertuğ da gelmişti. Herkes birlikte içeri gireceklerken mavi renkli devasa bir ejder uçarak tapınağa yaklaştı ve masmavi alevleri ile tapınağı aleve boğdu. Tapınağın etrafındaki ağaçlar yanmaya başlamıştı. Bertuğ herkesi kapıdan içeriye doğru itti. Alevler tapınağın etrafındaki her şeyi yakarak kül etti fakat tapınak hiçbir şey olmamış gibi ayaktaydı. Alevlerin sıcaklığı  , kapıdan içeri girenler tarafından hissediliyordu. Ardından mor birkaç alev daha geldi ve dişi bir ejderin çığlığı duyuldu.

 

Rein merakına yenilip kafasını dışarı uzattığında Mor renkli zarif bir ejderin kendisinden iki kat büyük koyu mavi-mavi karışımı bir ejder ile savaştığını gördü. Mor ejderin Kurashi olduğuna karar verdi. O sırada ekipteki kişiler de kafasını çıkartmış bakıyorlardı. Mavi ejder Kurashi’nin üzerine sıçradı ve uzun pençelerini Kurashi’ye geçirdi. Daha önce de birkaç kez aynı hareketi yaptığı Kurashi’nin vücudundaki pençe izlerinden belli oluyordu. Kurashi geriye doğru sıçradı. Ejderler her hareketlerinde büyüyü kullanıyorlardı. Mavi ejder pençesini tekrar sapladı ve Kurashi’yi tutarak tapınağa doğru fırlattı.

 

Kurashi tapınağın üzerine çarpıp yere düştü. Tapınakta hala hiçbir iz yoktu.  Kurashi yerde mor bir çukur oluşturdu. Çukurun içinde bir ışık var gibi görünüyordu. Kül olan nesnelerin bazılarından sıçrayan mavi alevler ormanı yakmaya başlamıştı. Ağaçlar yanıyorlardı ve etraf leş kokuyordu. Mavi alevin kokusunun böyle olduğunu düşündü Rein. Bertuğ endişeli bir şekilde konuştu .

-5 dakika oldu sayılır.

-Bunun ne önemi var ki ? (Abella)

-Jack eski haline göre daha çok güçlendiği için daha uzun süre ejder formunda kalabileceğini söylemişti . Ama 15 dakikadan fazla olmazmış sanırım. 10 dakikası kaldı. (Bertuğ)

-15 dakika olursa ne olur ? (Rein)

-Ölür . (Bertuğ)

 

Kurashi oluşturduğu mor çukura sürüklenerek girdi ve ortadan kayboldu. Mavi ejderha kafasını yukarı kaldırdı ve sağa sola bakınmaya başladı. Gökyüzünde birkaç tane daha mor geçit oluşmaya başladı. Sonra mor geçitlerin sayısı arttı. Mavi ejder olayı anlayıp etrafa alev kustu. Mavi alevler mor geçitlere hücum etti fakat alevler hiçbir şeyle karşılaşmamış gibi yollarına devam ettiler. Mavi ejder bunun bir illüzyon olduğunu anladı ve sakin bir şekilde konuşmaya başladı.

“LANETLİ BÜYÜLERİNİN GÜCÜ  BU KADAR MI SENİ EZİK A+ BLANCH ? BU EZİK BÜYÜLER İÇİN Mİ BEYAZ EJDER KANINI BIRAKTIN APTAL HAHAHA!”

 

Etraftaki mor geçitler birleşti ve tapınağın etrafını kapladı. Kurashi , mavi ejderin arkasındaki geçitlerin tekinden çıkarak ejderin sırtına pençelerini geçirdi. Büyü kullanılarak yapılan bir fiziksel saldırıydı bu . Mavi ejder sinirlendi ve çığlık atarak illüzyonu yırtmaya çalıştı . Kurashi bir geçitten daha girdi ve tekrar kayboldu. Mavi ejder daha da sinirlenerek daha güçlü bir çığlık attı. Çığlığın yaydığı büyü gücü Abella’nın yardımcısının bayılmasına sebep olmuştu. Ayame , Sentinel ve Rein’in başı dönüyordu. İllüzyon hala devam ediyordu. Mavi ejder sinirli bir şekilde konuştu.

-Lanet illüzyonunu ortadan kaldırınca seni paramparça edeceğim Blanch.

-İllüzyon mu ? Hahah sen bunun bir illüzyon olduğunu mu sanıyorsun ? Beyaz ejder kanını bunun için bıraktım.

 

Kurashi birkaç geçitten çıkıp saldırdı ve tekrar geçitlere girdi.  Mavi ejder X Sha ağzında mavi bir küre oluşturdu ve en güçlü yeteneğini kullanmak için hazırlandı. O sırada Kurashi geçitten çıkarak X SHA’nın arkasında belirdi. X Sha kendisini sırt üstü yere atarak ağzındaki mavi küreyi fırlattı. Etraf çok aydınlık oldu. Ekiptekilerden bazıları artık savaşı izlemiyorlardı . Bertuğ ise patlama sırasında Rein’in kolundan tutarak çocuğu içeri çekti. Piramit bir bütün olarak havaya kalktı ve yan devrildi.  Orman tamamen kül oldu ve ışığa uzaktan bakanlar kör oldular.

 

X SHA gülümseyerek doğruldu. “Süpernova” adlı yeteneği en güçlü yeteneğiydi.

“A+ seviye lanetli bir ejder için bunu kullanacağım aklıma gelmezdi . Gerçekten güçlenmişsin belki S falan olmuş olabilirsin. Gerçi bunun bir önemi nasıl olsa öldün HAHAHAH!”

 

Ölmek o kadar kolay değil .”   Mor geçitler kaybolmuşlardı fakat Kurashi hala duruyordu. Mavi ejder şaşkın bir şekilde tepesinde uçan Kurashi’ye baktı. Kurashi’nin ağzında devasa boyutta mor bir büyü topu vardı. X SHA  o zaman lanetli büyülerin ne kadar güçlü olduğunu anladı.

Sakın dışarı bakmayın ! “ dedi Bertuğ. Kurashi mor topu X SHA’nın üzerine fırlattı. X SHA  en güçlü yeteneğini tekrar kullanmak için toparlanmak zorundaydı. Mavi alevlerinden bir kalkan oluşturdu . Mor top hızla X SHA’nın tepesine indi ve SÜPERNOVA’nın yarattığı etkinin daha güçlüsünü yarattı. X SHA , Kurashi’nin kendi yeteneğini kopyaladığını fark etti . Lanetli büyüler gerçekten beyaz ejder kanını satmaya değer diye düşündü. Fakat X SHA için çok geçti.

 

O sırada Bertuğ’u dinlemeyip dışarı bakmak için kafasını uzatan Abella’nın yardımcısının kafası patlamanın etkisi ile buharlaştı. Cansız bedeni yere düştü. Herkes olanları hazmetmeye çalışıyordu. Büyülü tapınak patlamadan hiç etkilenmemiş olmasına rağmen kıta çok kötü durumdaydı. Bertuğ , büyülü tapınağın kendine has bir koruma büyüsü olduğunu biliyordu ve içeride oldukları sürece güvende olacaklarından emindi. O yüzden kimseye kafasını çıkarmamasını söylemişti fakat Abella’nın yardımcısı onu dinlemeyerek kafasını çıkarınca kafası büyülü kalkanın dışında kalmıştı.

 

Kurashi gücünü salarak Jack’i serbest bıraktı. İnsan formunda dönen Jack yerde çıplak bir şekilde yatıyordu ve hareketsizdi. Bertuğ , biraz bekledikten sonra dışarı çıktı ve Jack’in yanına gitti. Öldüğünü sanmıştı. Jack’in nabzını kontrol edince yaşadığını fark etti. Abella’nın yardımcısının kıyafetlerini Jack’e giydirip adamı gömdüler.

 

-Jack iyi mi ? (Abella)


-Bilmiyorum. (Bertuğ)

-Bir süre uyuyacak. (Yaşlı adam)

-Ne kadar mesela ? (Abella)

-Birkaç ay . (Yaşlı adam)

-Bir şey olmasın. Birkaç ay nasıl besin alacak ? (Sentinel)

-Jack’in vücudu şuan çalışmıyor. Hiçbir enerji kaybı yok . (Yaşlı adam)

-Ama o zaman ölmüş olmaz mı ? Hem kalbi atıyor nasıl vücudu çalışmıyor ? (Abella)

-Abella haklı ? O zaman ölmüş olmaz mıydı ? (Ayame)

-Kalbi de duracak yakın zamanda. Birkaç ay uyuduktan sonra kendine gelir . Vücudu tamamen durmuş olacak. (Yaşlı adam)

-Ama ölm- (Abella)

-Evet ölmüş olacak. Birkaç ay ölü olduğunu düşün. O süre boyunca Jack’in vücuduna sahip çıkmamız lazım. Bunu biriniz halletseniz daha iyi olur . (Yaşlı adam)

-Ben Jack’e bakarım. (Abella)

-Ben de bakabilirim. Her şeye atlamasana . (Ayame)

-Sen Jack’i koruyacak kadar güçlü değilsin. Hem bende ışık büyüsü de  var acil bir durumda rüzgarımla hızla uzaklaşabilirim de. (Abella)

-Ben bakacağım dedim. (Ayame)

-Ben aldım bile. (Abella)


Abella Jack’in bedenini tutarak sürüklemeye başladı . Ayame de peşinden gidiyordu. Sentinel ise Abella’nın daha demin yardımcısını kaybetmiş olmasına rağmen Jack’in vücuduna daha yakın olabilmek için kavga etmesine şaşırmıştı.

 

 

Bertuğ kavgaya son vererek Jack’i sırtına aldı ve tapınağın içine girerek yol almaya başladılar. Yaşlı adam elindeki kağıda bakarak önden gidiyordu. İnferno ve Rein ise ateş büyülerini kullanarak içerisini aydınlatıyorlardı.

-Neden buradayız biliyor musunuz ? (Bertuğ)

-Neden? (Ayame , Abella , Sentinel , Rein)

-Çünkü burası keşişin giremeyeceği bir mekan. Ama tek sebebi bu . Diğer sebepleri ilerledikçe anlayacaksınız.  (Bertuğ)

-O kağıt parçasını nereden buldunuz ki ? Hani burası girilmeyen bir mekandı. (Abella)

-Bunu Kapgan verdi. Tapınağa girmemizi sağlayacak her şey burada yazılı. Zaten normal şartlarda tapınağa da yaklaşamazsınız fakat ben şifreyi söyleyerek giriş izni sağladım. (Yaşlı adam)

-Şifre mi ? Giriş izni mi ? (Rein)

-Tapınağın etrafına yaklaşmayı engelleyen koruyucu bir büyü olduğunu duymuştum. (Sentinel)

-Doğru duymuşsun. Koruyucu büyüyü kaldırmak için söylenmesi gereken kelimeler vardır. Koruyucu büyü kalktıktan sonra tapınağa yaklaşabilirsin. Fakat girmek için kapıdaki büyüyü de kaldırman lazım. (Yaşlı adam )

-Büyüyü kaldırdık fakat kapı açık kaldı. Başkaları da giremez mi ? (Ayame)

-Kapı bize açık. Başka birisine açık değil. Kapı açılırken sadece belirli bir çaptaki kişileri kabul eder. Yani şuan biz şifreyi yazarken buralarda olmayan birisi gelip tapınağa bakarsa kapısının kapalı olduğunu görür. (Yaşlı adam)

-Peki ya Keşiş ? Keşiş neden buraya giremiyor ? (Rein)

-Çünkü keşiş lanetli bir büyü yaptı. Kendi oluşturduğu lanetli bir büyü. Berserkerler veya diğer siyah alev – beyaz çiçek kullanıcıların sahip olduğu lanetli bir büyüyü değiştirerek size uyguladı. İlk denediği kişilerden birisi de Jack sanırım. Zaten birkaç kişiye daha denedikten sonra sana uygulamış Rein. Lanetli büyü oluşturmuş birisinin bu kutsal mekana girme hakkı ortadan kalkar. (Yaşlı adam)

-Böyle bir kural mı var ? (Sentinel)

-Farklı kutsal mekanların farklı mekanları vardır. Mesela ejder kanına sahip insanların giremeyeceği kutsal mekanlar da vardır. Bunlar dünyanın bazı yerlerinde gizlenmişlerdir . BU tapınak da ormanın bir köşesinde gizliydi fakat keşfedildi. Kapgan 13 tane kutsal mekan olduğunu söylemişti. O da araştırıyormuş fakat sadece iki tane bulabilmiş. Bir tanesi burası. (Yaşlı adam)

 

 

 

    Bertuğ , Jack’i sırtında taşıyordu. Yaşlı adamın peşinden tapınağın daha da derinlerine gidiyorlardı. Ayame , Abella ve Rein meraklı gözlerle tapınağın duvarlarındaki resimlere bakıyorlardı. İnferno , Sentinel ve Bertuğ tetikte bekliyorlardı. Bertuğ , Jack’i taşımaktan biraz yorulmuştu fakat bir kız kavgasının daha önüne geçebilmek için Jack’i taşımaya devam edecekti.

 

     Duvarlarda , farklı şekillerde öldürülmüş insanlar ve onların kanlarının bir tanrıya sunuluşunu anlatan resimler vardı. Abella , bu piramitteki duvarlarda resmedilmiş olayların Feronia* ile uyumsuz olduğunu düşündü ve kendisini huzursuz hissetti. Feronia , mitolojide “Ormanların ve Kaynakların” tanrıçası olarak geçiyordu ve köleleri azat ettiği için özgürlüğü de simgeliyordu. Uğruna kurbanlar verilip kan sunulacak bir tanrı değildi kısaca. Abella bu çelişkiyi fark etti fakat bir şey söylemeden duvarları incelemeye devam etti.

 

Ekip ilerledikçe duvarlardaki vahşet resimleri daha da artıyordu. Hava , dışarıdakinden daha yoğundu artık ve nefes almayı güçleştiriyordu. Kokular da değişmeye başlamıştı. Bertuğ , izcilik , gözcülük ve araştırmacılık gibi farklı faaliyetlerde uzman olduğu için durumu çok geçmeden fark etti.

“Burada bir sürü ceset olmalı.”


Bertuğ’un konuşması Ayame’yi ve Rein’i korkutmuştu . Abella zaten bu tarz bir şey bekliyordu. Bertuğ’dan sonra kimse konuşmadı. Tapınağın içerisinde biraz daha ilerlediklerinde koku çirkinleşmeye başladı. Devasa bir merdivenin başına geldiklerinde yaşlı adam durdu ve arkasına baktı. Ekipteki herkesin yerinde olduğu görünce önüne döndü ve ilerlemeye devam etti. İnferno elindeki alevi daha da güçlendirdi ve daha güçlü bir ışık kaynağı oluşturdu.

 

Merdivenlerden yukarı çıkmaya başlayalı 3-4 dakika olmuştu fakat merdivenler hala bitmemişti. Biraz daha çıktıktan sonra koku inanılmaz derecede arttı ve bir düzlüğe ulaştılar. Her yerde farklı şekillerde öldürülmüş insanların cesetleri vardı. Kalpleri sökülmüş ve vücutları sürekli darbe almanın etkisiyle zarar görmüş insanlar yerde cansız bir şekilde yatıyorlardı ve çoğu çürümüştü. İnferno elini insanlara doğru yaklaşıp alevi ile aydınlatınca bir sürü böcek , sinek ve fare aynı anda çil yavrusu gibi dağıldı. Ayame hayatının en iğrenç manzaralarından birini görmüş olmalıydı ki arkasını dönüp merdivenlerin kenarına kustu. Yaşlı adam düzlüğün ilerisine baktığında duvarların çöktüğünü ve yolun kapandığını gördü. Sakince konuştu.

-Bunun ne olduğunu biliyor musun Bertuğ ? (Yaşlı adam)

-Bir ayin. Tanrıları için kurban edilmiş insanlar . (Bertuğ)

-Evet. Ama buraya ait değiller. (Yaşlı adam)

-Niye böyle öldürülmüşler ki ? (Abella)

-Tanrıları için olabildiğince fazla kan dökme geleneğine sahip bir uygarlık yaşadı burada.. Öldürmeden önce insanlara işkence edip onları öldürmeden olabildiğince kan akıtırlardı. (Bertuğ)

-Neden böyle iğrenç bir şey yapıyorlar ? (Ayame)

-İnançları böyleymiş. (İnferno)

-Peki bu insanlar buraya neden ait değiller ? (Abella)

-Çünkü kalbi sökülen insanlar daha fazla kan kaybetsin diye piramidin tepesindeki merdivenlerden aşağı bırakılır. Ölenler de aşağıda kalırlar veya gömülürler. Piramidin burasında cesetlerin olmaması lazım. (Bertuğ)

-Ya savaş falan çıkmışsa. (Rein)

-Savaş çıksa niye bu şekilde ölsünler ki ? Ayrıca öldürdüğün bir insanın etrafına koruyucu bir büyü yapar mısın ? (Bertuğ)

-Bertuğ haklı. Bu cesetlerin etrafında koruyucu bir büyü var. Çok güçsüz olduğu için cesetleri tam anlamıyla koruyamamış ama hala vücutlar tam çürümemiş. Bu cesetleri buraya birisi taşımış olmalı. -(Yaşlı adam)

-Peki Kapgan niye buraya çıkacağımız bir yol yaptı bize ? (Sentinel)

-Yolun devamı varmış fakat yıkılmış. Duvarda da bir koruyucu büyü var fakat o da zayıf istersem kırabilirim. Cesetleri buraya birisi taşımış olmalı bunun da bizi caydırmasını istiyor olabilir. Duvarı da o kişinin çökerttiğini düşünüyorum. (Yaşlı adam)

-Peki bir kişi olduğunu nerden biliyorsun ? (Rein)

-Büyülerin hepsi tamamen aynı. Farklı insanların tamamen aynı büyüyü yapması imkansızdır. (Yaşlı adam)

-Şuradaki silahları görüyor musun ? Bahsettiğimiz kabilenin tasvir edilen silahları. Uzun bir tahta sopanın üzerinde sivri taşlar var ve üçgen taşlarla süslenmiş. Etrafında da kuş tüyleri var. Şuan için mantıklı varsayımlar yaptık. Bundan sonrasını görerek öğreneceğiz. (Bertuğ)

-Gidelim! (Yaşlı adam)

 

 

Yaşlı adam bir şeyi test etmek için su büyüsünü kullandı ve cesetlerin kanlarını çekmeye başladı. Birkaç saniye sonra cesetlerin kanları tamamen aktı. Cesetlerin kanlarının bu kadar kolay çıkarılabilmesi yaşlı adama birkaç ipucu vermişti. Yaşlı adam gülerek İnferno’ya işaret verdi. İnferno bir alev topu atarak duvarı paramparça etti. Cesetlerin arasından geçerek ilerlediler. Düzlük devam ediyordu fakat etrafta meşaleler vardı.

“Burada birileri olduğu kesin.”  dedi Yaşlı Adam.

Bertuğ tetikteydi fakat Jack’in bedeni onu engelliyordu. Jack’i Abella ve Ayame’ye vererek ikisinin taşımasını istedi. Yayına bir ok taktı ve hazır bir şekilde durmaya başladı.

-Hissediyor musun Bertuğ ? (Yaşlı Adam)

-Evet. Biri bizi iz- (Bertuğ)


Bertuğ konuşmayı kesip arkasına döndü ve gerdiği yayını tavana çevirip bıraktı. Ok bir yarasanın bedenini ikiye ayırarak tavana saplandı. Bertuğ hareketini yaptıktan birkaç saniye sonra olanlar tamamen anlaşılmıştı. Rein gülerek konuştu .

-Sadece bir yarasa Bertuğ , bu kadar temkinli olma =) (Rein)

-Evet sadece bir tane . Fakat biraz fazla büyük (kafasını yaşlı adamın baktığı yöne doğru çevirip gülerek) iki metre kadar olmalı. (Bertuğ)

 

Yaşlı adam’ın baktığı yönde iki metre boylarında uzun ince bir adam belirdi. Meşalelerin alevleri sırayla sönmeye başladı. İnferno alevleri canlandırarak tüm meşalelerin sönmesini engelledi .  Bazı meşaleler sönmüştü fakat yaşlı adamın olduğu taraftakiler yanıyordu. Bertuğ yayını tekrar gerdi. Yaşlı adam herhangi bir hareket yapmamıştı.

-Sen kimsin ? (Yaşlı adam)

-Bu soruyu benim sormam gerekmiyor mu ? (Karanlıktaki adam)

-Biz Feronia’nın mührünü almak için geldik. Buradan geçeceğiz seninle bir işimiz yok. (Yaşlı adam)

-HAHAHAHAHAAAHAHAHAHAHHAH . Çok açık sözlüsün. Madem mührü almaya geldiniz , onu ne kadar hak ettiğinizi görelim. (Karanlıktaki adam)

-Sadece yüzleş.(Yaşlı adam)

 

Uzun boylu adam ortadan kayboldu . Yaşlı adam birkaç adım ileri gitti ve ekiptekilere geride kalmaları için bir işaret yaptı. Bertuğ yayını ne olur ne olmaz diye germeye devam ediyordu. Teke tek bir dövüş olacaktı.

 

Yaşlı adam yeteri kadar açıkta kalınca bir gölge belirdi ve hızla ekiptekilerin önünden geçti. Yaşlı adam arkasını bile dönememişken gölge , yaşlı adamın sırtına bir hançer sapladı ve tavana doğru çıktı. İnferno tüm meşaleleri alevlendirdi. Uzun boylu adam tavanda baş aşağı bir şekilde sallanıp gülüyordu. Elmacık kemikleri aşırı belirgindi ve ağzının altında kan izleri vardı. Köpek dişleri normalden fazla uzundu ve uzun siyah bir pelerin giyiyordu. Pelerinin içi kırmızıydı ve adamın teni normal bir beyaz insan teninden çok daha beyazdı. Bertuğ , adamın lanetlendiğini ve su büyüsünde uzman olduğunu anladı.

 

Ölümsüzlüğe yaklaşmak için bazı su büyücülerinin lanetli büyüler kullandığını duymuştu. Karşılığında Vampir tarzı bir yaratığa dönüşüyorlardı ve uzun süre ölmüyorlardı. Su yeteneklerini kullanarak etraftaki ölülerin kanlarını çekip tekrardan dirilme gibi özellikleri olduğunu da biliyordu.

 

Yaşlı adamın sırtındaki hançer geriye doğru düştü ve adamın sırtı iyileşti. Su büyücüleri için kendilerini iyileştirmek o kadar da zor değildi.

 

-İyi bir su büyücüsü görmeyeli uzun zaman olmuştu moruk. Ama beni yenebilecek kadar güçlü müsün gerçekten ? Arkana bile dönemedin. (Vampir)

-Seni tek başıma yenemem. Ama yenebiliriz. (Yaşlı adam)

-Yensenize . Merak ettim , uzun zamandır yenilmemiştim. (Vampir)

 

Vampir tavanda kayboldu ve bir iki saniye sonra Rein’in arkasında belirdi. Bertuğ gergin tuttuğu yayı direkt bıraktı ve oku vampirin kalbine sapladı. Vampir’in boyu Rein’inkinden çok daha uzun olduğu için karnının üstü Rein’e zarar vermeden hedef alınabilirdi. Vampir geriye doğru birkaç adım attı ve bir kahkaha patlatarak oku kalbinden çıkardı.

 

-Büyüyü etkisiz hale getiren bir oku vücudumun yenilenme gücüyle etkisiz hale getiremem. Fakat kırdığınız duvarın arkasındaki cesetler beni iyileştirebilir. (Vampir)

 

Vampir tekrar gölgelere büründü ve kayboldu. Cesetlerin kanları tavana doğru yükseldi ve kayboldu. Bertuğ , Vampirin kanları çekerek kendini iyileştirdiğini anladı. Rein sitem etti.

-Niye hiçbir şey yapmıyoruz ?

-Gerek yok çünkü. (Yaşlı adam)

-Nasıl gerek yok ? (Rein)

 

Soruya kimse cevap vermedi. Bertuğ yayına bir ok koydu ve tekrar gerdi. Okun ucunda beyaz bir parıltı vardı.

 

-İyileştiysen bir ok daha geliyor vampir ! (Bertuğ)

-Gönder bakalım . Umarım vurabilirsin. (Vampir)

 

Vampir tavana asılıydı fakat gözükmüyordu. Bertuğ’un vampire seslenme sebebi onun nerede olduğunu daha iyi tespit edebilmekti. Bertuğ senelerce bu konularla ilgilenmiş ve fazlasıyla tecrübe kazanmıştı. Aynı zamanda hisleri çok kuvvetliydi. Vampir konuştuktan sonra direkt olarak okunu fırlattı . Bir inleme sesi geldi ve vampir cesetlerin yanına düştü. Karnından beyaz ışıklar çıkıyordu.

 

-Lanetle kazanılmış Ejder kanı özelliği mi ? Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz anlamadım. (Bertuğ)

-N-ne-ne nereden anladın ? (Vampir)

-Su büyücülerinin iyileştirici lanetli büyüleri öyle olur. Zaten iyileştirme yeteneği yüksek bir insanı daha da fazla iyileştirmek istersen ejder kanı büyüsünü taklit edersin. Ama sizin büyüleriniz fazlasıyla güçsüz. (Bertuğ)

-Madem güçsüz neden ölmedi ? Justin Darkflame ölmüştü. (Ayame)

-Çünkü çok az miktarda beyaz ejder dişi parçası var o okta. Justin’e saplanan hançerin kendisi zaten tamamen beyaz ejder dişiydi. (Bertuğ)

-Etkilendim . Bunu hançerden mi aldın ? (Sentinel)

-Evet biraz hançerden kesip oka ekledim. (Bertuğ)

-İsmin nedir Vampir ?  (Yaşlı adam)

-Nosferatu  V.

-Kapgan seni özlemiş. Bir ara yanına uğrayacakmış. Ölmemeye çalış . (Yaşlı adam)

-NE ? BİLİYOR MUYDUN ? (REİN)

-Şaşırtıcı. (İnferno)

-HEY BUNU BİZE NEDEN SÖYLEMEDİN ?(Ayame)

-Yolumuza devam edelim. O ok seni öldürmeyecek. Birkaç güne iyileşirsin. (Bertuğ)

 -Kapgan mı ? Kapgan'ı tanıyor musunuz ?  (Nosferatu V.)

-Evet. Kendisi abim olur . (İnferno)

 

 

 

 

 

*A+ , Kurashi'nin ejderler arasındaki güç sınıflandırılmasındaki gücünü belirtiyor. SS+ , SS , S+ , S , A+ , A .... şeklinde E'ye kadar giden bir güç sıralaması mevcut. Serinin ilk bölümlerinde ordunun öldürdüğü ejder E seviye olduğu için kolay öldü.

*Kurashi , Jack'in büyüdüğü coğrafyada "Canım , Hayatım " anlamına gelen kelime. Jack , Kurashi lakabını ejder için kullanıyor ve gerçek ismini bilmiyor. Fakat X SHA , Kurashi'nin gerçek adını bildiği için ona Blanch diye sesleniyor. 

 *Yazıya eklemeyi unutmuşum buraya not düşeyim. Yardımcısı bayıldıktan sonra Abella onu ayıltıyor. Birkaç dakika sonra patlama olunca adam yarı baygın bir şekilde olduğu için laf dinlemeyip kafasını çıkarıyor.

Yazar Notu: Serinin şu anına kadar açıkça yazdığım halde yazdıklarım hakkında hala kafanıza takılı olan sorular varsa sorabilirsiniz. Spoiler vermeden sorulara cevap vereceğim . 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr