Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Rein - Bölüm 23: Jack, Ekibe Karşı


[Sabah 05.00]

 

-Rüzgar büyüsü saldırıdan daha çok savunma için kullanılır Ayame. Bunu sen de biliyorsun. Jack’e nasıl zarar vereceksin ki sadece kendini koruyabilirsin. Ne kadar dayanabilirsin o da meçhul. Bence bu işe hiç girme. (Rein)

-Jack’e bizim de çaba gösterdiğimizi kanıtlayacağım. (Ayame)

-Kazanabileceğine inanmıyorum Ayame. Rein de inanmıyor gibi gözüküyor. Jack’in gücü çok fazla. Üstelik ejder büyüsü kullanıyor. (Sentinel)

-Ejder büyüsü umurumda değil. Benim de uyanış büyülerim var kendime özel. Hem onun büyüsü henüz uyanışa geçmedi. Kesinlikle yeneceğim. (Ayame)

-Göksakallı  , bir şeyler söyler misin ? (Rein)

-İki taraf da kararını verdiyse beni ilgilendiren pek bir şey olmaz. Savaşacak mısınız ? (Yaşlı adam)

-Evet. Zaten istekte bulunan Jack’ti. O gece bağırarak buradaki herkesi aşağıladı ve meydan okudu. (Ayame)

-O zaman fazla uzaklaşmamışken gemiyi karaya çekelim. Savaşınızı orada yapın. (Bertuğ)

 

[Orman adasında Lord Puhonem’in bulunduğu yer ile kamp yaptıkları yer arasında -kamp yapılan yere daha yakın- bir yere gittiler. Yaşlı adam hakemdi ,diğerleri savaşı izleyeceklerdi.]

 

 

Jack sakin bir şekilde yürüyerek Ayame’nin karşısında geçti. Aralarında geminin boyunun üç dört katı kadar mesafe vardı. Ağaçların arasında bir düzlüktü burası.  Jack, Ayame’yi küçümsediği için rüzgar büyülerini daha etkili kullansın diye normal karşılaşma mesafesinden daha da uzağa geçmişti.  Düzlüğün neredeyse başıyla sonunda duruyorlardı.

-İnanıyor musun Kurashi ? (Jack)

-İçeriden seni izliyor olacağım. Fazla küçümseyip rezil olma.

-Küçümsemek mi ? Hahahah . Sadece hak ettiği değeri veriyorum. HEY BENİ DUYUYOR MUSUN ? EĞER DÖVÜŞÜ KAYBEDERSEN CANINI DA KAYBEDERSİN ! (Jack)

-Hazırsanız . 3-2-1 BAŞLA ! (Yaşlı adam)

 

 

Ayame birkaç büyüyü art arda kullandı. Kuvvetli rüzgarlar ileriye doğru eserken köklerini yer ile bütünleştirmiş ağaçlar bile zar zor dayanıyordu. Jack mor alevleri ile birkaç çizik atıp koşmaya devam etti. Rüzgarlar ortadan ikiye kesilmiş gibi bir anda Jack’in koştuğu düz hatta esmemeye başladılar.

Ayame durumu fark edip özel büyülerinden birisi olan “Rüzgar Oklarını” kullandı. Havayı , uyguladığı basıncı arttırmak için çok ince bir şekle soktu ve hızla estirmeye başladı. Birkaç saniye sonra Jack’in bedeninden geçen havalar birer ok etkisi yaparak Jack’in vücudunu delik deşik etti. Bunların hepsinin birkaç saniye içerisinde olması ise Yaşlı adamın yüzünü güldürmüştü.

 

Jack , yaralarını aynı anda mor alevlerini kullanarak kapattı ve yere düşmeden koşmaya devam etti. Ayame durmadan aynı büyüyü birkaç kez daha tekrarladı. Jack’in bacaklarını hedef almıştı. Jack , bacakları parçalandıktan sonra iyileştirirken tekrar bacaklarına darbe aldı ve yerden kalkamadı. Karşısındaki rüzgar hiç dinmiyordu.

 

Yerdeyken yüzüne gelen rüzgar okları ağzını yüzünü paramparça ediyordu fakat Jack tekrar iyileştiriyordu. Jack dizlerinin üstündeydi ve bir sonraki rüzgar dalgasını görünce sinirlenerek kılıcını iki eliyle önüne doğru sapladı. Önünde mor renkli devasa bir kalkan oluştu . Rüzgar dalgaları kalkana çarpıp ortadan kayboldu. Jack o sırada tamamen iyileşmişti ve dövüşün uzamasını daha fazla istemediğini kanıtlayarak kılıcını Ayame’ye fırlattı.

 

Ayame özel büyülerinden biri olan “Rüzgar Kalkanı” büyüsünü birkaç kez art arda kullanıp önüne set çekti. Fakat büyü çok güçlü olmasına rağmen mor alevleriyle yaklaşan kılıcı durduramadı ve kılıç setleri geçerek Ayame’nin karnına saplandı. Ayame’nin rüzgarları esmeyi bıraktı ve kız dizlerinin üstüne çöktü.

 

Yaşlı adamın henüz bir şey yapmamış olması ise ekiptekileri şaşkına çevirmişti. Bertuğ da aynı şekilde hareket etmiyordu. İnferno hafif ileri doğru yönelince Bertuğ , İnferno’nun elini tuttu. İnferno , Bertuğ ve Yaşlı adam hiçbir şey yapmayınca Sentinel koşarak Ayame’nin yanına gitti ve kılıcın büyüsünü söndürdü. Kılıçtaki alevler  Sentinel’in Anti-büyücülük özelliğiyle zar zor sönebildi. Alnındaki terlerden zorlandığı belli oluyordu.

 

“SENİ LANET PİÇ! NASIL YAPARSIN ?” diye bağıran Rein koşarak Jack’in üzerine atladı. Jack sol koluyla Rein’i sola fırlattı fakat Rein yere düşer düşmez tekrar ayağa kalkarak Jack’in üzerine devasa bir ateş sütunu yolladı.

“Yana sıçra Jack.”

 

Jack yana doğru sıçradı ve yanından ateşler geçerek yüzünü ısıttı. Kurashi’nin neden böyle dediğini tam olarak anlamayan Jack , sıçrayarak Rein’in üzerine atladı. Rein yerde sırt üstü yatarken vücudunu yakarak Jack’in darbe almasını sağladı. İki ayağıyla Jack’i ileri itti fakat Jack daha doğrulmadan tüm yaraları kapanmıştı bile.  Jack sol elini omzunun hizasında yana doğru uzattı. Kılıcı , Ayame’nin karnından çıkarak eline geldi ve sönmüş alevleri tekrar canlandı.

Jack , kılıcı iki eliyle tutup havaya kaldırdı ve Rein’e indirdi. Rein ateşten bir kalkan yapmış içinde duruyordu. Kılıç , alevlere çarptığı sırada Jack sırtında bir acı hissetti. Arkasını döndüğünde Abella’nın kılıcını Jack’e fırlatmış olduğunu gördü. Abella hem ışık hem de rüzgar kullanıcısıydı ve saldırıları Ayame’ninkinden çok daha güçlüydü. O sırada Rein uyanışa geçmiş büyüsünün en güçlü tekniğini yani “ANKA”’yı kullanarak Jack’i ızgara yaptı. Jack geriye doğru düştü ve yere boylu boyunca uzandı.

 

“Böyle yaralanmaya devam edersen iyileşemezsin Jack.”

 

Jack , bir anda simsiyah bir toza dönüştü ve Abella’nın arkasında belirerek ensesine sağlam bir yumruk patlattı. Abella afallayarak yüz üstü yere düştü. O sırada Sentinel Jack’ e (Bertuğ tarafından yapılmış ) mızrağı ile saldırarak mızrağı vücuduna sapladı. Jack gücünün azaldığını fark etti.

“Çıkar o mızrağı Jack .Büyü gücünü azaltıyor.”

Jack mızrağı iki eliyle tuttu . Mızrağı çıkarmak için uğraşırken birkaç alev topu daha yedi. Canının acımasına takmıyordu fakat iyileşmesi durmuştu. Son bir çırpınışla mızrağı çıkardı ve eliyle tutarak Sentinel’e sapladı. Rein daha da sinirlenmiş bir şekilde ormanı alevlere boğarak bağırdı. Abella ve Ayame bayılmıştı. Sentinel ise kendi mızrağını çıkarmakla uğraşıyordu fakat başarılı olamadı ve gücü sönmeye başladı. Rein alevden kanatlar açarak havaya sıçradı ve yere inerek sağ eliyle toprağa yumruk attı.

 

Toprakta ortasında birkaç harf olan bir çember belirdi ve çemberin içinden alevler fışkırarak Jack’i havaya fırlattı. Jack  alevlerin içerisinde bir süre kaybolduktan sonra Rein alevlerini söndürdü. Jack yerde yatıyordu ve vücudu toparlanıyormuş gibi gözükmüyordu.

 

Rein , Jack’in ayakucuna gelerek “ Ölümüne bir dövüş olacaktı. Hala sözünde misin ?” dedi.  Jack’e zarar vermek istemiyordu fakat bu kadar acımasız birisinin ekipte olması Rein’i huzursuz etmeye başlamıştı. Jack gülümseyerek konuştu “ Sözünden dönen kim aptal velet ? “

 

Rein kelimeleri duyunca daha da sinirlendi ve ellerini Jack’in karnına bastırarak birkaç alev sütunu gönderdi. Jack ortadan ikiye ayrılmıştı. Etraf , toprağın ve bitkilerin yanması sonucu açığa çıkan iğrenç bir kokuyla kaplıydı.

“Kontrolü alıyorum Jack . Ölmeye kararlı gözüküyorsun.”

Jack’in vücudu mor alevlerle kaplandı ve tekrardan kendini yenileyerek ayağa dikildi . Rein biraz şaşırdı fakat pes etmeden alevlerini sallamaya devam etti. Jack alevlerden sağ sol yaparak kurtuldu. Rein , Jack ile kılıcının arasında kalmıştı fakat farkında değildi. Jack sol elini kaldırınca kılıç Rein’in içinden geçerek Jack’in eline geldi. Rein karnındaki yarığı fark edince korktu. Alevlerinin rengi siyaha döndü ve gözleri değişti. Jack kılıcını eline alıp Rein’in sol kolunu kesti. Rein , darbenin etkisiyle gücünü biraz kaybettiği için en güçlü tekniklerini kullanamadan birkaç alev topu gönderdi. Jack kılıcını yan çevirdi. Kılıcında hafif mor renkli bir ayna oluştu ve alev topları aynaya çarparak Rein’e geri döndü.

 

Rein yere düştü . Bilinci kapanmaya başlamıştı. O sırada tekrar birkaç rüzgar oku Jack’e saplandı fakat güçlerinin düşüklüğü fark edilebilir derecedeydi. Jack arkasını döndüğünde Ayame’nin son hamlesini yaptığını ve artık bilincinin kapandığını fark etti. Jack’i şaşırtan olaysa Sentinel’in bu kadar kolay devre dışı kalmasıydı. Bir insanın kendi silahına karşı bu kadar savunmasız olması çok şaşırtıcıydı . Biraz hayal kırıklığına uğramıştı. Kurashi’nin , Jack’in vücudunu kontrol ederken bu kadar hızlı ve mantıklı düşünmesi de Jack’i inanılmaz derece şaşırtmıştı. Jack gülerek yaşlı adama döndü ve konuştu.

“Antrenmanı yaptığımıza göre , iyileştirmesi senden Yaşlı adam.”


Abella’nın yardımcısı bu antrenmana katılmamıştı. Sebebini Jack bilmiyordu , yaşlı adam katılmayacağını söylemişti . Jack de bu yüzden sorgulamamıştı.  Bertuğ çocukları toplayıp yaşlı adama getirdi. Adam birkaç büyü yaparak yaralarını kapattı ve dinlenmeleri için odalarına götürülmelerini söyledi. Yaşlı adam da büyü yeteneklerini biraz geliştirmişti . Bertuğ ve İnferno , çocukları sırayla yerlerine götürdüler. Abella zaten sadece bayılmıştı bu yüzden iyileştirilmesi gerekmiyordu.

 

Rein , kendisini kucağında taşıyan İnferno’yu görüp konuştu.

-Kaybettik mi ? Hepimiz sadece bir kişiyi yenemedik mi ? (Rein)

-Seninle gurur duyuyorum Rein. Çok iyiydin. Özellikle çember büyüsü mükemmeldi. Anka’dan daha iyi kullandın. Antrenmanı başarıyla geçtiniz. (İnferno)

-Antrenman mı ?

-Evet. Elinizden gelenin en iyisini görmek istedik. Gerçekten inanılmaz bir yol kat etmişsin. Diğerlerine oranla çok daha fazla güçlenmişsin.

-Ama Jack , Ja- Jack ölmüyor ki .

-Zaten o yüzden karşınızda Jack vardı . Heheheh . Biraz dinlen yarın seni iyi bir besleyelim yaraların daha çabuk iyileşir.

 

 

 

*

 

 

[İnferno – Bertuğ – Yaşlı adam]

 

-Jack hakkında ne düşünüyorsun Göksakallı ? (İnferno)

-Fazlasıyla iyi. En sondaki hareketleri sence Jack mi yaptı Bertuğ ? (Yaşlı Adam)

-Ejderi yapmış olabilir. Jack o an toparlanmakla uğraşıp o hareketi düşünemezdi bence . (Bertuğ)

-Sence İnferno. (Yaşlı Adam)

-Aynı görüşteyim. Son hareket çok inceydi. Kılıcı çekerek Rein’i yenmesi. Jack’te daha fazlası olduğuna eminim . (İnferno)

-Ejderlerin kontrolü ele alabildiklerini biliyoruz. Ben  de aynı görüşteyim fakat bu Jack’in gücü. Üstelik ejdere dönüşme gibi bir gücü de var. Kurashi bu kadar güçlü bir büyüyü kullanmak istememiş olabilir. Bizim çocuklar çok güçlenmişler fakat Jack’i yenemiyor olmaları çok kötü. En azından 4 kişi birlikte yenebilmeleri lazımdı. (Yaşlı adam)

-Ben yenmelerini bekliyordum açıkçası. Özellikle Rein’e çok inanmıştım. (İnferno)

-Üzülecek bir şey yok. Rein çok iyi savaştı . Diğerlerine oranla en çok o güçlenmiş. Peki Sentinel hakkında ne düşünüyorsun Bertuğ ? Çok kötüydü gerçekten. (Yaşlı Adam)

-Bu kadar zor bir tekniği böyle bir kaosta kullanmak zorunda kalmış olması onu geri düşürdü. Arkadaşları ölüyordu , karşısında tanımadığı bir rakip vardı ve kendi tekniğinin zorlukları vardı. Jack , mızrağı Sentinel’e geri saplayınca o mızrağı kolaylıkla çıkarabilirdi fakat karmaşıklıktan büyüyü yapmaya devam etti. Böylece kendi kendisini bitirdi. Sentinel bu ekipteki en büyük potansiyellerden birisi. Duygu kontrollerini yaptıkça gelişeceğine eminim. (Bertuğ)

-Ona hiç şüphe yok. Güzel bir beş ay olmuş , heyecanlı bir geceydi. Sonucunu bilmeme rağmen eğlendim. Elinize sağlık. Çocuklarla ilgilenin yaralarını ben halledeceğim. Bu arada Rein’in kolunu kesmeseydi iyiydi. İyileşmesi uzun sürecek. (Yaşlı adam)

-Daha fazla büyü kullanılmasını bekliyordum açıkçası. (İnferno)

-Bizim gözümüzde bir antrenman olsa da onlar için ölüm kalım savaşıydı. Bu kadar karışık duygulara sahipken az büyü kullanmaları normal. (Bertuğ)

 

 

 

*

 

Gemi yolculuğunun sonuna gelmişlerdi. Jack kıyıya yanaşırlarken birkaç kişinin kıyıda nöbet beklediğini gördü. Saydığı zaman 6 kişi olduklarını fark etti. Nöbetçilerden birisi arkasını dönerek hızla koşmaya başladı. Jack neler olduğunu yeni anlamışken bir ıslık sesi duyuldu ve nöbetçi yere düştü. Jack arkasına baktığında Bertuğ ’un yayını çoktan üçüncüye gerdiğini fark etti. Kafasını çevirirken bir nöbetçi daha düşmüştü ve birkaç saniye sonra bütün nöbetçiler yerde cansız yatıyorlardı.

 

-Haber vermeye gideceklerdi. Onlar burayı korumak için görevlendirilmemişler. Burası bir liman değil sadece bir kıyı. Limanlar korunur , kıyılar gözlenir . Olası bir tehlike altında kıyıdaki nöbetçiler askerlere haber verir ve buraya askerler doluşur. Hızlı davran Jack.

-Çok mantıklısın Bertuğ . Savaş sanatından gerçekten anlıyorsun. Bazı şeyler için büyü gücüne sahip olmak yeterli olmuyor.

 

“Görüyor musun Jack ? Sen de böyle olmalısın işte. Sonra yok Kurashi bana inanıyor musun  , Yok Kurashi şöyle yok böyle.  Baksana Bertuğ ne güzel işini halletti. İş bitirici olacaksın. “ (1)

-Tamam Kurashi bir de senden fırça yemek istemiyorum.

 

 

Jack ve Bertuğ , Rein’in çığlığı ile irkildi. Hızla Rein’in odasına gittiler . Herkes toplanmıştı bile .Rein’in gözlerinden ve kılıcından siyah alevler yükseliyordu fakat çocuğun bilerek yapmadığı belliydi.

-LANET OLSUN NELER OLUYOR ? NELER OLUYOR ? (Jack)

-Bilmiyorum. GÖKSAKALLI YETİŞ . (Bertuğ)

-Bu bir lanet ! (Sentinel)

-Göksakallı çabuk Rein’e yardım et. (Ayame)

-Lanet aktifleşmeye başlamış. Demek ki buralarda. (Yaşlı adam )

 

 

Yaşlı adam birkaç sihirli söz söyledikten sonra Rein’in etrafındaki aura değişmeye başladı. Gözlerindeki ve kılıcındaki siyahlıklar geçti ve çocuk baygın bir şekilde yerde yatmaya devam etti. Yaşlı adam konu ile ilgili açıklama yapmadan hızlıca Rein’in odasından çıktı. Çok sert bir rüzgar estirerek gemiyi kıyıya çarptırdı. Geminin altı paramparça olmuştu.

-Herkes hazırlansın. Savaş eşyalarınızı alın çabuk gemiden iniyoruz. İnferno Rein’i al. Çabuk olun.

-Tamam. (İnferno)

-Hey neler oluyor ? (Ayame)

-Konuşma Ayame , çabuk olun onu duydunuz ! (Jack)

 

Gemideki herkes savaş eşyalarını alarak güverteden aşağı atladı. Koşarak yaşlı adamın peşinden gittiler. Biraz uzaklaştıktan sonra Yaşlı adam su büyüsünü kullanarak devasa dalgalar oluşturdu ve gemiyi okyanusun dibine batırdı. Ölen nöbetçilerin yanından hızlıca geçtiler. Yaşlı adam asasını attı ve asası devasa bir yılana dönüştü.

 

Rein’i büyü yaparak ayıltan yaşlı adam , tayfadaki herkesle birlikte yılana sarılarak hızla ormana doğru yol olmaya başladı. Yılan , ilk kullandıkları zamankinden kat kat daha hızlı gidiyordu ve yaşlı adamın ekstra bir çaba gösterdiği yüz ifadesinden belliydi..

 

Ayame yolda birkaç kere daha sormuş olsa da Jack’in kızdığını fark edince daha fazla konuyla ilgili soru sormamaya başladı. Yaşlı adamın bir bildiği vardı ki fazla konuşmuyordu.  Yaşlı adam tetikte olmalarını söyledikten sonra tekrar önüne döndü ve yılanı daha da hızlandırarak ormana girdi.

 

Ormana girdikten birkaç saniye sonra ıslık sesleri duyuldu. Yılanın vücuduna birkaç ok saplanmıştı. Bertuğ’un uyarısı üzerine Ayame , Abella ve  yardımcısı rüzgardan kalkan yaparak yılanın etrafını korumaya başladılar. Yılan son sürat gitmeye devam ediyordu.

 

 

Islık sesleri birden arttı. Orman okçuları ağaçlardan sıçrayarak yılanı takip ediyorlardı. İnferno , Yaşlı adamın onayı üzerine yılandan atladı ve yere yumruğunu vurdu. Yerde devasa bir çember belirdi ve çemberden yukarıya doğru alevler fışkırarak ağaçları , okçuları ve hayvanları kül etti. İnferno koşarak yılanın arkasından gelmeye başladı. Ayame , İnferno’nun arkasını destekleyecek şekilde rüzgarlarını kontrol etti ve rüzgarın verdiği hız ile İnferno daha da hızlanarak yılanın kuyruğuna atladı.

 

Haritaya bakılırsa Feronia Tapınağına doğru yol alıyorlardı. Yaşlı adam nefes nefeseydi ve terlemişti. Yılanı hareket ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptığı belli oluyordu. Ağaçların üzerinden sıçrayarak gelen okçuların arasından  genç bir adam gözüktü. Yılandan daha hızlıydı ve koşuyordu. Kıvırcık , güneş rengi saçları ormandaki ağaçların arasından süzülen güneş ışığıyla parlıyordu. Masmavi gözleri ve beyaz teniyle yakışıklı bir çocuktu. 20li yaşlarında olduğunu düşündü Jack. Çocuğun sol elinde bir keman vardı ve keman sol omzuna yaslıydı. Çocuğun sağ elindeyse kemanın yayı vardı .

-Jack , o çocuğu durdur. Bertuğ sen de okçuları avla . Ayame sen de kalkan yap. Çabuk olun Feronia Tapınağında sizi bekliyor olacağız.  (Yaşlı adam)

-Yakışıklı çocukmuş , yazık olacak. (Jack)

-Tamamdır. (Bertuğ)

-Bana güvenebilirsiniz. (Ayame)

 

Jack , Ayame ve Bertuğ aynı anda yılandan aşağı atladılar. Ayame direkt olarak Rüzgar Kalkanını kullandı. Bertuğ yayına oklarını üçlü üçlü dizerek orman okçularını avlamaya başlamıştı bile. Asıl sorun Jack’in karşısındaki çocuktu . Aurasından belli oluyordu . Jack kılıcını mor alevlere boğdu ve yukarıdan aşağıya doğru indirdi . Mor – siyah karışımı bir çizgi oluşarak düz  bir hat boyunca ileri gitti. Çizginin oluştuğunu Ayame fark edememişti bile.

 

Kemancı çocuk sağ elindeki yayı kemanına dokundurarak hoş bir ses çıkardı. Jack’in saldırısı ortadan kayboldu. Çocuk Jack ile karşı karşıyaydı ve gülüyordu. Sakince konuştu. “ Melodilerin Gücü’nü küçümsememelisin.”

 

Jack kılıcını ileri doğru fırlattı. Kılıç , önce dümdüz bir hat boyunca giderken birden mor bir toza dönüşerek yere düştü ve toz parçalarının yarısı hızla Gencin arkasında birleşti . Genç durumu fark edip havaya sıçradı. İkiye ayrılmış olan mor tozlar birbirlerine yaklaşarak tekrar kılıcı oluşturdular. Mor tozlar çocuğun içerisinden geçselerdi kılıç ile kesilmiş gibi olacaktı. Genç yere zarifçe indi. Kemanıyla birkaç nota çalmaya başladı.

 

Bertuğ çoktan okçuları öldürmüştü fakat Jack hala işini bitirememişti Genç adamın. Notalar duyulduktan birkaç saniye sonra Jack 20 parçaya ayrıldı.  Sinirlenerek mor alevlerini parlattı ve 20 parçayı tekrar birleştirdi. İyileşme gücü çok yüksek olan Jack’e parçalarını ayırarak zarar  vermek çok zordu çünkü aynı parçaları tekrar kolaylıkla birleştirebilirdi.

 

Jack karşısındaki adamı tanımlayamadı. Büyüsünü ve gücünü tam olarak kestiremiyordu.

“Şimdilik geri çekilsinler Jack. Bu çocukta farklı bir şeyler var. Onlardan uzak tutmalısın."

“GERİ ÇEKİLELİM!” diye bağırdı Jack. Aynı anda Bertuğ ve Ayame arkasına dönüp tapınağa doğru koşmaya başladılar. Jack , genci oyalamayı düşünüyordu.  Genç adam kemanıyla birkaç farklı nota daha çaldı . Jack kontrolü Kurashi’ye bırakmıştı. (Jack yerine Kurashi diyeceğim çünkü Jack , bedeninin kontrolünü Kurashi’ye devrederek işin içinden çekildi. Bundan sonra Jack’in bedenini Kurashi kontrol edecek. )

 

Kurashi , güçlü bir sıçrama yaptı ve gence doğru yaklaştı . Farklı bir şeyler hissetti ve sağa doğru takla attı. Solundan değişik bir rüzgar esti ve rüzgarın gücünden dolayı toprak havaya kalkmıştı. Rakibi , saldırılarını çok gizli bir şekilde yapıyordu . Kurashi tekrar sıçradı. Çocuk kemanının yayını kılıç gibi salladı ve dümdüz siyah bir çizgi oluştu. Kurashi, Jack’in bedenini toza dönüştürdü . Toz parçaları çocuğun arkasına geçti. Kurashi , çocuğun arkasında belirdi ve kılıcı beline sapladı.

 

 Çocuk gülmeye başladı.  Kurashi kılıcı çocuğun karnından çekti. Ve savurarak kafasını kopardı. O sırada Kurashi olayların büyüklüğünü fark etti.

“X SHA seni şerefsiz .”

 

Çocuk mavi bir toza dönüştü ve tekrar birleşerek Jack’in karşısına geçti. Kurashi kontrolü Jack’e tekrar bıraktı.  Jack olanları anlamıştı.  Çocuk sakince konuştu .

“Bakalım hangimizin ömrü daha uzunmuş . HAHAHAHAH!”

Kemanının yayını bir kılıçmış gibi kullanarak karnına sapladı. Kıyafetleri parçalandı . Sırtındaki deri yarılarak devasa kanatlar çıkmaya başladı.

 

 

*

 

 

Ormanda iki farklı ejderha sesi aynı anda yankılandı. Yaşlı adam tedirgindi. Kendi kendine konuştu.

“Demek gerçek bir ejder kanı gönderecek kadar korkuyorsunuz. Sana güveniyorum Kurashi. “

 

 

 

*

 

 

Aynı anda iki ejder sesini duyan Ayame ve Bertuğ , olayın ciddiyetini anlayarak daha da hızlı koşmaya başladılar .

-Artık yapabileceğimiz bir şey yok. Ejderhaları yenemeyiz. (Bertuğ)

-Farkındayım. (Ayame)

 

 

 

 

 

 (1) = Annemin sözüdür :) 

Yazar Notu: Serinin şu anına kadar açıkça yazdığım halde yazdıklarım hakkında hala kafanıza takılı olan sorular varsa sorabilirsiniz. Spoiler vermeden sorulara cevap vereceğim .




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr