Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Rein'in Yolu - Bölüm 16 : Yorgun adam


Öğle saatlerine doğru uyandı Rein. Yerliler onu dinlenmesi için bilerek kaldırmamışlardı. Çadırdan dışarıya çıkıp etrafa bakındı. Hemen yanına bir yerli gelerek ona eşlik etmeye başladı. Bu yerli hem onu gözetlemek hem de olası tehlikelerden korumak için görevlendirilmişti.

 

Yerlilerin tekniklerini merak ettiği için onların antrenman yaptığı yere doğru gitti. Ellerinde kılıçlar olan küçük çocuklar değişik bir stille savaşıyorlardı. Çevirmen yaşlı adam , çocuğun yanına geldi ve ona bir tur atıp atmak istemediğini sordu. Rein memnuniyetle kabul etti ve kılıcını alarak küçük çocuğun karşısına geçti.

 

Elindeki kılıca odaklanarak kılıcını alevlendirdi. Karşısındaki çocukta tahta bir sopa vardı. Sopayı sağ kulağının üzerinde bir hançermiş gibi tutuyordu. Gerçek bir dövüş olmasını söyledi yaşlı adam. Acımanın olmadığını ve fırsatı olursa veledi öldürmesi gerektiğini söyledi. Herkes çocuğa güveniyordu.

 

Rein kılıcının alevleriyle ileriye doğru atıldı. Çocuk de sopasıyla kılıca karşılık verdi. Kılıçla sopa çarpıştı ve kılıcın alevleri söndü. Sopa alev almaya başladı ve kılıcın şekline büründü. Küçük çocuğun elinde artık bir sopa yoktu. Rein’in kılıcının aynısı vardı.

 

Bu dünyada bilmediği çok şey vardı Rein’in. Şaşırmadı bu sefer ve devam etti. Küçük çocuk saldırılardan kaçınmıyordu. Rein’in kılıcının büyüsü sönmüştü. Büyüsüz bir kılıç o kadar da etkili değildi bu çocuk için. Kılıç defalarca kere çocuğu kesti ancak çocuktan kan akmadı. Rein anladı. Komutan gibiydi karşısındaki küçük çocuk da. Onun da yaraları iyileşiyordu. Küçük çocuk gülümsedi ve son bir vuruş yaparak Rein’in kılıcının yere düşmesini sağladı. Rein kaybetmişti. Ayağa kalktı ve çocuğa yerli selamını verdi.

 

Kendi tekniklerinin bu insanların teknikleriyle boy ölçüşemeyeceğini anladı. Yaşlı adama , söylediklerini çevirmesi için ricada bulundu ve çocukları yetiştiren ustaya giderek bu tekniği öğrenmeyi çok istediği söyledi. “ Öğrenebilirsin ama yalnız bir şartla.”

 

 

---

“Niye korudun onu ?”

 

Jack bu soruyu duyunca istifini bozmadan cevap verdi. “ Kimi ? “

Abella pis bir gülüş atarak arkasını döndü ve “ Raporumda bu olaylardan da bahsedeceğim fakat şuan değil.” diyerek uzaklaştı. Sesli bir şekilde söylediği için insanların dikkatini üzerine çekmişti. Balkondakiler meraklı gözlerle Jack’e bakmaya başladılar. Kumandan kimsenin soru sormasına fırsat vermeden sarayın yüksek kulelerinin birinde olan balkondan aşağıya atladı.

Balkondakiler çığlık atarak görevlileri çağırdılar. Adamın aşağıya atladığını bildirdiler. Görevliler ise olayı pek umursamayarak görev yerlerine geri döndü. Daha önce de benzeri olaylar olduğu için şaşırmamışlardı. Yüksek yerlerden aşağıya atlayıp tekrar geri gelen bu adam – komutan- arada bir böyle fanteziler yapıyordu.

 

Yere hızlı bir şekilde inerek on metreye yakın bir çukur oluşturdu. Canı sıkkındı ve hareket etmek istemiyordu. Çukurdan çıkmak için çaba göstermeyerek yerde yatmaya devam etti. Kırılan kemikleri iyileşmeye başlamıştı. Vücudu büyüyle kaplıydı ve kendisini koruyordu. Etraftakiler çukurun çevresine gelerek yardım etmek için hazırlanmaya başladılar. Adam “ Gerek yok.” diye seslenerek çukurdan dışarıya sıçradı ve ormana doğru gitti.

 

Kral olanların tamamını izlemişti.  Gülümseyerek “ Garip bir adam. “ dedi. Kral aptal birisi değildi aksine çok zeki bir adamdı. Yaklaşık on üç sene önce ortaya çıkan isyanda az daha ölüyordu. O günden sonra kendi bireysel gücünü de geliştirmişti. Ancak kimsenin bundan haberi yoktu. Çocuğunun bile.

 

“Sanırım birileri sırrını öğrenmiş.” dedi ormandaki yaşlı adam. Ateş yakmışlardı ve kumandanla oturuyorlardı. “ Gördün mü ?” dedi yaşlı adam.

“O çocuğun gözüne baktığında gördün mü ?” diye üsteledi. Kumandan bir of çekerek “ Evet.” diye cevap verdi. Yorgun görünüyordu. Genç bir adam olmasına rağmen hayattan bezmeye başlamıştı.

-Fırsat kollamaktan sıkıldığını bil-

Konuşması yarıda kalmıştı yaşlı adamın. Kumandanın çoktan arkasını dönüp uzaklaştığını geç fark etmişti. Gülümseyerek “ Gerçekten yaşlanmışım. “ dedi.

Kalenin altında devasa bir atölye vardı. Yerin altı kazılarak yapılmış bu atölyede ejderhaların toplanan parçalarından savaş aletleri yapılıyordu. Jack içeri girdi her zamanki gibi köşedeki demirciye kılıcını verdi.

Atölyede birçok demirci olmasına rağmen Jack her seferinde aynı adama veriyordu kılıcını. Yaşlı demircinin işini çok iyi yaptığını düşünüyordu. Başka insanlar bu demirciden ziyade daha güçlü demircilere giderlerdi fakat kumandan, demir dövmenin kollarla alakalı olmadığını savunanlardandı.

Demircinin çalışmasını engellememek için bir sandalye alarak uzağa oturdu. Demircinin kılıcını dövüşünü izliyordu. Son savaşta gerçekten çok yıpratmıştı kılıcını. Ejderhaların karınları hariç her yerinde pullar vardı ve Jack kılıcını ejderhanın kafasına saplamıştı.  Doğal olarak kılıcı, pulları delerken hasar görmüştü.

“Satranç oynamak ister misin genç adam ?” dedi demirci kılıcını dövdükten sonra. Kumandan ne zaman dalgın olsa satranç oynarlardı. Kumandan ses çıkarmadan ocağın yanındaki boş masanın karşısına geçti ve duvara dayalı tahta ile taşları alarak masaya dizdi.

Çok zeki bir adam olmasına rağmen demirciyi satrançta hiçbir zaman yenememişti. Eskiden ona                “Ben yokken hep alıştırma mı yapıyorsun ?” diye sitemde bulunuyordu.

Yaşlı adamın satrançta en sevdiği taş  piyondu. Jack’in ise at. Yaşlı adam Jack’e “ Sevdiğin taşlar senin karakterini belli eder.” demişti. At sadakati temsil ediyordu aslında yaşlı adamın gözünde. Piyon ise yönetme ve yönlendirme arzusunu. Demirci aslında piyonu sevmiyordu ve  Jack’e kendisi hakkında yanlış bilgi vererek onu yeniyordu. Kumandanın uyanmasını bekliyordu artık . Jack oyuna odaklanamamıştı ve kafasındakilerle boğuşuyordu.

 

Demirci ayağa kalktı ve “ Sonra devam ederiz artık.” dedi sakin bir şekilde. Jack teşekkür ederek kılıcını aldı ve kaleden dışarıya çıktı.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1114

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 992

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 832

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 778

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 607

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 596

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 576

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 517

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 490

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 290

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 109

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 82

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12212 Üye Sayısı
  • 355 Seri Sayısı
  • 17284 Bölüm Sayısı


creator
manga tr