Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Rein'in Yolu - Bölüm 13 : Ejder avı


"GERİ ÇEKİLİN !"  diye bağırdı Rüzgar süvarilerinin lideri Abella. 

Ejderhaya karşı savaşmak için toplanmıştı bu kadar asker. Ejder çok güçlü geldiği için Rüzgar süvarileri olaya hemen müdahale etmek zorunda kaldı. Ordunun ejder avına bu kadar değer vermesinin sebebi ejderhaların büyülü parçalarıydı. Ejderhanın vücudundaki büyülü dişlerden tırnaklardan veya başka uzuvlardan yapılacak silahlar gerçekten çok kaliteli ve dayanlıklı oluyordu. 

Süvariler ordunun en iyi birimiydi ve  bir birim dışında diğer tüm birimlerle aralarında ciddi bir fark vardı. Süvarilerden sonra gelen birlik ise Deli'lerdi. Bu iki birlik birbirlerine güç konusunda çok yakındı ancak savaşma tarzları ve zevkleri tamamen farklıydı.  Deliler çoğu zaman halk ve ordu tarafından korkulu gözlerle izlenirken süvariler kurtarıcıymış gibi muamele görüyordu.

Deliler öldürme tutkusuyla dolup taşan  insanlıktan çıkmış varlıklardan oluşuyordu. Önüne gelen düşmanları acımadan paramparça ediyolardı. Delileri süvarilerden ayıran önemli özelliklerden bir tanesi ise kendilerinin ve atlarının zırhlarının siyah ve dikenli olmasıydı. Delilerin hiçbiri yay kullanmıyordu . Hepsi büyük kılıçlara , gürzlere , mızraklara sahipti. Büyüleri de karanlık , ateş gibi saldırgan ve yıkıcıydı.  Rüzgar süvarileri ise beyaz renkli ışıl ışıl kıyafetler giyer ve çoğu ince temiz kılıç ve yay kullanırdı.

Deliler tam anlamıyla vahşiliği temsil ederken süvariler zarifliği ve asaleti temsil ederdi. Bu iki farklı grubun seçtikleri yollar tamamen farklıydı ama zeka konusunda eşitlerdi. Çoğu insan delilere aptal muamelesi yapıp onların sadece öldüren hayvanlar olduğunu söylerdi. Gerçek ise çok farklıydı. Deliler çok zeki üyelere sahipti ve bu üyelerden birisi de Deliler birliği öncüsü Jack'ti. 

Deliler ejderhanın darbelerini direkt olarak diğer birliklere fırsat sağlamaya çalışıyordu.  Düzene geçen süvariler sanki göç eden leyleklerin havayı yararak uçması gibi ejderhanın ateşlerini yararak hızlı bir saldırı yaptılar. En önden giden Abella , atıyla birlikte ileri doğru aşırı hızlı bir hücum yaptı.  Süvarilerin ve ordunun en güçlüsü kabul edilen bu zarif kadın kendine özgü " Nefes "  adlı tekniği kullanıyordu. Hem ışığı hem de rüzgarı kullanarak çok hızlı bir saldırı yapabiliyordu. İki element üzerinde uzmanlaşmış az sayıda insandan birisiydi.  

Ejderhanın kalbine doğru saldıran süvari lideri kalın deriyi parçalayarak içeriye doğru girdi. Ejderha ani hareketler yapmaya başladı ve kanatlarını çırpıp uçmaya yeltendi . O sırada ordudakiler  Jack'in ejderhanın tepesine tırmanmış olduğunu gördü  . Havalanan ejderha biraz daha uçtuktan sonra kafasının üzerinde  siyah-kırmızı renkli bir patlama oldu ve yere çakıldı.

İnsanlar delileri sevmiyordu ve onlardan korkuyorlardı. Fakat bu durum Jack için geçerli değildi. 1.85 boylarında kaslı siyah saçlı bir savaşçıydı. Kızların gözünde karizmatik ve güçlü olan bu adam aslında rahatlıkla bir süvari olabilirdi. Nerede ne konuşacağını bilen , dik duran ve kaba olmayan bu adam  Abella gibi  iki farklı büyüde uzmanlaşmıştı .Ordunun en güçlü üyesinin Abella değil de Jack olduğunu düşünen kişi sayısı oldukça fazlaydı. Jack bu konuyu umursamadan işine bakıyordu , geçmişi hakkında hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu.  Her savaşta en ön saflarda savaşması , en büyük darbeleri kendi üzerine çekmesi ve gerektiği zaman acımadan kılıcını kullanması herkesi etkiliyordu. Sorulması gereken sorulardan bir diğeri ise insanlıktan çıkmış bu savaşçıların nasıl Jack'in sözünü dinlediğiydi.

Her orduda olduğu gibi bu orduda da kumandanların yardımcıları vardı. Her bölük için bir adet kumandan yardımcısı bir adet de taktik ustası bulunmaktaydı. Kumandan yardımcısı , taktik ustası ve kumandan birlikte savaşma taktiklerini , bölüğün beslenme ve barınma ihtiyacını , askerleri motive etmenin yollarını ve izinleri düzenleyerek krala rapor ediyordu. 

Deliler içinse durum biraz daha farklıydı. Delilerin bir taktik ustası yoktu çünkü deliler pervasızca savaşmalarıyla ünlüydüler. İnsanlar delilere " önden  gidip ölen aptallar " olarak baktıkları için bir taktik ustasının olması bu düşünceyi sarsardı.  Tabi ki taktik ustalarının olmaması bu birliğin savaşma taktiklerinden yoksun olduğunu göstermiyordu. Jack ve yardımcı kumandanı bu konuda birlik için yeterliydi. 

Ejderhayı taşıyamadıkları için güvenle bölgede tutulan zanaatkarlara haber verilmişti. Ordu ejderhanın bulunduğu yere büyük bir kamp kuracaktı ve ejderhanın kullanılabilir parçaları sökülene kadar zanaatkarlara eşlik edecekti. Kampın koruma görevinde süvariler veya deliler olmuyordu çünkü süvariler çok üst düzey görülüyordu . Devriyeyle görevlendirilirlerse karizmalarının yıkılmasından korkuluyordu. Deliler ise insana güven vermedikleri için devriyeye uygun değillerdi.

Ejderha kampının korunması için üç adet birlik görevlendirilmişti. Devriye asker sayısının fazlalığı ordunun burada değerli bir şeyle meşgul olduğunu anlatıyordu aslında. 

Ejderhanın sırtına çıkmıştı Jack . ,Oturmuştu ve çalışanları izliyordu. Bir deli olarak ortalıkta gözükmek pek istemiyordu ne kadar karizmatik olsa da . Kumandanı görenler dellier de gelir diyerek kaçıyorlardı çünkü. Yanına yardımcı kumandanı geldi.  Uzun boylu yapılı bir adamdı. Çoğu savaşçı gibi onun da vücudu yaralar içerisindeydi. Kumandanına sardığı tütünlerden birini uzattı ve yanına oturdu.  Birlikte insanları izlemeye başladılar. 

"Bu dünyada senin gördüğün ama bizim göremediğimiz bişey var Jack. " diye başladı yardımcı kaptan.  Ona hiç kumandan dememişti  zaten Jack de hiç istememişti kumandan demesini. "Bizi sevmiyorlar , onlar için savaşıyoruz ve onlara yardım ediyoruz ancak hala bize hayvanmışız gibi davranıyolar . Güçlü olmasaydık bize işkence ederlerdi bundan eminim . " diye devam etti. 

" Öyleyiz zaten . " dedi Jack ve bir iç çekti. Bu tarz konulardan hiç hoşlanmazdı ama yardımcı kumandanını gerçekten seviyordu. Onun için katlanıyordu biraz.  Devam etti konuşmaya . Sohbeti burada bırakmak istemedi. " Şu birliğe bakar mısın Fiend , içlerinde hiç insan görüyor musun ? Hepsi öldürmek için yaşıyor.  Karşısındakilere acımadan saldırıyorlar , işkence edebiliyorlar . Bunları biz de yapabiliriz ama insanın içinde bir parça merhamet olmalı. *Bunlardao kırıntıdan bile yok ."

 

 

Y.N.: İnsanlar için " O " kullanılır diğer canlılar ve nesneler için şu , bu kullanılır burada onların insan olmadığını ince bir şekilde belirtmiş ve birliktekiler için "bu"yu kullanmış




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1114

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 992

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 832

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 778

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 607

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 596

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 576

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 517

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 490

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 290

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 109

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 82

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12212 Üye Sayısı
  • 355 Seri Sayısı
  • 17284 Bölüm Sayısı


creator
manga tr