Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Rein - Bölüm 11: Liderin Sistemi


Güneş doğmadan kısa bir süre önce kabiledeki çocuk tarafından uyandırıldı. Rein homurdanarak ve küfrederek yerdeki yatağından kalktı ve yüzüne soğuk bir su çarptı. Antrenman için bir haftadır sabahın köründe kalkıyordu ve neredeyse hiç ilerleme kaydedememişti. Kabiledeki çocuk Rein’in umutsuz vaka olduğunu düşünmeye başlamıştı.

 

Birlikte tahtadan yapılmış idman yerine girdiler. Çocuk tekrar tekrar ve tekrar aynı hareketleri yaptıktan sonra Rein yine karşılıkları aynı şekilde verdi. Teknikle alakalı hiçbir kıvılcım yoktu Rein’de.

 

Birkaç saat süren antrenmandan sonra çocuk pes etti ve Rein’e bunu yapmak için ihtiyacı olan gücün damarlarında olmadığını, farklı teknikler üzerinde uzmanlaşıp kendi yeteneğini bulmasını söyledi. Rein üzgündü. Kabiledeki çocuk bunların olacağını zaten az çok tahmin etmişti o yüzden erkenden antrenman sistematiğini değiştirip Rein e zaman kazandırmaya çalışıyordu.

 

Rein sinirli ve üzgün bir biçimde alanın dışından büyülü antrenman kuklasını getirdi. Bu kukla kabiledeki çocuk tarafından yapılan büyü ile kendisini belirli periyotlarda yenileyebiliyordu ancak sahip olduğu büyü gücü tükendiğinde tekrardan birisi tarafından büyü gücü aktarılması gerekiyordu. Bir nevi şarj edilmesi gerekiyordu. Rein kılıcının alevlerini parlatarak farklı bir idman yapmak istedi. Üzüntüsünün verdiği sinir ve üzüntü davranışlarını etkilemiş ve fazla düşünülmeden yapılmaması gereken bir karar vermesini sağlamıştı.

 

Rein bir kuklanın yeterli olmayacağını düşünüp dışarıdan iki kukla getirerek kuklaları tek sıra halinde aralarında boşluk olacak şekilde dizdi. Kılıcını aşağı doğru savurdu ve çıkan alevler sadece ilk kuklaya ulaşabildi. Rein yarın sabaha kadar kuklaların sonuncusuna kadar ateşini savuramazsa sağ elini yakacaktı. Aldığı karar buydu ve dönmek gibi bir niyeti de yoktu.

 

Büyü kitabının daha çok kendisini ilgilendiren “Ateş “ile ilgili kısımlarını okumuştu ve ateşin doğasının yapıcılık değil yıkıcılık olduğunu tekrardan – bu sefer emin bir şekilde- öğrenmişti. Sinirli olduğu zaman daha güçlü olduğunu fark etmişti önceden. Kitapta yazdığına göre bazı büyüler için sakin olmak ve odağını korumak gerekirken bazılarının daha da güçlenmesi için sinirli ve agresif olmak daha faydalıydı.

 

Rein bundan yola çıkarak kendisini sinirlendirecek şeyleri anımsadı ve kılıcına verdiği alev daha da parladı. Bir hafta yaptığı antrenmanlarda tekniğe dair hiçbir şey öğrenememiş olsa da saatlerce antrenman yapmaktan ve çocuğun saldırılarını karşılamaktan dolayı kılıcıyla bir bütün olma yolunda daha da ilerlemişti. Artık kılıcına daha hakimdi ve kılıcını alevlendirdiğinde parmakları da alev alıyordu.

 

Birkaç saatlik denemeden sonra iyice yorgun düşen Rein oturup dinlenme kararı aldı. Biraz daha çalışıp yemek yemeye gidecekti. İlerlemesine bakınca ikinci kuklaya ulaşması zor gözüküyordu çünkü birinci kukladan sonra birinciyle ikinci arasındaki mesafenin dörtte birini alabilmişti. Her 2 saat için 4te1 diye hesaplarsa ve yorulma payını ortadan kaldırırsa 6 saatte kalan yolu gidecekti ve 14 saatte 3. kuklaya ulaşacaktı. 14 saatten fazla süresi vardı fakat yorulduğu için sürenin uzaması kesindi.

 

Rein kendine güvenerek ayağa kalktı ve kılıcını savurmaya devam etti. Kabiledeki çocuğun iyileşme yeteneğinin aynısını kendisini buraya ışınlayan komutanda da görmüştü. Ama komutandaki daha fazlaydı ve sanki kendi derisiymiş kendi vücudunun bir parçasıymış gibiydi o büyü. Ama buradaki çocuktaki büyü bir teknikti. Doğuştan gelen yetenekler ve sıkı çalışma üzerine kurulmuştu. Acaba komutan da mı bu şekilde çalışmıştı. Rein bu tarz sorularla boğuşurken kılıcı salladığını unutuyordu bu da yorgunluğu daha az hissetmesini sağlıyordu.

 

Geceye doğru ikinci kuklaya ulaşan Rein biraz kafa dağıtırım düşüncesiyle dışarı çıkarak kamp ateşinin önüne oturdu. Onun kan ter halinde olduğunu gören kabileden bir çocuk ateşin yanından kalkarak ona biraz yemek ve su getirdi sonra da yerine geçti.  Rein ateşin başında yemeğini yerken yapacak bir şey bulamadığı için yaşadıklarını sorgulamaya başladı ve hayatını gözden geçirirken aklına kitapta yazan bazı şeyler geldi.

“Bazıları sahip olduğu gücü herhangi bir nesneye aktarmadan daha rahat kullanabilir.”

Acaba ben de mi öyle birisiyim diyerek yemeği kenara bıraktı ve kamp ateşinin karşısına geçerek ateşe gözlerini dikti. Odaklandı ve ateşi yükseltmek için çaba göstermeye başladı. Ateşten herhangi bir tepki gelmedi bir süre. Gözleri ağrımaya başladı ancak yine de devam etti. Etraftaki çocuklardan bazıları Rein’e bakarak ne yaptığına anlam vermeye çalışıyorlardı.

 

Başarısızlığını hazmedemeyip sinirlenen Rein yemeğini kenara doğru fırlatarak avazı çıktığı kadar bağırdı. Avazı çıktığı kadar bağırdığı için etraftaki çocuklar korkarak biraz geri gittiler ve kabiledekiler uyandı. Silahlı birkaç kişi gelip çocuğun naptığını anlamaya çalıştılar. Rein daha da sinirlenip daha çok bağırdı ve bağırmasıyla ateş daha da harlanıp çok yüksek boyutlara ulaştı. Rein ateşi görünce gülmeye başladı ve mutlu oldu o sırada ateş tekrar söndü ve kabiledekiler nolduğunu sorması için tercüme edicek olan yaşlı adamı çağırdılar.

 

Apar topar gelen yaşlı adam Rein ile olanları konuştuktan sonra kabile üyelerine herhangi bir sıkıntı olmadığını izah edip onları gönderdi. Çocukla baş başa kaldılar. Adam sol kolunu açtı ve sol pazusundaki siyah kuru kafa ve dişleri gösterdi. Eski bir dövme olduğu için biraz sönükleşmişti ancak hala daha işaretler seçilebiliyordu.

 

-Korsan ne demek bilir misin evlat?

-Hiç duymadım bilmiyorum ne demek ki?

-Korsanlar denizlerdeki gemileri yağmalayan insanlardır. Tabi insan olmayanları da var.

-Dağ haydudunun denizdeki hali gibi diyorsun yani.

-Aynen o şekilde. Korsan bayraklarında genelde kuru kafa ve çapraz kemikler olur. Bu dövmedeki kuru kafanın sebebi ise bir zamanlar benim korsan olmamdan kaynaklı.

Rein sustu ve adama bakmaya devam etti.

-Denizler karadan çok daha uçsuz bucaksız yerler. İçerisinde değişik özelliklere sahip bir sürü canlı var ve büyük canavarlar var. Korsan olmak çok eğlenceli ve çok tehlikeli bir işti. Gençliğimde yeteneğimi geliştirebilmeme ciddi anlamda yardım etti. Çünkü zorundaydım. İnsanlar bir işi iyi yapmak için ya onu yapmak zorunda olmalılar ya da onu sevmeliler. Sen bu işi yapmayı sevmiyorsun evlat. Sabahtan akşama kadar kukla dövmek istemiyorsun o yüzden bunu birinci elden deneyim ederek öğrenmelisin. Zorda kalarak öğrenmeye ihtiyacın var

 

-Peki ne öneriyorsun?

Yaşlı adam çantasından bir kitap daha çıkarıp Rein’e verdi.

-Bu kitabı ve daha önce verdiğimi al. Sabah biraz yiyecek verelim ve git buradan.

- Bu nerden çıktı kabile üyeleri artık beni istemiyorlar mı yoksa?

- Onlarla alakalı bir durum yok, senin iyiliğin için söylüyorum istersen burada kalıp ezik bir insan olmaya devam edebilirsin. Ben de ateş elementi kullanıcısıyım ve ateş, zor durumda kaldığın zaman daha çok gelişen nankör ve acımasız bir element. Bol şans genç adam yarın görüşemezsek eğer kendine iyi bak.

 

 

 

 

 ----

 

 

 

Abella, yardımcısı ve eldivenli genç birlikte gece gizlice kaleden çıkış yaptılar. Ne kadar görünüşünde sinsilik olsa da gencin görünmezlik büyüsüne bu kadar hâkim olacağı tahmin edilebilir değildi. Ormana gizlice girdikten sonra genç, büyüsünü bozarak gücünü harcamamaya özen gösterdi. Feronia tapınağına fazla yaklaşmadan bulundukları konumdan yukarı doğru gideceklerdi. Sol üst çaprazlarında tapınak kalıyordu ve fazla yaklaşan insanların geri dönmediği bir yerdi.

 

“Encephalon, nasıl göründüğünü bilmediğimiz bir kişi. Aynı şekilde özelliğini de bilmiyoruz ve biz onunla yarışmak bir kenara dursun onun en güçsüz lordunu bile yenemeyiz. Encephalon ’un sistemi hakkında bilgi vermek gerekirse:

Encephalon ‘un 7 adet lordu var. Bu lordlar belirli görevleri yapmak ve Ep**’ye sadık kalmak koşuluyla Ep tarafından verilen toprakları yönetme hakkına sahip. Her şey merkezdeki Ep tarafından kontrol edilip onaylanıyor. Emirler merkezde yani ve merkeze ulaşmak imkânsız. Çünkü Ep merkezini en büyük kıtanın üst sağ kısmına kurmuş durumda. En büyük kıtanın üst sağ kısmının da sağında devasa üç büyük dağ var. Haritaya göre dağların da sağında okyanus var yani dağlar denize kıyısı olan yere yakın. İlk başta bu iyi haber gibi gözükebilir ancak dağların yanındaki sular iklimi bozuk olan bir bölgede yer alıyorlar.”

“Dağların yüksekliği bulutların rotasını ve şeklini değiştirdiği için yağmur, suyun bir kısmına yağabiliyor. Bu da sularda dengesizlik yaratıp devasa dalgalara sebep oluyor ve gemilerin geçmesine müsaade etmiyor.

Merkezin alt tarafında ise o bölgenin yerli kampları var. Yerli kamplar kendilerine Saldıran Kara Büyücü Mihawk’ın saldırılarına dayanmakta güçlük çekiyorlardı. Ep bu durumu fark edip yerli kamplara ciddi bir destek verdi. Yerli kampların sağ alt çaprazında bulunan Seiro Hanedanlığı da Ep ile müttefik ve onlar da destek veriyor. Yanı aşağıdan veya sol alt çaprazdan saldırı mümkün değil.”

 

-Peki kara büyücülerle ittifak yapıp saldırsak olmaz mı? Dedi Abella.

-Kara büyücüler güvenilmez bir birlik olduğu için rotasını sana çevirip sana zarar verebilir. O yüzden kimse onlarla ittifak olma niyetinde olmuyor İntikamcı Ava hariç. Ava’dan sonra bahsedicem konuya devam edeyim.

“Ep’ in merkezinin üst kısmında kendi toprakları var ve merkeze ulaşmak için bizim ülkemiz gibi iki yerden geçip inmek gerekiyor. Aynı zamanda o toprakların üstünde de okyanus var ve okyanus haydutlarla dolu. O kadar açıkta büyük bir donanma bulsan bile haydutları yensen bile donanmana ciddi zarar verirler ve taşıyabileceğin asker miktarı da donanma kullandığın için azalır.

 

Diğer bir nokta ise bulunduğu yerin sol kısmı. Merkezin olduğu hattan kıtanın soluna doğru dümdüz bir çubuk çektiğimizi düşünürsek çubuğu 5’e bölmemiz ve en sağdaki 1. bölmeyi merkez yapmamız gerekir. Yani bayağı içeride. Aynı zamanda Lord Mun’un bulunduğu topraklardan geçip Kara büyücülerin saldırdığı alandan geçip Dev ticaret merkezi ve kutsal topraklardan geçip en son oraya ulaşmamız gerek ki bu da mümkün değil.”

“Zaten saldırmayacağız ama bilmenizi isterim ki Ep kendisini çok sağlam yere koymuş. Üç bölgeyi coğrafyasındaki avantajları kullanarak korumasız bırakabiliyor bu da onun üzerindeki ekonomik yükü azaltıyor. Aynı zamanda tek tarafa daha fazla yük vermesini sağlıyor. Ep çok akıllı bir adam dikkatli olmamız gerek.

Onun dışında Ep’nin bağlı 7 lordu var ama lordlardan iki tanesi belirli bir bölgenin yönetimini almak yerine hiçbir toprağa sahip olmadan tüm topraklar üzerinde etkili olan iki lord. Böyle dedim diye büyük lordlarmış gibi gözükmesinler. Bağlı lordlardan daha düşük seviyedeler ama etkileri daha küresel. Bir tanesi ise özel bir yönetici.”


Eldivenli genç bunları anlatırken Abella’nın yardımcısı ateşi yakmıştı ve karşısına oturdular. Çocuk cebinden üzerinde tablo olan bir kâğıt parçası çıkararak onlara verdi. “Bakın.” dedi.

 

 

Bağlı Lordlar (En güçlüden en güçsüze)

K’oz (Diğerlerine oranla aşırı güçlü karma birlik – Genel silahlar: Yay/Kılıç) Daha bağımsız bir lord. Sadakati kanıtlanmış.

Mun (Yaya birlikleri- Berserkerler Ana silah: Balta)

Roka (Süvari birlikleri- Ana silah: Mızrak/Kargı)

Puhonem (Orman okçuları- sinsilik ve gerilla tekniği- Ana silah yay/hançer)

 

Düşük rütbeli Bağlı lordlar

Fin: Kıyı şeritlerindeki tüm bölgelerin gemi üretim sorumluları lideri. Aynı zamanda yapay ada yaparak büyülü fenerler ile deniz yollarını aydınlatır ve güvenlikten sorumludur.

Chief Ernico C.: Aşçı grubunun lideridir. Tüm ülkenin yemek sorumluluğunu üstlenir. Dağıtıcılar, Toplayıcılar ve Hazırlayıcılar adında 3 gruba önderlik yapar. Toplayıcılar malzemeleri toplar, hazırlayıcılar yemeği hazırlar ve dağıtıcılar dağıtır. Belirli bölgelerde merkezleri vardır ve dağıtım için Fin ve Roka (Süvari birlikleri sebebiyle) ile aşırı iş birliği yapar.

 

Özel yönetici lord

Faber (Baş mimar)

Sadece merkeze atanmış bir lorttur. Amacı merkezi tamamen inşa etmek ve merkez ile diğer yerler arasında yollar oluşturmaktır. 3 birimi vardır.

Yapıcılar – Yıkıcılar – Veri sağlayıcılar

Veri sağlayıcılar bir yere mimari bir yapılmadan önce o yerin ihtiyaçlarını – coğrafi özelliklerini – yapılması gereken yapıların büyüklüğü boyutu gibi detaylarını ölçüp biçerek yapıcılara iletir.

 

“Ep’nin ülkesinin ismi Gelişim Ülkesi diye geçer ve merkezin mimarisi inanılmaz iyi seviyededir. Büyü ile fiziksel dünyanın karıştırılmasıyla elde edilen bilgiler ve yapılan projeler inanılmaz güzeldir. Ep bu konuya çok önem verir ayrıca şatosu ve üsleri de Faber ’in bizzat kendi projeleri ve çizimleri ile yapılmaktadır. Tam anlamıyla sağlam bir yapılanma var bu adamların ülkesinde. İş bölümü ve görev dağılımı hat safhada ve çok iyi.

 

Ayrıca ticaret yollarını korumak ve aydınlatmak amacıyla yapılan “Yapay ada” projesi de Faber ’den çıkmıştı. Faber ‘in desteğiyle yapay ada yapma işi Fin’e bırakıldı ancak yapıcı tayfa burada da görev yapmaya devam ediyor. Ep hâkim olduğu ve uzun süre kalmayı planladığı bölgeleri kendi planlarına göre şekillendirmiş ve ona göre mimarı yapılar oluşturtmuş.

 

Lordlar hakkında bildiğimiz bilgiler bunlar fazlası da olabilir tabi ki. Ep kendi merkezini sağlamlaştırıp geliştirme üzerine adımlar atarken büyüler hakkında inanılmaz bilgi toplayan özel keşif birlikleri de kurdurup kendisine büyülerle ilgili bir sürü kitap yazdırdı ve onları kendi kütüphanesine koydu. Bu arada söylemeyi unuttum. Ep’nin şatosu bir şehir büyüklüğünde.”

 

-Ne! Bir şehir büyüklüğünde mi?  (Abella)

-Evet gerçekten şehir büyüklüğünde.

“EP lordlarının bazılarına yayılma emri verdi. Mesela bizim kıtanın üst kısmında bulunan Lord Roka’ya.”

-Madem bu adam bu kadar güçlü niye hala ses seda yok. (Abella)

- Çünkü Roka süvari birlikleri uzmanı ve ormanın içinde yol alabilmeleri imkansıza yakın. Orman içine girdikçe daha da derinleşiyor ve tapınağa doğru tehlike artıyor. Bilinene göre tapınağa girebilen birisi olmadı bugüne kadar.

-Peki EP niye girmek istiyor? Merak ettiği için mi? (Abella)

- Sanmıyorum, EP merak için bir lordunu feda edecek bir adam değil.

-Feda etmek mi?

-Ben lordun başarısız olup öleceğine inanıyorum. Tahminlerim bu yönde sebeplerim mantıklı. EP de bunu biliyor olmalı. Bir şeyi denemeye çalışıyor sanırım. Aldığım bilgilere göre Roka’nın limanlarına sürekli gemiler ile orman okçuları ve K’oz’un birliklerini yolluyorlarmış. Ormana süvarilerle girmiyorlarmış. Temkinli davranıyorlar ama tapınağın etrafında büyü duvarı olduğundan şüpheleniliyor. Kimsenin kıramadığı bir duvar.

- Bunu nereden öğrenmişler peki? (Abella)

- Kuşlar oraya gittikleri zaman belirli bir çaptaki dairenin etrafından dolanırmış gibi uçarak göçüyorlar aynı şekilde rüzgâr ve hava akımları da farklılık gösteriyor. Fiziksel nesneleri engelleyen bir duvar olduğu görüşündeyiz. Uzunca bir süre takip ettik ve bazı kuşların havada bir şeye çarparak yere düştüklerini fark ettik. Bunlar da teorimizi güçlendiriyor.

- Peki ne zaman yola çıkıyoruz. (Abella’nın yardımcısı)

-Yarın sabah sizi kaldırırım. Şimdi dinlenin.

 

 

EP**: Encephalon'un kısaltması.

Harita : https://hizliresim.com/oXEqP9

Haritanın daha iyisini yaptım fakat spoiler olmasın diye eski haritayı koyuyorum. Komik durduğunun farkındayım.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr