Korku dağları bekler. #Atasözü

Rein'in Yolu - Bölüm 7 : Ezik olduğum için özür dilerim.


Keşiş ile mağaraya gelen çocuk mağarada ne yapacaklarını sordu. " Niye buraya geldik ? " dedi. Keşiş gülerek" Bugün senin için büyük bir gün olacak. Kendi büyünü keşfedeceksin."dedi . Çantasından çıkarttığı bardakları sırayla dizdi . Elinde yedi adet bardak vardı. 

Yedinin uğursuz bir rakam olduğunu söyledi. İnsanların zihinlerinde yer edinmiş bu rakam gizemini korumaktaydı. "Bu bardaklar insanların güçlü olan duygularını temsil ediyor, bir sürü duygumuz var ancak 7 tanesi bizim için en önemlileri. Sana bu bardaklardan hangisinin hangi duyguyu temsil ettiğini söylemeyeceğim, eğer söylersem kendi istediğine odaklanır onu seçersin. Sen seçmeyeceksin kalbin seçecek . " dedi keşiş.

Çocuğu bardakların önüne oturttu. Gözlerini kapatmasını ve odaklanmasını istedi. Her bardağın içerisine birer mum koyup yaktı. Mumlardan hangisinin ateşi alevlenip büyürse o bardak çocuğun büyüsünü temsil edecekti.

Bu deney çok eski zamanlardan beri kullanılıyordu ve çok yüksek oranda doğruluk payı vardı. Eğer birden fazla bardak alevlenirse kişinin büyüsü tek bir sınıfa hitap etmiyor demekti . Tek bardağın ateşinin alevlendiği diğerlerinin de oynadığı durumlar da görmüştü. Bu da kişinin istediği büyü gücünde uzmanlaşabileceğini kanıtlıyordu ancak en çok alevlenen bardak asıl gücü temsil ediyordu.

Çocuk gözlerini kapatıp odaklandı , odaklandı ama ne yapacağını bilmiyordu . Ne hissetmeliydi. Gözlerini kapattığı zaman önündeki mumların ateşinin gözlerine vurduğunu hissediyordu. Sanki güneşe karşı gözlerini kapatmış gibiydi. Ne istediğini düşündü.

Dağda yaşadığı için bu dünyada kötülük görmemişti. Deneyim sahibi değildi.  Ölmeden önce yalvaran derebeylerini , paramparça olmuş bedenleri veya tecavüz edilip öldürülmüş kadın cesetleri gelmiyordu gözünün önüne. Kendi küçük dünyasındaydı. Dedesiyle balık tutup odun kesip küçük bir kulübede yaşamıştı. Refah seviyesi yüksek olan bir şehire düzenli olarak iniyordu.

Salgından yakılan köylere veya açlıktan ölen insanların yaşadığı yerleri görmemişti ki . Tüm bunlara rağmen insanları ve hayvanları kurtarmak istedi tekrar ve tekrar. O an bir yıldız kaysa dileyeceği şey "Hiç kimsenin üzülmediği bir evren" olurdu. Sopasını kaldırıp verdiği sözü hatırladı. Halka zulmeden kralı hatırladı. Sadece hikayelerde duymuştu. Gerçekte hiç açlık görmedi ki hep **güneşli güzel günlerdeydi **. Anıları canlandığı zaman gökyüzündeki yıldızlar , ateşböceklerinin dansı ve ağustos böceklerinin sesleri geliyordu aklına. Güzel bir manzara, temiz hava , ağaçlar , güneş ve sürekli akan mavi bir dere . Bunlar kötü şartlar altında büyüyen çocukların hayalleriydi aslında.

Harikalar diyarında yaşamıştı aslında Rein. Hep aynı yemeği yediği için ağlanmıştı ama çok daha kötü hayatlar vardı. Çaresizlik hissi geldi aklına.  Küçükken derede süreklenerek ölecekti az kalsın. Suyun altında kalmıştı nefes alamıyordu gözleri kararıyordu.

Güneşe bakmıştı son kez suyun altından. Öleceğim demişti ve umudunu yitirmişti  ancak son anda dedesi kurtarmıştı onu. Bu hissi düşündü hayatında yaşadığı çok az çaresizlikten bir tanesiydi. O insanlar daha kötülerini yaşıyorlardı.

Sinirlendi bir anda gözleri kapalıydı ama kaşları çatıktı. Sadece yatmadan önce hayal ederek dünya değişmiyordu. Onca zaman kendini güçlü zannetmişti ama bir tahta sopaya yenilmişti. Çocuk olmasını bahane etmek istedi. Şehirde de çocuklar vardı ama aralarında 12 13 yaşında savaşçı olmuş çocuklar da vardı. Kızdı kendisine ezik olduğu için. Etrafındaki hiçbir şeyi hissetmiyordu.

Mağaradaki bardaklar ve keşiş kaybolmuştu. Karanlıkta kalmıştı. Savaş meydanında kalmış küçük bir çocuk gibi kaçmaya çalışıyordu. Düşüncelerine kaybetti etrafındaki karanlıkta askerleri gördü. Ellerinde silahlar vardı , ölmüş çocuk cesetlerini gördü. Yanmış ormanı gördü. Güçlü olmazsam bir gün burası da böyle olacak dedi.

Dedesinin vücudunun patladığını ve paramparça olduğunu gördü. Tek gözünün siyah bir kılıç darbesiyle kör edildiğini gördü. Havadan yağan yanan okları gördü. Kaçan çocukları . Elindeki kılıcı havaya kaldırıp ağlayarak söz veren bir çocuğu , kendisini gördü. 

Bir anda bir parlama oldu ve bardaklardan bir tanesi alev alarak yanmaya başladı .İnsan boyunu geçen alev mağaranın tavanına kadar uzandı ve kayaları ısıtmaya başladı. Sanki tavanı delip geçmek ve gökyüzüne ulaşmak isteyen bir alevdi. Keşiş çocuğun baygın bedenini kapıp mağaradan dışarıya atladı.  Dağın tepesindeki mağaradan aşağıya doğru zıplayan keşiş ciddi bir yükseklikten aşağıya kucağında çocuk ile düşerek kayboldu.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1114

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 992

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 832

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 778

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 607

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 596

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 576

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 517

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 490

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 290

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 109

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 82

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12212 Üye Sayısı
  • 355 Seri Sayısı
  • 17284 Bölüm Sayısı


creator
manga tr