“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Rein - Bölüm 3: Başlıyor


Çocuk gözlerini açtı.

Gözlerini açan Rein etrafına bakındı, son hatırladığı şey sopayla kafasına acımadan vuran bir keşişti. Ayağa kalkmaya çalıştı, başı dönüyordu. Biraz bekledikten sonra doğruldu ve kapıya yöneldi. Bahçede çiçekleri sulayan keşişi gördü.

Kafasına vuran adamla aynı kişi olmadığını düşündü. Kafasına sopayla vuran kişi devasa boyutlardaydı ancak çiçekleri sulayan bu adam normal bir insan boyutundaydı. Kafası karıştı. Karşısında çiçekleri sulayan güler yüzlü kel adam, ihtiyar bir keşişti. Ama kafasına vuran devasa adamla aynı yüz hatlarına sahipti. Keşişin yanına gitti ve selam vermeden "Niye kafama vurdun?" dedi.

-Biraz nazik olmalısın genç adam önce selam vermelisin. 

-Karşılaştığı insanlara saldıran birisinden nazik olma konusunda tavsiye almam. Sen dedemin arkadaşı olan keşiş misin? Buraya kılıç eğitimi almak için geldim. 

Kılıç eğitimi deyince aklına geldi, kılıcını yokladı bulamadı. Keşiş cevap vermeden önce hemen koşup yattığı yere bakmak istedi. Ama keşiş izin vermedi, çocuğun kolundan tuttu ve kıyafetinin arasından kılıcı çıkartıp verdi. Verdiği kılıç çocuğun kılıcının tahta haliydi. Çocuğun kılıcının benzerini tahtadan yapmıştı.   "Al, bu antrenman için, gerçekten hiçbir şey bilmeyen bir çocuk elinde kılıç taşımamalı. Öğrendikten sonra kılıcını da geri alırsın." dedi.

Hava kararmaya başlayınca keşiş çocuğa odunları göstererek bir ateş yakmasını istedi. Adamın belirli şartları vardı. Eğer çocuğu eğitecekse dediklerinin harfi harfine yapılması gerekliydi. Eğitimin temelinde sabır ve disiplin vardır düşüncesini fazlasıyla benimsemiş bu adam çocuğa sürekli emirler veriyordu. Her şey hazır olduktan sonra ateşin başına geçtiler ve çay içmeye başladılar.

Keşiş çocuğu büyü hakkında bilgi sahibi birisi yapmak istiyordu, bunun için ona büyünün ne olduğunu anlatmalıydı, sonra ise deneyerek kendi yeteneğini keşfedecekti.

-Büyü dediğimiz şeyin ne olduğunu aslında biz de tam olarak bilmiyoruz, büyü tamamen özgür değil yaratılmış değil, parçaları birleştirerek oluşturulan daha büyük bir parça.  Kendi büyün senin düşüncelerinden senin yaşadıklarından etkilenerek oluşur. 

Büyüyü keşfetmek için kendi kalbinin derinliğine inmen lazım. Herkesin kalbinin belirli özellikleri vardır. Çok kindar birisinin kalbi karanlıktır karanlık ise yıkım demektir. Çok adil birisinin kalbi ise ışıl ışıldır, herkesin kalbinin karanlık ve aydınlık tarafları vardır ancak çoğu zaman ağır basan taraf büyü olarak öne çıkar.

Eğer çok usta bir büyücü olursan kalbinin tüm özelliklerini kullanabilirsin. Gençken katıldığım savaşlarda oklarından ışık saçan savaşçılar gördüm, okları rakipleri delip geçiyordu. Kılıcından ateş çıkartan veya kestiği her yerde siyah iz bırakan karanlık savaşçıları gördüm. Büyünün ucu bucağı yok.  Büyü sayesinde ölümsüz olan bir adamın hikayesini duymuştum, hayvanlarla konuşanların ve çok geç yaşlananların.

Büyü hakkında bilmen gereken bir bilgi var o da büyünün nereden geldiği.  Büyünün atası aslında ejderhalardır. İlk büyücünün bir ejderha olduğunu büyüyü çok sevdiği bir insana öğrettiğini ve böylece insanlığa yayıldığını söylerler. Ejderhaların binlerce sene yaşamasının da büyü sayesinde mümkün olduğunu düşünüyoruz.

Ejderhalar. Rein e çok tanıdık geliyorlardı. Küçükken evlerinin üzerinden uçan devasa yaratıklar görmüştü. Şehire indiğinde herkes ejderhaları konuşuyordu ve tüm savaşçılar ejderhaların peşlerinden gitmişti. Rein ejderhaları her zaman bir hayvan olarak düşünmüştü ama ejderhalar da insanlar gibiydiler. Bizim gibiler dedi, insanlar gibi düşünen anlayan zekaya sahip olan canlılar, sadece bedenleri farklıydı.

Keşiş çocuktan sürekli bir şeyler istiyordu, ona ağaç kestiriyor, çiçekleri sulatıyor ve yemek bulması için ormana gönderiyordu. Emirlere uyma eğiliminde olmayan son derece asi bir çocuk olan Rein, her iş buyurulduğunda daha da sinirleniyor ihtiyara küfür ederek işleri yapıyordu. Eğitimini bitirdikten sonra keşişe teşekkür etmeyecekti. İki üç tavsiye verip çocuğu yolluyordu sonra da sabahtan akşama kadar iş yaptırıyordu.

Bir haftadır aynı döngü vardı. Keşiş çocuğa günde üç nasihat veriyordu ve onları ezberletiyordu sonra da sabahtan akşama kadar işlerini yaptırıyordu. Doğru zamanın gelmesini bekliyordu aslında keşiş.

Çocuk ne kadar anlamasa da henüz hazır değildi. Yürümeyi öğrenmeden koşmaya çalışıyordu ve çok kötü düşecekti. Bunu bilen keşiş çocuğa ufak nasihatler ezberleterek onun bilinçaltını okşuyordu. Böylece çocuk farkında olmadan biraz daha sabırlı ve mantıklı birisi olacaktı, öfkesine yenilmeden savaşacaktı. Çocuğa yine çiçekleri sulamasını söyledi. Rein söylenerek çiçekleri sulamaya başladı, içinde bir yerlerde bir ateş yanıyordu sanki, tüm çiçekleri koparmak yakmak istedi. Keşişi öldürüp buradan gitmek istemeye başlamıştı.

Duygularını kontrol altına almaya çalıştı, dedesinin dediğine göre bu keşiş onun tek şansıymış, mecburdu bu yüzden ses çıkarmadan çiçekleri sulamaya devam etti. Keşiş de o sırada çocuğun kılıcını inceliyordu. Ateşin metalleşmiş hali gibi olan kılıcını.  Çocuğa kılıcın ne kadar olduğunu sordu. Çocuk da çok ucuz bir fiyata aldığını belirtti. Tahmin ettiği gibi kılıç lanetliydi. Yoksa bu kadar kaliteli bir silahı kimse ucuza satmazdı. Belliydi ki tüccar elden çıkarmak istemişti. Keşişin anlayamadığı şey arkadaşının bu kılıcı almasına izin vermesiydi.

Niye dedesi torunu istedi diye lanetli bir kılıç almasına izin verirdi ki.

*Arkadaşını hiçbir zaman anlayamamıştı, eskiden beri anlayamıyordu. Hisleri çok kuvvetli olan bir adamdı Rein'in dedesi. Gençken keşişle savaşmışlardı. Dönemin güçlü iki savaşçısı birbirleriyle birincilik için rekabet ediyorlardı. Hayatlarının en güzel zamanlarını birbirlerini öldürmek için harcadıklarını tekrardan fark etti keşiş.

  Onlar için -David and Goliath"-benzetmesi kullanılmıştı. Çok güçlü ve iri olan keşiş ile ondan çok daha küçük olan Rein'in dedesi senelerce yenişemediler. En sonunda yaptıkları hatayı fark ederek kendi doğrularına göre öğrenci yetiştirmeye başladılar. *

Keşiş anılara dalmışken yanına gelen çocuğu fark etti. İşlerini bitirmişti. Bugün Rein e gideceği yolu seçtirecekti. Kendi kalbindeki duygulardan kendi büyüsünü bulacaktı.  Büyünün yanında kılıcın laneti de ayrı bir etkendi. Çocuğa yarın dinlenmesini ve geceleyin dağın zirvesine çıkacaklarını söyleyip ortadan kayboldu.

Çocuk gözlerini açtı, sonunda güzel bir uyku çekmişti. Akşama kadar uyumuştu, biraz şaşkındı biraz da mutlu. Esneyerek ayağa kalktı ve bahçeye çıktı. Keşiş mezarın önünde dizlerinin üzerinde oturuyordu.  Rein' in hala anlayamadığı şeyler vardı.

Keşiş nasıl bir anda ortadan kaybolabiliyordu? Neden o mezara sürekli bakıyordu ve bu çiçeklere? Neden ilk karşılaştıklarında iri yarı bir adamken şimdi normal bir insan boyundaydı? Bu soruları direkt olarak keşişe sorarsa cevabını alamayacağını düşündü. Bir haftadır yaptığı tek şey amelelikti karşılığında da biraz nasihat alıyordu.

Hatırlayıp tekrar sinirlendi ve unutmaya çalıştı. Keşişle birlikte malzemeleri ve yiyecekleri hazırlayıp dağın zirvesine tırmanacaklardı. Ne vardı orada? Niye tırmanıyorlardı dağın zirvesine? Cevaplanması gereken çok soru vardı. Garip bir keşiş, garip bir kılıç garip bir dede.

Her şey bir haftada gerçekleşti, dedesinin de bu kadar soğuk bir şekilde veda etmesi şaşırtıcıydı. Hazırlıkları tamamlayıp yola koyuldular. Kayalıklardan yukarı tırmanıp zirveye çıkacaklardı. Dağın zirvesine yakın yerlerde ağaçlar yoktu. Ay ışığının altında kayaların üstüne tırmanmaya başladılar. Keşiş eline tahta bir sopa almıştı.

Tırmanırken bile elinden bırakmıyordu tek eliyle tırmanıyordu. Bu sopa bana vurduğu sopa olmalı diye düşündü çocuk. Sopa çok önemli olmalıydı çünkü tek elle tırmanmak intihar etmekle aynı şey sayılırdı.

Çocuk içinden bir şeyler düşündükçe keşiş gülümsüyordu. Sanki aklını okuyormuş gibiydi. Rein bir haftadır birlikte kaldığı bu adamdan hala çekiniyordu. Gizemini koruyan keşiş ise sadece gülerek tırmanıyordu.

Kan ter içinde kaldıktan sonra mağara tarzı bir yere ulaştılar. Dedesi Rein e mağarada yaşayan bir keşiş arkadaşı olduğunu söylemişti ancak keşiş mağarada yaşamıyordu. Dedesinin bahsettiği yer burası olmalıydı. Mağaranın içi yontulmuş gibiydi. Duvarlar dümdüzdü hiçbir çıkıntı yoktu. Mağaranın girişinden keşişin evi, Rein'in dedesinin yaşadığı ev ve şehir her yer gözüküyordu. Muhteşem bir manzaraydı. Çocuk keşişin sürekli olarak dedesini izlediğini düşündü.

 

 

Y.N.: David and Goliath-> daha önce de yazdığım incilde geçen bir olay. Goliath devasa boyutlarda bir adam David de Hz. Davut’tur. 

David ve Goliath, İngilizce ’de oldukça sık kullanılan bir öbektir. Bir spor müsabakasında, bir münakaşada, yani 2 karşıt olgunun karşı karşıya geldiği durumlarda “David can sometimes beat Goliath” şeklinde kullanılır.

Bu deyişin kullanımı, İncil’e dayanmaktadır. İncil’de anlatılana göre, Davut Peygamber ile Golyat’ın savaşında Hz. Davut çok daha küçük olmasına ve devasa Golyat karşısında yenilgiye uğrayacağı düşünülmesine rağmen kazanmıştır. Burada keşişin, çocuğun dedesiyle arasında karşıtlık olduğunu ve bu yüzden David ve Goliath olarak adlandırıldığından bahsediyor.

Y.N.2: Bölüm 3’de dedesi Rein e keşişin mağarada yaşadığını söylüyor ancak Rein keşişi evde buluyor. Sonra mağaraya gidince Rein'in jeton düşüyor. :)

   Anlatımda veya yazımda gözünüze çarpan hataları yorumlardan veya Chatango'dan bana ulaşarak bildirebilirsiniz. Chatango nickim : Rienrein




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr