Bölüm 565: Seviye 8 Sırt Kıran

avatar
708 43

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 565: Seviye 8 Sırt Kıran



Bölüm 565: Seviye 8 Sırt Kıran

 

Sırt Kıranın kullanımına alışan Nie Yan, öncekinden çok daha hızlı beceri ustalığı kazanmaya başlamıştı.

 

%93 tamamlanma... %95 tamamlanma... %96 tamamlanma...

 

Defalarca Sırt Kıran kullandıktan sonra beceriye olan aşinalığı artmış ve becerinin daha derin gizemlerini aramaya başlamıştı. Sürekli olarak hareketlerini düzeltmiş ve en sonunda %98 tamamlanma oranına ulaşmıştı. Başka bir oyuncu için bu oran hayal dahi edilemezdi. Tıpkı %100 gibi %98 de imkansız görünüyordu.

 

Nie Yan Sırt Kıranı kullandıkça beceri ustalığı yükseldi. Çok geçmeden sistemden neşeli bir melodi duyuldu. Beceri, Seviye 5'e yükselmişti.

 

Nie Yan Zümrüt İmparatorluğunda Seviye 5 Özgürlük Becerisi sahibi tek kişi olabilirdi. Üstelik geliştirmelerindeki inanılmaz zorluğa rağmen. Sıradan becerileri Seviye 5'e taşımak etkileyiciydi. Özgürlük Becerilerinde ise etkileyici kelimesi çok hafif kalıyordu.

 

Nie Yan %90 oranlı Sırt Kıranı bir oyuncuda kullansa, sağ kalacak birkaç isim dışında Dövüşçüler bile ölürdü. Beceride sersemletme özelliği de olduğundan isabet alan birinin sağ kurtulması imkansızdı.

 

Gün boyu uğraşması sonucu Sırt Kıran Seviye 8'e ulaşmıştı. Bu seviyede %90 tamamlanma oranı %600 hasar veriyordu!

 

Nie Yan'ın ağzı açık kalmıştı. Özgürlük Becerilerinin bu denli hasar verebileceği aklının ucundan geçmezdi. Önceki hayatında bu sırra vakıf olamamıştı. Belki de bu yüzden ikinci sınıf bir oyuncu olarak kalmıştı.

 

Bir Barbar Savaşçının arkasına sızıp Sırt Kıran ile saldırdı.

 

-7538

 

Yaratık yedi saniyeliğine sersemlemişti.

 

Nie Yan bütün becerilerini kullandıktan sonra yeniden Sırt Kıranla saldırdı.

 

Barbar Savaşçı yetmiş saniye içinde ölmüştü. Nie Yan'ın patlayıcı hasarı, can yenilemesine rağmen Barbar Savaşçının karşı koyamayacağı boyutlardaydı.

 

Nie Yan ilk geldiğinde Barbar Savaşçısını öldürmesi iki dakika sürmüştü. Şimdi bu süre yetmiş saniyeye inmişti. Savaş gücündeki artış heyecanını iyice artırmıştı.

 

Özel haritada geçirdiği zamanın getirisi boldu. Yaratıklar yalnızca beceri kitapları düşürüyorlardı. Nie Yan'ın eline nadir beceri kitaplarına ek olarak üç tane de Özgürlük Becerisi kitabı geçmişti. Fakat kitapların tamamı Savaşçı ve Şövalyeler içindi.

 

Sırt Kıran Seviye 8'e ulaştığında Nie Yan onu daha da yükseltmek istemişti. Lakin seviye yükseldikçe gereken beceri ustalığı da artıyordu. Hesaplarına göre Seviye 9 için üç gün uğraşması gerekecekti.

 

Eğitimini Ters Hain Bıçak, Hayalet Suikastı, Karşıt ve Titrek Vuruş gibi diğer becerilere aşinalık kazanarak sürdürürken Sırt Kıranı da kullanmayı ihmal etmiyordu. Sırt Kıranda kazandığı tecrübe sayesinde diğer becerilerde işi daha kolaydı.

 

Ters Hain Bıçak ve Karşıt becerileri Sırt Kırana benziyorlardı. Onlarda da vücutta toplanan güç son anda kollara aktarılıyordu. Öte yandan Hayalet Suikastı ile Titrek Vuruş, patlayıcı hız ile düşmana koşmayı gerektiriyordu.

 

Bir gün daha süren eğitim sonucu Nie Yan bütün becerilerine alışmıştı. Hiçbiri Sırt Kıran seviyesine ulaşamamıştı, ama ilerlemeleri kayda değerdi.

 

Diğer dört Özgürlük Becerisi Seviye 5'e ulaşmıştı. Bu noktada güçleri katbekat yükselmişti. Nie Yan'ın savaş gücü ise Barbar Savaşçıyı elli saniyede öldürebilmesini sağlayacak kadar artmıştı.

 

Seviye atlayamamış olduğu halde buraya geldiği halinden çok daha güçlüydü.

 

Kılıç Parıltısının Seviye 5 Barbar Gücü ile İzmaritin Seviye 6 Savaş Tanrısının Öfkesi, diğer bütün Savaşçılara karşı üstünlük kazanmalarını sağlıyordu. Onlar sıradan becerilerle bunları başarırken, Nie Yan'ın Özgürlük Becerileri Seviye 5 ve üzerine çıkmıştı. Tahminine göre Kılıç Parıltısı ve İzmariti haklaması bir dakikasını almazdı.

 

Sırt Kırandaki ilerlemesini kontrol etti. Seviye 8, %36. Haritayı iyi değerlendirmişti.

 

O becerilerini geliştirirken Büyücü İttifakı ile olan savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Niuren Birliği bir kez daha gücünü dünyaya göstermişti.

 

Büyücü İttifakı 200.000 oyuncu ve 6 Zırhlı Mancınığı, Niuren Birliği ordusunun Edgarton Kalesine ilerleyişini aksatması için göndermişti. 60.000 kişilik Niuren Birliği ordusu, üzerlerine gelen dev ordunun üçte birini yok etmiş, mancınıkların tamamını imha etmişti. Ve bunu sadece 2.000 kayıp vererek yapmışlardı.

 

Büyücü İttifakı Edgarton Kalesinin surlarını tahkim ederek, demirden bir savunma hattı kurmuştu. Niuren Birliği kaleyi ablukaya almak için kuşatma mancınıklarının tamamlanmasını bekliyordu. Dolayısıyla ordu Edgarton Kalesine sallana sallana gidiyordu. Küçük muharebelerle Büyücü İttifakının gücünü azaltmaktan memnunlardı.

 

Kuşatma mancınıklarının inşası pürüzsüz ilerliyordu. Nie Yan'ın üç kölesi vardı. Onlardan biri olan Delfina, kendisine verilen üretim taslaklarını kopyalama yeteneğine sahipti. Bir hafta içerisinde iki tane kuşatma mancınığı taslağı kopyalamıştı. Üç mühendis ekibi eş zamanlı çalışarak hız kazanıyordu. Nie Yan'a göre yakın zamanda kuşatma mancınıkları savaş meydanına inecekti.

 

Tabii Zırhlı Buz Mancınığının üretimi de durmuş değildi. Mancınıklar birbirleri ardına üretim hattından çıkıyorlardı. Şu anda sahip oldukları 25 mancınığın sayısı hızla artıyordu.

 

25 Zırhlı Buz Mancınığı eşsiz bir kudrete sahipti. Niuren Birliği Ayışığı Şehrinde at koştururken Büyücü İttifakı sesini çıkaramıyordu. Tek yaptıkları Edgarton Kalesine kaçıp savunmaya çekilmekti. Bir şekilde ellerine geçirdikleri balistaları kulelerin tepelerine yerleştirmişlerdi. Ayrıca ellerindeki Zırhlı Mancınıklardan birkaçını surlara çıkarmışlardı. Savunmaları gerçekten güçlüydü.

 

Çılgın Büyü etinin lime lime edildiğini hissediyordu. Niuren Birliği altı kalesini yerle bir etmişti. İnşa ederken tonla para harcadığı kaleleri harabeye dönmüştü. Niuren Birliği kaleleri ele geçirmekle kalsa sorun yoktu. Uygun zamanda hepsini geri alabilirdi. Fakat zalim Nirvana Alevi kaleleri yok ediyordu. Gelecekte kalelerini geri alsa bile hepsini en baştan inşa etmek zorundaydı.

 

Altıncı kalelerini yıkan Niuren Birliği oyuncuları sıradaki kaleye yöneldiler. Büyücü İttifakı Ayışığı Şehrinin efendisiydi. Toplamda yirmiden fazla kaleye sahiplerdi. Altısı yıkılmış ve beşi bahiste verilmişken kalelerin neredeyse yarısını kaybetmişlerdi.

 

Bu gidişle birkaç gün sonra ellerinde yalnızca Edgarton Kalesi kalacaktı. Çılgın Büyü öfkesini dindirmekte zorluk çekiyor olmalıydı. Büyücü İttifakının güçleri Edgarton Kalesine sıkıştığında Zırhlı Buz Mancınıkları için kolay hedef haline geleceklerdi.

 

Zümrüt ve Atlas imparatorluklarındaki bütün oyuncular bu savaşı konuşuyordu. An itibariyle az sayıdaki oyuncusuyla Niuren Birliği, Büyücü İttifakını eziyordu. İnsanlar bu olaya akıl sır erdiremiyorlardı. Destek gelmezse Büyücü İttifakının günleri sayılıydı. Niuren Birliği Edgarton Kalesini alamasa bile, bütün kaleleri yok edilen Büyücü İttifakının birkaç ayda çökmesi kaçınılmazdı.

 

Savaş bu şekilde devam ediyordu.

 

Grifon Ormanı her daim sisle kaplıydı. Zaman zaman sisin içinde uçan dev yaratıkların gölgeleri görülürdü.

 

Burası uçan bineklerin elde edildiği yerdi. 1.000 kişilik bir sefer ekibi ormanda ilerlemekteydi.

 

"Patron, geçen sefer kaldığımız yer burası olmalı. Sis Kovucu Parşömen kullanalım mı?"

 

Grubun başında Melek Müfrezesinin lonca lideri Yükselen Melek vardı.

 

"Nereden geldiklerini hala bulamadık mı?" Biraz önce Sis Kovucu Parşömen kullandıklarında, Grifon Ormanını keşfetme işinin kolaylaştığını anlamışlardı. Elde ettikleri ganimetin kalitesi de artmıştı. Lakin Sis Kovucu Parşömenlerin fiyatı fahişti. Parşömeni satan oyuncular da iki parşömene karşı bir uçan binek talep ediyorlardı. Böyle bir değiş tokuş binek sahibi için kayıp demekti. Ancak Grifon Ormanını daha hızlı keşfedebilmek adına parşömenleri almak zorunda kalmışlardı.

 

Sis Kovucu Parşömenleri aldıktan sonra topladıkları ganimet ciddi anlamda artarken, verdikleri kayıplar keskin bir düşüş göstermişti. Belli ki ticaretten karlı çıkmışlardı. Fakat iki parşömene bir uçan binek vermek gerçekten fazlaydı. Yükselen Meleğin asıl korkusu, verdikleri bineklerin düşman eline düşme ihtimaliydi.

 

"Söylenene göre Sis Kovucu Parşömenler bir Yüce Büyücü tarafından üretiliyor. Satıcı daha fazla detay vermeyi reddediyor," dedi bir Savaşçı. Parlak, altın renkli bir zırh giyiyordu. Vücudunun tamamını kaplayan zırh, özel bir tasarıma sahipti. Üzeri de büyülü harflerle doluydu. Zırhı giyen kişi Melek Müfrezesinin bir numaralı Vahşisi Taş Yaran idi.

 

Nie Yan Melek Müfrezesinin Grifon Ormanında olduğunu biliyordu. Lakin Niuren Birliği oyuncuları güçlerini bölemezlerdi. Büyücü İttifakı savaşının sonlanması birkaç gün daha sürecekti. O yüzden el altından bazı planlar yapmıştı. Öncelikle Melek Müfrezesini Sis Kovucu Parşömenler ile baştan çıkarmış, ardından parşömenleri uçan bineklerle takas ederek onların emeklerinden yararlanmıştı. Parşömen fiyatının yüksekliği Yükselen Meleğin bile hoşuna gitmiyordu. Fakat başka seçeneği yoktu. Nie Yan Sis Kovucu Parşömenlerin tek satıcısıydı. Bunun yanı sıra Guo Huai aracılığıyla iki Melek Müfrezesi oyuncusunu satın almış ve Grifon Ormanı seferlerinin görüntülerini kaydettirmişti. Niuren Birliği görüntüleri çalıştıktan sonra ormana girdiğinde gereksiz zorluklardan kaçınmış olacaktı.

 

Yükselen Melek, parşömenleri satanın Nie Yan olduğunu hayal edemezdi. Kendi eliyle düşmanına uçan binek satıyordu. Ayrıca Grifon Ormanı seferinin kayıtları, Niuren Birliğinin işini kolaylaştıracaktı. Bunları bilse öfkesinden deliye döneceğine şüphe yoktu.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38532 Bölüm Sayısı


creator
manga tr