Bölüm 557: İlk Ayrılanlar

avatar
793 43

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 557: İlk Ayrılanlar



Bölüm 557: İlk Ayrılanlar

 

Ayışığı Şehri seferi sorunsuz ilerliyordu. Bu sırada Nie Yan da çeşitli yöntemlerle servetini artırıyordu. Savaş sırasında loncanın kaynak sorunu çekmemesini sağlamalıydı.

 

O bunlarla uğraşırken Guo Huai, birkaç kişinin loncadan ayrılmak istediğini haber verdi. Sözleşmenin feshi için Nie Yan'ın imzası gerekiyordu.

 

Ayrılmak isteyenler kimler? İlk defa bir üye, Niuren Birliğinden ayrılmak istediğini belirtiyordu. Geçmişteki İzmarit olayı zorunluluktan doğduğu için tam bir ayrılık sayılmazdı.

 

Susamlı Kek ve beş başkası. Niuren Birliğinin ikinci sınıf oyuncuları arasında en tepede yer alan kişilerdi bunlar. Başından beri loncadalardı ve bugüne kadar imkanlardan faydalanmışlardı. O yüzden onlardan gelen ayrılma isteğini kabullenmek zordu.

 

Nie Yan loncanın eski üyelerinden Susamlı Keki tanıyordu. Zhai Hao ve okuldan diğer arkadaşlarını bir ara Susamlı Keke emanet etmişti. Şimdi neredeler? Neler olduğunu aşağı yukarı tahmin ediyordu. Belli ki Yüzyıl Mali Grubu onlara reddedemeyecekleri teklifler sunmuştu. Para ve diğer imkanların cazibesine kapılanlar da loncadan ayrılmak istediklerini belirtmişlerdi.

 

Nie Yan imza attığında loncadan ayrılıkları sorunsuz tamamlanacaktı. Nie Yan imza atmasa bile gideceklerdi. Fesih bedelini ise Yüzyıl Mali Grubu gibi bir dev karşılayacaktı. Yani ayrılmak isteyenler için ortada hiçbir zorluk yoktu.

 

Cripps Kalesi lonca karargahındalar. Guo Huai hala ayrılmamaları için Susamlı Kek ve ekibini ikna etmeye çalışıyordu.

 

Birazdan orada olurum. Nie Yan elindeki işi bırakıp Cripps Kalesine yöneldi.

 

10 dakika sonra lonca karargahına varmıştı. İçeri girdiğinde mutlu mesut muhabbet eden insanlar gördü. 30 kadar oyuncu lobide toplanmıştı. Guo Huai onlarla konuşuyordu.

 

"Susamlı Kek, söyle bana. Loncaya katıldığından beri haksızlığa uğradın mı? Uğradıysan söyle de hatamızı telafi edelim."

 

"Lonca Yöneticisi, ne Nirvana Alevinden ne de sizden hiçbir kötülük görmedik. Ancak bizim de kendi emellerimiz var. Umarım ayrılığımız aramızdaki ilişkiyi etkilemez." Susamlı Kek yaptığı işten utanç duyuyor gibiydi.

 

Zhai Hao da ikna çabasındaydı. "Susamlı Kek, Niuren Birliğine katıldığım zaman bana rehberlik ettin. Sen olmasan bugün bulunduğum yere gelemezdim. Kardeşlerin olarak kalmanı istiyoruz."

 

Susamlı Kek iç çekti. "Kardeşim, samimi hislerini kalbime kazıdım. Sizi yüz üstü bırakıyorum. Ancak Niuren Birliğinde kalamayız. Her şey gibi birlikteliğimizin de bir sonu olmalı. Yollarımız ayrılsa bile kardeşliğimiz bozulmayacak." Susamlı Kek çoktan Yüzyıl Mali Grubuna imza atmıştı. Niuren Birliğinde kazandığının altı katı kadar bir teklif almıştı. Gitmek istemese bile kendisi ve ailesi için daha iyi bir gelecek kurabilmek adına bu kararı vermişti. Para onun için çok önemliydi.

 

Yanındaki diğer beş kişi de utançtan başlarını öne eğmişlerdi. Kardeşlerinin yüzlerine bile bakamıyorlardı.

 

"Patron ve Kılıç Parıltısı geçmişte size o kadar yardımcı oldu. Şimdi kendi ayakların üzerinde durabiliyorken yaptığın ilk iş loncadan ayrılmak mı oluyor? Aldığın yardımın karşılığını böyle mi ödüyorsun? İhtiyar Yu! Seni nankör!" Bir Savaşçı, Susamlı Kekin yanında duran Hırsızın yakasına yapıştı. Sonrasında arkadaşları araya girip ikiliyi ayırdılar.

 

"Luo Fei, bu kadar yeter. Herkesin yolu ayrı!"

 

Başı öne eğik halde ses çıkarmadan bekleyen İhtiyar Yu ağzını açtı. "Hayır, o haklı. Patronu hayal kırıklığına uğrattım."

 

"Şimdi geri dönersen ben, Luo Fei, seni kardeşim olarak çağırmaya devam edeceğim. Bugün loncadan ayrılırsan ilk karşılaşmamızda seni öldüreceğim!"

 

İhtiyar Yu, Luo Fei'nin sözlerine cevap veremedi. Büyük bir suçluluk ve utanç hissediyordu.

 

O sessiz kalınca Luo Fei devam etti. "Anlıyorum. Loncadan ayrılma kararın kesin görünüyor. Pekala! Gelecekte yaşanacakların sorumlusu ben değilim!"

 

Lobide ortalık karışmıştı. Susamlı Kek ve yanındakiler loncadan ilk ayrılanlardı. Son olmayacakları da kesindi. Gelecekte çok daha fazlası yoldan çıkarılacaktı. Nie Yan bu meseleyi düzgün idare etmezse Niuren Birliği zarar görebilirdi.

 

Onun gelişini gören bir oyuncu bağırdı. "Patron burada!"

 

"Patron!"

 

Lobidekiler kenara çekilip yol açtılar.

 

Nie Yan doğrudan Susamlı Keke yürüdü.

 

Susamlı Kek başını öne eğdi. Nie Yan'a derinden saygı duyuyordu. En ufak bir saygısızlık gösteremezdi. Ve şu anda onun gözlerine bakacak cesarete sahip değildi. Çünkü loncaya ihanet etmişti.

 

Susamlı Kek duyacağı hakaretlere kendini hazırlıyordu. Ancak bu şekilde loncadan ayrılırken kendini daha az suçlu hissedebilirdi. Diğer beş kişi de benzer düşüncelere sahipti.

 

Lakin beklediklerinin aksine Nie Yan onlara hakaret etmemişti. Aksine, gülümsüyordu.

 

"Susamlı Kek, Niuren Birliğine ilk katıldığın zamanı hatırlıyorum. Benden az fırça yememiştin. Bugün gidiyorsun. Yediğin fırçalar yüzünden bana kızmıyorsun değil mi?" Nie Yan güldü.

 

Susamlı Kek hemen cevapladı. "Elbette kızmıyorum!"

 

"İhtiyar Yu, en başından beri loncada olan nadir kişilerdensin. Muzaffer Dönüş tarafından kuşatıldığımız zamanı hatırlıyorum. En az on defa ölmüştün, ama yirmi düşmandan fazlasını haklamıştın."

 

İhtiyar Yu'nun gözleri dolmuştu.

 

Nie Yan diğer dördüne baktı. "Kavun Çekirdeği, Ucuz, İhtiyar Liu, İhtiyar Lin, sizlerle de uzun zamandır birlikteyiz. Anlaşılan sizi hayal kırıklığına uğrattım. Beceriksiz liderinizin hatasını telafi etmek için yapabileceği bir şey yok." Nie Yan derin bir iç çekti. Söylediği sözler kalbinden geliyordu. Yaşananların ayrılmakta olanlar için de zor olduğunu biliyordu.

 

"Hayır patron! Öyle deme! Asıl bizler seni, hatta bütün loncayı yüz üstü bıraktık!"

 

"Loncadan ayrılmak için nedenleriniz olmalı, orasını anlıyorum. Su alçağa akar, insan yüksek yerler arar. İşinizi zorlaştırma gibi bir niyetim yok. Niuren Birliği üyesiyken size kardeşim gibi muamelede bulundum. Ayrılmak isterseniz sizi durduramam. Ne yazık ki ayrılık hediyeleri hazırlayamadım. Lonca hazinesine gidip istediğiniz ekipmanları alabilirsiniz. Bugünden itibaren yollarımız ayrılıyor. Kardeşliğimiz de sona eriyor. Kendinize iyi bakın." Nie Yan Susamlı Kekin omzunu sıvazladı.

 

Nie Yan'ın sözleri sonucu, Susamlı Kek ve diğerleri gözyaşlarına hakim olamadılar.

 

"Patron, üzgünüm!" Gözyaşlarını silip Nie Yan'ın önünde eğildiler.

 

"Susamlı Kek, İhtiyar Yu, kendinize iyi bakın."

 

"Kendinize iyi bakın!" Niuren Birliği oyuncuları birer birer veda ediyorlardı. Bazıları çaresizce iç çekiyordu.

 

Neticede aralarında bir kardeşlik bağı vardı. Kimse gitmelerini istemiyordu.

 

Susamlı Kek Niuren Birliği oyuncularına da eğildi. Gözyaşları sel olmuştu. "Kendinize iyi bakın!"

 

Ayrılık anında Niuren Birliğindeki kardeşliğin ne denli güçlü olduğunu daha iyi anlıyorlardı. Büyük bir hata yapmışlardı. Ancak artık olan olmuştu. Altısı da aynı şeyleri düşünüyordu.

 

Nie Yan loncadan ayrılıklarını imzasıyla onayladı. Artık loncanın üyesi değillerdi.

 

Niuren Birliğine katıldıkları andan beri çıkarmadıkları lonca nişanlarını çıkarıp teslim ederlerken kalplerinde kocaman bir boşluk oluşuyordu.

 

Artık Niuren Birliği üyesi değillerdi.

 

Nie Yan'ın sözleri kulaklarında yankılandı. O an akıllarına meşhur söz geldi. "Başıboş bir köpek kadar endişeli." Niuren Birliğinden ayrıldıklarında liderlerini ve inşa ettikleri güveni kaybetmişlerdi.

 

Artık geri dönüşleri mümkün değildi. Susamlı Kek derin bir pişmanlık duyuyordu. Diğer beşinin yüzleri de gözyaşlarıyla ıslanmıştı.

 

Nie Yan içindeki acıya katlanıyordu. Zhai Hao'ya işaret verdi. "Onlara dışarı kadar eşlik et. İsterlerse lonca hazinesinden birkaç parça kaliteli ekipman seçmelerini sağla."

 

"Tamamdır." Zhai Hao başıyla onayladı. "Susamlı Kek, hadi gidelim."

 

"Kardeşim, ben..." Kelimeler boğazında düğümlenmişti.

 

Zhai Hao başını salladı. "Bu kadar yeter. Gidelim. Lütfen gelecekte bana kardeşim deme."

 

Susamlı Kekin içi parçalanıyordu. Bugünden sonra kardeş diyebileceği biri olmayacaktı. Yüzyıl Mali Grubuyla imzaladığı sözleşme yüzünden kendine kızıyordu. Gerçekten büyük bir aptallık etmişti. Niuren Birliğinin maaşı, Yüzyıl Mali Grubu kadar olmasa da fena sayılmazdı. Nie Yan adamlarına hep en iyisini sunmaya çalışmıştı.

 

Onların ayrılıkları lobidekileri çökertmişti.

 

Nie Yan geride kalanlara baktı. "Ayrılmak istiyorlarsa bırakın ayrılsınlar. Loncamızda hala kardeşlerimiz var. Neşelenin artık! Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızları yendikten sonra sırada Melek Müfrezesi ve Yüzyıl Mali Grubu var! Henüz yolun başındayız! Niuren Birliği gözü yaşlıların yeri değil!"

 

"Patron haklı! Hala sürüyle kardeşimiz var!"

 

Üzüntüleri bir nebze olsun azalmıştı.

 

Nie Yan Guo Huai'ye döndü. "Hızlanmalıyız. Bu seferki düşman öncekilere benzemez!" Yüzyıl Mali Grubu resmen savaşa girmişti. Onlara karşı koymak için önlemler almalılardı.

 

Guo Huai ciddi bir ifade takındı. Acaba kaç kişi Yüzyıl Mali Grubuyla anlaşmıştı? Benzer olaylarla kaç defa daha karşılaşacaklardı?








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38532 Bölüm Sayısı


creator
manga tr