Bölüm 547: Büyücü İttifakının Mağlubiyeti

avatar
644 44

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 547: Büyücü İttifakının Mağlubiyeti



Bölüm 547: Büyücü İttifakının Mağlubiyeti

 

Karga daha fazla duramayıp ilk hamleyi yapan kişi oldu.

 

"Nirvana Alevi! Dövüş benimle!" Taarruz becerisini etkinleştirip ileri atıldı. Altın zırhıyla yolundaki her engeli ezen bir tankı andırıyordu. Kibrinin sınırı yoktu. Nie Yan'ı ciddiye almıyordu bile.

 

"Savaş Tanrısının Öfkesi!" Kasları güçle kabaran İzmarit, Kargayı durdurmak için ileri çıktı.

 

Savaş Tanrısının Öfkesi, Barbar Gücünden daha gelişmişti. Beceriyi etkinleştirdiğinde İzmaritin damarları şişmişti. Yıkıcı güç vücudunu sığmamış, taşıyordu.

 

"Serseri! Nirvana Aleviyle savaşabileceğini mi sandın? Haddini bil! Önce beni geçmen gerek!" İki Savaşçı çarpıştığında geri itilen taraf Karga oldu.

 

Karganın ifadesi çirkinleşmişti. İzmaritin ezici gücü istese de istemese de dikkat etmesi gereken bir şeydi. Gardını indirmeye cüret edemiyordu.

 

Karga harekete geçtiğinde Kuzgun ve diğerleri de ileri atılıp rakiplerini seçmişlerdi.

 

Tang Yao, Xie Yao ve diğer Büyücüler, düşman grubunu büyü yağmuruna tutuyorlardı.

 

Yedi kişiye karşı on iki kişi savaşa Niuren Birliği tarafının ekipman kalitesi de daha iyiydi. Gri Kurt oyuncularının hiç şansı yoktu. Direnişleri yalnızca kaçınılmaz olanı geciktiriyordu.

 

Kuzgun ve arkadaşları, İnanç’ta ilk defa böyle zorlu bir savaşa giriyorlardı. Gri Kurdun elitleri olarak zafere dair umutlarını tamamen yitirmemişlerdi. Ancak şöyle bir düşündüklerinde ne garip bir durumun içerisine düştüklerini anladılar. Gülünç haldelerdi!

 

Nie Yan, Dünyanın Kralı, Boyalı Tülbent ve birkaç başkası hiçbir şey yapmadan kenarda bekliyor, düşmanlarının düştüğü hali izliyorlardı. İzmarit, Tang Yao ve diğerleri ise Gri Kurt oyuncularıyla ilgileniyorlardı.

 

Tang Yao asasını kaldırdığında mitralyöz gibi büyü fırlatıyordu. Saldırı hızı öyle yüksekti ki, büyüleri arasında neredeyse zaman geçmiyordu. Üstelik manası da hiç azalmıyordu. Esrar Perisi sayesinde yüksek hasar veren veya yüksek mana harcayan büyüleri dilediğince kullanabiliyordu. Ateş gücünün eşi benzeri yoktu.

 

Bir Gri Kurt oyuncusu Tang Yao'nun saldırısından isabet aldı. Canı öyle azaldı ki Sağlık İksiri içmek zorunda kaldı. Arkasındaki Rahip de sürekli onu destekliyordu. Buna rağmen dayanamayıp saldırıların şiddetiyle havaya uçtu. Tang Yao'nun hasarı çok yüksekti. Şifacı desteği yeterli olmuyordu.

 

Öldürdüğü 6.000 savunma ve 8.000 cana sahip bir Savaşçıydı. Şifacı bile onu kurtaramamıştı. Tang Yao gerçekten çok güçlüydü!

 

Kuzgunun rengi atmıştı. O da Tang Yao gibi Esrarlı Büyücüydü. Ancak aralarında yerle gök kadar fark vardı.

 

Genç Atmaca isminin bir defa dahi lider sıralamasının zirvesinden düşmemesi sebepsiz değildi.

 

Kuzgunun rakibi Xie Yao idi. Uzun süredir Gri Kurtta olduğu halde ilk defa kendisine denk biriyle karşılaşıyordu. Üstelik rakibi bir kızdı. Bunu kabullenmek ona ağır geliyordu.

 

İki taraf arasındaki fark apaçık ortaya çıkmıştı. Niuren Birliğinin elitleri karşısında Gri Kurdun kibirli elitleri süt dökmüş kediye dönmüştü.

 

Niuren Birliği düşmanını baskı altına almıştı. Bire bir savaşırlarken bile üstünlerdi. Ve Nie Yan henüz yerinden kıpırdamamıştı!

 

Kuzgun bunu kabullenmek istemiyordu. Belki de Nie Yan, kendisini onlarla savaşamayacak kadar üstün görüyordu.

 

Kuzgun Niuren Birliğinin gücünü izlediği videolardan tahmin ediyordu. Yüz yüze geldiklerinde ise hissettikleri baskı sayesinde düşmanının asıl gücünü tecrübe etmişti.

 

Tek bir kişi ne kadar yetenekli olursa olsun Niuren Birliği elitleriyle başa çıkamazdı. Böyle seçkin oyuncuları bir araya getirmek ise çok daha zor bir işti. Nie Yan bunu nasıl başarabilmişti?

 

Nie Yan diğerlerinden farklıydı. O, iki hayatın tecrübesiyle hareket ediyordu. Kılıç Parıltısı ve diğerleri yetenekleri ile dünyayı şaşırtmadan evvel onları bir araya getirmiş, bütün usta oyuncuların birbirlerinden bir şeyler öğrenmesini sağlamıştı. Kendisi de 10 yıllık tecrübesini onlara aktarmıştı. Hal böyle olunca diğer bütün oyunculardan daha sıra dışı bir ilerleme kaydetmişlerdi.

 

İzmaritin önceki sözleri küstahlığından değildi, Niuren Birliğine olan sarsılmaz güvenindendi.

 

Bir Gri Kurt oyuncusu daha yere düştü. Nasıl olup da böylesine ezildiklerini bir türlü anlayamıyorlardı.

 

Karga ve İzmarit onlarca defa çarpışmışlardı. İkisi de güçlüydü. Karga meşhur bir yetenekti, ama İzmaritin gerisindeydi. Aradaki fark çok barizdi. Ekipman olarak da İzmarit üstündü. Ekipmanları bizzat Nie Yan tarafından mücevherlerle hazırlanan Seviye 100 bir setti. Karganın ekipmanları ise İzmaritin bir önceki ekipmanları kalitesindeydi. İzmaritin önceki setini şu anda Soğuk Zirve Mutlak Kılıç kullanıyordu.

 

Karga oyuncağa dönmüştü. İzmarit videolarda görünen halinden çok daha baskın çıkmıştı.

 

Geçen bir ay boyunca İzmarit ve diğerleri yeteneklerini geliştirmekle meşgul olmuşlardı. Gri Kurt oyuncularının efsaneleri tarihe gömülüyordu.

 

Karga öfkesinden kıpkırmızı olmuştu. İzmaritin her darbesiyle üzerine bir dağ çöküyormuş gibi hissediyordu. Baskı altında nefes almakta bile zorlanıyordu.

 

Yenilmek istemiyordu. Gerçekten de bu şekilde mi yenilecekti? Geçmişin şanlı başarıları bir duman gibi geçmişe mi gömülecekti?

 

Öfkesinden avazı çıktığınca bağırdı. Havaya sıçrayıp alev alan büyük kılıcını İzmaritin üzerine indirdi.

 

"Seni aptal!" İzmarit rakibinin Alev Kesişini engelleyip dirseğini savurdu. Zırhın kalın dirsek koruması Karganın karnına gömüldü. Karga acıyla karnını tutarken vücudunun kontrolünü kaybetti.

 

Ardından Sismik Darbe ile havaya fırlatıldı. İzmarit hemen rakibinin yanına gidip son darbeyi de indirip Karganın canını aldı.

 

Kuzgun arkasına baktığında Karga ve diğer beş arkadaşının cesetlerini yerde yatar halde gördü. Yalnız başına kalmıştı. Artık umutsuzdu.

 

Nie Yan ona baktı. "Patronuna mesajımı ilet. Büyücü İttifakının işi bitti. Onlardan sonra sıra İlahi Muhafızlara gelecek. Zümrüt İmparatorluğundan çıkmasını, yoksa yatırımının çöpe gideceğini söyle ona. Tabii, Yüzyıl Mali Grubunun çöpe atacak parası çoksa iş değişir."

 

Nie Yan'ın sözlerine karşılık veremeden Xie Yao'nun büyüsü son noktayı koydu.

 

Yerdeki cesetlere bakarken Nie Yan'ın yüzü gülüyordu. "Anlaşılan bu bölgeyi temizledik. Ekipmanları toplayın. Gidiyoruz."

 

Çok geçmeden Ölüm Diyarındaki savaşın sonuçları halka duyuruldu. Savaşa dair ne Niuren Birliği, ne de Büyücü İttifakı tarafından video paylaşılmamıştı. Lakin istatistikler duyurulmuştu. Büyücü İttifakının 3.000 oyuncusu katledilmişken Niuren Birliği 392 kayıp vermişti.

 

Niuren Birliği zafer kazanmıştı. Fakat kayıp sayıları oyuncu kitlesini hayrete düşürmüştü. Neler oluyordu? Niuren Birliği sadece 392 kişi mi kaybetmişti? Bu inanılmazdı!

 

Büyücü İttifakı çok sayıda usta oyuncu kiraladığından genelin görüşüne göre iki taraf hemen hemen eşit kayıplar vermeliydi. Büyücü İttifakı kaybetmiş olsa bile bu kadar ağır bir yenilgi nasıl mümkün olmuştu? 3.000 kişi kaybederken yalnızca 400 kişi öldürebilmek de ne demekti?

 

Zümrüt İmparatorluğu bu konuda ateşli tartışmalara ev sahipliği yapıyordu. Sonunda bazı bilgiler sızdırılmıştı. Büyücü İttifakı tarafında çeşitli kuruluşlar savaşırken böyle bir şeyin yaşanması an meselesiydi. Bir site yüklü miktarda para ödeyerek savaşa dair bir video satın almıştı. Videoyu izleyenler yaşananları aşağı yukarı anlamışlardı.

 

Niuren Birliğinin taktikleri hayranlık uyandırıcıydı. Bazılarına göre ise Nirvana Alevi böyle taktikler kullanarak alçalmıştı. Hatta Büyücü İttifakının bu mağlubiyetinin gerçek bir yenilgi olmadığını söylüyorlardı. Diğerleri ise Niuren Birliğini tutuyorlardı. Böyle kazanmak onursuzsa, bütün adamlarını ölüme göndermek mi onurluydu?

 

Kazanan kral, kaybeden ise hayduttu. Büyücü İttifakı öyle ağır bir yenilgi almıştı ki söylenecek söz kalmamıştı!

 

Oyuncu kitlesi ne düşünürse düşünsün, Niuren Birliği oyuncuları hallerinden memnunlardı. Nie Yan'ın yaptıkları kalplerine kazınmıştı. Adamlarını asla gereksiz yere ölüme göndermiyordu. Ölüm Diyarındaki savaşta meydan okuyan tarafta olmasına rağmen kayıplarını azaltmak için elinden geleni yapmıştı. Öyle bir lidere sahip olmak Niuren Birliği için büyük bir nimetti.

 

Tartışmalar hala şiddetle sürerken başka bir bomba ortaya atıldı. Niuren Birliği ordusu Kalor sınırlarından çıkmış ve Ayışığı Şehrine ilerliyordu. Niuren Birliği Ayışığı Şehrini kuşatmaya mı hazırlanıyordu?

 

Ayışığı Şehrine kaos çökmüştü.

 

Nie Yan Büyücü İttifakının beş kalesini seçerek ödülünü almıştı. Bu kaleler Büyücü İttifakının ana üssü olan Edgarton Kalesi etrafında bir çember oluşturuyorlardı.

 

Çılgın Büyü gönülsüz olsa da sistemin zorlamasından ötürü Nie Yan'ın istediği beş kaleyi teslim etmek durumundaydı.

 

O kaleler Niuren Birliğinin Büyücü İttifakına saldırısının başlangıç noktalarıydı. Savaş artık kaçınılmazdı!

 

Büyücü İttifakı bir ay boyunca beş kaleye saldıramayacaktı. Bu şartlar altında Edgarton Kalesi dayanabilir miydi?








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 27760 Üye Sayısı
  • 248 Seri Sayısı
  • 37937 Bölüm Sayısı


creator
manga tr