Bölüm 541: Kara Kanat Ejderhasının İlk Kez Ortaya Çıkışı!

avatar
897 46

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 541: Kara Kanat Ejderhasının İlk Kez Ortaya Çıkışı!



Bölüm 541: Kara Kanat Ejderhasının İlk Kez Ortaya Çıkışı!

 

Nie Yan elbette Niuren Birliğinin Büyücü İttifakıyla kafa kafaya çarpışmasına izin vermeyecekti. Eğer gerçekten de adil ve kafa kafaya bir savaş yapsalardı düşmanın kendisine karşı nasıl koz kartlarını kullanacağını bilemezdi. Dahası, beş seviye düşüşü ve üç parça ekipman kaybı da cabasıydı. Elit oyuncularının gereksiz kayıplar yaşamasını elbette istemiyordu. Sonuçta, bu oyuncular birliğin temellerini oluşturuyordu. Eğer ağır kayıplar alırlarsa bu durum oldukça büyük belalar açabilirdi başlarına. Bundan dolayı düşmana düşmandan alacağı hasarı olabildiğince azaltmak istiyordu.

 

Bu amaca ulaşmak adına, Nie Yan sadece kendine has garip yöntemlerine başvurabilirdi, birbirleriyle bağlantılı tuzaklar kurmak da bu yöntemlerden bir tanesiydi.

 

Üstelik, savaşta ve aşkta her şey mubahtı!

 

Bütün dünya kendisine küfür etse bile umurunda olmazdı!

 

Nie Yan ve emrindeki Hırsızlar tetiklenmiş olan tuzakları tekrar kurdular, elbette anlaşılmaması için birkaç farklı ayarlama yapmışlardı, fakat öldürücülük derecesi hala aynıydı! Dahası, yeni yerleştirilen tuzaklar biraz daha yakındaydı, çünkü Büyücü İttifakı kuvvetleri gittikçe yaklaşıyordu.

 

Büyücü İttifakı kuvvetleri kaleye yaklaştıklarında Nie Yan ve yanındakiler bir başka saldırı daha düzenledi. Düşmanın bu sefer hazırlıklı olmasından dolayı sadece 100 düşman öldürebilmişlerdi. Üstelik bir ara vaziyet tersine dönecek ve Gri Kurt ve Kan İfritlerinden gelen oyuncular üstün gelecek gibi olmuştu. Neyse ki, Belirsiz Işınlanma Parşömenlerinin yardımı sayesinde buradan da zararsız çıkabilmişlerdi.

 

Çılgın Büyü artık aklını kaybedecek dereceye ulaşmak üzereydi. Niuren Birliği gerçekten de tam bir baş ağrısı olmuştu.

 

Büyücü İttifakı kuvvetleri kaleye yaklaşık 2,000 metre kadar yaklaşmış ve bu alanda bir kamp kurmuştu.

 

Çılgın Büyü kuvvetlerini daha fazla ilerletmeye cesaret edemiyordu. İlerideki arazinin her türlü tuzakla dolu olduğunun farkındaydı. Eğer dikkatsiz şekilde ilerlemeye devam ederlerse çok geçmeden Niuren Birliği oyuncularıyla karşılaşacaklardı!

 

Fakat, burada sonsuza kadar duramazlardı da. Nie Yan'ın acelesi olmayabilirdi, ama Çılgın Büyü büyük bir baskı altındaydı. Eğer bu savaşı bir an evvel bitiremezse Niuren Birliği kuvvetleri ellerindeki mancınıklarla yakın zamanda Ayışığı Şehrine bir saldırı düzenleyecekti.

 

Çılgın Büyü hala elinde bir koz kartı tutuyordu, ellerinde altı tane uçan hayvan vardı! Bazıları direkt olarak Melek Müfrezesinden satın alınmıştı. Bazıları Gri Kurda aitti ve bir tanesi de Kan İfritlerine aitti. Niuren Birliği tarafında ise Cehennem Yıldırımı Kartalı ağır yaralı vaziyetteydi, Mavi Kanat Albatros ise henüz savaş tecrübesine sahip değildi. Kara Kanat Ejderhasına gelince, sahibinin kimliği hala belirsizdi. Herhangi bir kanıt olmadan altı uçan hayvanın hepsini de Niuren Birliğine karşı kullanmak biraz iddialı olurdu. Bundan dolayı henüz bu koz kartlarını ortaya çıkarmamışlardı.

 

Çılgın Büyü bir süre düşündü. Eğer işler kötüye giderse, kendi aldığı hasar kadarını karşı tarafa da vermek için hamlesini yapacaktı!

 

"Beşinci Hırsız Takımı, yanıma gelin!" Çılgın Büyü bağırarak konuştu, oyuncuların hepsini riske atmaya hazırdı. Niuren Birliğinin dokunulmaz olduğuna inanmak istemiyordu.

 

10 kişilik Hırsız takımı yaklaştı. Yüzlerinde katı bir ifadeyle Niuren Birliğinin kuvvetlerine doğru harekete geçtiler.

 

Çılgın büyü uzaklara bakıyordu. Gönderdiği Hırsızlar kalenin 1,000 metrelik alanına yaklaştıklarında birbiri ardına patlama sesleri yayıldı. Çok geçmeden 10 Hırsızın da öldürüldüğü haberini aldı. Fakat, katı ve duygusuz ifadesi bir nebze bile değişmemişti. Bağırarak konuştu, "Altıncı Hırsız Takımı, yanıma gelin!"

 

Bir başka 10 kişilik Hırsız grubu ileri çıktı. Aralarından bazıları tuzakları artık erkenden keşfedebilecek duruma gelmişti. Fakat hepsi de tuzaklara yakalanarak ölme kaderine mahkumdu.

 

10 kişilik bu Hırsız takımı da öldürülmüştü. Ana kuvvetlere yol açabilmek adına kanları ve canları pahasına ilerlemişlerdi.

 

Çılgın Büyünün oyuncularını birbiri ardına ölüme göndermesini gözetleme kulesinden izleyen Nie Yan böyle bir hamleyi kendisinin yapmayacağını düşünüyordu. Açık konuşmak gerekirse, aslında Nie Yan kendisinin katı bir birlik lideri olamayacağını kabul ediyordu. Çılgın Büyü kadar acımasız olamazdı, sırf arkadaki oyunculara güvenli bir patika oluşturabilmek adına öndeki oyuncuları feda edemezdi.

 

Büyücü İttifakının yavaşça kendilerine bir patika oluşturduğunu gören Nie Yan'ın dudakları sinsi bir gülümseme ile kıvrıldı. Düşmanın bu zamana kadar karşılaştığı tuzaklar pasif olarak tetiklenen tuzaklardı. Bu tuzakları daha farklı olanlarla değiştirebilirdi.

 

Nie Yan Güneş, Dünyanın Kralı ve diğer sekiz kişiyi tuzakları tekrar kurmaları için gönderdi. Bu 10 kişilik Hırsız grubuna güveniyordu. Niuren Birliğinin diğer sıradan oyuncularına belli etmeden yola çıkan bu Hırsızlar aktif edilmesi gereken tuzakları yerleştirdiler.

 

Bu tuzaklardan bir tanesi Buz Dikeniydi. Buz Dikeni tuzakları iki parçaya ayrılıyordu, ana gövdesi peş parşömenden ve bir patlayıcı ründen oluşuyordu. Bu beş parşömen yerleştirildiğinde, üzerinden geçen oyuncu tuzağı tetikliyordu. Eğer bir Büyücü patlayıcı rünü aktif ederse Buz Dikeni anında tetikleniyor ve yüzlerce Buz Dikeni zeminden yukarı fışkırıyordu. Savaşçıların savunma değerleri yüksek olduğundan diğer sınıflara göre avantajlı sayılırlardı. Fakat Büyücüler o kadar şanslı değildi. Keskin ve sivri Buz Dikenleri Büyücülerin kumaştan üretilen cübbelerini kolayca delip geçebiliyordu.

 

Nie Yan sadece üç adet aktif edilebilir tuzağa sahipti. Uzun çabalar sonucu Niuren Birliği bu tuzaklardan biriktirebilmişti. Bu tuzaklar oldukça nadirdi. İki adet Buz Dikeni Tuzağı ve bir tane de Ateş Denizi Tuzağı vardı. Ateş Denizi Tuzağı, Kılıç Parıltısı tarafından Uzman haritasında zindan temizliği esnasında elde edilmişti, diğerleri ise gizli bir dükkandan satın alınmıştı, sadece 10 günde bir yenisi satışa sunuluyordu.

 

Bu üç tuzak uzunca bir süredir birliğin hazinesinde durmaktaydı. Sonunda bir işe yarayacaklardı.

 

Güneş, Dünyanın Kralı ve diğer sekiz kişi iki Buz Dikeni ve bir tane de Ateş Denizi Tuzağını yerleştirdi. Artık bütün hazırlıklar tamamdı.

 

Nie Yan patlayıcı rünleri Düşkün Çocuk, Tang Yao ve Xie Yao'ya verdi. "Ben emri verdiğimde tuzakları tetikleyin!"

 

Bu tuzakların öldürücülük hasarı çok fazla olmasa da yine de birkaç yüz oyuncuyu öldürebilirdi. Bu şekilde Büyücü İttifakının zayiatı 1,000'i geçebilirdi. Niuren Birliği henüz ciddi bir kayıp yaşamamıştı, fakat bu esnada düşman birliklerinin neredeyse üçte biri ölmüş olacaktı. Hala düşmanı yenemeyecek durumdalarsa artık birlik dağılsa yeriydi.

 

Çılgın Büyü gönderdiği Hırsızların geride kalanlara patika oluşturabilmek adına birbirleri ardına canlarını feda etmesini izlerken suratı kıpkırmızı olmuştu.

 

Verdiği emirler henüz İlahi Muhafızlar üzerinde bile etkili değilken elbette Gri Kurt ve Kan İfritlerinden gelen oyunculara zaten söz geçiremiyordu. Gönderdiği bütün Hırsızlar direkt olarak Büyücü İttifakının oyuncularıydı! 100 oyuncu öylece ölmüştü. Her biri de beş seviye düşmüş ve üç parça ekipman düşürmüştü. Nasıl olur da kalbi ağrımazdı!?

 

Fakat Çılgın Büyü yaptığı bu fedakarlıkların boşa gitmeyeceğine inanıyordu. Bunların hepsi de Büyücü İttifakının zaferi içindi!

 

"Kardeşlerim, buraya ulaşabilmek için kanımızı ve canımızı feda ettik. Çok sayıda kardeşimiz düşmanın sahtekarlıklarına ve Nirvana Alevinin oyunlarına yenik düştü. Bugün, bu mekanı Niuren Birliğinin mezarlığı haline getireceğiz! İster Büyücü İttifakına, ister İlahi Muhafızlara ait olun, isterse savaşımız uğuruna buraya gelmiş başka bir organizasyonun parçası olun, ben, Çılgın Büyü, söz veriyorum ki bu savaşı kazanırsak iki katı ödül sizlerin olacak! Öldürün!" Çılgın Büyü bağırarak konuştu.

 

Nie Yan'ın oynadığı oyunları ya da uyguladığı sahtekar taktikleri kimse çözmeye çalışmıyordu. Oyuncular sadece iki kat ödül alma meselesini düşünüyordu. Bu oyuncuları Ölüm Diyarına getirmekle, Büyücü İttifakı büyük fayda sağlamıştı. Zaten sunulan ödüller oldukça cömertti. Bir de bu ödüller ikiye katlanırsa... Kimse bu teklifin çok cazip olduğunu inkar edemezdi.

 

Bu esnada, bir Rüzgar Engereği, Yusufçuk ve Şeytani Kelebek gökte bir anda belirdi ve yeryüzüne devasa gölgeler düşürdüler. Bunlar Büyücü İttifakının uçan hayvanlarıydı! Çılgın Büyü odak noktasını Gri Kurt ve Kan İfritleri oyuncularına çevirdi. Bir süre düşündükten sonra onlar da uçan hayvanlarını çağırdılar.

 

Bir Beyaz Yeleli Grifon, bir tane daha Rüzgar Engereği ve bir de Yanık Şahin gökte belirdi. Altı adet uçan hayvan göklerdeydi.

 

Yeryüzünde bulunan oyuncular afallamıştı.

 

"Ne kadar da çok sayıda uçan hayvan!"

 

"İnanılmaz!”

 

"Niuren Birliği kesinlikle yenilecek!"

 

Büyücü İttifakı oyuncularının morali bir anda tavan yapmıştı, tezahüratlar havada uçuşuyordu. Altı adet uçan hayvan, bu manzara oldukça etkileyiciydi! Niuren Birliği bu güç karşısında dayanabilecek miydi?

 

Çılgın Büyü kafasını kaldırarak altı uçan hayvana baktı. Az evvelki dehşete düşmüş ifadesinden eser kalmamıştı. Hadi şimdi savaşalım Niuren Birliği! Son savaşımızın vakti geldi çattı! Bakalım elinizde neler varmış!

 

Niuren Birliğinin kuvvetleri bu esnada savaş için hareketlenmeye başlamıştı. Göklerde altı adet uçan hayvan gördüklerinde yüzlerinin rengi solgunlaşmıştı. Ne diyeceklerini bilemez haldeydiler. Büyücü İttifakı gerçekten de altı adet uçan hayvan getirmişti! Uçan hayvanların ne kadar vahşi bir güce sahip olduğunu herkes biliyordu! Mesela, Tang Yao'nun Cehennem Yıldırımı Kartalı, resmen rakipsizdi! Fakat Cehennem Yıldırımı Kartalı şu anda ağır yaralı vaziyetteydi, fakat buna rağmen karşı tarafta altı tane uçan hayvan vardı!

 

Altı uçan hayvan elbette 3,000 oyuncuyu harap etmek için yeterliydi!

 

Bu hayvanlara karşı savaşıp kazanma umudu içerisinde olamazlardı. Bir tanesini bile öldürmek oldukça zorken karşılarında altı tane vardı

 

Her ne kadar Niuren Birliğinin tarafında Doğal İfrit'in Mavi Kanat Albatrosu bulunuyor olsa da yine de tek başına rakip taraftaki altı uçan hayvana karşı ne yapabilirdi ki?

 

Niuren Birliği oyuncuları hafiften umutsuzluğa kapılmaya başlamıştı. Görünüşe göre yenilgi kaçınılmazdı. Bu ihtimali daha önce hiç düşünmemişlerdi. Fakat şimdi gerçeklik tüm çıplaklığıyla karşılarındaydı.

 

Bu esnada güçlü bir ejderha kükremesi duyuldu. Gökte devasa bir ejderha belirdi, bütün vücudu parlak siyak bir renkle parıldıyor ve göz kamaştırıyordu. Dayanıklı yapıda ve güçlü görünen kanatlarını aşağı yukarı çırptığında yeryüzünde de devasa bir gölge oluşturuyordu. Bu ejderha sıradan bir uçan hayvandan üç kat fazla büyüklükteydi.

 

"Bu Kara Kanat ejderhası!"

 

İki tarafın oyuncularının da tiz çığlıkları duyuldu. Tek bir bakışla bu hayvanın efsanelerde geçen Kara Kanat Ejderhası olduğu anlaşılıyordu! Bu hayvan gerçekten de Nirvana Alevine aitti! Bazıları bunu tahmin edebilmiş olsa da, bazıları ise bu ihtimali göz ardı etmişti, fakat önlerindeki manzara her şeyi açıklığa kavuşturmuştu.

 

Nie Yan Kara Kanat Ejderhasını kontrol etmeye başladı.

 

Büyücü İttifakının tarafındaki altı adet uçan hayvan, Nie Yan'ın hayvanının kükreme sesini duyduğunda huzursuzlaşmıştı. Bu durum kontrol edemedikleri bir içgüdüsel korkuydu!

 

Uçan hayvanlar arasında da bir hiyerarşi vardı. Ejderhalar doğal olarak hiyerarşinin en tepesinde yer alıyordu. Hangi dönemde yaşanılıyor olursa olsun, avcı sınıfının en üstün varlığı her daim ejderhalar olacaktı. Diğer bütün hayvan türleri ejderhaların avıydı!








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38531 Bölüm Sayısı


creator
manga tr