Bölüm 535: Ölüm Tanrısı

avatar
982 47

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 535: Ölüm Tanrısı


Bölüm 535: Ölüm Tanrısı

 

Düşkün Çocuk çok sayıda kaçış becerisi barındırıyordu. Bundan dolayı az evvel tuzağa düşürüldüğünde kolayca uzaklaşabilmişti. Eğer ki bir köşeye sıkıştırılır ve çaresiz kalırsa bu durumda Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullanırdı. Bu parşömenlerin her kullanımda etkisinin azalmasından dolayı idareli şekilde kullanmak daha mantıklıydı. Fakat madem ki patronu bir plan yapmıştı, bu durumda Büyücü İttifakının hergelelerine bir ders verecekti. Artık kaçmaya çalışmıyordu.

 

Düşkün Çocuk'un şu anda geldiği yön dışında her taraf sarp kayalıklarla kaplıydı. Şu anda bulunduğu alan bitkilerle çevrilmişti, savaş için harika bir yerdi.

 

Düşkün Çocuk adımlarını yavaşlattı. Arkasına baktığında birkaç gölgenin ormanda yayılarak kaçış rotalarını tuttuğunu gördü.

 

"Seni küçük fare! Bakalım şimdi nereye kaçacaksın!" Çok sayıda Savaşçı Düşkün Çocuk'un etrafını sarmaya başlamıştı.

 

Düşkün Çocuk karşısındaki gruba baktı. Ormanın sınırından iki adet pelerinli figür çıktı. Bu oyuncular Gri Kurt oyuncularıydı!

 

Sikong ve Kumarbaz isimli oyuncular grubun arka tarafında duruyordu, daha fazla yaklaşmıyorlardı. Kan İfritlerinden gelmiş olan Hırsız ise ortalıkta görünmüyordu.

 

Düşkün Çocuk endişelenmeye başlamıştı. Eğer bu elemanlar daha yakına gelmezlerse Nie Yan ve diğerleri buraya ışınlandığında elemanların kaçma fırsatı da oluşacaktı. Elemanları daha yakına çekmek için nasıl bir yemleme yöntemi yapabileceğini düşündü.

 

Savaşçılar gittikçe yaklaşıyordu, neredeyse Düşkün Çocuk'un saldırı menziline gireceklerdi. Ortam aniden gergin bir hal almıştı.

 

Düşkün Çocuk'un asasının etrafında büyü parlamaları görülmeye başladı, tehditkar bir ışık yayıyordu.

 

"Kumarbaz, eğer ilerlemezsek Büyücü İttifakının elemanları bu Elementalistle başa çıkamayacak." Sikong kaşlarını çatarak konuştu. Düşkün Çocuk gibi bir Büyücünün bütün gücünü kullandığında nasıl korkutucu bir hal alabileceğini iyi biliyordu. Rakibini öldürmesi için bir ya da iki büyü yapması yeterli olurdu. Dahası, çok fazla sayıda kontrol büyüsüne sahipti. Etrafı sarılmış olsa bile iyi bir savaş çıkarabilirdi. Kendisi ölse bile en kötü ihtimalle yanında yedi kişi de götürürdü.

 

"Bu durumun biraz garip olduğunu düşünmüyor musun sen de? İstediği zaman Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullanarak buradan kaçabilir." dedi Kumarbaz. Düşkün Çocuk'un seviyesinde ve kalitesinde olan her oyuncu elbette yanında Belirsiz Işınlanma Parşömeni taşırdı. Fakat Düşkün Çocuk buradan ayrılmak için acele etmiyor gibiydi. Üstelik tam tersine, şu anda oldukça rahat görünüyordu. Gölge Rahibinin İhtilaf Prangası ile kendisini hedef almasından neden rahatsız olmuyordu?

 

Kumarbaz'ın söylediklerini duyan Sikong da durumun garip olduğunu düşündü. "Belki de Belirsiz Işınlanma Parşömeni bitmiştir?"

 

"İzleyelim biraz."

 

Gri Kurttan gelen ikili Düşkün Çocuk'a hala yaklaşmıyordu, bunun yerine Büyücü İttifakının elemanlarının bu işi yapmasına müsaade edeceklerdi.

 

Kan İfritlerinden gelen Hırsız ise hala ortalıkta görünmüyordu. Kumarbaz ve Sikong da bu Hırsıza karşı temkinli davranıyorlardı. Kan İfritlerinin ne tür bir organizasyon olduğunu bilmiyorlardı. Bildikleri tek şey bu grubun beş oyuncusunun zamanında Nirvana Alevini neredeyse öldürecek olmasıydı.

 

İlk başlarda Kan İfritlerini pek umursamadılar. Fakat önceki savaşta Hırsızın sergilediği performans onları da şaşırtmıştı. Bundan dolayı merakları artmıştı. Ona emir veremiyorlardı. Sonuçta, beceri ve seviye konusunda onunla aynı düzeydeydiler. Kimse bu elemanın nasıl birisi olduğu bilmiyordu. Eğer Hırsız hamle yapacak olursa Düşkün Çocuk bile zor durumda kalabilirdi.

 

Taarruz! Taarruz! Taarruz!

 

Savaşçılar Düşkün Çocuk'a doğru atıldı.

 

"Serseri, bak şimdi sana ne yapacağım!"

 

"Hah!" Düşkün Çocuk sırıttı. Eğer bu Savaşçılarla farklı bir yerde karşılaşmış olsaydı onlarla kedinin fareyle oynadığı gibi oynardı.

 

Düşkün Çocuk kendini korumaya aldı, yana sıçrayarak bir büyü yaptı.

 

Bum! Büyü, Savaşçılardan birine isabet etti, 3,000'in üzerinde hasar vurarak elemanın canını %20'nin altına düşürdü. Savaşçı korkudan neredeyse kalp krizi geçirecekti. Ne korkutucu bir hasar!

 

Tam da Şövalye ve Rahiplerin yanına dönüp iyileşmek isterken üzerine bir başka büyü daha isabet etti. Gözleri titreyerek aceleyle kenara doğru yuvarlandı. Saldırıdan kıl payı kurtulmuştu, alnından soğuk terler akıyordu. Parlak bir ışık eşliğinde canı tazelendi ve tam haline geldi.

 

Düşkün Çocuk şu an izlediği yöntemle bu oyuncuları öldüremeyeceğini anlamıştı. Eğer zaman kazanmak istiyorsa Gri Kurttan gelen oyuncuları savaşın içine sürüklemesi gerekiyordu.

 

İki Savaşçı bu esnada Düşkün Çocuk'un yanına gelmişti, kılıçlarını savurdular. Düşkün Çocuk Defedici Aurayı aktif ederek ikiliyi ileri itti. Bu ileri geri hamleler devam ederken Düşkün Çocuk elemanları biraz uzaklaştırmıştı.

 

Büyücü İttifakının diğer oyuncuları ise bu esnada çemberi daraltmaya çalışıyordu, kıskaç taktiği uyguluyorlardı.

 

Düşkün Çocuk endişelenmeye başlamıştı. Gri Kurt'un iki oyuncusu hala hareketlenmemişti, mesafelerini koruyorlardı. Muhtemelen tehlikeyi sezmişlerdi. Ne kadar da etkileyici bir oyun sezgisi! Düşkün Çocuk bir süre düşündü. Öyle olsun! Öncesinde kendisi birkaç kişiyi indirecek ve sonrasında ise Nie Yan ve diğerlerinin buraya gelmesini sağlayacaktı.

 

Uzaklarda, Gölge Rahibi Düşkün Çocuk'u İhtilaf Prangası ile hedef almıştı, bu şekilde onun Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullanmasını engelliyordu.

 

Düşkün Çocuk vahşi şekilde savaşıyordu. Artık pasif savaş niyetinde değildi, Donuk Kükreme'yi aktif etti.

 

Donuk Kükreme aşırı güçlü bir saldırıydı. Beş saniyelik aktifleştirme süresi vardı, böyle sıcak savaş esnasında kullanmak aslında pek uygun değildi, rakip tarafından kolayca yarıda kesilebilirdi. Fakat, Düşkün Çocuk'un özel bir becerisi vardı ve bu beceri sayesinde aktifleştirme süresini indirebiliyor ve hatta bazı büyülerin süresini sıfırlayabiliyordu. Bu iki beceri birleştiğinde, Donuk Kükremenin potansiyeli çok daha yüksek hale geliyordu.

 

Donuk Kükreme herkesin soğuk terler içinde kalmasını sağlayabilecek bir beceriydi.

 

Devasa bir buz topu oluştu. Bir anda buzdan dikenlere dönüşen bu top havada süzülmeye başladı ve önüne gelen her şeyi etkisi altına aldı. İsabet alanların vücudu kalın bir buz tabakasıyla kaplanmıştı ve hareket hızları çok düşmüştü. Yüzlerce küsur değerindeki hasar göstergeleri kafalarının üstünde belirdi. Bu becerinin etkilediği alan geniş değildi ama çok yoğundu. Şövalyelerden biri anında öldü, etrafındaki altı oyuncunun canı ise oldukça düşmüştü.

 

Savaşçıların etrafını ışıklar kapladığında sağlık değerleri tekrar artmaya başlamıştı.

 

Düşkün Çocuk bunu gördüğünde elbette pes etmedi. Savaşçılardan birine bir buz saçağı savurdu. Bir tür patlama sesiyle beraber Savaşçılar geriye doğru savruldu, can çubukları tamamen boşalmıştı.

 

Ölmeyen Savaşçıların ise hareket hızları neredeyse emekleme seviyesine düşmüştü. Bu şekilde Düşkün Çocuk'u yakalamaları için bir yolları da kalmamıştı.

 

Yakın dövüş oyuncuları Düşkün Çocuk'a yaklaşamıyordu. Fakat, arka taraftaki Büyücülerin kendini sürekli rahatsız etmesi artık başını ağrıtmaya başlamıştı.

 

Düşkün Çocuk koşmaya ve saldırılardan kaçınmaya çalışırken beş defa isabet almıştı. Kendisini koruyan kalkan ışık huzmelerine ayrılarak dağıldı ve canı düştü. Acıya katlanmayı tercih ederek bir Gelişmiş Sağlık İksiri içti ve canını anında tazeledi. Gelişmiş Sağlık İksirleri oldukça nadirdi, Niuren Birliğinin bu konudaki stokları sınırlıydı. Sadece üst düzey oyuncular bu iksirden elde edebiliyordu. Aslında gerçekten de bu iksirleri harcamak istemiyordu.

 

Canını tazeledikten sonra kendini Buz Kalkanı ile korumaya alarak yana sıçradı.

 

Bu esnada aniden ensesinin arkasında soğuk bir esinti hissetti. Kalbi titredi. Hırsız!

 

Kafasının arkasından soğuk bir ışık parladı. Bu saldırı kararlı ve keskindi. Düşkün Çocuk anında Öteleme kullanarak bu ölümcül saldırıdan kaçındı.

 

Az evvel bulunduğu noktaya baktığında bir figürün orada belirdiğini gördü. Bu eleman Kan İfritlerinden gelen Hırsızdı!

 

Hırsız saldırısının isabet almadığını görünce biraz şaşırdı. Düşkün Çocuk'un bu kadar hızlı şekilde tepki verebileceğini tahmin edememişti.

 

Düşkün Çocuk asasını kaldırarak Donuk Yargı'yı aktifleştirdi. Bir anda beliren buz alanı Hırsıza yaklaşmaya başladı.

 

Hırsız bu saldırıdan Rüzgar Adımı kullanarak kaçındı ve bir anda görüşten kayboldu.

 

Düşkün Çocuk hala Hırsızın kendisini gölgelerin arasından izlediğini hissedebiliyordu. Dikkati bir an bile dağılırsa hayatından olacağının farkındaydı.

 

Böylesine güçlü bir Hırsız tarafından avlanmak Düşkün Çocuk üzerinde büyük bir baskı kurmuştu. Gri Kurt'un iki elemanı hala hamle yapmamıştı. Düşkün Çocuk bu şekilde daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyordu. Artık iyice endişelenmeye başlamıştı. Mükemmel zamanlamayı beklemek yerine, artık bir an evvel Nie Yan'ı buraya çağırmalıydı.

 

Patron! Gelin artık, daha fazla dayanamayacağım! Düşkün Çocuk içinde bulunduğu heyecanın etkisiyle acele ve yüksek sesle konuştu. Büyücü İttifakının tarafındaki oyuncular çok güçlü!

 

Kaç kişi gelelim? diye sordu Nie Yan, Köprü Yüzüğünü düşünüyordu.

 

Sadece senin gelmen yeterli olur. Düşkün Çocuk Nie Yan'ın ne kadar yetenekli olduğunu biliyordu. Nie Yan burada olduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelirdi.

 

Nie Yan bir süre düşündü. İki kişi olmaları avantajlı olabilirdi. Kendileri küçük birer hedef görevi görürken diğer oyuncular da işlerine devam edebilirlerdi. Sadece ikisi yeterli olurdu.

 

Nie Yan Köprü Yüzüğünü aktifleştirdi. Etrafı daralıp bükülmeye başladı ve gözlerini tekrar açtığında kendini karmaşık bir savaşın içinde buldu.

 

Düşkün Çocuk hala Büyücü İttifakının oyuncularıyla kapışıyordu.

 

Nie Yan'ın etrafındaki oyuncular ise bir anda şoka uğradılar. Büyücü İttifakı oyuncularından biri bağırdı, "Lanet olsun, bu Zenard'ın Kılıcı! Nirvana Alevi geldi!"

 

Nie Yan'ın barındırdığı Zenard'ın Kılıcı kendini çok iyi fark ettiriyordu.

 

Kumarbaz ve Sikong da Nie Yan'ın aniden ortaya çıkışına şaşırmıştı.

 

"Nirvana Alevi mi? Nereden çıktı şimdi bu?" Kumarbaz şaşkın şekilde sordu. Nie Yan'ın belirişi çok ani olmuştu. Hiç beklenmedik bir gelişmeydi.

 

"Sanırım buraya ışınlanmış. Bir tür ışınlanma becerileri var!" Sikong karanlık bir ifadeyle konuştu.

 

Nirvana Alevinin buraya gelmiş olmasıyla artık zafer daha da zordu.

 

"Başka biri gelir mi sence?" Kumarbaz yüzünde endişeli bir ifadeyle sordu.

 

"Emin değilim."

 

Bu esnada Nie Yan gizlilik moduna geçerek gözlerden kayboldu. Büyücü İttifakının oyuncuları anında alarm moduna girdi.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28313 Üye Sayısı
  • 267 Seri Sayısı
  • 38772 Bölüm Sayısı


creator
manga tr