Bölüm 511: Ateşe Ateşle Karşılık Vermek

avatar
907 29

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 511: Ateşe Ateşle Karşılık Vermek



 

Beş Hırsızın birlikte hareket etme şekilleri pürüzsüzdü, çok sık şekilde birlikte çalıştıkları belli oluyordu. Kaçış yollarının hepsini kapatmışlardı. Açıcı Işığın etkisiyle Nie Yan şu anda gizlilik moduna geçemiyordu, tek çaresi düşmanla kafa kafaya çarpışmaktı.

 

Bu Hırsızların her biri aslında Nie Yan, Güneş ve Dünyanın Kralından daha aşağıdaydı. Fakat birlikte hareket ettikleri uzun zamanın verdiği tecrübe ve koordinasyon yeteneği belki bu kişileri İnanç içerisindeki en tehlikeli beşli haline getiriyordu.

 

Kilit!

 

Coşkun Nie Yan'ı bir kitle kontrol becerisiyle hedef aldı.

 

Gölge Valsi!

 

Coşkun’un kalbi titredi. Nie Yan Kilit becerisinden bile kaçabiliyordu. Bu ne kadar da kısa bir tepki süresiydi böyle?

 

Kilit becerisi anlık olarak kullanılabilen bir beceriydi. Önceden öngörülmediği sürece, Gölge Valsi kullanılsa bile bu beceriden kaçınmak mümkün değildi. Eğer isabet alınırsa, kısa süreliğine hareketsiz kalınıyordu ve düşmanın saldırısına açık hale geliniyordu.

 

"Herkes dikkatli olsun! Çok hızlı tepki veriyor!" Coşkun’un Nie Yan'dan beklentisi daha yavaş olacağı yönündeydi. Hançerini çıkararak Nie Yan'ın üzerine atıldı.

 

Nie Yan bu esnada İllüzyon Adımlarını aktif etti. Vücudu bir anda illüzyon haline gelerek Coşkun’un saldırısından kaçındı. Aniden, Coşkun’un arkasında belirerek Hain Bıçakla saldırdı.

 

Nie Yan'ın hamleleri pürüzsüzdü, oldukça akıcı ve seri gerçekleşiyordu.

 

Coşkun hazırlıksız yakalanmıştı. Tam isabet alacakken, arkasından Kara yardımına yetişti. Zehirli bir engerek yılanının saldırısı edasıyla Nie Yan'ın alnına doğru atıldı.

 

Eğer Nie Yan şu anda yapmakta olduğu saldırısına devam ederse Şok Darbesine maruz kalacaktı.

 

Diğer üç Hırsız da bu esnada mesafeyi kapatmışlardı.

 

Kilit

 

Gölge, Nie Yan'ı Kilit ile hedef aldı. Kilit becerisini barındıran bir ya da iki oyuncuyla uğraşmak tam bir baş belasıydı. Tek bir yanlış bile ölümle sonuçlanabilirdi.

 

Bu esnada Nie Yan Hızlı Sıfırlama kullanarak Gölge Valsinin bekleme süresini sıfırladı.

 

Gölge Valsi!

 

Az evvelki hamlesini tekrarlayarak tekrar Kilit’ten kaçındı.

 

Üç Hırsız Nie Yan'la arasındaki mesafeyi kapatmıştı, saldırı menziline girmişlerdi.

 

Rüzgar Baskını!

 

Nie Yan'ın hızı bir anda patlama etkisiyle artmıştı, üzerine gelen saldırılardan kaçınarak Kara’ya doğru yöneldi.

 

Nie Yan ve beş Hırsız arasındaki bu savaş kaşla göz arasında gerçekleşmişti. Tek bir an bile ölümle yaşam arasındaki farkı belirleyebilecek nitelikteydi. Hırsızların çok sayıda kitle kontrol becerisi vardı. Nie Yan eğer bir anlığına bile dikkatini dağıtsaydı ölümü kaçınılmaz olurdu. Şu ana kadar Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullanıp buradan kaçmamış olmasının sebebi bu Hırsızların güçlerinin ne seviyede olduğunu anlayarak Niuren Birliğinin elit oyuncularının daha iyi bir hazırlık yapabilmesini sağlamaktı. Aynı zamanda, kendi becerisini de test etmek istiyordu. Fakat savaş devam ettikçe Nie Yan'ın içindeki endişe de artıyordu Kan İfritlerinden gelen bu beşlinin gücü inanılmazdı. Belki de Nie Yan bu beşlinin saldırısına bu kadar uzun süre dayanabilen ilk işiydi. Niuren Birliğinden başka bir oyuncu olsaydı, sadece Kılıç Parıltısı, İzmarit, Güneş ve bunların gücüne denk birkaç kişi canlı kurtulabilirdi. diğerleri kesinlikle ölürdü.

 

Ölümsüz Hergele, Yaz Böceği ve diğerlerinin neden bu beşlinin elinde öldüğüne şaşırmamak gerekirdi. Hepsi de şüphesiz Niuren Birliğinin üst düzey elitleriydi. Fakat bu oyuncular bile bu beş Hırsızla yüzleşse ellerinde Belirsiz Işınlanma Parşömenlerini hazır tutsalar bile büyük tehlikede olurlardı. Fakat, elit oyuncuların gururu düşünüldüğünde, elbette savaş başlamadan kaçmak onlara yakışmazdı.

 

Niuren Birliğinin elitlerini avlayan bu beş Hırsız tam bir baş belası olmuştu.

 

Bu saldırıdan sonra Nie Yan birliğindeki oyunculara uyararak daha dikkatli olmalarını sağlayacaktı.

 

Nie Yan'ın kaç tane becerisi olduğu fark etmezdi. Bu üst düzey beş Hırsızı alt edemezdi. Yalnızca hayatta kalmaya çalışmak bile oldukça yorucu olmuştu.

 

Sürat Kaçışı!

 

Nie Yan hızla geri çekildi.

 

Nie Yan'ın geri çekildiğini gören Kara, hızını artırarak onu kovalamaya başladı.

 

Kara Nie Yan'a yaklaştığında Nie Yan aniden etrafında dönerek yana adım attı.

 

Karşıt!

 

Nie Yan'ın hamlesi ani gerçekleşmişti. Kara'nın saldırısından kurtulduktan sonra dirseğiyle sırtına vurdu.

 

Bu bir Özgürlük Becerisiydi!

 

Sert bir çarpma sesiyle beraber, Kara neredeyse kan kusacak hale gelmişti, fakat kendini kontrol etmeyi başardı. Felç olmuş duruma gelmişti, hareket edemiyordu. İşte Karşıt'ın etkisi buydu!

 

Nie Yan Karşıt becerisini iyi kullanmıştı. Düşmanının hareketsiz kaldığını görünce Zenard'ın Kılıcını kafasına doğru savurdu.

 

Beş Hırsız arasında, Kara ve Coşkun en yetenekli olanlardı, onları takiben Gölge geliyordu. Nie Yan eğer Kara'yı ya da Coşkun'u öldürebilirse kazanma şansı doğabilirdi.

 

Zenard'ın Kılıcının siyah alevleri göz alıcı şekilde parıldıyordu. Nie Yan Fesih kullanarak saldırdı. Kara bu saldırıya karşı kesinlikle dayanamazdı!

 

Durumun kötüye gittiğini gören Kara'nın arkadaşları derhal müdahale için hareketlendi.

 

Savuşturma!

 

Nie Yan saldırısını yarıda kesmek zorunda kalmıştı. Derhal Zenard'ın Kılıcını kaldırarak Coşkun'un saldırısını blokladı. Bu esnada bir başka hançer ise kafasının arkasına yaklaşıyordu.

 

Kayboluş!

 

Nie Yan arkasından gelen saldırıdan kaçındı. Sonrasında ise kendini geri çekti ve savaşın yaşandığı alandan uzaklaşmaya başladı.

 

Beş Hırsız derhal Nie Yan'ı kovalamaya başladı. Arkadaşları tarafından kurtarılan Kara ise artık felçli halinden kurtulmuştu ve o da kovalamaya katıldı.

 

Vaziyet iyi değildi. Nie Yan elinden geleni yapmıştı fakat yine de beş Hırsızın işbirliğini bozamamıştı. Eğer aralarından bir ya da iki tanesini öldürebilse çok daha kolay olacaktı. Ama aralarındaki uyum çok iyiydi, ne zaman birinin başı sıkışsa bir diğer yardımına geliyordu. Nie Yan'ın bu gruptan bir kişiyi sıkıştırmasının bir anlamı kalmıyordu.

 

Nie Yan neredeyse bütün becerilerini harcamıştı. Fakat yine elinde hala birkaç becerisi vardı. Bu gidişle galip gelemeyeceğini anlamıştı.

 

"Öyle olsun madem, bu seferlik onları öldürme çabasından vaz geçeyim." diye mırıldandı Nie Yan. Her ne kadar galip gelememiş olsa da yine de bu savaştan iyi bir tecrübe kazanmıştı. Sonuçta düşmanın gücünün ne seviyede olduğunu görebilmişti.

 

Nie Yan çantasından bir Belirsiz Işınlanma Parşömeni çıkardı. Madem kazanamıyordu, o halde kaçacaktı. Vakti geldiğinde intikamını alabilirdi.

 

"Kaçmasına izin vermeyin! Bugün onun kafasını alacağız, ne pahasına olursa olsun! Nirvana Alevinin yenilmezlik efsanesi bugün bizim ellerimizde son bulacak!" Kara, dişlerini gıcırdatarak konuşuyordu. Hızını artırarak Nie Yan'a doğru atıldı. Eğer bu beşli Nie Yan'ı öldürebilirse büyük oranda şöhret kazanacak ve değeri artacaktı.

 

Bu, ellerine geçen iyi bir fırsattı. Bu fırsatın ellerinden kayıp gitmesine izin veremezlerdi.

 

"Geber!" Mühür, Nie Yan'ın alnına doğru Şok Darbesi ile saldırdı. Aynı anda Coşkun ve Kara da Nie Yan'ın arkasına yetişmişti ve kaçış rotalarını kapatmıştı. Yakında olan Gölge ise bir Gelişmiş Ağ Parşömeni çıkardı ve büyü sözlerini söylemeye başladı. Üzerine devasa bir ağ geliyordu.

 

Nie Yan'ın kaçacak yeri kalmamıştı. Tam da Mühür'ün hançeri alnına isabet edecekken...

 

Hayalet Suikastı!

 

Nie Yan'ın figürü aniden bir illüzyon haline dönüştü, Mühür'ün saldırısından kaçınmıştı. Bunu bir avantaj olarak kullanıp elindeki Belirsiz Işınlanma Parşömenini parçaladı.

 

Bu esnada üç adet hançer Nie Yan'ın alnına, göğsüne ve kafasının arkasına isabet etti.

 

"Evet!" Kara ve diğerleri saldırılarının isabet bulduğunu görünce sevinç çığlığı attılar.

 

Bu esnada Nie Yan'ın figürü ise bulanıklaşarak görünürden kaybolmaya başladı.

 

"Lanet olsun, Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullandı!"

 

Nie Yan'ın hamlesi çok hızlıydı. Sadece bir anlığına bile yavaşlamış olsa Belirsiz Işınlanma Parşömeni hayatını kurtarmak için yeterli kalmayabilirdi.

 

"Lanet olsun, kaçtı!"

 

Coşkun ve Kara birbirlerine baktılar. İkisinin de gözünde şok ifadesi vardı.

 

"Başlangıçta, Nirvana Alevi kaçmak için fırsatı olduğu halde kaçmadı. Muhtemelen bizim gücümüzün ne seviye de olduğunu öğrenmek için kaldı. Beşimizin birden koordine saldırısı altında bile kontrolü kaybetmedi. Çılgın Hırsız Nirvana Alevi. Gerçekten de bu unvanı hak ediyor." dedi Kara, yüzünde hayranlık ifadesi vardı. Kendisinin bile Nie Yan'ın yeteneklerini tanımaktan başka çaresi yoktu.

 

“Peki şimdi ne yapacağız? Müşteriye kendimizi nasıl açıklayacağız?” diye sordu Coşkun.

 

"Unutun gitsin, başka bir fırsat daha kollarız. Anlaşmamıza göre, Niuren Birliğinin bir elit üyesini öldürmek de yeterli olacak. Müşteriyle sonraki görüşmemizde sözleşmenin süresini uzatmak için pazarlık ederiz, eğer Nirvana Alevini öldürmemizi istiyorlarsa fiyatı ikiye katlamaları gerekli." dedi Kara. Bugün Nirvana Alevi ile yaptığı müsabaka sonucunda bir şeyi çok iyi anlamıştı. Nirvana Alevinin kellesi kesinlikle müşterinin vereceği ödülden çok daha fazla ederdi.

 

” Geri dönelim, " dedi Gölge. Henüz az evvel Nirvana Alevine bir pusu kurmuşlardı. Bu bölge artık güvenli değildi. Hızlıca buradan ayrılmaları gerekiyordu.

 

Beş Hırsız ağaçların arasında gözden kayboldu.

 

Yaklaşık 1,000 metre uzaklıkta, Nie Yan bir ormanlık alanda belirdi. Kafasının üzerinden üç adet hasar değeri fışkırdı. Sersemlemişti, vücudunun kontrolünü tekrar ele alana kadar biraz zaman geçti.

 

Nie Yan tenha bir köşeye geçerek Bandaj kullanmaya başladı. Neyse ki, hala hayattaydı. Ölümün kıyısından dönmüştü. Yanında Belirsiz Işınlanma Parşömeni olduğundan dolayı şanslıydı. Bu küçük detay tecrübesinin hayatına olan yansımasıydı. Eğer birazcık daha geç kalmış olsa şimdiye ölmüştü. Ne yazık ki Şahinci Atı ölmüştü. Muhtemelen sadakati düşecekti.

 

Kan İfritlerinin bu beş Hırsızı kesinlikle tam bir baş belasıydı.

 

Nie Yan, Kara ve diğer dörtlünün videosunu Guo Huai'ye gönderdi. Guo Huai videoyu izledikten sonra sordu, Sana tuzak mı kurdular?

 

Evet, Kan İfritlerinden oyunculardı. Bu beşli oldukça güçlüydü, neredeyse beni öldüreceklerdi. Astlarımıza söyle de dikkatli olsunlar, hiçbir yere yalnız gitmesinler.

 

Sen bile canını zor kurtardın ha?Guo Huai kaşlarını çattı. Nie Yan neredeyse ölüyordu. Eğer diğer oyunculardan biri Kan İfritleri ile karşılaşırsa, sonucun ne olacağı hafiften tahmin edilebilirdi.

 

Kan İfritleri hakkında bilgi toplamaya başla. Hangi bölgede olduklarını bulursan derhal bana rapor ver,dedi Nie Yan. Madem Kan İfritleri bu kadar cesur davranıyordu, kendisi de geri kalmayacaktı. Suikastçılar Cemiyetinin sayfasına bir ödül koydu. Kan İfritlerinden birini öldürüp seviye düşmesini sağlayan birisi net 100 altın ödül alacaktı. Coşkun, Kara ve diğer üçlüye gelince, onların kellelerine konulan ödül ise 1,000'er altındı.

 

İşte ateşe ateşle karşılık vermek diye buna denirdi!

 

Pekâlâ, derhâl işe koyuluyorum!Guo Huai kafasını sallayarak onayladı. Durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamıştı. Kan İfritlerinde güçlü oyuncu sayısı fazlaydı. Bunların sürekli olarak Niuren Birliği oyuncularına pusu kurması ise elbette ağır kayıplar verilmesine sebep oluyordu. Bu mesele kökten çözülmeliydi!

 

Nie Yan Guo Huai ile konuşurken bir bildirim geldi.

 

Ignatus'u ziyaret et. Sana acilen ihtiyacı var.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26517 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43025 Bölüm Sayısı


creator
manga tr