Bölüm 508: Kan İfritleri

avatar
1364 36

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 508: Kan İfritleri



 

Nie Yan son günlerde sakince vakit geçirirken Guo Huai ise piyasadaki her hareketlenmeyi takip ediyordu. Bir başka kargaşanın daha kapıya dayandığını görebiliyordu.

 

Büyücü İttifakı 2,000,000 altın harcayarak mücevher satın alması bardağı taşıran son damla olmuştu. Piyasada bir şeylerin ters gittiğini anlayan oyuncuların sayısı çoğalıyordu ve herkes mücevher almaya başlamıştı. Fiyatlar tavan yapmaya doğru ilerliyordu.

 

Fiyatlar ne kadar yükseliş eğilimine girerse satın alım yapmak isteyen oyuncu sayısı da doğru orantılı şekilde artıyordu. Piyasanın işleme prensibi bu şekildeydi.

 

Nie Yan, fiyat... fiyatlar! Mücevher fiyatları artmaya başlıyor! Guo Huai'nin sesi heyecan doluydu. Bu son birkaç gün Guo Huai için oldukça sinir bozucu geçmişti. Sonunda mücevher fiyatları yükseliyordu, nasıl olur da heyecanlanmazdı?

 

Sakin ol. Biraz daha beklememiz lazım. dedi Nie Yan gülerek. Sonraki birkaç gün içerisinde mücevher fiyatlarının tek eğilimi artış yönünde olacaktı. Tek yapmaları gereken şey arkalarına yaslanıp ceplerinin altınla dolmasını beklemekti.

 

Eğer elde edecekleri kârı maksimum seviyeye çıkarmak istiyorlarsa fiyatların tavana doğru ilerlemesini beklemek zorundaydılar. Nie Yan tıpkı bir avcı gibiydi, avının kendisine yaklaşmasını bekliyordu.

 

Biliyorum, biliyorum ama yine de heyecanlanmadan duramıyorum! dedi Guo Huai gülerek. Kendisi de piyasaya dair iyi bir gözlemciydi. Fakat şu anda konuşulan miktar 20,000,000 altındı! Böylesine büyük miktarda bir paranın karşısında sakin kalabilecek kişi sayısı çok azdı!

 

Nie Yan doğal olarak paranın bir amaç değil sadece bir araç olduğunu biliyordu. Kendisi yaşamış, ölmüş ve tekrar doğmuş birisiydi. Kendisini heyecanlandırabilecek çok az sayıda şey vardı. 20,000,000 altın sadece başlangıçtı.

 

Zümrüt ve Atlas İmparatorluğundaki her oyuncu mücevher piyasasını yakından gözlemliyordu. Piyasada son günlerde yaşanan dalgalanmanın arkasında neler döndüğü gizemliydi. Birçok oyuncu neler olduğunu bilmiyordu. Hala aralarında gizli dükkanın varlığına inananlar da vardı, şu anda satın alım yapılmasının sebebinin bir oyun olduğuna inanıyorlardı. Bu oyuncular fiyatların hala düşmeye devam edeceği yönünde bir umuda sahipti. Biraz öngörülü olanlar ise derhal mücevher satın almaya başlamıştı. Fakat ortalama oyuncular ise hamle yapmadan beklemeyi tercih ediyorlardı. Fiyatlar yükseldikçe bu oyuncular hala izlemeye devam ediyordu.

 

An itibariyle hiç kimse, kimin fikrinin doğru olduğunu söyleyemiyordu.

 

"Zehir Direnci Mücevherinin fiyatı 1,200'den düşerek 300'e kadar geriledi, hem de sadece birkaç gün evvel. Şimdi ise tekrar 1,000 altın oldu ve hala da yükselmeye devam ediyor! Bu nasıl iş böyle be?" bir Savaşçı kasvetli bir sesle konuştu.

 

"Sadece Zehir Direnci Mücevheri değil, diğerlerinin de fiyatları çok dalgalandı, özellikle de Ateş Direnci Mücevherinin. Resmen fiyatı ikiye katlandı!"

 

"Neyse ki, fiyatlar aşağıdayken ben 6 adet mücevher satın aldım. Toplamda 600 altın civarı harcadım. Sanırım onları sattığımda elime 3,000 altın civarı altın geçecek."

 

Bu dünyada kazananlar olduğu gibi kaybedenler de mevcuttu.

 

Nie Yan sakince müzayede evlerindeki listelere göz gezdiriyordu. Evvele göre daha az sayıda mücevherin satışa sunulduğu gözle görülüyordu. Tahminlerine göre çok geçmeden mücevher piyasasında bir kuraklık yaşanacaktı. Kalor'un merkez meydanında ilerlerken mücevher toplamak için yola çıkma amacında olan takımların sayısında artış olduğunu gördü. Piyasanın dalgalı olduğu göz önünde bulundurulursa insanların satın alım yapmak yerine mücevher ihtiyaçlarını harita temizleyerek karşılıyor olması doğaldı. Fakat başarıları sınırlıydı. Bir takım bir haritayı beş ya da altı gün boyunca temizlediğinde en fazla 3 ya da 4 mücevher elde edebilirdi. Üstelik de düşecek olan mücevherin tipi rastgele denk geliyordu. Masrafları da aradan çıkarttıkların elde ettikleri kâr, harcadıkları çabaya değmiyordu aslında.

 

Bu arada, kaç tane Büyü Rün Taşı elde edebildin? diye sordu Nie Yan.

 

10,000'in üzerinde! Kaç adet yedi elementlik tam sete sahip olduğumuzu soruyorsan 500 civarı. diye cevapladı Guo Huai. Şu anda oyuncuların çoğunun dikkati mücevherler üzerindeydi. Rün taşı satın alan oyuncuların sayısı mücevherlere kıyasla daha azdı. Dahası, fiyatların düşük olmasından dolayı Guo Huai çok sayıda satın alabilmişti.

 

500 tam set mi?Nie Yan şaşkındı. Guo Huai'nin bu kadar çok sayıda rün taşı toplamasını beklemiyordu. Önceki zaman diliminde Büyü Rün Taşlarından tam set elde etmek için insanlar neredeyse kolundan bacağından vaz geçecek derecedeydi. Fakat Guo Huai 500 adet set tamamlamıştı! Bunun ne kadar miktarda tecrübe puanı edeceğini hesaplamak bile zordu!

 

Nie Yan Dillons'u öldürmüş olmanın verdiği tecrübe puanı bonusunu iyi kullanmak istiyordu, Dillons'un verdiği tecrübe puanı şu anda hala Nie Yan'ın seviye atlama hızı için kullanışlıydı. Artık bu trolün vereceği tecrübe puanı etkisiz olmaya başladığında ise Büyü Rün Taşlarını Bilge Clemmy'e götürecekti.

 

Nie Yan Cirit Atıcıyı yanına alarak mob kesmeye yola çıktı.

 

Niuren Birliği tarafında her şey sakindi. Kılıç Parıltısı, İzmarit ve diğerleri 1,000 kişilik keşi ekipleriyle yüksek seviyeli ünlü yaratıkları avlamaya çıkmışlardı, örneğin Seviye 80 Tutuşmuş Ejder Lordu ve Seviye 85 Mani Piton Lordu. Aynı zamanda düşük seviyeli oyuncular ise daha zayıf Elitleri ve Lordları avlamakla meşguldü.

 

Niuren Birliğinin varlığı Kalor'un etrafındaki Seviye 60-80 haritalarda hissedilebiliyordu. Bir haritayı ilk defa temizlerken şanslı olunuyordu, mesela bir hangar ya da depo bulunabiliyor, içinde ise yüksek oranda sülfür veya baruta rastlanabiliyordu. Bu ganimetlerin hepsi birlik hazinesine aktarılıyordu.

 

Kalor'un sıkı şekilde kontrol altında tutulması demek Niuren Birliğinin rahat şekilde Kavodin'de bir şube daha kurabilmesi demekti. Safir Tapınak, Kutsal İmparatorluk ve Parlak Kutsal Alev de diğer şehirlerde şubeler açmaya başlamıştı, bu şubeler henüz tek bir gücün hakim olmadığı şehirlere açılıyordu. Şubeler yavaşça genişliyor ve otoritelerini sağlamlaştırıyordu. Doğru zaman geldiğinde bu şehirleri de ele geçireceklerdi.

 

Nie Yan seviye atlamakla meşgulken Guo Huai iletişime geçti ve acil bir konu hakkında rapor verdi.

 

Birkaç Hırsız etrafta dolaşarak bizim oyuncularımıza suikast düzenliyor. Ne yapalım? Guo Huai kaşlarını çatmıştı ve önündeki çok sayıda rapora bakıyordu.

 

Ölen oyuncularımız kimler? diye sordu Nie Yan. Gizli saldırılar ve tuzak kurmalar bu kadar yaygın değildi. Kendisi de birkaç Hırsız görevlendirerek Büyücü İttifakı, İlahi Muhafızlar ve Melek Müfrezesinden oyunculara tuzaklar kurup suikast düzenleme görevi vermişti. Niuren Birliği oyuncuları genellikle üzerlerine gelen saldırılardan kaçabilirlerdi.

 

Görünüşe göre bu işi yapan düşman grubu yaklaşık 50-60 kişilik. Sanırım yedi gruba ayrılmış bir Hırsız kuvvetleri var. Suikast düzenlerken nadiren hata yapıyorlar. Hedefleri ise bizim elit oyuncularımız. Düşmanın elindeki bilgi de çok büyük ve tutarlı. Sanırım bizim tarafımızdaki birileri onlara bilgi sızdırıyor. Ölümsüz Hergele, Yaz Böceği, Monokrom... hepsi de öldürüldü. Verdiğimiz kayıplar oldukça ağır. Kılıç Parıltısı da tuzağa düşürülmüş. iki tan düşmanı öldürmüş ve neredeyse kendi de ölüyormuş, fakat neyse ki destek kuvvet zamanında yetişmiş. Guo Huai'nin verdiği bilgiler gösteriyordu ki 20'den fazla birlik üyesi öldürülmüştü.

 

Bunun arkasında kim olduğunu biliyor musun? Nie Yan kaşlarını çattı, yüzünde kasvetli bir ifade vardı. Ölenler Niuren Birliğinin temel oyuncularıydı. Bu oyuncuların her birinin ölmesi birliğe büyük bir moral darbesi vuruyordu.

 

Kendilerine Kan İfritleri diyorlar, fakat henüz bu bilgiyi doğrulayamadık. dedi Guo Huai. Bence bu işin arkasında Büyücü İttifakı, İlahi Muhafızlar ve Melek Müfrezesi var. Sadece bu üçü böylesine bir çabaya girişme cesaretine sahip.

 

"Kan İfritleri...?" Nie Yan mırıldanıyordu. Bu organizasyon önceki zaman diliminde hem Zümrüt hem de Atlas İmparatorluklarında iş yapan bir ünlü bir organizasyondu. Toplamda 100 üyeleri vardı, hepsi de ellerine para geçtiği müddetçe çalma, öldürme, katletme, suikast gibi her işi yapabilecek, profesyonel ve vicdansız oyunculardı. Aralarında çok sayıda uzman oyuncu vardı. O zamanlar beş tanesi Gölge Dansçısı olmayı başarabilmişti. Bu oyuncuları küçümsemek yersiz olurdu. Oyuncular genellikle onları kışkırtmaktan kaçınırdı. Oldukça gizemli kişilerdi. Her oyuncu kendine özgü bir kod adına sahipti. Hiçbirinin nerede olduğu bilgisine hiçbir zaman erişilemiyordu. Bu organizasyon oldukça katı kurallara sahipti. Hiçbir şekilde dışarıdan birinin kendilerine katılma talebi oluşturmasına izin vermezlerdi, bu şekilde hiçbir birliğin içlerine sızmasına müsaade etmiyorlardı.

 

Önceki zaman diliminde bu 100 kişilik organizasyon 10,000 kişilik birlikleri kendi başına alt edebiliyordu. Bu organizasyonun ellerinde can veren oyuncular sayılamayacak kadar çoktu. Fakat, nerede oldukları hiçbir zaman çözülememişti, ayrıca kimse onları bir ya da iki kereden fazla görememişti. Bu Hırsızları yakalamanın resmen hiçbir yolu yoktu.

 

Bu tarz bir organizasyonun ne kadar korkunç olduğu belliydi!

 

Madem bunu yapan Kan İfritleriymiş, problem var demektir.Nie Yan kaşlarını çattı. Eski rakiplerinin Kan İfritlerini kiraladığını düşünüyordu.

 

Of, bu Büyücü İttifakı, İlahi Muhafızlar ve Melek Müfrezesinin şerefsizleri biz sinirden patlayana kadar durmayacak anlaşılan! Kan İfritleri gibi bir topluluğun hedefinde olmak kesinlikle iyi değildedi Guo Huai. Bir oyuncunun Sezgisi süt düzeyde değilse, sekiz adet üst düzey Hırsızın kurduğu tuzaktan kaçması pek mümkün değildi.

 

Önceliğimiz içimizdeki haini bulmak olacak. Kapsamlı bir inceleme yapacağız. Bizden saklanabileceklerine inanmayı reddediyorum. Ayrıca, oyuncularımıza vahşi doğaya giderken dikkatli olmalarını söyleyin. Gruplar halinde kalmaları en iyisi olacaktır. Düşmana yakalandıklarında yalnız başlarına olmasınlar, dedi Nie Yan. Kan İfritlerinin Niuren Birliği oyuncularını öldürdüğü bilgisi henüz halka yayılmamıştı, zaten henüz hiçbir birlik olayın arkasında kendisinin olduğunu kabul etmemişti. Bundan dolayı, bu bilginin saklı kalmasına izin verecekti.

 

Nie Yan bu olayın arkasında kimin olduğunu bilmeden misilleme yapamayacaktı. Fakat ileride, öğrendikten sonra misilleme yapmayacağı anlamına gelmiyordu bu.

 

Hainleri çoktan araştırmaya başladım bile. Sanırım tek kişi değil.Guo Huai iç çekerek konuştu. Hiçbir birlik, üst kademesine hain sızmasını engelleyemezdi, buna Niuren Birliği de dahildi. Fakat Niuren Birliğinin de Büyücü İttifakı, İlahi Muhafızlar ve Melek Müfrezesinin içinde köstebekleri vardı. Bir köstebek olarak alınan para, birliğin normal işlerinden alınan paradan katlarca daha fazlaydı. Böylesine kaliteli bir ödülle, mutlaka her daim bu riski alarak köstebeklik yapma işini kabul eden oyuncular var olacaktı.

 

Hainleri bulursan onları açığa çıkarma, fark edildiklerini bilmesinler. Onlar daha sonra kullanışlı hale getirebiliriz.dedi Nie Yan. Aklında zaten bir plan vardı.

 

Guo Huai ilk başta şaşırdı ama Nie Yan'ın ne yapmak istediğini hemen anladı. Gülümsedi. Anlaşıldı, onların haberinin olmayacağından emin olabilirsin.

 

Eğer hainlerin kim olduğu ortaya çıkarsa Niuren Birliği bu durumdan faydalanabilirdi. Bu elemanları kritik anlarda kullanabilirlerdi.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28312 Üye Sayısı
  • 267 Seri Sayısı
  • 38772 Bölüm Sayısı


creator
manga tr