Bölüm 507: Kirge'nin Gözü'nü Akıllıca Kullanmak

avatar
1336 34

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 507: Kirge'nin Gözü'nü Akıllıca Kullanmak



 

Nie Yan Dillons'tan yaklaşık 90 metre uzaklıkta uygun bir pozisyon seçti, buradan Cirit Atıcıyı güzel kullanabilirdi.

 

Kirge'nin Gözü'nü zemine yerleştirdi ve büyü sözlerini söylemeye başladı. Çok geçmeden zeminde duran solgun küre bir anda parıldamaya başladı.

 

Nie Yan'ın titiz hamleleri sonucu Kirge'nin Gözü havalandı ve Dillons'a doğru ilerlemeye başladı.

 

Bu esnada Nie Yan'ın gözlerinde bir görüntü belirdi.

 

Nehrin kenarındaki garip şekilli kayalar ve çalılık şeklindeki bitkileri görebiliyordu, Kirge'nin Gözü'nün gördüğü her şeyi Nie Yan da görebiliyordu.

 

Fakat elbette oluşan bu görüntü normal gözle bakılan görüntüden biraz farklıydı. Tam temiz bir görüş sağlamıyordu fakat eksik bir şey de göstermiyordu. Kirge'nin Gözü kayaların ve çalılıkların üzerinde ilerlerken Nie Yan'ın görüşüne uzun boylu bir figür geldi.

 

Bu Trol Dillons'tu!

 

Dillons biraz huzursuz gibi görünüyordu. Nie Yan bakışlarını Kirge'nin Gözünün olduğu noktaya çevirdi. Dillons sanki bir şey sezmiş gibiydi.

 

Nie Yan Dillons'a 20 metre kadar uzaklıkta Kirge'nin Gözünün ortadan kaybolmasını sağladı. Bu eşya oldukça küçüktü, kayaların arasındaki çatlaklara saklandığında onu fark etmesi imkansızdı.

 

Dillons baktığı noktada bir şey göremeyince tekrar ortalık yerde rastgele dolaşmaya devam etti.

 

Oyuncular Kirge'nin Gözünü kullanırken sabit durmak zorundaydı, aksi halde eşyanın etkileri kayboluyordu. Nie Yan bir adım bile atmadan çantasından birkaç cirit alarak Cirit Atıcıya yerleştirdi.

 

Nie Yan Cirit Atıcıyı doldurduğunda Kirge'nin Gözünün sağladığı görüş biraz bulanıklaşmıştı.

 

Bu eşyayı kullanırken ne kadar çok odaklanırsa o kadar temiz bir görüntü alıyordu. Eğer oyuncunun dikkati dağılırsa görüntü bulanıklaşıyordu.

 

Nie Yan Cirit Atıcısını hazırladı ve hedefine nişan aldı. Mesafeyi de ayarladıktan sonra tetiği çekti. Cirit havalandı, gökte süzüldü ve tekrar alçalmaya başladı.

 

Bir takırtı sesiyle beraber, Dillons'tan yaklaşık bir metre kadar uzağa düştü.

 

Dillons her ne kadar büyük vücutlu olduğundan dolayı isabet etmesi kolay bir hedef olsa da, aslında Nie Yan'ın atışı kaçırması şaşılacak bir şey değildi. Şu anda Kirge'nin Gözünü tam potansiyeliyle kullanamıyordu çünkü henüz ilk kullanışıydı. Üstelik Cirit Atıcıyı kullanmaya da çok aşina sayılmazdı. Şu anda nasıl bir strateji ile saldıracağını seçme aşamasındaydı henüz.

 

Nie Yan birkaç deneme daha yaptı, kendini yavaş yavaş hem Kirge'nin Gözüne hem de Cirit Atıcıya alıştırıyordu.

 

Bir yığınlık cirit kullandıktan sonra sonunda alışabilmişti. Artık Dillons'u vurmakta problem yaşamıyordu. Sonuçta, Dillons oldukça büyük vücutluydu ve bu durum onu kolay hedef haline getiriyordu. Eğer daha küçük bir hedefe ateş ediyor olsa, Nie Yan muhtemelen daha da zorlanırdı.

 

Nie yan çantasından bir yığın daha efsunlu cirit alarak Cirit Atıcıya doldurdu. Bir vınlama sesiyle beraber, cirit gökte bir yay çizerek Dillons'a ilerlemeye başladı.

 

Bir puflama sesi duyuldu ve Dillons'un derisini delen cirit etrafa kan fışkırttı.

 

Dillons'un kafasının üzerinde -124 hasar değeri görüldü.

 

Ciritin vurduğu hasar oldukça fazlaydı. Eğer bu normal bir arbalet oku olsaydı, Nie Yan'ın şu anki seviyesi düşünüldüğünde Dillons'a 100'ün altında hasar vururdu. Bunun üzerine bir de ciritlerin her beş saniyede bir 30 hasar puanı kadar kanama hasarı da vermesi ekleniyordu.

 

Dillons'un can tazeleme hızını da hesaba katan Nie Yan'ın tahminlerine göre bu yaratığı öldürmesi yaklaşık üç saat sürecekti.

 

Oyunun bu aşamasında Seviye 120 Elit öldürmek sıradan oyuncular için imkansızdı.

 

Nie Yan Cirit Atıcıyı ateşlemeye devam etti. Birbiri ardına gönderilen ciritler göğü yararak ilerleyip Dillons'a saplanıyordu.

 

Dillons bu esnada vahşice kükrüyordu. Fakat zekasının düşük olmasından dolayı düşmanın nerede olduğunu bir türlü anlayamıyordu. Görüş mesafesi sadece 30 metreydi. 30 metrenin ötesindeki her şey onun için bulanıktı. Ne tarafa ilerlerse ilerlesin, ciritler göğü yararak üzerine geliyordu.

 

Nie Yan'ın bitmeyen saldırıları karşısında Dillons'un canı giderek azaldı.

 

Nie Yan sabırlı şekilde saldırılarına devam etti. Dillons'un ölümü kaçınılmazdı.

 

Üç saat sonra, Dillons trajik bir kükreme ile yere serildi.

 

Sistemden bir çınlama sesi duyuldu. Nie Yan Seviye atlamıştı. Bu aşamada her üç saatte bir seviye atlamak çok büyük bir başarıydı.

 

Nie Yan rahat bir nefes aldı. Sonunda yaratığı öldürmüştü. Cirit Atıcı ve Kirge'nin Gözünü bir kenara bırakıp kayalıkta zıpladı. Ardından Sıçrama Yüzüğünü kullanarak kayalıkların üzerinden destek alıp alevlerin üzerinden atladı ve trolün öldüğü noktaya iniş yaptı.

 

Nie Yan Dillons'un cesedine yaklaştı ve ganimeti toplamaya başladı.

 

Ne yazık ki, Mana Anahtarı düşmemişti. Nie Yan ganimeti kontrol etti. Statüleri düzgün olan seviye 120 Gümüş Kademe bir ekipman ve üç tane mücevher elde etmişti.

 

Dillons sonraki iki saat boyunca tekrar doğmayacaktı.

 

Nie Yan bir süreliğine başka yere giderek orada seviye kasmaya devam etmeyi ve Dillons için iki saat sonra tekrar geri gelmeyi planlıyordu.

 

Şu anda iyi bir hızda seviye atlıyordu. Geçen her dakika diğer oyuncularla arasındaki fark gittikçe açılıyordu.

 

Beşinci gün, Nie Yan çoktan Seviye 86 olmuştu. Zümrüt İmparatorluğu liderlik sıralamasında Tang Yao Seviye 70 ile birinci sıradaydı. Xie Yao ise Seviye 78 ile ikinci sıradaydı. 3. ve 4. sıra ise Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızların liderleri olan Çılgın Büyü ve Kutsal Aleve aitti. Bunların seviyesi ise sırasıyla Seviye 78 ve Seviye 76'ydı.

 

Atlas İmparatorluğuna gelince, oranın nüfusu Zümrüt İmparatorluğundan daha azdı, ırktan gelen yetenekler biraz daha iyiydi. Bu üstünlük kendini seviyelerde de belli ediyordu. Oradaki ortalama oyuncuların seviyesi Zümrüt İmparatorluğundaki oyunculardan birkaç seviye daha fazlaydı. En yüksek seviyeli oyuncu Uluyan Rüzgardı, şu anda kendisi Seviye 82 iken Yükselen Melek ise Seviye 80'di.

 

Seviye 80 olduktan sonra artık seviye yükselmek çok zor bir iş haline geliyordu. Her ne kadar seviye farkı sadece 2 olsa da, aralarındaki tecrübe puanı farkı çok yüksekti.

 

Daha korkutucu olan şey ise Nie Yan'ın hala çok hızlı şekilde seviye yükseliyor olmasıydı. Çok geçmeden Seviye 90 olacaktı!

 

Dillons'u öldürdüğü günler içerisinde Nie Yan'ın içinde kontrol edemediği bir arzu yükseliyordu. En iyi olma arzusuydu bu. Gerekli olan yeteneğe sahipti, Gölge Dansçısı için gerekli becerileri sürekli tekrar ediyordu, çoğu da kolayca sergileyebileceği becerilerdi. Gerekli eşyalara da sahipti, mesela Zenard'ın Kılıcı ve Karanlığın Bakışı gibi. Üstelik Seviye 180 olduğunda Despot Abak Seti de kendisinin olacaktı. Yakın zamanda ise Kara Kanat Ejderhası gibi muazzam bir uçan hayvana da sahip olacaktı. Şu anda çıtayı yükseltmişti, sadece kendisiyle yarışır durumdaydı. Artık efsanevi bir karakter haline gelmişti, etraftaki oyuncuların hayranlık ve kıskançlıkla baktığı birisi olmuştu.

 

Oyunda bir numaralı kişi olmayı düşündükçe, Nie Yan'ın içindeki çalışma arzusu daha da yükseliyordu. Önceki zaman diliminde, çok sayıda harika oyuncu vardı. Kendisini bu insanlarla yarıştırmakla bırakmamış, onları gölgesinde bırakmıştı, bu ne kadar zor olabilirdi ki? Sürekli olarak sınırları zorluyordu.

 

Nie Yan birkaç kez Kalor'a gidip elde ettiği şeyleri birlik hazinesine bırakmıştı. Elindeki efsunlu ciritleri harcamıştı, Efsuncuların kendisi için hazırladığı ikinci 3,000 ciritlik yığını da yanına aldı.

 

Niuren Birliğinin lideri olarak, Nie Yan sahip olduğu ayrıcalıklardan ve lüksten memnundu, çoğu oyuncunun hayalini bile kuramayacağı şeylere sahipti. Eğer bir şeye ihtiyacı olursa emrindeki binlerce kişiyi harekete geçirerek anında istediği şeyi elde edebiliyordu.

 

Beş gün sonra, mücevher piyasası artık durgunlaşmıştı. Gizli dükkan hakkındaki dedikoduların yalan olduğuna dair şüpheler yoğunlaşıyordu. Olayın arkasında bir iş olduğunu düşünen oyuncular müzayede evlerinde listeledikleri eşyalarını geri çekmeye başlamıştı.

 

Fiyatlar artık düşmüyordu, bundan dolayı ellerindeki mücevherleri hızlıca satmalarının bir anlamı kalmamıştı. Bu şekilde, mücevher piyasası tekrar canlandı.

 

Piyasadaki moral ve eğilim değişiyordu. Daha evvelden yükselen talep artık durmuştu.

 

Her ne kadar bazı oyuncular hala gizli mücevher dükkanının varlığına inanıyor olsalar da onların da içinde şüphe vardı.

 

Nie Yan ve arkadaşları için bu iyiye işaretti. Şu anda hala düşük fiyattan mücevher almak mümkündü. Hala ellerine geçen parayla mücevher almaya devam ediyorlardı. Birkaç gün içerisinde, mücevher fiyatları tekrar yükselecekti.

 

Yıldızlı Gece İksir Dükkanı, Suikastçılar Cemiyeti ve kalelerden gelen parayla hala mücevher satın alınıyordu. Her ne kadar Nie Yan ve diğerlerinin satışa koyduğu Ateş Direnci Mücevherleri hızlı şekilde satılamamış olsa da yine de 300,000 altın civarında kazanç getirmişti. Bunların hepsi de daha çok sayıda mücevher satın almak için kullanılmıştı.

 

Ateş Direnci Mücevherlerinin fiyatının fazla olması oyuncuları hayal kırıklığına uğratmıştı. Fakat, piyasadaki bütün ürünlere baktıklarında kalite seviyesi 5 ve üzeri olan bütün Ateş Direnci Mücevherlerin pahalı olduğunu görmüşlerdi. Bazı zamanlar acil para ihtiyacında olan kişiler ucuz fiyattan satış veriyordu fakat bu mücevherler de anında satılıyordu. Bazı oyuncular zindan temizliği yapmak için bu mücevherlere kesinlikle ihtiyaç duyuyordu, satın almaktan başka çareleri kalmıyordu. Çaresizce ellerindeki altını buna harcıyorlardı.

 

Nie Yan'ın grubu hariç, birçok kişi de bu oyundan güzel kâr sağlamıştı. Bunlardan biri de Büyücü İttifakıydı. Atmosferdeki değişimi fark etmişlerdi ve mücevher depolamaya başlamışlardı, 2,000,000'dan fazla altı harcamışlardı. Birkaç diğer birlik de aynısını yapmıştı, fakat onlar erken hareket edemedikleri için kâr oranları düşük olacaktı.

 

Çılgın Büyünün böylesine kaliteli bir öngörü yeteneğinin olduğunu kim bilebilirdi? Bu cesur hamlesi Büyücü İttifakına güzel bir kazanç sağlamıştı. Bu durum Nie Yan'ın hoşuna gitmemişti. Fakat yemek yendikten sonra köpeklerin gelip kalan parçaları toplaması normaldi. Büyücü İttifakının hamlesi piyasada gözle görülür bir etki bırakmıştı. 2,000,000 altın harcanması ile piyasadaki mücevherlerin %10'u daha işlem görmüştü.

 

Niuren Birliği Zümrüt ve Atlas İmparatorluklarının piyasasındaki mücevherlerin %35'ini almıştı. Safir Tapınak, Kutsal İmparatorluk ve diğerleri ise piyasanın %10'una işlem gerçekleştirmişti. Büyücü İttifakı %10 almıştı. Eğer satışta olan mücevherlerin sayısı biraz daha düşerse piyasa fiyatları eski haline dönecekti. Üstelik eski haline dönmekle kalmayıp belki de daha fazla artabilirdi.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38531 Bölüm Sayısı


creator
manga tr