Bölüm 489: Altıncı Karakter Özelliği

avatar
995 29

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 489: Altıncı Karakter Özelliği



Nie Yan önceki hayatında çok sayıda oyuncunun bu merdivenleri kullanarak üst kata çıkma düşüncesinde olduğunu fakat çevreden gelen alaycı tepkiler üzerine vaz geçtiğini hatırlıyordu. Fakat sonraları bir Hırsız bu merdiven tırmanışını tamamlamış ve olağanüstü bir ödül almıştı. Bu olaydan sonra ise halk artık öğrenmişti ki aslında merdivenleri kullanmak bir görevi tetikliyordu. Çok sayıda oyuncu kolay yoldan kâr etme amacı güderek merdivenleri kullanmışlardı, fakat üst kata geldiklerinde görevin artık var olmadığını keşfetmişlerdi. Bu ödül sadece merdivenleri kullanarak üst kata çıkan ilk kişiye veriliyordu. Sonrasında bunu yapanlara hiçbir şey verilmiyordu.

 

Bu zaman diliminde, Nie Yan bunu yapan ilk kişi olacaktı. Hırsız Derneğinin binası inşa edileli yarım hafta kadar bir süre geçmişti, içinde bulunan büyülü asansörler sayesinde kimse merdivenleri kullanmayı tercih etmemişti. Sonuç olarak, bina inşa edildiğinden bu yana hiçbir oyuncu merdivenleri kullanarak üst kata çıkmamıştı.

 

Saniyeler ve dakikalar ilerledi. Nie Yan sabırlı şekilde tırmanmaya devam ediyordu. Arada sırada bakışını aşağı çeviriyor ve bir karınca sürüsü gibi toplanmış kalabalığa bakıyordu. Büyülü asansörü kullananlardan sayısız alaycı tezahürat gelmişti. Fakat, Nie Yan onları görmezden gelerek yoluna devam etti.

 

Aradan yaklaşık 10 dakika geçtikten sonra Nie Yan sonunda binanın en üst katına ulaşmıştı.

 

Ortamdaki çoğu oyuncu onun gelişini fark etti. Hepsi de bakışlarını Nie Yan'a çevirdi.

 

"Baksanıza, asansör yerine merdivenleri kullanan aptal gelebildi sonunda. Gerçekten de en dipten başlayıp en üste kadar tırmanmış!"

 

"Haha, ne aptal adam bu be. Ona bakmak bile kendimi zeki hissetmeme sebep oluyor!"

 

Bu esnada Nie Yan parlak bir ışıkla parlamaya başladı. Seviye atlamanın oluşturduğu parlamaya benziyordu fakat aslında bir görevi tamamlamanın oluşturduğu parlamaydı bu. En üst kattaki herkes şaşkındı. Görünürlerde bir NPC yoktu. Bu eleman merdivenleri tırmandı diye ödül mü almıştı?

 

Ortamdakilerin zihninde ipuçları oluşmaya başlamıştı. Herkes bir anda bunun gizli bir görev olduğunu fark etti. Zaten pelerinli bir eleman neden 2,000 basamağı 10 dakika harcayarak çıkacaktı ki?

 

Artık Nie Yan'la kimse dalga geçmiyordu. Bazıları gizlice büyülü asansörü kullanarak aşağı indi. Hepsi de en alttan başlayarak merdivenleri kullanmayı ve en üst kata gelip ödülü almayı planlıyordu. Diğerlerine bu fırsatı vermek istemiyorlardı!

 

Nie Yan gelen bildirim sesini kontrol etti.

 

Aptalın Ödülü. 10 İrade elde ettiniz. Hayatın donukluğunda, sayısız kişinin alaycı söylemlerine rağmen, her zaman bugün olduğun gibi ol. İnançlarının doğrultusundan şaşma. Azim, başarının anahtarıdır.

 

İrade oldukça nadir kazanılabilen bir statüydü. Çoğu oyuncunun en fazla 50 İrade’si vardı. Yüksek kademeli Büyücüler belki biraz daha fazlasına sahip olabilirdi, bazı şanslı olanlar en fazla 100 İrade’ye sahip olabiliyordu. İrade’yi artıran ekipmanlar çok nadirdi. Elbette Nie Yan bu konuda da sıradan değildi. İrade’si çoktan 200'ü geçmişti.

 

İrade önemli bir statüydü. Oyuncunun Zihin Büyülerine karşı olan direncini artırıyordu. Büyünün etkisine girmiş olsalar bile etki süresi çok azalıyordu. İrade’nin kullanım alanları genişti, mesela Zihin Büyüsü tarafından alınan hasarın azalması, ekipman kullanımında var olan gerekliliğin düşürülmesi ve yüksek seviyeli büyülerin kullanılabilir hale getirilmesi bunlara örnek olarak verilebilirdi. Her ne kadar önemsiz bir şeymiş gibi görünse de kritik zamanlarda hayat kurtarıcı görev görebilirdi.

 

10 İrade ödülü oldukça iyiydi.

 

"İnançların doğrultusundan şaşma. Azim, başarının anahtarıdır..." Nie Yan mırıldanıyordu. Aniden aklına bir şey geldi ve gülümsedi. "Görünüşe göre tek ödül İrade değil."

 

Nie Yan karakter penceresini açtı. 'Adil', 'Cesur', 'Samimi', 'Cömert' ve 'Özverili' unvanlarının yanına bir de 'Kararlı' eklenmişti. Hiç titremeyen bir iradeyle, yolundan hiç şaşmamak gerçekten de Kararlı olmak demekti.

 

Nie Yan bir başka karakter özelliği kazanmayı beklemiyordu. Zaten elinde altı adet unvan vardı. Belirli bir sayıda unvan elde ettikten sonra bir ödül kazanacağına dair bir tahmini vardı.

 

Fakat kaç taneye ulaşınca ödül alacağı konusunda bir fikri yoktu.

 

İnanç'ın efsanesine göre, 'yedi' rakamı uğursuzdu, çünkü haftanın bitişine işaret ediyordu. Bu rakama İnanç içerisinde çok nadir rastlanıyordu. Nie Yan'ın ödülü alması için sekiz ya da dokuz unvana sahip olması muhtemelen yeterli olacaktı, belki bu sayı on da olabilirdi.

 

Karakter özelliklerini toplamak uzun zaman alacaktı.

 

Nie Yan etrafına baktığında herkesin kendisini izlediğini fark etti. Çevredekilerin bakışlarını görmezden gelerek balkona doğru yürüdü, bu esnada etraftaki dedikodular da artıyordu.

 

"Lanet olsun. Şu çılgın herif şimdi de aşağı atlamayı mı planlıyor yoksa?"

 

"Hadi canım, burası en azından 00 metre uzunluğunda vardır!"

 

Nie Yan etrafındakileri duymazlıktan geliyordu. Bir anda irtifası alçalmaya başladı ve kulağının kenarından esen rüzgar çınlama sesi çıkarmaya başladı. Her an zemine biraz daha yaklaşıyordu. Tam da ere yapışacağı anda Tüy Düşüşü Mücevherini aktif etti ve narin şekilde yere kondu.

 

Az evvel ortamdaki konuşanlar balkona doğru koşmuş ve Nie Yan'ın çoktan yere güvenli şekilde inmiş olduğunu görmüşlerdi. Bir sonraki saniye ise gizlilik içinde ileri atılarak Hırsız Derneğinin kalabalığına karıştı.

 

"Vay be, bu Tüy Düşüşü Becerisi. Bu eleman gerçekten de çok zenginmiş."

 

Oyunun bu aşamasında Tüy Düşüşü becerisine sahip oyuncu sayısı sadece birkaç taneydi. Bu eşyalardan bir tanesi pazarda satışa sunulduğunda anında verilen teklifler göklere çıkıyordu.

 

Nie Yan'ın aniden ortaya çıkışı ve yine bir anda ortadan kayboluşu ortamdaki oyuncuların zihnine kazınmıştı. Ödül olarak ne aldığını kimse bilmiyordu. Bu olay sonsuza kadar bir gizem olarak kalacaktı. Çok sayıda kişi Nie Yan'ın yaptıklarını taklit etmeye çalıştı, hepsi de en alttan başlayıp merdivenleri tırmanarak en üst kata çıkmaya çalışıyordu, fakat çıktıklarında elleri boş kalıyordu. Bazıları ise pes etmek istemiyor ve birkaç defa deniyordu.

 

Asıl aptal olan Nie Yan değil onlardı.

 

Nie Yan bir Efsuncu ve Mücevher Ustası ziyareti planlıyordu, bu şekilde Özel Eşyalarını yükseltebilirdi. Aynı zamanda Hayat Kristali elde etmek için de hazırlık peşindeydi, bu şekilde Kara Kanat Ejderini yumurtasından çıkarabilirdi. Ayrıca, Dilek Kolyesini üretmek için de Hayat Zümrüdüne ihtiyacı vardı.

 

Niuren Birliği son zamanlarda sorun yaşamadan gelişmeye devam ediyordu, yakın zamanda bir Orta Kalenin ve 10 tane Temel Kalenin kontrolünü ele geçirmişlerdi. Dahası, Safir Tapınak, Kutsal İmparatorluk ve Parlak Kutsal Alev de kendi arlarında 12 kaleyi bölüşmüşlerdi.

 

Kalelerin yanı sıra, Guo Huai ve diğerleri maden çıkarmaya başlamışlardı, Madencilere görevler vererek hammaddeleri ve diğer değerli malzemeleri çıkarma işini dağıtıyorlardı. Sonuç olarak Niuren Birliği büyük başarılar sergilemişti. Bundan dolayı Melek Müfrezesinin tuzakları karşısında gösterdikleri gelişimin avantajlarını kullanarak sağ çıkabilmişlerdi. Guo Huai Güneş, Ölümsüz Hergele ve birkaç kişiyi daha intikam alınması için göndermişti.

 

Niuren Birliği bir başka sürtüşmeye girmek için aslında pek hazırlıklı sayılmazdı. Öncelikle kendi temellerini sağlamlaştırmak daha stratejik olacaktı.

 

Nie Yan ekipmanlarını yükseltme işini tamamladıktan sonra Yeraltı'na bir başka yolculuk daha yaptı. Günahkar Melek'in adamlarının gösterdiği bir seviye kasılma bölgesinde çabalayarak Seviye 76 oldu. Getirdiği ekipman ise 800,000 altına satıldı.

 

Duyduğuma göre Grifon Ormanı 10 gün içerisinde açılıyormuş, Guo Huai Nie Yan'ı bilgilendirdi.

 

Nie Yan'ın kalbi sıkıştı. Önceki hayatında Grifon Ormanlarına hiç gitmemişti, fakat aldığı birkaç duyum vardı. Cao Xu'ya yaptığı suikast girişiminden önce, sadece birkaç tane uçan hayvan haritası açılmıştı, Grifon Ormanları, Rüzgar Engereği Deresi, Yusufçuk Bataklığı, Anka İni ve Ejderha Vadisi. Bu bölgeler oldukça tehlikeliydi, en az 20 kişilik takımlar halinde girmek gerekiyordu. Fakat bir uçan hayvan yumurtası veya Grifon Yavrusu gibi bir ödül için buna kesinlikle değerdi. Bu ganimetler bütün oyuncuların hayaliydi.

 

Grifonlar, Rüzgar Engerekleri ve Yusufçuklar yüksek kademeli hayvanlardı. Ejderhalar ve Anka Kuşlarına gelince, onlar sadece efsanelerde duyulmuş yaratıklardı. Hiç kimse onlardan bir tane elde edememişti.

 

Bu haritalar Zümrüt ve Atlas İmparatorlukları arasında yer alıyordu, kanunsuz bölge olarak geçiyordu. Hiçbir ulus veya imparatorluk bu bölgeleri kendi toprağı haline getiremezdi. Önceki zaman diliminde, Grifon Ormanları çıktığında sayısız birlik tarafından oluşturulan sayısız takım bu bölgeyi keşfe gelmişti. Fakat sürekli olarak elleri boş dönmüşlerdi. Fakat, bazı takımlar birkaç iyi şey elde edebilmişti. Muzaffer Dönüş'ün keşif ekibi bir Grifon Yavrusu elde etmişti, bütün birlik kutlama yapmıştı.

 

Her ne kadar keşif ekipleri birkaç defa ölmüş olsa da, elde ettikleri bu hayvan gerçekten de kutlama yapmaya değerdi. Bu birliklerin çoğu yine korkusuzca ilerliyordu.

 

"Demek Grifon Ormanlarını keşfetme zamanı geldi ha..." Nie Yan'ın gözleri parıldıyordu. "Acaba Büyücü Derneği yakında Sis Kovucu Parşömen satışına başlar mı?"

 

Önceki zaman diliminde, Büyücü Derneği Grifon Ormanları açıldıktan hemen sonra Sis Kovucu Parşömenlerini satışa çıkarmıştı.

 

Sis Kovucu Parşömenlerin özel bir kullanım alanı vardı. Etki alanı oldukça genişti. Beş adet Yüce Büyücü Sis Kovucu Parşömeni aktif ettiğinde 3,000 metre çapındaki alanı temizliyordu, bu menzil içindeki bütün sis dağılıyordu. Genellikle, Büyücü Derneğine gidildiğinde, sıradan görünümlü bir NPC'den bu parşömenler satın alınabiliyordu. Oyuncular bu NPC ile karşılaştıklarında ne sattığını anlamakta zorlanıyorlardı. Yalnızca bu NPC ile biraz sohbet ettikten sonra Sis Kovucu Parşömenin faydalarını anlatıp satışa sunuyordu.

 

Önceki zaman diliminde, Sis Kovucu Parşömen satışa sunulduğunda birçok oyuncu kafasını iki yana sallayıp satın almaktan vaz geçiyordu. Böylesine az kullanışlı bir parşömenin 500 altına satılması ilginçti. Bu resmen dolandırıcılıktı! Fakat oyuncular bu parşömenin kullanım alanının ne kadar büyük bir avantaj sağladığını fark ettiğinde işler değişmişti. Grifon Ormanları zindanları tamamen sisle kaplı bir yerdi. Sis Kovucu Parşömen olmadan bu zindanların temizliğini yapmak imkansızdı. O zamanlar Büyücü Derneği her beş günde bir defa olmak üzere, saat tam 12'de beş tane Sis Kovucu Parşömeni satışa sunuyordu. Bu kıtlık sebebiyle, birçok birlik parşömenler için kavgaya tutuşmuştu. Satışa sunuldukları gibi zaten bitiyordu bu parşömenler. Kesinlikle yeterli miktarda satışa sunulmuyordu. Olay öyle bir hal almıştı ki her birlik Büyücü Derneklerinin etrafına vaktinde parşömen satın alabilmeleri için oyuncular görevlendirmeye başlamıştı. Bu zahmetlerin tamamı Sis Kovucu Parşömen almak içindi. Ancak bu şekilde Grifon Ormanlarını temizleyebilirlerdi.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26517 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43025 Bölüm Sayısı


creator
manga tr