Bölüm 487: Kader Çarkı

avatar
1001 35

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 487: Kader Çarkı


"Son zamanlarda görevlerden ve seviye kasmaktan iyi avantaj sağladın mı?" diye sordu Nie Yan. Tang Yao ile uzun zamandır muhabbet etmiyordu.

 

"Fena değil. Bir Hayalet Kurt elde ettim. Ayrıca çok sayıda rünle kaplanmış bir kitap da elde ettim. Ne işe yaradığı konusunda fikrim yok ama kitabı aldığımda bir görev açıldı. Fakat başka bir bilgiye erişemedim. Bilirsin ya, resmi internet sitesi bazen gerçekten de mide bulandırıcı olabiliyor. Zor görevler konusunda bir parça bilgiye ulaşmak bile çok zor."

 

"Üzeri rünlerle kaplı bir kitap mı...? Acaba Malkinson'un Runik Kitabı olabilir mi?" Nie Yan düşünceli şekilde sordu.

 

"Hah, evet. Nereden bildin? Ben bunu internette aradım ama bir şey bulamadım. Kitap hakkında bir şeyler mi biliyorsun?"

 

Nie Yan Malkinson'un Runik Kitabı hakkında bilgiye sahipti. Anlatılan efsanelere göre Büyücü Kral Malkinson'a aitti bu kitap. Önceki hayatta, Üç Yüce Sihirbazın Genç Haydut’u bu kitabı ikinci silahı olarak kullanıyordu. Bu eşyanın Tang Yao'nun eline geçeceğini hiç tahmin edememişti. Genç Haydut'a gelince, henüz ondan bir haber almamıştı.

 

Nie Yan'ın müdahil olmasıyla tarihin akışı değişmişti.

 

"Bu görev üzerinde sıkı çalışmalısın. Eminim ki iyi bir ödül elde edeceksin. Malkinson Zümrüt İmparatorluğunun Büyücü Kralıdır. O bir esrar ustasıdır." dedi Nie Yan.

 

"Oh, gerçekten mi? O halde bu görevi daha da ciddiye almalıyım!"

 

Nie Yan Malkinson'un Runik Kitabı hakkında sadece duyumları sonucu bilgi edinebilmişti. Tang Yao'ya gerçek manada yardım edebilecek düzeyde değildi.

 

"Kara Kanat Ejderhasından başka, senin hayatında değişiklikler neler?" diye sordu Tang Yao.

 

Nie Yan Çalıkuşu Şarkısını hatırladı. Kitabı elde ettikten sonra sayfalarına bakmak için bir fırsat yakalayamamıştı. Çalıkuşunun Şarkısı, dört bir yanda ozanlar tarafından söylenen bir şarkıydı. Blimer de bir ozandı. Belki de bu konu hakkında bir şeyler biliyor olabilirdi?

 

"Yakın zamanda Çalıkuşunun Şarkısı isimli bir kitap elde ettim. Sanırım görev tetikleyici bir eşya. Hadi kapalı bir mekana geçelim ve kitapta neler varmış bakalım." dedi Nie Yan.

 

İkili bir süre sonra bir bar buldu ve içeri girdi. Nie Yan Çalıkuşunun Şarkısı kitabını çantasından çıkardı ve masaya koydu.

 

Nie Yan ilk sayfayı açtığında kalbinde tuhaf bir duygu oluştu. Sanki gizemli bir güç tarafından kontrol ediliyormuş gibi, parmaklarını birkaç başlık üzerinde hızlıca dolaştırdı.

 

Karanlık Çağın kalıntılarını takip et. En güzel şeyler en acı olaylar sonucunda ortaya çıkar. Suikastçının Kalbini ara. Alevlerinin elinde büyümesine izin ver.

 

Nie Yan görev penceresini kontrol etti.

 

Görev İlerlemesi: Suikastçının Kalbini Ara.

 

Zorluk derecesine baktığında, bunun bir Efsanevi görev olduğunu gördü!

 

Suikastçının Kalbi konusunda gelince, Nie Yan'ın bu konuda bir fikri yoktu. Muhtemelen Sekiz Hırsızla alakalı bir şeydi. Çalıkuşunun Şarkısı kitabında sayfaları karıştırmaya devam etti, yazılar Kadim Ortak dilde yazılmıştı.

 

"Scoigne'nin Cehennem Hançerini sallayarak, alevlerinin hayatı yutmasına izin ver. Sonsuz acı ve çilenin sonucunda insanlar yaşamayı hak eder... Karanlıktaki köleler ışık için dua eder... Sonlarının yıkım olduğunu bilseler de, kelebek edasıyla alevlere uçarlar. Işığın ve sıcaklığın arayışında, sarsılmaz bir kararlılıkla, özgürlüğün peşinde hayatlarını feda ederler..."

 

Kitabın içinde Sekiz Hırsızın biyografisi vardı. Her biri de farklı geçmişlere sahipti. Bir tanesi Demirciydi. Bir tanesi yankesiciydi. Bir başkası hayatını köle olarak geçirmişti. Her türlü işkenceyi ve acıyı tattıktan sonra, bir araya gelerek ünlü bir suikast grubu haline gelmişlerdi. Ölümlerine yol açan son savaşları ise onların birer efsane olmalarını sağlamıştı.

 

Kitaptaki isimlerden bir tanesine diğerlerine oranla daha sık rastlanıyordu, bu isim Paternoster idi. Bu, gizemlerle çevrili bir şehirdi. Tarihin akışında iz bırakmadan kaybolmuştu.

 

"Paternoster... Paternoster..." Nie Yan mırıldanıyordu. Bu ismi daha evvel duymuştu fakat nerede duyduğunu hatırlayamıyordu. İnternette yaptığı arama sonucunda da bir sonuç bulamadı. Resmi internet sitesinde zor görevler hakkında bilgi bulmak zaten zordu.

 

"Ne düşünüyorsun öyle dalgın şekilde?" Tang Yao Nie Yan'ın düşüncelere daldığını görünce sordu.

 

"Paternoster, bu ismi daha evvel duydun mu?"

 

"Paternoster mı? Paternoster'ın Çekici mi diyorsun?"

 

Nie Yan bir anlık duraksadı ve gözleri heyecanla açıldı. "Evet! Paternoster'ın Çekici!"

 

Paternoster'ın Çekici, ünlü bir Tanrısal Efsanevi Kademe silahtı. Ork Kral Aesolte bu çekici kullanarak yıldırım ve şimşek oluşturuyordu, insan ırkına tehdit oluşturan bir efsanevi ejderle savaşmıştı. O gün, bu çekicin ismi tarih kayıtlarına geçmişti.

 

Görünüşe göre Nie Yan Çalıkuşu Şarkısının gizemlerini çözmek ve Suikastçının Kalbini elde etmek istiyorsa Ork Kralı Şehrine gitmesi şarttı.

 

Ork Kralı Şehrini düşününce, aklına Melek Müfrezesi geldi. Görünüşe göre düşmanın bölgesine girmek kaçınılmazdı. Bu aşamada bu zorlu görevi tamamlamak muhtemelen imkansızdı. Seviye 100 olana kadar beklemeli ve Gölge Dansçısı olduktan sonra bu işi halletmeliydi. Vakit geldiğinde Yükselen Melek'in başına dert olmak avantajlı olurdu.

 

Nie Yan Çalıkuşunun Şarkısı Kitabını bir kenara bırakıp Tang Yao'ya döndü. "Hadi, gidip Blimer'i bulalım."

 

İkili birkaç sokak ve cadde geçtikten sonra beyaz bir evin önünde durdu. Giriş kapısının üzerinde "Gezgin Ozan Blimer'in Evi" yazıyordu.

 

Nie Yan kapıyı iterek açtı ve bahçeye giriş yaptı, hemen arkasında da Tang Yao vardı. İçeri girdiklerinde Blimer'i gördüler. 40'lı yaşlarında, gri saçlı bir adamdı. Beyaz kıyafetler giyinmişti ve zarif birisi gibi görünüyordu. Fakat, onu rahatsız eden bir şey var gibi görünüyordu.

 

Aslında bu görünüş her gezgin ozanda görülen bir şeydi. Nie Yan NPC'lerin görünüşlerinin neden farklı olduğu konusunu iyi biliyordu.

 

Blimer Nie Yan'a baktı. "Nirvana Alevi efendim, neden buraya geldiğinizi sorabilir miyim? Benden bir şey mi istiyorsunuz?"

 

"Dolan Sıradağlarını keşfederken bir şeye rastladım. Sanırım bu size ait Ozan Blimer?" Nie Yan beste karalamalarından bir parça çıkardı.

 

Blimer'in yüzü aydınlandı. "Evet, bu bana ait! Benim için çok önemli! Bunu bana geri getirdiğiniz için çok teşekkür ederim!"

 

Nie Yan Blimer'le bir süre sohbet etti, bu şekilde görevi tetiklemişti.

 

"Tanrı sizi kutsasın!" Blimer minnettardı. Nie Yan'a ödülünü verdi, 50,000'den fazla tecrübe puanı ve 10 altın vermişti. Bu sıradan oyuncular için oldukça cömert bir ödüldü.

 

Fakat Nie Yan bundan memnun kalmamıştı.

 

Nie Yan tecrübe çubuğuna baktı. Sadece %1 ilerlemişti. 10 altın meselesine gelince, oldukça ufak bir ödüldü.

 

"Efendi Nirvana Alevi, kalan diğer parçaları da bulmam için bana yardımcı olur musunuz? Sizi oldukça cömert şekilde ödüllendirebilirim," dedi Blimer. Sıradan bir oyuncu belki bir parça beste karalaması bulabilirdi, belki aralarından şanslı olanlar ikiciyi de bulabilirdi fakat ikiden fazlasını bulmaları çok zordu. Diğer bütün oyuncuların toplam bulabileceği beste karalaması sayısı en fazla beş ya da altı olurdu, tabii Gök Kıran gibi büyük bir servet harcamadıkları sürece.

 

Nie Yan ikinci parçayı da Blimer'e uzattı. Karşılığında ise 100,000 tecrübe puanı ve 60 altın aldı. Parçaları birbiri ardına Blimer'e verirken aldığı ödüller de katlanarak artıyordu. Altıncı parçayı verirken, Blimer sağ elini sallayarak bahçenin ortasında altın renginde bir ışık oluşturdu. Etraf sanki zaman donmuş gibi sakindi. Sadece Nie Yan hareket edebiliyordu. Nie Yan'ın önünde bir anda dev bir Kader Çarkı oluşmuştu.

 

Nie Yan daha evvel buna benzer bir şey yaşamıştı. Fakat Kader Zarı ve Kader Çarkı farklı şeylerdi. Kader Zarının kötü yönde sonuçları da olabiliyordu.

 

Nie Yan çarkın farklı bölgelerine göz attı. Bir uçan hayan elde etme şansı %1'di, Efsanevi Kademe ekipman şansı %1, Alt Efsanevi Kademe ekipman şansı %5, Özel Eşya şansı %5, altın ödülü şansı %20, tecrübe puanı şansı ise %20'ydi. Eğer çark bunlardan hiçbirinde durmazsa Nie Yan hiçbir şey kazanamayacaktı. Altın ve tecrübe puanları ise kendi aralarında küçük (%80), orta (%15) ve büyük (%5) olmak üzere üçe ayrılıyordu.

 

Nie Yan derin bir nefes aldı ve çarkın döndürme düğmesine bastı. Çark hızlıca dönmeye başladı, her şey bulanık görünüyordu.

 

Ödülün iyi olup olmayacağı şansa bağlıydı. Fakat, en azından Kader Zarındaki gibi kötü şans sonucunda ceza verilmiyordu. Nie Yan çarkın duruşa geçmesi için düğmeye tekrar bastı. 200,000 tecrübe puanı kazanmıştı. Tecrübe puanı Nie Yan'ın çok kolay elde edebildiği bir şeydi, bu yüzden bu deneme başarısız sayılabilirdi.

 

"Hala beş hakkım daha var..." Nie Yan kendini rahatlattı. En çok istediği şey bir uçan hayvan ya da Efsanevi Kademe ekipmandı. Alt Efsanevi Kademe ekipman veya Özel Eşya gelmesi de fena olmazdı.

 

"Hey, hey! Ne oldu, güzel bir şey düştü mü?" diye sordu Tang Yao.

 

“Yok.” Nie Yan acı bir gülümseme ile kafasını iki yana salladı. Elindeki beste karalamalarını Blimer'e vermeye devam etti.

 

"Oh, anlıyorum..."

 

Nie Yan tecrübe çubuğuna baktı. Çubuk %30 oranında dolmuştu. Seviye atlamaya yaklaşmıştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26516 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43024 Bölüm Sayısı


creator
manga tr