Bölüm 482: Cehennem Yıldırımı Kartalı Uçuşa Geçiyor

avatar
755 26

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 482: Cehennem Yıldırımı Kartalı Uçuşa Geçiyor


Birkaç çıtırdama sesiyle beraber, yumurtanın üzerinde çatlaklar oluştu ve içinden bir kartal civciv çıktı. Aslında oldukça küçük bir vücudu vardı fakat Tang Yao'nun kollarına tutunabilecek büyüklükteydi.

 

Nie Yan Cehennem Yıldırımı Kartalına baktı. Kapkara tüyleri hariç, sıradan bir kartal görünümündeydi.

 

Kartal kanatlarını açtı ve kendini yalamaya başladı. Keskin bakan gözleri berraktı, zeka göstergesi vardı.

 

"Bu elemanı şimdiden sevmeye başladım." Tang Yao kartalı kaşıdı. Kartal bu temastan hoşlanmış olduğunu belirterek kafasını Tang Yao'nun eline yasladı.

 

Tang Yao çantasından bir parça et çıkararak kartalın gagasının önünde tuttu, normalde bu eti Tayf Kurdunu beslemek için taşıyordu. Hayvan eti kısa süre inceledikten sonra tümünü bir anda yuttu.

 

"Şu anda hala bir civciv seviyesinde. Tamamen yetişkin olana kadar beklemelisin." dedi Nie Yan. Kartal henüz küçük boyutlardaydı, muhtemelen savaş gücü çok zayıftı. Tang Yao hayvanın gelişmesini beklemeliydi.

 

"Hayır, şu anda büyüyebilir ve uçan bir hayvan olabilir!"

 

"Gerçekten mi?" Nie Yan şaşırmıştı. Uçan hayvanların büyüme zamanları yok muydu?

 

"Bir saniye lütfen, Statülerine bakmama izin ver," dedi Tang Yao. Cehennem Yıldırımı Kartalının statüleri konusundaki bilgi oldukça fazlaydı. Hepsini anlaması biraz zaman alacaktı. "Cehennem Yıldırımı Kartalının statüleri oldukça dengeli. Hünerleri uçma hızını geliştiriyor, Gücü ise saldırı gücünü arıtıyor. Hangi statüyü eklemeliyim?"

 

"Ne istediğine göre değişir. Bence bir Büyücü olarak kartalını Hüner konusunda geliştirmelisin" diye tavsiye verdi Nie Yan. Tang Yao'nun düşmanlarına çıkardığı hasar zaten rakipsizdi. Bunun üzerine bir de Cehennem Yıldırımı Kartalının olağanüstü hızı eklenince, ileride Tang Yao artık yenilmez bir hava tareti haline gelebilirdi.

 

"Hmm... Kötü fikir değil. Senin tavsiyene uyacağım. Güce hizmet eden hız."

 

"Ayrıca kendine bu konuda biraz tecrübe kazandırmalısın. Sonuçta, benim de uçan binekler konusunda tecrübem yok," dedi Nie Yan. Önceki hayatından gelen uçan hayvan tecrübesi sadece küçük bir miktardı.

 

"Uçan hayvanlar toplamda dokuz seviyeye ayrılır. Her seviye statülerden birinin yüksek oranda artmasına sebep olur," dedi Tang Yao. Oyunun resmi internet sayfasını açarak kartalını oradaki bilgilerle kıyaslamaya başlamıştı.

 

"Cehennem Yıldırımı Kartalı kaçıncı seviye?" diye sordu Nie Yan. Bu konuda hiçbir fikri yoktu. Önceki hayatında Cao Xu'yu öldürdüğünde, uçan hayvanlar ek paketi hala başlangıç aşamasındaydı. Sadece birkaç oyuncunun uçan hayvanı vardı, o oyuncular ise kesinlikle ulaşılamaz kişilerdi.

 

"Seviye 1. Henüz yumurtasından yeni çıkmış hayvanların hepsi Seviye 1 oluyor. İleride, yavaşça gelişmeye devam edecek. Görünüşe göre Cehennem Yıldırımı Kartalının büyüklüğünü ben kontrol edemiyorum. Hadi vahşi doğaya çıkalım da birlikte görelim," dedi Tang Yao. Uçan hayvanlar konusundaki bilgileri hala sığ vaziyetteydi. Bu konuda yavaşça bilgi edinip tecrübe kazanması gerekiyordu.

 

"Pekâlâ, ama biraz sonra." Nie Yan aniden uçan hayvanlar için de bir liderlik sıralaması olduğunu hatırladı. Her hayvan sistem tarafından otomatik olarak bu sayfaya kaydediliyordu, fakat hayvanın sahibinin ismi oraya yazılmıyordu. Liderlik sıralaması bütün İyi Taraf oyuncularını kapsıyordu. Nie Yan liderlik sıralamasını kontrol etti. Elbette, Tang Yao'nun uçan hayvanı kaydedilmişti.

 

Aynı zamanda bu hayvan liderlik sıralamasındaki tek hayvandı!

 

"Bir uçan hayvanı çağırmak beş dakika sürüyor. Geri göndermek de beş dakika sürüyor. Eğer ölürse, Diriltme Kristalin yoksa hayvanı diriltemiyorsun," Tang Yao hala sitedeki bilgileri okuyor ve mırıldanıyordu. Bu kural biraz korkutucuydu. Eğer bir uçan hayvan savaş esnasında ölürse onu diriltmek olağanüstü derecede zor olacaktı. Üstelik anlık bir tehlikeyle karşılaşıldığında hayvanı çağırmak da zor olacaktı.

 

"Görünüşe göre uçan hayvanların Hayat çekirdekleri var," Nie Yan yine bir şeyi hatırlamıştı.

 

"Evet, uçan hayvanların Hayat Çekirdekleri var. Eğer kafalarının içini açarsan bir Hayat Çekirdeği elde edebilirsin. Uçan hayvanlar ancak bunları yiyerek seviye atlayabiliyormuş," Tang Yao sayfadaki bilgileri okumaya devam ediyordu. Bu bilginin nasıl bir etki yaratacağını anlayabiliyordu. İleride, uçan hayvanlar yaygınlaştıkça kendi hayvanına seviye atlatabilmek adına diğer oyuncuların hayvanlarını öldürmeliydi.

 

Nie Yan ve Tang Yao aralarında sohbet ederken dükkana 20 kişilik bir grup oyuncu girdi.

 

"Yıkıcı, duyduğuma göre buradaki hayvanlar on binlerce altına mâl olabiliyormuş," Seviye 50 bir Hırsız yanındaki gümüş beyazı zırh kuşanmış bir Savaşçıya seslendi.

 

"Hmm? O kadar da fazla değilmiş! Takımım Altın Şehir'i temizlerken her gün çok fazla altın elde ediyor. Oradan düşen her bit eşya birkaç yüz ya da birkaç bin altına satılabiliyor, sorun değil," Yıkıcı gülerek konuştu.

 

Yıkıcı isimli bu oyuncu Seviye 66 bir Savaşçıydı, üzerinde ise Seviye 65 Kara Altın Kademe ekipman vardı. Susamlı Kek ile aynı kalibrede bir oyuncuydu.

 

Yıkıcı konuşmasını bitirdikten sonra, diğer oyuncuların gözü hayranlıkla parladı.

 

Yıkıcı'nın yüzünde kendini beğenmiş bir ifade vardı. Kendi grubundaki en etkileyici oyuncu olmasından dolayı bununla sürekli hava atmak istiyordu.

 

"Birkaç kişi geliyor. Hadi biz gidelim artık," dedi Nie Yan. Gölge Yaya Pelerinini giydi.

 

"Tamamdır..." Tang Yao başıyla onayladı. Bu ikilinin kendilerini halka açık alanda göstermeleri uygun değildi. Tang Yao da pelerinini giydi.

 

"O Savaşçı kim?" Nie Yan meraklı şekilde sordu.

 

"Sanırım Kara Kahraman'dan bir oyuncu, onların takımlarından birinin kaptanı olsa gerek. Yani kısaca hiç kimse," diye cevapladı Tang Yao. Nie Yan ve Tang Yao gibi yüksek oyuncular elbette bu tarz düşük oyuncuları kafaya takmazdı.

 

İkili çıkışa doğru yöneldi.

 

"Yıkıcı, ne tür bir hayvan almayı planlıyorsun?" diye sordu bir başka oyuncu.

 

"Muhtemelen bir Rhycorn alacağım. O hayvanlar Savaşçılarla oldukça uyumlu oluyor," Yıkıcı gülerek cevapladı. İki adet pelerinli figürün yanlarından geçtiğini görünce sırıttı. Bu ikili neden kendilerini gizleyerek ilerliyor? Kendilerini bir şey mi sanıyorlar yoksa, neden böyle gizemli davranıyorlar?

 

"Vay canına, iyi bir Rhycorn nereden baksan 30,000 altına mâl olur!"

 

"Sadece 30,000 altınsa sorun değil," Yıkıcı yine sırıtarak konuşmuştu. Bakışları Tang Yao'nun kucağındaki Cehennem Yıldırımı Kartalına geldiğinde ise bir anda şaşkınlıkla gözleri parladı.

 

"Şu avucundaki kuş, o bir evcil hayvan mı? Saldırı gücü var mı bari?" Gruptaki Hırsız da hayvanın küçük olduğunu görünce alaycı şekilde konuşmuştu.

 

"Sanırım bu hayvanın saldırısı rakibin boyuna kadar zıplayıp gözlerini gagalamak," bir Esrarlı Büyücü de dalga geçmeye başlamıştı.

 

"Haha, göz gagalamak. Ne kadar komik. Ben de bir defasında avuç kadar büyüklükte olan bir kuş evcil hayvana rastlamışım. Bana saldırmaya çalıştığında öyle bir tokat attım ki bir anda patlayıp etrafa tüylerini saçtı!" Yıkıcı kahkaha ile güldü. "Bu tarz evcil hayvanlar çok para etmez. Muhtemelen ucuza satılmıştır."

 

"En fazla 10 altın falan olsa gerek, öyle değil mi?" diyerek güldü Hırsız.

 

"10 altın karşılığında gerçekten de iyi bir şey satın alamazsın. Mesela, Rhycorn, en azından 30,000 altına mâl olur!" Yıkıcı bakışlarını Nie Yan ve Tang Yao'ya kilitlemişti. Sesini bilerek yükseltiyordu, dükkandaki herkes onu duyabiliyordu. Başkalarını küçük düşürerek kendisini yüceltmeyi seven birisiydi.

 

Tang Yao'nun siniri kabarıyordu. "Lanet olası! Bu herifler gerçekten de bir ders istiyor!"

 

"Boş ver onları," dedi Nie Yan. Geçmiş hayatında bu tarz insanlarla çok karşılaşmıştı.

 

Tang Yao sinirini bastırmaya çalıştı. İkili çıkışa doğru ilerlemeye devam etti.

 

Nie Yan ve Tang Yao'nun kendisini görmezden geldiğini gören Yıkıcı daha yüksek sesle gülerek iyice kabalaştı.

 

"Muhtemelen hayatları boyunca 30,000 altınlık bir evcil hayvan görmemişlerdir bile, öyle değil mi?" Yıkıcı'nın kahkahası bütün dükkanı sarsıyordu.

 

"Uçan hayvanları şehir içinde sürebiliyor musun?" Diye fısıldadı Nie Yan.

 

"Evet, sanırım." Tang Yao ilk başta şaşırmıştı fakat sonradan Nie Yan'ın neden böyle bir şey sorduğunu analadı. 30,000 altınlık evcil hayvan ha, ne olmuş yani? Aç gözlerini de izle şimdi, asıl kaliteli evcil hayvan nasıl olurmuş gör bakalım!

 

İkili çıkışa geldiğince, Tang Yao bir büyü sözü okumaya başladı. Aniden, Cehennem Yıldırımı Kartalı 20 katı büyüklüğüne gelmişti. Dükkanın önünde duruyordu, güçlü bir rüzgar dükkanın önünde esmeye başladı ve Yıkıcı ve arkadaşlarını şoka uğrattı.

 

"Neler oluyor be?" Yıkıcı gözlerini bile zor açabiliyordu. Çıkışa doğru baktığında Tang Yao'nun elindeki kartalın 3 metrelik bir devasa yaratığa dönüştüğünü gördü. Muazzam bir manzarası vardı ve gücü göz kamaştırıcıydı.

 

Bu kartala kıyasla, evcil hayvan dükkanındaki her hayvan bir çöp sayılırdı.

 

Meydandaki herkes bir anda alarma geçmişti.

 

"Bu bir uçan hayvan!" bir Hırsız çığlık atarak konuştu.

 

Yıkıcı ise kendini aptallamış gibi hissediyordu. Az evvel dalga geçtiği bu hayvanın aslında böylesine güçlü bir uçan hayvan olabileceğini hiç tahmin edememişti. O halde bunun anlamı...

 

Nie Yan ve Tang Yao Cehennem Yıldırımı Kartalına bindi. Hayvan o kadar büyüktü ki üzerine beş oyuncu alabilirdi, kanatlarını çırpmaya başladığında fırtına çıkmış gibi rüzgar estiriyordu. Bir anda havaya yükselmeye başladı ve göklerde kayboldu.

 

"Uçan hayvan mı? Acaba az evvelki oyuncu Nirvana Alevi miydi?" Hırsızlardan biri korkmuş şekilde sordu. Az evvel dalga geçtikleri kişinin oyun içerisindeki dalga geçilmesi gereken son kişi olduğunu bilmiyorlardı.

 

"Yıkıcı, ne yapacağız? Az evvel dalga geçtiğimiz..." oyuncular korku dolu ses tonlarıyla sordu.

 

"Nirvana Alevinin kışkırtılmaması gereken birisi olduğunu duymuştum."

 

"Evet, zamanında Muzaffer Dönüşten Liu Rui isimli birinin Nirvana Alevini kışkırttığını duydum. Seviye 0 olana kadar peşini hiç bırakmamışlar. O zamandan beri elemanın yüzünü gören bile olmamış."

 

Oyuncular konuştukça kalplerindeki korku fidanı da gittikçe büyüyordu.

 

Yıkıcı az evvel dalga geçerken aslında üzerine böyle bir felaketi çektiğini düşünememişti. Arkadaşlarının söylediklerini duydukça onun da içindeki korku alevlenmeye başladı. "Hadi Niuren Birliği ofisine gidelim ve özür dileyelim. Eğer Nirvana Alevi bizi affederse, her şey yolunda demektir. Eğer affetmezse, Kalor'dan ayrılmaktan başka çaremiz kalmayacak." Elbette Nie Yan bu oyunculara zorluk çıkarmak istese bu elemanların yapabileceği hiçbir şey yoktu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25397 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42777 Bölüm Sayısı


creator
manga tr