Bölüm 474: Üç Hayata Karşılık Üç Hayat

avatar
882 34

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 474: Üç Hayata Karşılık Üç Hayat


Nie Yan her ne kadar Gölge Bağının etkisi altında olsa da elbette kaderini kabul edip hiçbir şey yapmadan durmayacaktı.

 

Her ne kadar aktif yeteneklerini şu anda kullanamıyor olsa da, yine de pasif yetenekleri kullanıma hazırdı.

 

Gölge Katilinin hareketleri hızlı ve aniydi, fakat Nie Yan yine de vaktinde tepkiler verebiliyordu.

 

Boğucu Vuruş tam da hedefini bulmak üzereyken, Nie Yan refleks olarak Ölüm Bağışıklığını aktif etti. Bu, Yüce Hırsız olma görevlerinden elde ettiği bir şeydi. Kendisine, kitle kontrolüne karşı iki saniye boyunca bağışıklık sağlıyordu. Birçok Yüce Hırsız benzer beceriler barındırıyordu, fakat çoğu Ölüm Bağışıklığı kadar iyi değildi.

 

Bum!Gölge Katilinin hançeri Nie Yan'ın kafasının arkasına isabet etmişti.

 

−806

 

Gölge Katilinin hançeri oldukça etkili bir zehirle kaplıydı. Nie Yan'ın deri rengi solgun yeşil bir renge bürünmeye başlamıştı. Bu bir felç edici zehirdi. Uzuvlarının yavaş yavaş uyuştuğunu hissetti. Neyse ki, zehir direncini artıran Zehir Giderici Küresi vardı. Zehrin yayılma hızı büyük oranda azalmıştı, etkileri de oldukça düşmüştü.

 

Bu tarz bir zehir oldukça nadir görülüyordu. Bu zehrin bir şişesi genellikle birkaç bin altın değerinde oluyordu. İlk olarak Gölge Bağlama Parşömeni, şimdi de felç edici bir zehir. Gölge Katili gerçekten de Nie Yan'ı öldürmek için büyük çaba sarf ediyordu.

 

Nie Yan'ın felç olmadığını gören Gölge Katili şaşkındı. Aniden zihninde bir düşünce belirdi. Nie Yan'ın kullandığı şey Ölüm Bağışıklığı olmalıydı!

 

Ne kadar da tanrısal bir hızda tepki verdi!

 

Ölüm Bağışıklığının iki saniyelik etki süresi Gölge Bağlamaya göre çok daha azdı. Nie Yan şimdilik bu etkiden kaçmışsa ne olmuştu yani? Bunu düşünen Gölge Katilinin kendine olan güveni hala yerindeydi.

 

Her ne kadar ölüm Bağışıklığı Nie Yan'ın Boğucu Vuruş tarafından sersemletilmesini engelliyor olsa da Gölge Bağının etkisini engelleyemiyordu. Kitle kontrol saldırılarının başlamasını engelleyebiliyordu fakat zaten başlamış olan bir etkiyi bitiremiyordu. Rakibinin sabitlenmiş halinden avantaj sağlamak isteyen Gölge Katili Nie Yan'ın kafasının arkasına Ağır Delme ile saldırdı. Bu bir özgürlük becerisiydi. Bu becerinin aynı zamanda rakibin becerilerini engellemek ve onun kaçmasına engel olmak gibi bir etkisi de vardı.

 

Ağır Delme isabet ederse, Nie Yan'ın ölüm fermanı imzalanmış demekti. Birkaç saniye boyunca hareketsiz kalması, Gölge Katilinin Nie Yan'ı öldürmesi anlamına geliyordu.

 

Hırsızlar arasındaki bir savaşta en ufak bir boşluk bile savaşın kaderine yöne verebiliyordu.

 

Nie Yan Ölüm Bağışıklığının sağladığı iki saniyelik bağışıklığı elde edebilmek için zamanında çok çalışmıştı. Elbette bu sürenin boşa gitmesine izin vermeyecekti. Yaşamasının tek yolu mücadele etmekti!

 

Aktif yeteneklerinin çoğunun kullanılmaz halde olması demek buradan kaçamayacağı anlamına geliyordu. Dört adet Şeytan Demirci ve Küçük Altın şu anda 20 metre uzaktaydı. Kendisini kurtarmaya gelemezlerdi. Üstelik kitle kontrol saldırılarını engelleyen yetenekleri de sınırlıydı. Eğer Gölge Katiliyle beceri yarışına girerse kaybederdi. Sıradan bir insanın gözünde, bu savaşın sonucu çoktan belli olurdu.

 

Savaşın başladığı andan itibaren Nie Yan zaten gerideydi. Bu tarz bir durumda geri dönüş yapabilmek oldukça zordu.

 

Bu esnada, Nie Yan Küçük Altın'a hem kendisine hem de Gölge Katiline Ejderha Nefesi ile saldırmasını emretmişti.

 

Ejderha Nefesi küçük alanda etkili olan ama yüksek hasarlı bir saldırıydı. Bunun üzerine bir de Küçük Altın'ın yüksek büyü gücü eklenince, rakibi anlık şekilde öldürebilme olasılığı da artıyordu. Dahası, bu saldırı dost ve düşman ayrımı yapmıyordu. Nie Yan da bu saldırı sonucu kömüre dönüşebilirdi.

 

Kavurucu alevler barındırdığı yüksek yıkım gücüyle havada ilerliyordu.

 

Gölge Katili Ejderha Nefesinin kendisine doğru geldiğini fark etti. Kalbi titredi. Bu alevlerin sayısız oyuncuyu bir anda küle çevirdiğine şahit olmuştu. Kendisi bile bu saldırıdan canlı şekilde kurtulabileceğine inanacak kadar kibirli değildi.

 

Eğer Gölge Katili şu anda gözünü karartmış şekilde Ağır Delme saldırısına devam ederse Ejderha Nefesi tarafından etrafının sarılacağının farkındaydı. Bu kritik anda, geri çekilmeyi tercih etti.

 

Eğer yavaş davranırsa ölecek olan kişi Nie Yan değil kendisi olacaktı.

 

Acaba Nie Yan Ejderha Nefesine bağışık olabilir miydi? Gölge Katilinin zihni karışmıştı.

 

Ejderha Nefesi tam da etrafını saracakken, Gölge Katili Rüzgar Adımını aktif ederek Küçük Altın'ın saldırı menzilinden kaçtı.

 

Bir sonraki anda ise Ejderha Nefesi Nie Yan'ın etrafını sardı. Nie Yan cehennemin ortasında gibiydi, her tarafı kızgın alevlerle kaplıydı. Sanki etrafında bir ışık huzmesi onu alevlerden koruyor gibiydi.

 

Bu manzarayı gören Gölge Katili anlamıştı ki Nie Yan Tanrının Yargıcını aktif etmişti. Nie Yan'ın böylesine pervasız bir yöntem kullanarak rakibini geri çekilmeye zorlayacağını düşünememişti. Fakat yöntem önemsizdi, sonuçta işe yaramıştı.

 

Nie Yan kendisini Ejderha Nefesinden, Tanrının Yargıcının verdiği büyü bağışıklığı bariyeri sayesinde korumuştu.

 

Gölge Bağının etkisi nihayet sona ermişti. Nie Yan hala felç edici zehrin etkisindeydi. Alevlerin içinde dururken silueti belli belirsiz görünen Gölge Katiline baktı. Elemanın gözleri avcı bir şahin gözü gibi açılmış ve Nie Yan'a bakıyordu.

 

Nie Yan Zehir Giderici Kürenin Arınma'sını kullanarak felç edici zehrin etkisinden sıyrıldı.

 

Nie Yan artık statülerini azaltan etkilerden kurtulmuştu. Artık eski gücüne geri dönmüştü. Aktif becerilerinin hepsi tekrardan kullanıma hazırdı.

 

Nie Yan'ı sarmalayan alevler yavaşça dağılmaya başlamıştı.

 

Tanrının Yargıcı sayesinde ölümün pençesinden kaçmıştı.

 

Bakışlarını Gölge Katiline kilitledi. Artık iki taraf da aktif becerilerini kullanabilir haldeydi, Gölge Katilinin artık Nie Yan'ı öldürebilme olasılığı sıfıra yakındı.

 

Bu karşılaşma, bu ikili arasındaki ikinci raunttu. Gölge Katilinin Nie Yan'ı öldürme bası tekrar başarısız olmuştu.

 

"Hayal ettiğimden çok daha güçlüsün. Seninle PvP karşılaşmada yetersiz olduğumu kabul ediyorum. Fakat, bir sonraki sefer, bu kadar kolay sıyrılmana izin vermeyeceğim," dedi Gölge Katili. Nie Yan'ı öldürme amacından vaz geçmek gibi bir niyeti yoktu. Direkt karşılaşma ile suikast girişimi durumları birbirinden farklı şeylerdi. Başarana kadar bunu deneyecekti. Nie Yan'ı öldüremese bile, kendisi de ölmeyecekti.

 

"Ben de senin bir sonraki sefer kaçmana izin vermeyeceğim. Beni öldürmen için seni tutan kişi, ne kadar ödüyor sana? Her ne kadarsa ikiye katlayabilirim," dedi Nie Yan. Gölge Katili tarafından hedef alınmak gerçekten de baş ağrısı veren bir şeydi. En ufak bir hata bile Nie Yan'ın hayatına mal olabilirdi. En kaliteli uzman oyuncuların bile hata yapabildiği kötü günleri oluyordu. Nie Yan'ın da hiçbir zaman hata yapmayacağının garantisi yoktu.

 

Gölge Katili güldü. "Mesele para ile alakalı değil. Bana kimse para teklif etmemiş olsa bile, senin peşinden gelirim."

 

Nie Yan sessizliğini korudu. Gölge Katili'nin kendisine suikast düzenlemekteki tek amacı para değildi. Önceki hayatında, Gölge Katili birçok ünlü oyuncuya suikast düzenlemişti. Kılıcına kurban giden oyuncuların çoğu üst düzey şöhrete sahip oyunculardı. Suikastçılar genellikle mantıksız düşünmeleri ve inatçı olmalarıyla tanınırlardı. Gölge Katilinin suikast girişiminde bulunmasının sebebi sınırlarını test etmekti. İçindeki dürtüleri ve heyecanı yaşamak zevkli geliyordu ona.

 

Bu tarz insanlarla uğraşmak oldukça zordu.

 

"Eğer ben senin yerinde olsam, ilk denemede başarılı olurdum," Nie Yan gülümseyerek konuştu. Gölge Katilinin ileride sürekli peşinden koşacağı düşüncesi Nie Yan'a baş ağrısı veriyordu. Başarılı ya da başarısız olması önemsizdi. Bundan dolayı, bu işi hemen çözmek istiyordu.

 

Gölge Katili sırıttı. Nie Yan'ın çok kibirli bir karakter olduğunu düşünmeden edemedi. Nie Yan'a iki defa suikast girişiminde bulunup başarısız olmasının sebebi Hırsız sınıfı oyuncuların hayat kurtarıcı becerilerinin çok sayıda olmasıydı. Uzman Hırsızlar arasındaki savaşta, fiziki güç farkı çok değilse, iki tarafın da birbirini öldürebilme şansı düşüktü. Nie Yan bir başka seçeneği de Gölge Katilinin izlediği yöntemi izleyerek pusu kurmak ve rakibini tuzağa düşürmek olabilirdi. Ancak bu şekilde kayda değer bir başarı şansı elde edebilirdi. Uyanık kaldığı müddetçe, her ne kadar etrafı dört adet Şeytan Demirci ve Küçük Altın'la sarılmış olsa da yine de kaçmayı başarabilecekti.

 

"Bir bahse ne dersin?" Nie Yan önerisini yaptı. "İkimizin de diğer kişiye suikast düzenlemek için birer hakkı olsun. İşi ilk başaran kişi bahsi kazanır. Eğer ikimiz de başarısız olursak, yine de sen kazanmış sayılacaksın."

 

Gölge Katili bir kaşını kaldırdı. Nie Yan'ın kendisine suikast düzenlerken nasıl bir yöntem izleyeceğini merak ediyordu. Kibirli düşünce yapısı bunu merak etmesine zorluyordu kendisini, bunu düşünürken sordu, "Bu bahis ilgimi çekti. Kaybeden kişinin zararı ne olacak?"

 

"Henüz bunu düşünmedim. Sen nasıl istersen öyle olsun." dedi Nie Yan. Gerçekten de ne önereceğini bilemiyordu. Şu anda tek istediği şey bu meseleyi bir an evvel halledebilmekti.

 

Gölge Katili bir süre düşündü. "Eğer sen kazanırsan, peşinden kovalamayı bırakacağıma yemin ederim, sonrasında ise sen benden üç kişiyi öldürmemi isteyebilirsin. Eğer ben kazanırsam, seni üç defa öldürmeme izin vereceksin."

 

"Anlıyorum, üç hayata karşılık üç hayat. Kulağa oldukça adil geliyor," diye cevapladı Nie Yan. Dünyanın Kralı ile yaptığı bahsi hatırladı. Fakat bu iki durum birbirinden farklıydı. Dünyanın Kralının karakterini iyi tanıyabilmişti, sözünün eri birisiydi. Böyle bir insana güvenilebilirdi. Fakat Gölge Katili bir suikastçıydı ve vicdanı zayıftı. Dünyanın Kralı gibi, boynunu eğerek verdiği sözü tutacağının bir garantisi yoktu. Şu anki ilerleme aslında Nie Yan için iyiydi.

 

Nie Yan bahsi kabul etti.

 

"Pekâlâ, anlaştık," dedi Gölge Katili. Gözleri ateşli bir şekilde parlıyordu. Bu oldukça heyecan verici bir oyundu.

 

Bahislerini sisteme yansıttılar, bu şekilde bahsin etkileri anında geçerli olacaktı. Zaman sınırlaması yoktu.

 

"Gelip bana suikast yapmanı bekleyeceğim," dedi Gölge Katili, sonrasında ise geri çekilerek gölgelerin içinde kayboldu.

 

Nie Yan Gölge Katilinin yerini sezemiyordu. Bu beceri, Boşluk Örtüsüne benzeyen, güçlü bir gizlilik becerisiydi.

 

Gölge Katili Nie Yan'a sıradan bir Hırsız muamelesi yapmakla hata etmişti. Nie Yan'ın elinde Gölge Katilini öldürebilecek en az yedi ya da sekiz adet yöntem vardı.

 

Gölge Katili ortadan kaybolduktan sonra Nie Yan gözlerini kıstı. Guo Huai ile iletişime geçti.Yüz Hırsız kuvvetinin Gölge Katilini takip etmesini istiyorum. Yaptığı hamleleri bana bildirin.

 

Gölge Katili mi? Anlaşıldı!Guo Huai onayladı. Vakit kaybetmeden Yüz Hırsız kuvvetini bu göreve atadı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25396 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42770 Bölüm Sayısı


creator
manga tr