Bölüm 466: Altın Şehir

avatar
968 37

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 466: Altın Şehir


Nie Yan Yeraltına bir yolculuk yapıp tekrar yeryüzüne döndü. Tuoba Ailesinin beş birliği hala Savaş Tanrısı Kabilesinin kalelerine saldırı halindeydi. İki adet Zırhlı Buz Mancınığının tamamlandığını ve üçüncünün de yakın zamanda savaş için hazır olacağı haberini aldı.

 

Zırhlı Buz Mancınıklarının yardımıyla, Savaş Tanrısı Kabilesi artık karşı saldırıya geçebilirdi. Cripps Kalesi kuşatması sırasında Kana Susamış Kılıçlar Niuren Birliği oyuncularını öldürmek için Zırhlı Mancınık kullanmıştı. Bu sefer ise karşılaşılacak şey Zırhlı Buz Mancınığıydı. Eğer Tuoba Ailesinin elinde çok güçlü bir kuşatma makinesi olmazsa veya Kripta Lordu gibi bir varlık çağıramazsa ölümle karşı karşıya kalacaklardı.

 

Tam da Nie Yan'ın öngördüğü gibi, Nisode'daki savaşın altıncı gününde Savaş Tanrısı Kabilesi üç adet Zırhlı Buz Mancınığını ortaya çıkarmıştı, elbette bu şekilde Tuoba Ailesinin beş birliğinin oyuncularını kıyıma uğratacaklardı. Bu mancınıkların olağanüstü korkutucu görünümleri düşmanın geri çekilmesine sebep olmuştu.

 

Tuoba Ailesinin mağlubiyeti kaçınılmaz hale gelmişti.

 

Savaş Tanrısı Kabilesi mutlak bir avantaj sahibiydi. Zırhlı Buz Mancınıklarına sahip oldukları sürece zafer garantiydi. Nie Yan artık geri kalan işleri Guo Huai'ye aktarma konusunda rahat hissediyordu. Her şey kontrol altına alınmıştı.

 

Nie Yan Yeraltından getirdiği eşyaları Zümrüt İmparatorluğunun farklı müzayede evlerine verdi. Fakat bu sefer sadece 500,000 altın kar edebilmişti. Gece Görüşü ve Odak becerilerini artıran ekipmanlar marketlerde artık doyma noktasına ulaşmıştı. Yakın zamanda tekrar talep oluşabilirdi.

 

Bu tarz ekipmanların satışında elbette ilk seferki satışlar en büyük oranda kar getiren satışlar olacaktı. Fakat, Nie Yan yine de şu anda bundan daha karlı bir iş bulamayacaktı. Bereket'le bir ticaret daha yapma konusunda anlaşmıştı. Bu işbirliğinden her iki taraf da büyük oranda fayda sağlamıştı.

 

Guo Huai bu esnada Güneş'in bir uçan binek görevi açtığı haberini verdi. Aynı zamanda Dünyanın Kralından da iki adet Alt Efsanevi Kademe ekipman bulduğu haberi geldi.

 

Guo Huai'nin işleri üstlenmesi ile, Niuren Birliği, Kutsal İmparatorluk, Safir Tapınak ve Parlak Kutsal Alevin yardımıyla Kalor etrafındaki bütün temel kaleleri ele geçirmişti. Tüm kalelerin ve binaların savunma derecesini üstün şekilde geliştirmişlerdi. Herkesin işi başından aşkındı.

 

Nie Yan en önemli üç görevinin ilerlemesini kontrol etti. İlk görev On Kutsal Şövalye hakkındaki gerçeği araştırma göreviydi, Karsi kendisine Ejder Kız Venita'yı aramasını söylemişti. Nie Yan bu görevi tamamlayabilmek için en az Seviye 100 olması gerektiğini düşünüyordu. Şimdilik bu görevi bir kenara bırakacaktı. İkinci görevi ise İmparatoriçe Finas'ın Saklı Tılsımını bulmaktı. Bu da aslında zorlayıcı bir görevdi. Üçüncü görev ise Despot Abak Setini toplamaktı. Bu görev için Seviye 60 bir harita olan Altın Şehrine gitmesi gerekiyordu. Şu anda yapabileceği tek görev buydu.

 

Nie Yan hala Başıboş Prensesin İşaretini taşıyordu. Fakat Hayalet Prenses İna hala karşısına çıkmamıştı. Nie Yan bu prensesin sadece belirli koşullarda ortaya çıkacağını anlamıştı. Görevlerini yaparken dikkatli olmalıydı.

 

Nie Yan hazırlıklarını yaptı. Sarf malzemelerini stokladıktan sonra, Hilderlocke'a ışınlandı ve Altın Şehrine doğru yola çıktı. Bu esnada bir bildirim geldi.

 

Anfrit Dağından çıkan lavlar Yeraltını etkisi altına aldı, Hilton Kalesi felaketin eşiğinde. Zümrüt İmparatorluğunun askerleri kahramanca savaşarak işgalci yaratıklara karşı savunuyor.

Hilton Kalesinin savunma güncellemesi yayınlandı. Cesur maceracılar, insanlığın kahraman kalesi olan Hilton Kalesini korumak için yola çıktı!

 

Nie Yan'ın kalbi sıkıştı. Hilton Kalesinin yaratık işgali sonunda başlamıştı. Beş gün sürecekti ve çoğu NPC burada ölecekti. Sonrasında ise, oyuncular artık savunma hattına gelecek ve yaratıklara karşı ana savunma hattını oluşturacaklardı. Aslında, Seviye 100 olan Yeraltından oyuncular yeryüzüne çıkacaktı. İyi ve Kötü Taraf arasındaki asıl savaş işte o zaman başlayacaktı.

 

Nie Yan omuzlarından bir yük kalkmış gibi hissediyordu. Kehaneti doğru çıkmıştı. Hilton Kalesindeki NPC'lerin uyarısını dinleyerek önceden hazırlık yapıp yapmadıklarını merak ediyordu. Unvanlarının durumunu kontrol ettiğinde hala Büyük Alim olduğunu gördü.

 

Büyük Alim: Yüce Elçi ilerlemesi (3/5)

 

Hilton Kalesinin işgalini öngörmek Yüce Elçi olma görevi için sadece beşte üç oranında katkı sağlamıştı. Nie Yan şaşkındı. Yüce Elçi olmak bu kadar zor muydu? Sonuçta böylesine büyük felaketler her gün yaşanan şeyler değildi.

 

Nie Yan Yüce Elçi ile ilgili bilgileri içeren siteyi açtı. Görünüşe göre öngörüde bulunulan olayın ne kadar büyük olduğu, görevdeki ilerlemenin ne kadar olduğu ile doğru orantılıydı. Yüce Elçi olabilmek için toplamda beş puan lazımdı. Hilton Kalesi konusundaki öngörüsü büyük bir olay olarak sayıldığı için üç puan kazanmıştı.

 

Nie Yan Yüce Elçi olmanın vereceği ayrıcalıkları inceledi. Ait oldukları tarafın ülkesinde bir beylik ve şehir kurabiliyorlardı, kendi kanunlarını belirleyebiliyor ve vergilerini de kendileri alabiliyorlardı. Dahası, hem Zümrüt hem de Atlas İmparatorluğunda konsey ihtiyarı sayılıyorlar ve katı bir pozisyona yükseliyorlardı. Son olarak, Tanrı ve doğa ile iletişim haline geçebilir ve güçlü yaratıklar çağırabilirlerdi.

 

Resmi site her ne kadar büyük miktarda bilgi içeriyor olsa da bu bilgiler yine de kapsayıcı nitelikte değildi. Yine de oyuncuların kendi başlarına keşfetmeleri gereken gizli bilgiler mevcuttu. Oyunun resmi sitesi her bilgiyi sunamazdı.

 

Nie Yan bu etkileri düşündükçe heyecanlanıyordu, özellikle de kendi şehrini kurabilme yetkisini düşündükçe. Bu bir kale değildi, tıpkı Nisode ve Kalor gibi bir şehir olacaktı, kendi bölgesine sahip olan, çok sayıda kale tarafından desteklenen bir şehir. Fakat ne yazık ki Yüce Elçi unvanına erişmesi biraz daha zaman alacaktı. Sonuçta, oyunda yaşananlar zaten akışı değiştirmişti. Bir sonraki öngörüyü yapabilmek oldukça zor olacaktı. Üstelik, Büyük Kehanet becerisinin bekleme süresi 10 gündü ve ipuçları şifreliydi.

 

Nie Yan'ın şu anda yapabileceği tek şey bu meseleyi ertelemekti. Hilton Kalesinin işgalinin sonucunun ne olacağını öngörmenin bir ödülünün olup olmadığını bilmiyordu. Sistem bu konuda bir şey söylemiyordu. Savaş bittiğinde, gidip bakacaktı. Belki de savaştan sonra kendisini büyük bir ödül bekliyor olacaktı.

 

Bu esnada Nie Yan Altın Şehrine doğru ilerliyordu.

 

Altın Şehir Hilderlocke'ın güneyinde yer alıyordu, zenginliklerle dolu bir bölgeydi. Ünlü bir maden sahibi kişi Burks Dağının yakınına bir kale inşa etmişti. Sonrasında ise bu maden sahibi kişi ışık yolundan vaz geçerek şeytana dönüşmüş ve ismi Maden Kölesi Igrin olan bir Seviye 90 Lord olmuştu, kalenin girişini kendisi savunuyordu. Oyuncular henüz bu Lordla mücadele etmeye cesaret edemiyorlardı, bundan dolayı sadece Altın Şehrinin yakınlarındaki madenlerde vakit geçiriyorlardı.

 

Nie Yan Şahinci Atının sırtında hedefine doğru dört nala ilerliyordu.

 

İlerideki dağın yamacında bulunan devasa kale Nie Yan'ın görüşüne girdi. Burası Altın Şehirdi, Maden Kölesi Igrin üst taraftaki kısımda devriye geziyordu, alt kısımda bulunan bölge ise Altın Şehrinin Yeraltı Madenleri isimli bir zindandı. Kılıç Parıltısı ve diğerleri bu zindanı çoktan temizlemişlerdi. Nie Yan'a gelen raporlara göre buraya ilk gelişlerinde Hilderlocke'tan bir birlik ile karşı karşıya gelmişlerdi ve bu birlik 2,000 oyuncu göndererek onları burada tuzağa düşürmeye çalışmıştı. Sonuç ise Kılıç Parıltısı ve diğerlerinin bu 2,000 oyuncuyu öldürmesi olmuştu, Kılıç Parıltısı 20 kişilik grubu ile 2,000 kişilik düşmanı ezmişti. O zamandan bu yana Niuren Birliğinin Hilderlocke'taki şöhreti yükselmişti.

 

Hilderlocke'tan olan oyuncular ne zaman Niuren Birliğinin oyuncuları ile karşılaşsa hep korku ile yaklaşıyorlardı. Kime saldırıp kime saldıramayacaklarını iyi biliyorlardı. Artık bu olayın üzerinden çok zaman geçmişti. Bu olayın yaşandığı zamanlar Nie Yan hala Yeraltında dolaşıyordu. Zindanları temizlerken, ya da mobları keserek tecrübe puanı kazanmaya çalışırken bu tarz sürtüşmelerin yaşanması normaldi. Eğer en ufak bir sürtüşmede bile birlikler ordu gönderip savaşsaydı bu durum oldukça yorucu olurdu.

 

Şu anda Seviye 60 ve zeri oyuncuların sayısı çoğalmıştı. Özellikle de Altın Şehir kalabalıktı. Şehirden dağa doğru uzanan ormanlık patikada oyuncuların tezgahları sağlı sollu şekilde sıralanmıştı.

 

Yol boyunca çok sayıda oyuncu ile karşılaşan Nie Yan sonunda Altın Şehir'e ulaştı. Kendini gizlemek için siyah kapüşonlu bir pelerin giyinmişti.

 

"Yeraltı Zindanlarını temizlemek için bir takım arıyorum, ben 800 büyü gücüne sahip bir Büyücüyüm..."

 

"Yeraltı Madenleri takımı Rahip ve Şövalye arıyor. İyileştirmeler Rahipler için en az 1,000 ve Şövalyeler için 500 olmalı."

 

Altın Şehir'in dış tarafı müthiş bir kalabalığa ev sahipliği yapıyordu, toplamda 3,000'in üzerinde oyuncu vardı burada. Oyuncular sürekli olarak zindan temizliği için takımlar oluşturuyorlardı. Zümrüt İmparatorluğunun her köşesinden birlikler buradaydı, sayısız oyuncu zindan temizliği çabasındaydı.

 

Ayrıca burası PvP karşılaşmaların serbest olduğu bir bölge olduğu için oyuncular sürekli olarak tetikteydi.

 

Her tarafta takım oluşturmak isteyen oyuncular gözlemlenebiliyordu. Takımlarına oyuncu arayan kişiler yanından geçtikleri herkesi tarıyordu. Eğer takım için uygun bir aday görürlerse bir davet gönderiyorlardı. Gereksinimler oldukça yüksekti, sadece birkaç aday için uygun denilebilirdi. Belirledikleri gereksinimlere uygun olmayan oyuncuları ise görmezden geliyorlardı.

 

Ayrıca Altın Şehir'in Yeraltı Madenlerini süpürmek için burada olan oyuncular da vardı. Bu kişiler zindan temizliği amacında değildi, sadece etrafta doğan sıradan mobları kesmek için buradalardı. Eğer şansları yaver giderse kaliteli bir eşya düşürebilirlerdi.

 

Nie Yan kalabalığın arasında yürürken onun kim olduğunu kimse anlamamıştı. Buradaki çoğu oyuncu zaten pelerinle dolaştığı için Nie Yan'ın kıyafetleri dikkat çekmiyordu. Fakat bu pelerinin altındaki kişinin Çılgın Hırsız Nirvana Alevi olduğunu bilmiyorlardı!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25397 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42776 Bölüm Sayısı


creator
manga tr