Bölüm 455: Köleler

avatar
1051 40

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 455: Köleler


Birçok köle türü vardı. Çoğunluğu düşük ya da orta seviye zekaya sahipti. Fakat çok az sayıda da olsa, verilen her görevi yerine getirebilecek olan köleler de mevcuttu. Üstelik kendini üretim sektörüne adamış olan bazı oyuncuların savaş gücü çok gelişmediği için, bazı köleler bu oyuncuların yerine de savaşabiliyordu.

 

Nie Yan elbette dövüşmesi için bir köle bakmıyordu. Köleler, çağırılabilen yaratıklardan daha farklıydı. Köleler bir kere ölünce geri dönüşü yoktu, tıpkı NPC hizmetkarlar gibi.

 

Nie Yan üç adet köle alarak dükkanlardaki işleri daha hızlı şekilde halledebilme amacındaydı.

 

Köle pazarı oldukça pis bir yerdi, her tarafta harap vaziyette çadırlar ve ahşaptan yapılmış kafesler vardı. Geniş kafeslerin içinde NPC'ler vardı, umutsuz ve çaresiz tavırlarla etrafa bakınıyorlardı. Bazı güçlü olanlar ise kafesin içine konulduğu gibi aynı zamanda iplerle bağlanmıştı.

 

Etrafta iri yapılı muhafızlar ardı ve ellerinde kırbaç tutuyorlardı. Kölelerin en ufak bir hatası bile bu muhafızların öfkelenmesine sebep oluyordu, küfürler ederek ellerindeki kırbaçları savuruyorlardı.

 

Nie Yan izlediği bu manzara karşısında tiksinti duydu. Fakat elbette bir fantezi dünyasında olması bu manzaraları görmesini zorunlu kılıyordu. İnanç, oyuncuların gözlerinin önüne çarpıcı gerçekleri bir anda çıkararak inandıkları şeyi sorgulamalarını sağlayabiliyordu.

 

İşte İnanç dünyası buydu. Bütün oyuncular bu dünyanın kurallarına bağlıydı!

 

Nie Yan kölelerin statülerine baktı. Çoğunluğu ortalama statülere ya da daha kötüsüne sahipti, sadece en basit görevleri halledebilecek kapasitedeydiler. Bazıları ise düzgün bir potansiyele sahipti, kendilerine sahip olan kişinin adına dövüşebilirlerdi.

 

Nie Yan etrafına bakmaya devam etti, yolun iki tarafındaki kafeslere de bakıyordu. Özellikle yetenekli olan kölelere bakıyordu, nadir bir yeteneği olan birini arıyordu.

 

"Efendim, bir köle mi almak istiyorsunuz? Bu pazarda benim kölelerimden daha iyisini bulamazsınız!" Şişman bir köle taciri Nie Yan'a yaklaşarak konuştu. Suratında birikmiş yağ sayesinde gözleri çukurlaşmıştı. Konuşurken suratı sallanıyordu.

 

Nie Yan istemsizce geri çekilerek kaşlarını çattı. Tam da adamın teklifini reddedecekken kafeslerin birinde tanıdık bir yüz gördü. Bu tanıdık yüz daha evvel tanıştığı Collins isimli çocuktu!

 

Collins'in bulunduğu kafeste iki çocuk daha vardı. Bir tanesi Collins'le aynı yaşlarda görünen ince suratlı bir kızdı. Diğeri ise bir erkekti ve neredeyse 15 yaşında vardı. Savaşma yeteneği olduğunu belli eden kaslı bir yapısı vardı.

 

Nie Yan'ı fark eden Collins'in gözleri şaşkınlıkla parladı.

 

"Efendim, bu sizsiniz!"

 

"Nasıl oldu da bu kafese düştün?" Nie Yan şaşkın şekilde sordu. Collins'e 1,000 altın vermişti. Mantıklı düşünülecek olursa şu anda kafeste olmaması gerekiyordu.

 

"Şuradaki pis herif beni yakaladı, ismi Berrick. Bana verdiğiniz altınları çalıp beni buraya hapsetti," Collins konuşurken Nie Yan'ın yanında duran köle tacirine bakıyordu.

 

"Bu veledin yalanlarına inanmayın. O bir sokak çocuğu ve pis bir hırsız." Berrick'in gözleri öfkeyle parlıyordu. Nie Yan buradan ayrıldığı an itibariyle Collins'in işi bitmişti.

 

Nie Yan durumu az çok anlayabilmişti. Fakat Seviye 80 bir Elit olan Berrick'i de dahil ederse, ortamda çok sayıda köle taciri vardı.

 

"Efendim, lütfen bizi buradan çıkarın! Sizin köleniz olmaya ve ne isterseniz yapmaya söz veriyoruz," diye ekledi Collins. Nie Yan bu çocukların son umuduydu.

 

Nie Yan önceki hayatından hatırlıyordu, bu tarz durumlarda alınan kölelerin sadakati 90 ve üzeri olabiliyordu. Normal şartlarda alınan bir kölenin sadakati 70 civarı oluyordu. Eğer sadakat değeri çok azalırsa, köleler sahiplerine karşı hareket edebiliyorlardı. Bu ihtimal düşüktü, fakat yine de böyle bir ihtimal vardı.

 

Nie Yan Collins'in özel becerilerini inceledi.

 

Hançer Sezgisi: Collins üstün bir kaçınma yeteneğine sahiptir, yaratıklar tarafından yaralanması zordur.

 

Hızlı: Collins koşmakta iyidir, koşma hızı 528.

 

Toplayıcı: Collins cevherleri ve kayıp eşyaları bulmak için az zaman harcar.

 

Nie Yan şaşırmıştı. Collins'in üç becerisi de nadir rastlanan becerilerdi. Sadece bu şehirle sınırlı olan bir NPC değildi. Vahşi doğada dolaşarak yüksek seviyeli haritalarda keşif yapabilirdi. Tek problemi savaş yeteneğinin sıfır olmasıydı.

 

Nie Yan Collins'in arkadaşlarının özel becerilerini incelemek için döndü. Küçük kızın ismi Delfina'ydı. Kızın sahip olduğu özellikler ise Hançer Sezgisi, Artist ve Sosyal Kelebek’ti. Sosyal Kelebek diğer NPC'ler ile iletişim kurabilmesini sağlıyordu. Artist becerisi karmaşık yapıdaki şemaları çizmesini ve kopyalayabilmesini sağlıyordu.

 

Nie Yan sarsıldı. Delfina şemaları kopyalayabiliyordu, düşük kademeli şemaları yapması birkaç saatini alırken yüksek kademeli olanları kopyalaması ise bir ya da iki gün alıyordu! Eğer Zırhlı Buz Mancınığı Şemaları tekrar üretilebilirse, bu durum Niuren Birliği için harika olurdu.

 

Nie Yan sadece Artist becerisini gördüğünde bile aklı yatmıştı. Ne pahasına olursa olsun bu köleleri almalıydı!

 

Nie Yan yaşı büyük olan çocuğun özelliklerini kontrol etti. İsmi Bernard'dı. Her ne kadar henüz genç olsa da, yine de yaşına göre büyük gösteriyordu. Vücudu kaslı bir yapıya sahipti ve derisi sağlıklı şekilde parıldıyordu.

 

Nie Yan ilk bakışta Bernard'ı bir savaşçı köle sanmıştı. Fakat inceledikten sonra aslında toplama işleri için daha uygun olduğunu anladı! Özel becerileri Hançer Sezgisi, Hızlı ve Kazıcı idi.

 

Bernard nasıl kazı yapılacağını iyi biliyordu. Eğer elinde iyi bir kazma olursa, harika bir madenci olabilirdi.

 

"Üçü için ne kadar istiyorsun?" Diye sordu Nie Yan.

 

Berrick'in gözleri parladı. Tam da bir şey söylemek üzereyken Nie Yan adamın sözünü kesti. "Umarım bana uygun bir fiyat söylersin. Kale yöneticisi benim unvanlarıma sahip birisine fazla fiyat verdiğini öğrenirse memnun olmayabilir."

 

Berrick güldü. "Oh, buna asla cesaret edemem, efendi Büyük Alim! Bu üçü için, 120 altın uygun mudur?"

 

"Seni yalancı! Az evvel bir başkası geldiğinde sadece 60 altın istedin!" Bağıran kişi Collins'ti. Berrick'in yüzü kızardı, tıpkı bir domatese benziyordu.

 

"Pekâlâ, al, 120 altında anlaşabiliriz. Artık bu üçü bana ait." Nie Yan bu itici karakterle daha fazla uğraşmak istemiyordu.

 

Nie Yan'ın hiç tereddüt etmeden 120 altını verdiğini gören Berrick daha fazlasını istemediği için pişman oldu. Fakat alışveriş çoktan tamamlanmıştı. Berrick kafesi açtıktan sonra üçlüye bakarak konuştu, "Siz veletlerin artık yeni bir sahibi var. Defolun buradan."

 

Collins, Delfina ve Bernard bakışlarını Berrick'e çevirdi, içlerindeki öldürme arzusu gözlerinden belli oluyordu. Fakat üçü de bu adamı öldüremeyeceklerinin farkındaydı.

 

"Hadi, gidelim," dedi Nie Yan.

 

Köle pazarının çıkışına doğru yöneldiler. Nie Yan kölelerin üçünün de sadakatinin 90'ın üzerinde olduğunu fark etti. Collins aralarında en yükse kolandı, sadakati 99'du, Delfina 96 ve Bernard ise 95 sadakate sahipti. Bu şekilde, kölelerin isyan etme olasılığı yoktu.

 

Bu üç çocuk Niuren Birliğine kesinlikle faydalı olacaktı. Delfina şemaları kopyalamak için faydalı olacaktı, Collins ve Bernard ise maden toplama görevinde oldukça avantajlı olacaktı. Ara sıra şehirdeki ayak işleri için de kullanışlı olurlardı.

 

Nie Yan köle pazarından ayrıldıktan sonra derin düşüncelere daldı. Niuren Birliğindeki zanaatkarların sayısı hızlı şekilde yükseliyordu. Yıldızlı Gece İksir Dükkanının geleceği oldukça parlak görünüyordu, yüksek kademeli çok sayıda Simyacı yetiştiriyordu. Diğer üretim alanları da her gün işe alımlar sayesinde büyüyordu. Hepsi de farklı görevleri yapmakla ve kendilerini geliştirmekle meşguldü. Açıkçası, her meslek grubu bir şekilde birbiri ile bağlantılıydı. Oyunun ileri aşamalarında bir şeyin üretimi için tek meslek grubundan bir kişi lazım olmayacaktı. Bazı eşyaları tamamlamak için farklı meslek gruplarından birçok kişinin ortak çalışması gerekecekti, mesela Goblin Büyü Topu ve Zırhlı Buz Mancınığı gibi eşyalar.

 

Nie Yan'ın aklına bir fikir geldi. Neden farklı meslek gruplarından kişileri bir araya getirerek farklı bir birlik oluşturmuyordu ki, Simyacılar, Tamirciler, Mühendisler, Demirciler, Efsuncular, Madenciler ve daha niceleri? Muhtemelen tek bir devasa atölye açarak her meslek grubu için farklı bölgelere sahip olmasını sağlamak daha mantıklıydı. Bu şekilde yapılacak olan işler bölünmeden ve hızlı şekilde halledilebilirdi.

 

Elbette böylesine bir atölyeyi açmak ucuz olmayacaktı, muhtemelen on binlerce altına mâl olacaktı. Fakat kesinlikle bu yatırımı yapmaya değerdi. Çeşitli meslek alanları bir araya geldiğinde yapılabilecek işlerin sınırı yoktu. Şüphesiz, etraftaki dükkanların değerini de artıracak bir hamle olacaktı.

 

Nie Yan'ın aklına yatmıştı bu fikir, Yıldızlı Gece İksir Dükkanının yanına devasa bir atölye açacaktı. Zaten o bölgede henüz kullanımına başlamadığı boş alanlar vardı, bu bölgelerin henüz kiralanamamış olması sıradan oyuncuların buraya yetecek paralarının olmamasıydı. Daha evvel bu mülklerle ne yapacağını bilemiyordu, bundan dolayı düşük kademeli birkaç dükkan açarak sistemin bu bölgeleri elinden almasını engellemişti. Şimdi ise işler farklıydı. Kalor'a döner dönmez bu işi halletmeliydi!

 

Nie Yan şimdiden işin yürüyeceğinin hayalini kurabiliyordu, zanaatkar meslekler için bir birlik. Harika bir plan aklında yavaş yavaş canlanmaya başlamıştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25400 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42790 Bölüm Sayısı


creator
manga tr