Bölüm 437: Kan Gölgesi Lejyonu

avatar
1172 30

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 437: Kan Gölgesi Lejyonu


Gece olduğunda Nie Yan ve Xie Yao İnanç'a girdiler. Nie Yan'ın yapmak istediği ilk şey elindeki Parlak Mücevherleri kullanarak Özel Eşyaları geliştirmekti. Guo Huai ile bu konuyu konuştuğunda Güneş'in Büyük Mücevher Ustası Paget'in verdiği bir görevde olduğunu öğrendi. Görev bittiğinde artık taşların geliştirmesinden faydalanabilirdi.

 

Nie Yan bir süre düşündü. Şu anda beklemek muhtemelen en iyi seçenekti. Bir Usta kişinin işçiliği ile Gelişmiş kişinin işçiliği arasında büyük fark vardı. Elindeki beş adet Parlak Mücevheri en iyi potansiyelinde kullanmak istiyordu. Sonuçta, Palet Yüzüğü ve İpek Eğirici Yüzük gibi Özel Eşyalar oldukça değerliydi. Özellikleri ne kadar iyi olursa o kadar çok faydalı olurdu.

 

Ekipmanlarının önceye göre daha kaliteli olmasıyla beraber Nie Yan birliğin genel kuvvetini daha da artırma planı yapmaya başladı. Aklına gelen ilk şey ise Zırhlı Mancınıktı!

 

Zırhlı Mancınıklar birlik savaşlarında yüksek hasar vermelerinden dolayı üst düzey etkiye sahipti. Oyuncular genellikle Kademe 1 Zırhlı Mancınık şeması elde ettiklerinde Mühendislere iş verirlerdi, tıpkı Goblin Büyü Topunda olduğu gibi bu eşyanın da seviyesini artırmak isterlerdi.

 

Zırhlı Mancınıklar sadece düz araziler üzerinde kullanılabiliyordu. Ahşaptan yapılmış olan tekerlekleri dağlık ve tepelik araziler için uygun değildi. Dahası, mekanik birimler olmalarından dolayı öldürdükleri canavarlardan eşya ya da tecrübe puanı kazanılmıyordu, bu yüzden seviye atlama harekatları için uygun değillerdi. Fakat bu tarz dezavantajlara sahip olmalarına rağmen savaş alanında gerçekten de rakipsiz birimlerdi. Bu birimler Seviye 100'den sonra Usta Sınıfların çıkışıyla beraber ancak eskimeye başlayacaklardı.

 

Nie Yan düşünürken birden bir Zırhlı Mancınık Şemasının yerini hatırladı. Üstelik bu mancınık Kana Susamış Kılıçların savaşa getirdiği gibi sıradan değildi, nadir görülen Zırhlı Buz Mancınığıydı!

 

Sıradan mancınıklar sadece patlayıcı içeren mermiler fırlatıyordu ve sadece yangın hasarı veriyordu. Fakat Zırhlı Buz Mancınığı ise buzlu mermiler fırlatarak etki alanındaki bütün düşmanları donduruyordu. Kripta Lordu gibi devasa birimlerle saldırı yapma şansı mevcutsa, Zırhlı Buz Mancınığı çok daha etkili oluyordu.

 

Seviye 100'e ulaşılmadan evvelki savaşlarda bu Zırhlı Mancınıklar tam bir kıyım makinesi olarak görev alacaktı. Özellikle de şu anda Tuoba Ailesinin savaşa hazırlandığı düşünülürse, eğer Savaş Tanrısı Kabilesi bu mancınıklardan birine sahip olursa zafere ulaşmaları çok daha kolay olacaktı.

 

Nie Yan her ne kadar Zırhlı Buz Mancınığı Şemasının varlığından her daim haberdar olsa da daha önceden bunu elde etmeye çalışmamasının sebebi seviyesinin ve ekipmanlarının yetersiz olduğunu düşünmesiydi. Şu anda ise gerekliliklere yeterli düzeyde ulaşmıştı, bundan dolayı denemekten zarar gelmezdi. Eğer işler kötüleşirse en kötü ihtimalle Belirsiz Işınlanma Parşömeni ile hemen ortamdan uzaklaşırdı.

 

Nie Yan Amore Kasabası'na ışınlandı ve iki adet Orta Ağ Parşömeni, üç adet Gelişmiş Sarmaşık Dal Parşömeni ve beş adet de Orta Aggro Dağıtıcı Parşömen satın aldı. Bu eşyalar muhtemelen gideceği görevde işe yarayacaktı. Aynı zamanda Yıldızlı Gece İksir Dükkanından birkaç tane Gelişmiş Sağlık İksiri ve Buz Direnci İksiri de aldı.

 

Sonrasında, Guo Huai ve diğerlerini bir iş için ayrılacağına dair bilgilendirdi. Kendisi her ne kadar Zırhlı Buz Mancınığı Şeması arayışı için uzakta olsa da yine de birlikle alakalı meseleleri uzaktan halledebilirdi.

 

Nie Yan Kalor'un kapılarından çıktı ve Şahinci Atını çağırdı, sonrasında ise kuzey tarafına, dağlara doğru yol almaya başladı.

 

Bazı sıradan oyuncular Nie Yan'ın Şahinci Atını sürerken gördüler. Nie Yan ve Niuren Birliği hakkındaki görüşleri etkilenmişti. Daha evvelden sadece Kalor'un en güçlü lideri olarak görüyorlardı onu. Şimdi ise şehrin hükümdarı olarak görülüyordu!

 

Eğer bu sıradan oyuncular Kalor içerisinde gelişmek istiyorlarsa bunun tek yolunun Nie Yan'ın gözetimi altında olabileceğini anlamışlardı. Nie Yan'ı, onun ekipmanlarını elde edebilmek öldürme konusunu kimse konuşamazdı. Böyle bir hamleye kalkışmak demek direkt olarak ölümle yüzleşmek demekti. Nie Yan'ın böyle bir durum karşısında yapacağı tek şey birkaç kişiye haber vermekti ve bu şekilde kendisine saldıran kişi Seviye 0 olana kadar öldürülecekti. Nie Yan her ne kadar böyle acımasız bir hamle yapma tercihinde bulunmayacak olsa bile, böyle bir şeyin ihtimalinin varlığı bile korkutucuydu.

 

Nie Yan yeşil çimlerle kaplı bir ovada ilerledi ve Seviye 90 bir haritaya giriş yaptı. Önündeki manzara sanki beyaz çadırlarla kaplanmış bir deniz gibiydi. Orta kısımda üç metre uzunluğunda iki katlı ve oval biçimli bir bina vardı. Altın kaplı çatısı güneş ışıklarının altında cazibeli bir şekilde parıldıyordu. Burası Kan Gölgesi Lejyonunun kamp alanıydı.

 

Karon Düzlüklerinde doğruluğa olan inançlarını ter ederek karanlığın havarisi olan bir grup yaşıyordu. Bu grup etrafta dolaşarak gezgin kişilere saldırıyordu, bundan dolayı şeytani, kötü varlıklar olarak tanınıyorlardı. Liderleri Kan Gölgesi Yüce Büyücüydü, bu büyücü Kan Gölgesi Kemik Ejderhası çağırabiliyordu.

 

Ayrıca Kan Gölgesi Lejyonu Kampının hemen yanında yedi adet Zırhlı Buz Mancınığı vardı. Eğer bir keşif ekibi buraya gelecek olsa, bu mancınıklar tarafından yok edilmeleri işten bile değildi.

 

Kutsal Tapınak sık şekilde Şövalyelerini Kan Gölgesi Lejyonuna saldırmak için gönderiyordu, üstelik birkaç defa onları yenilgiye de uğratmıştı. Fakat öldürdükleri bir işe yaramıyordu çünkü her zaman küllerinden tekrar doğuyorlardı. Kutsal Tapınağın sadece Şövalyelerin kabul edebileceği özel bir görevi vardı, görevin tek amacı ise Kan Gölgesi Lejyonunun üyelerini öldürmekti. Gerçekleştirilen her öldürme sonucunda belirli bir oranda Onur puanı veriliyordu.

 

Nie Yan Şövalye sınıfı değildi, bundan dolayı bu tarz bir görevi kabul edemiyordu. Fakat, Kan Gölgesi Yüce Büyücü'den Kötücül Mücevheri alabilirse, Kutsal Tapınak mutlaka buna karşılık bir ödül verirdi. Ödülün Kutsal Övgü olduğu yönünde söylentiler vardı. Bunu elde ettikten sonra, Gölge Dansçısı olma konusunda gelişebilir ve hatta daha güçlü bir varlık olan Berrak Dansçı olabilirdi.

 

Berrak Dansçılar sıradan Gölge Dansçılarından farklıydı, kendilerine kutsama verebiliyor ve güçlü kutsal büyüler kullanabiliyorlardı. Önceki hayatta, bir oyuncu bu görevi tamamlayarak Berrak Dansçı olmuştu ve diğer tüm Gölge Dansçılarından daha üstün haldeydi. Bu oyuncunun ismi Güleç Hırsız'dı. Nie Yan'ı hatırladığına göre bu oyuncu biraz daha sonra ortaya çıkacaktı.

 

Nie Yan'ın yaşadığı olaylar tarihin akışını değiştirmişti. Önceki zaman diliminde bu tarihe gelindiğinde en yüksek oyuncu seviyesi 30-40 civarındaydı. Fakat şu anda her tarafta 50-60 Seviye olan oyunculara rastlamak mümkündü. Bu durum Saklı Tarih Ek Paketinin etkisiydi. Bu durum büyük bir kelebek etkisi yaratmıştı. Birçok insan daha güçlü hale gelmişken birçoğu da elit oyuncular arasından çıkmıştı. Nie Yan birçok oyuncunun güç dengesini, hatta Zümrüt İmparatorluğunun güç dengesini bile değiştirmişti. Bu yeni tarih akışında Güleç Hırsız'ın ne zaman ortaya çıkacağını bilmiyordu.

 

Nie Yan eğer Kötücül Mücevheri elde edebilirse Güleç Hırsız'ın kaderi olan ilk Berrak Dansçı olmayı da değiştirecekti.

 

Nie Yan dikkatli şekilde çadırlara yaklaştı. Bir sürü Kan Gölgesi Lejyonu muhafızı devriye görevindeydi. Kırmızı renkli ve parlak zırhlar giyinmişlerdi ve koyu kırmızı renkli uzun kılıçları vardı. Vücutlarından kanlı bir aura yayılıyordu. Bu muhafızlar vahşi katillerdi.

 

Nie Yan Üstün Seziyi kullanarak bir Kan Gölgesi Lejyonu muhafızını inceledi.

 

Kan Gölgesi Savaşçısı: Seviye 90

Sağlık: 32,000/32,000

 

Bu Kan Gölgesi Savaşçılarının saldırısı oldukça vahşiydi. Kana Susamış kullanarak kendilerini güçlendirebiliyorlardı, saldırı güçlerini büyük ölçüde artırabiliyorlardı ve can çalma yeteneği de ekleyerek kendilerini de güvene alıyorlardı. Bunlarla uğraşmak oldukça zordu. Fakat neyse ki, bunlar her ne kadar insan olsalar da zekaları yine de alt düzeylerdeydi. Bu yaratıklar düşük zekalı yaratıklar olarak sınıflandırılıyordu. Sadece liderleri olan Kan Gölgesi Yüce Büyücü diğerlerinden daha zekiydi, orta zekalı yaratık olarak sınıflandırılıyordu.

 

Fakat Nie Yan zaten Kan Gölgesi Savaşçılarıyla uğraşma planında değildi. Hedefi Zırhlı Buz Mancınığı Şemasını ve Kötücül Mücevheri ele geçirmekti.

 

Bu görev şu anki gücü için aslında zorlayıcıydı, fakat sahip olduğu yetenekler sayesinde yine de mümkündü.

 

Nie Yan bakışlarını çadırlara çevirdi. İleride bir duvar vardı ve üzerinde ise Büyü Topları konuşlandırılmıştı. Koyu renkli namluları düzlük araziye yönelmiş durumdaydı. Buradaki savunma kuvveti oldukça yüksekti. Eğer bir keşif ekibi buraya yaklaşırsa ilk olarak bu toplardan nasıl kurtulacaklarını çözmeleri gerekirdi.

 

Nie Yan Kan Gölgesi Savaşçılarının arasından gizlenerek geçti ve duvara yaklaştı. Duvardan kafasını kaldırıp güvenli olduğunu gördü ve sonrasında duvarın üzerinden atlayarak diğer tarafa geçti.

 

Kamp bölgesinin merkezine doğru ilerlerken çadırların arasından saklanarak gidiyordu.

 

İlerideki çadırların arasında altı adet yere çakılmış vaziyette duran ahşap sütun vardı. Yaklaşık bir metre boyunda olan bu sütunların üstünde kırmızı renkli bayraklar asılıydı. Bayrakların üzerinde kırmızı renkli, gizemli bir tasarım çizilmişti. Bu tasarım Kan Gölgesi Lejyonunun kötü şöhretinin simgesi olan Kan Gölgesi Totemi'ydi!

 

Oyuncular belirli yöntemler kullanarak Kan Gölgesi Totemi'ni yok edebiliyordu. Fakat, yanlış bir hamle sonucu bu totemleri yok etmek yerine patlatabilirlerdi de, bunun sonucunda elbette ölürlerdi. Kan Gölgesi Totemleri patladığı zaman kırmızı renkli bir ışık huzmesi yayarak temas ettiği her şeye etki ediyor ve çürütücü bir etki bırakıyordu. Bu patlamanın etkisinde kalanlar can değerlerinin büyük oranda ve hızda düştüğüne tanık oluyorlardı. Nie Yan önceki hayatında yüz kişilik Seviye 100 üzeri takımlarla beraberken bu Kan Gölgesi Totemlerini tecrübe etmişti. O zamanlar basit bir oyuncudan başka bir şey değildi. İki yüz kişilik ekiplerinden sadece birkaç düzine kişi sağ kalabilmişti. Verilen kayıplar bir felaketti. Ancak ekibin lideri Zırhlı Buz Mancınığı Şemasını ele geçirdiğinde verilen kayıplar durmuştu. İki yüz kişilik ekibin neredeyse tamamının ölmesi düşünülürse savaşın ne kadar acımasız geçtiği tahmin edilebilirdi.

 

Nie Yan'ın şu anda bu kamp alanına aşina olması elbette önceki hayatındaki bu savaşın tecrübesinden kaynaklıydı. Eğer bu tecrübeye güvenmiyor olsa zaten bugün buraya yalnız başına gelemezdi.

 

Nie Yan ileride bir hareketlenme duyduğunda anında bir çadırın kenarına saklandı.

 

Bir süre sonra yaklaşık 20 adet Kan Gölgesi Savaşçısı yanından geçti. Etrafa bakındıktan sonra Nie Yan'ı fark edemediler ve yavaşça yürüyerek uzaklaştılar.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23947 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42080 Bölüm Sayısı


creator
manga tr