Bölüm 432: Kalor'un Birleşimi

avatar
1012 33

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 432: Kalor'un Birleşimi


Parlak Kutsal Alev ve Muzaffer Dönüş arasında kaotik bir çekişme başlamıştı, iki eski müttefik artık karşıt taraflardaydı.

 

Gök Kıran Kripta Lordunun süresini beklerken birliklerini ana savaş alanından geri çekerek gücünü korumayı planlıyordu. Cripps Kalesi'nin arazisindeki savaş da sona ermiş olacaktı. Her ne kadar Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlardan 100.000 oyuncu ölmüş olsa da Niuren Birliği, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluk da oldukça büyük kayıplar vermişti, başlangıçtaki kuvvetlerinin çeyreğinden daha az kuvvetleri vardı. Üstelik kalan oyuncular ise yorgun düşmüş ve dağılmıştı.

 

Gök Kıran elindeki şansını kullanarak Parlak Kutsal Alev ile güçlerini birleştirebilirdi. 100.000 kişilik bu birleşmiş kuvvet ise yorgun düşmüş olan Niuren Birliği, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluk oyuncularını alt edebilir ve bu şekilde Cripps Kalesi'ni bile ele geçirebilirlerdi. Kalan kaleleri Parlak Kutsal Alev ile bölüştükten sonra Muzaffer Dönüş tekrar zafere yürüyebilirdi!

 

Ne yazık ki, evdeki hesap çarşıya uymuyordu, gerçekler çok acı olabiliyordu.

 

Parlak Kutsal Alev ihanete başvurmuştu, Gök Kıran'ı zayıf anında yakalamışlardı. Niuren Birliğinin Parlak Kutsal Alev'i çok önceden taraflarına çektiği belli olmuştu. Bu durum kesinlikle en çılgın hayallerinde bile tahmin edebileceği bir şey değildi. Elbette bu şekilde alt edilmeyi kendine yediremeyecekti fakat artık iş işten geçmişti.

 

Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alev vahşi bir savaşa girmişti. Sonucun gelmesi uzun süre alabilirdi. Bu süre içerisinde ise Cirpps Kalesi'nin durumu sonuçlanacaktı.

 

Nie Yan Kripta Lordu ile uğraşırken kaosun devam etmesine müsaade ediyordu. Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızların kalan kuvvetlerinin hiç şansı yoktu.

 

Zamanı kontrol ettiğinde Kripta Lordunun süresinin 30 dakika kaldığını gördü. Geride kalanlar temizlendiğinde Parlak Kutsal Alev'e yardım edilmesinin imkanı yoktu. Fakat, Niuren Birliği, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluğun oyuncuları yeterliydi. Bu iş halledildikten sonra düşmanı hep beraber öldürebilirlerdi. Muzaffer Dönüş'ün kaderi belli olmuştu!

 

Zafer kaçınılmazdı!

 

Nie Yan kayıplara göz attı. Zırhlı Mancınıklar sayesinde Niuren Birliğinin tarafı 80.000 oyuncu kaybetmişti: 50.000 kişi Niuren Birliğinden ve 30.000 kişi ise diğer birliklerden. Cripps Kalesi'ndeki 100.000 kişiden ise geriye 20.000 kişi kalmıştı.

 

Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluk da büyük kayıplar vermişti. Savaş alanına gelen 120.000 oyuncudan sadece 30.000 kişi hayatta kalabilmişti. Neyse ki, Kripta Lordunun yardımı ile beraber sonunda düşmanı yenebilmişlerdi. Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlardan kalan kuvvetler ise çevre haritalara kaçmıştı.

 

Nie Yan savaş alanındaki ganimetleri toplamaları için 3.000 Hırsızı görevlendirdi.

 

Böylesine büyük bir savaştan gelecek olan ganimet yaşadıkları kaybın giderilmesinde büyük etken olacaktı.

 

Savaşın sona ermesinden sonra Niuren Birliğinin tekrar güç toplayabilmesi çok önemliydi. Eğer bu durumdalarken bir başka savaşa girmek zorunda kalırlarsa, kazansalar bile sonraki dönemde çökmeleri çok muhtemeldi. Oyuncuların ortalama seviyeleri çok düşmüştü.

 

Nie Yan Kripta Lordunun kaçan Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar oyuncularını kovalamasına izin verdi, bu şekilde savaştan elde ettiği kazancı artırma niyetindeydi.

 

Niuren Birliğinin hayatta kalan oyuncuları toparlandı ve Parlak Kutsal Alev'in Muzaffer Dönüş'ü yenmesine yardımcı olmak için yola çıkmaya hazırlanıyordu.

 

Niuren Birliği oyuncuları, aralarında yakın zamanda birçok anlaşmazlık olmasına rağmen Parlak Kutsal Alev'in kendi taraflarına katılmış olmasına şaşırmıştı. Ne zamandan beri Parlak Kutsal Alev kendilerinin müttefikiydi? Durum ne olursa olsun, Niuren Birliğinin oyuncuları sonuçta savaşı kazanma olasılıklarının kesinleşmesi ile beraber bu duruma sevinmişti. Görünüşe göre Nie Yan bunu uzun zamandır planlıyordu.

 

İki taraftan kuşatılan Muzaffer Dönüş'ün pek şansı kalmamıştı. Parlak Kutsal Alev'in ani ihaneti zaten morallerini yerle bir etmişti. En eski müttefiklerinden biri düşmanla işbirliği yapıyordu!

 

Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızların yenilgisi ile beraber Muzaffer Dönüş tamamen kuşatılmıştı. Bir mucize yaşansa ve kazansalar bile ne olacaktı ki? Artık Kalor'da barınmalarının imkanı yoktu.

 

Bu yaşananlar Muzaffer Dönüş'ün savaşma arzusunu yok etmişti.

 

Muzaffer Dönüş'ün iki kalesi de kısa süre içerisinde ele geçirilmişti.

 

Cripps Kalesi'ndeki bu savaş Muzaffer Dönüş'ün kesin yıkılışını simgelemişti.

 

Kalor'un tamamı artık Niuren Birliği'ne aitti!

 

Aradan 30 dakika geçtikten sonra Kripta Lordunun süresi bitmişti. Bennett'in Ruhu Kripta Lordunun vücudundan uçarak Nie Yan'ın çantasına geldi.

 

Bedenini destekleyen bir ruh olmadığı için Kripta Lordunun vücudu şu anda bir heykel gibi hareketsiz kalmıştı. İlk başta yüzeyinde birkaç çatlak oluştuktan sonra sonunda tamamen bir toz yığını haline gelene kadar küçük parçalara ayrıldı. Kripta Lordunun savaşa çağırılması büyük bir başarı olmuştu.

 

Sonunda, Cripps Kalesi kuşatması sonuçlanmıştı.

 

Rahipler sonunda savaşta ölenleri geri getirebileceklerdi, örneğin İzmarit'i. İçinde Diriliş becerisine sahip olan Rahip bulunmayan bazı gruplara üye olan oyuncular ise mecburen mezar alanında yeniden doğmuştu ve onların seviye kayıpları elbette diğerlerine göre daha çok olacaktı.

 

Nie Yan, oyunun, bir kuşatma esnasında ölen bir oyuncunun ortalama beş seviye düşmesi kuralını korkarak düşünüyordu. Bu ceza çok ağırdı!

 

Fakat ceza her iki tarafa da uygulanıyordu. Kana Susamış Kılıçlar ve diğer birliklerden ölenlerin seviyeleri de aynı oranda düşecekti. 

 

Çok süre geçmeden, Nie Yan Kana Susamış Kılıçların dağıldığı haberini aldı. Kana Susamış Kılıçların bazı elit oyuncuları Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlara katılmıştı. Sıradan düzeydeki oyuncular bu kadar şanslı değildi. Terk edilmiş ve kendi kaderlerine bırakılmışlardı.

 

Karataş Kalesi’ne gelince, Kana Susamış Kılıçların dağılması sonucu elbette doğal olarak bu kale de Niuren Birliği'nin kontrolü altına girmişti.

 

Kâr ve kayıp kaygısının olduğu her zaman savaş olması da kaçınılmazdı. Örneğin, her ne kadar Niuren Birliği bu sefer büyük kayıplar vermiş olsa da, sonuçta iki adet kale elde etmişlerdi ve ileri zamanlardaki gelişimlerinin temeline de sağlam bir çimento dökmüşlerdi. Elde ettikleri ganimet oldukça büyüktü. Kalor içerisinde artık kendilerine tehdit oluşturabilecek kimse kalmamıştı, Melek Müfrezesi ile aynı başlangıç konumuna sahiplerdi. Her iki birlik de kendi şehirlerinde rakipsizdi.

 

Niuren Birliği her ne kadar Melek Müfrezesi ile aynı kategoride değerlendirilemeyecek düzeyde olsa da, yine de gelecekleri oldukça parlaktı.

 

Nie Yan, Guo Huai ve diğerleri kayıplarını saymaya başladılar. Topladıkları bütün ganimetler birliğin hazinesine gönderilmişti, toplamda 26.000 parça ekipman vardı. Safir Tapınak, Kutsal İmparatorluk ve Parlak Kutsal Alev de kendi taraflarında olduğundan hazineden onlar da eşit şekilde pay alacaktı. Doğal olarak, satın alım işlemleri için liyakat puanlarının dağılımı Niuren Birliği tarafından yapılacaktı.

 

Guo Huai ve diğer rütbeli kişiler savaşa katılanlara ganimetleri dağıtmaya başladılar, özellikle de beş seviye düşüş yaşayanlara dağıtıyorlardı. Öldürme sayısı ne kadar fazlaysa ödül de o kadar fazlaydı. Zırhlı Mancınığı Gelişmiş Büyü ile yok eden kişi ise en büyük ödülü almıştı.

 

Niuren Birliği bu işlemler bittiğinde toplamda 600.000 altının üzerinde ödeme yapmıştı. Eğer Nie Yan Yeraltı'na dönmüş olmasaydı, böylesine büyük bir ödeme yapmaları imkansızdı.

 

Fakat, Kalor'un birleşmesi ile beraber bölgedeki bütün kaleler Niuren Birliğine aitti. 600.000 altın çok kısa bir süre içerisinde geri toparlanabilir bir miktardı.

 

Sonraki birkaç gün içerisinde Niuren Birliği sahip olduğu gücü katılaştırmaya ve daha somut hale getirmeye uğraşarak kalan düşmanları da yolundan silecek ve diğer kaleleri de alacaktı. Sonrasında ise Melek Müfrezesi ile aynı düzeye erişebilmek adına oyuncularının seviyelerini artırarak ileriye yönelik yatırım yapacaktı.

 

Yapılacak bunca işin varlığı, Niuren Birliğinin yönetici kademesinin yoğun bir dönemden geçeceğine işaretti. Nie Yan'ın yapması gereken işler diğerlerine kıyasla daha kolaydı. Yapması gereken şey sadece günde bir ya da iki emir vermekti. Bundan sonra yapması gereken şey oyundaki on yıllık tecrübesini kullanarak birliği çok daha güçlü bir hale getirmekti.

 

Şu anda, Kalor birleşmişti. Şu anda Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar bir hamle peşinde olsalar bile yeterli güce kesinlikle sahip olamayacaklardı. Zaten Atlas İmparatorluğunda olan Melek Müfrezesini konuşmaya bile gerek yoktu. Yapabilecekleri tek şey birkaç elit oyuncu göndererek sadece biraz baş ağrıtmak olabilirdi. Uçan binekler ortaya çıkmadan önce Melek Müfrezesi'nin yapabileceği pek bir şey yoktu.

 

Önceki zaman diliminin yaşantılarına göre, uçan binekler Saklı Tarih Eklentisinin çıkmasından bir buçuk yıl sonra ortaya çıkacaktı. Bu, zaman akışındaki çok önemli bir noktaydı. Eğer Niuren Birliği bu süreye kadar Melek Müfrezesine yetişemezse başları çok büyük belada olacaktı. Bundan sonraki birkaç ay barışın ve gelişimin zamanı olacaktı.

 

İnanç çıktığından beri Nie Yan önceki hayatındaki tecrübelerine güvenerek kaliteli ekipmanlara sahip olmuş, zorlu görevleri bitirmiş, Kripta Lordunu elde etmiş ve Niuren Birliğini Kalor'un tek otoritesi haline getirmişti. Fakat ileride ne kadar güçlü olursa olsun, elbette yenilmez olamayacaktı. Bu zamana kadar elde ettiği başarıları elde etmiş olması bile oldukça etkileyici bir şeydi. Seviye 100 sonrasında Gölge Dansçısı, Sihirbaz, Kılıç Azizi, Piskopos ve Cengaver gibi Usta Sınıflar olacaktı.

 

Usta Sınıf oyuncular artık o döneme hükmeden kişiler olacaktı.

 

Her biri de eşsiz birer yetenek abidesiydi. Nie Yan önceki üstünlüğü sayesinde ilk 10 içerisine yerleşebilse bile harika olurdu. Fakat şu anda sahip olduğu baskınlığı koruyabilmesi oldukça zordu. Sonuçta, bir insanın tek başına yapabileceklerinin de bir sınırı vardı. Yapabileceği tek şey şu anda Niuren Birliğini daha güçlü hale getirmekti.

 

Niuren Birliği çok sayıda elit oyuncuya sahip olmuştu. Nie Yan 10 yıllık oyun tecrübesini bu oyuncuları yönlendirmek için kullanacaktı. Sonraki bir buçuk yıl içerisinde birliği parlayan bir yıldız haline getirmek istiyordu.

 

Nie Yan artık sadece yetenekli bir oyuncu olmak istemiyordu, artık kendisine umutla bakan birlik üyelerine iyi şekilde liderlik edebilecek birisi olmak istiyordu!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23947 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42081 Bölüm Sayısı


creator
manga tr