Bölüm 429: Sonuna Kadar Mücadele

avatar
1970 58

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 429: Sonuna Kadar Mücadele


 

Nie Yan önüne geleni katlederken Zırhlı Mancınıkların menziline girmemeye özen gösteriyordu. Onlarla ilgilenmek için fazlasıyla zamanı olacaktı. Hantal halleriyle bir yere gidecekleri yoktu. Düşmanın elinde iki güçlü silah vardı, ama bu silahlar kullanılamıyordu.

 

Nie Yan düşmanın savaşma arzusunu çökertmişti. Bütün elitlerini geri çekilmek zorunda bırakmıştı. Kalan sıradan oyuncular Araknit Lordu bir yana, leş böceklerinin saldırılarına bile dayanamıyorlardı.

 

Yükselen Melek çirkin bir ifade takınmıştı. Başta Dövüşçüler olmak üzere bütün elitleri bir araya getiriyordu. Melek Müfrezesinin ana tankı yoldaydı. Büyük bir zorlukla da olsa Dövüşçülerin Araknit Lorduna karşı koyabilme ihtimalleri vardı. Aradaki seviye farkı göz ardı edilemeyecek kadar fazlaydı. Buna rağmen kısa bir anlığına Araknit Lordunu durdurabilmeleri, Zırhlı Mancınıklara atış imkanı tanıyacaktı. İhtimal düşük görünse de kazanmak için başka yol yoktu.

 

Palente Anka Yayını eline alan Yükselen Melek savaş meydanına daldı. Sadağından üç ok çıkarıp Nie Yan'a fırlattı.

 

Nie Yan kalabalık arasında onu fark etmişti. Araknit Lorduna verdiği emir sayesinde oklar yanından geçip gittiler. Ne yazık ki güdümlü değillerdi.

 

Araknit Lordunun rakip tanımayan gücü yüzünden Yükselen Ejderin elinden Nie Yan'ı uzaktan taciz etmek geliyordu.

 

Nie Yan'ın emriyle Araknit Lordu Yükselen Meleğin üzerine bütün hızıyla ilerledi.

 

Hareket ederken hantal görünse de küçümsenmeyecek bir hıza sahipti. Ne de olsa o bir Seviye 100 Lorddu. Azami hızına ulaştığında Yükselen Meleğe yetişti.

 

Dev yaratığın üzerine gelişi Yükselen Meleği korkuttu. Böyle bir hızı beklemiyordu.

 

Hemen bir hız becerisi kullanıp kaçmaya başladı. Elf Şeytan Avcıları doğuştan hızlılardı. Kaliteli ekipmanlarla Hırsızların hızına erişebilirlerdi. Yükselen Melek arada bir arkasını dönüp Nie Yan'a ok fırlatıyordu.

 

Benimle bir yaratıkmışım gibi savaşacaksın demek! Nasıl bir yanılgıya düştüğünü göstereceğim! Nie Yan rakibinin maskaralıklarına göz yumacak değildi.

 

Araknit Lordunu yönlendirerek üzerine gelen oklardan kaçınıyordu. Kovalamaca esnasında çok sayıda Kana Susamış Kılıçlar oyuncusu canından olmuştu. Yaratığın önünde kimse duramıyordu.

 

O anda kalabalık bir Dövüşçü grubu önüne geçip yaratığı durdurmaya çalışsa da başarısız oldu. Tek hamleyle geriye savrulduklarında ne denli önemsiz olduklarını anladılar.

 

Yükselen Melek yüzlerce oyuncuyu canları pahasına Nie Yan'ın üzerine göndermiş ve sonunda kaçmayı başarmıştı.

 

Yeteneklerine olan güveni tamdı. Bire bir savaşta Nie Yan'dan korkmuyordu. Ancak Araknit Lordu başka meseleydi. Güç farkı öyle derindi ki kendisini çaresiz hissediyordu.

 

Melek Müfrezesindeki elitler bile bu güce karşı koyamazlardı.

 

Hemen kaçtı! Nie Yan Yükselen Meleğin saldırılarından korkmuyordu. Hedefi kaçınca düşmanları öldürmeye devam etti. Kana Susamış Kılıçların kayıpları haddi aşmıştı. Yakında tamamen yok olacaklardı.

 

Etraftaki Büyücüler aynı anda büyülerini hazırlayarak Nie Yan'a saldıracaklardı.

 

Nie Yan Araknit Lordunun beceri çubuğuna baktı. Kazık becerisinin bekleme süresi dolmuştu. Yerden fırlayan sivri dallar etraftaki bütün Büyücüleri delip geçtiler.

 

Nie Yan mancınıkların menziline girmişti, ama durmaya niyeti yoktu. Deneme amaçlı isabet alıp Araknit Lordunun ne kadar zarar göreceğini öğrenmek istiyordu. Fazla hasar almazsa yoluna devam edip mancınıkları yok edebilirdi.

 

Düşmanın Araknit Lordunu öldürmek için tek yapabileceği Zırhlı Mancınıkları kullanmaktı.

 

Yükselen Melek kaçarken Zırhlı Mancınıkların atışa hazırlanması emrini vermişti. Çok geçmeden Araknit Lordu menzile girdi ve mancınıklardan biri ateşlendi.

 

Tek seferde beş gülle fırlatılmıştı.

 

Gülleler yaklaşırken Nie Yan aşağı atlayıp güvenli noktaya çekildi ve yaratığa da kaçabildiği güllelerden kaçmasını emretti.

 

Beş kızgın gülle yaratığın kabuğuna isabet ettiğinde alevler göğe yükseldi.

 

−82,727

 

−81,444

 

−86,539

 

−80,106

 

−80,025

 

Ne korkutucu bir hasar!

 

Araknit Lordu birkaç adım sendeledi.

 

Zırhlı Mancınıkların menzili 500 metre olsa da, güllelerdeki ateş hasarı sayesinde caydırıcı bir silah olabiliyordu. Her gülle özel yöntemlerle üretiliyor ve üretim esnasında üzeri büyülü harflerle kaplanıp çarpışma anında patlamaya ayarlanıyordu. Patlamanın etki alanı geniş olduğundan kurtulmak zordu.

 

Niuren Birliği bu patlamalar yüzünden yüzlerce oyuncusunu kaybetmişti.

 

Çarpmanın etkisine ateş hasarı da eklenince ortaya muazzam sayılar çıkıyordu.

 

Mancınık ikinci atışa hazırlanırken 100 Dövüşçü Araknit Lordunun üzerine gitti. Üç tanesi sınıf atlamış oyuncular olduklarından çok daha dayanıklılardı.

 

Araknit Lordunu tutmak istiyorlardı. Böylece mancınık rahatlıkla atış yapabilecekti.

 

Tabii Nie Yan onların istedikleri gibi davranmalarına müsaade etmeyecekti. Şu anda Zırhlı Mancınıklarla uğraşmanın zamanı değildi. Zaten mancınıkların etraflarına mayın tuzakları döşenmişti. Çok sayıda mayının aynı anda patlaması ciddi bir hasar verebilirdi. Araknit Lordunu böyle bir tehlikeye atmak anlamsızdı.

 

Nie Yan Araknit Lorduna geri çekilme emri verdiğinde Dövüşçülerin kuşatması başarısız oldu.

 

Araknit Lordu hala leş böcekleri çağırıyordu. Böceklerin sayısı anbean artmaktaydı. Yerler ceset dolu olduğundan böcek çağırmaya elverişli bir ortam olduğu söylenebilirdi. Başka bir deyişle böcek çağırmakta kullanılan kaynağın tükenmesi imkansızdı. Üstelik yerdeki cesetlerin sayısı arttıkça Araknit Lordunun hareket ve yenilenme hızı da artıyordu. Cesetlerden ölüm enerjisi emerek canını doldurmakta kullanıyordu.

 

Nie Yan'ın emriyle böcekler Dövüşçülerin üzerine gidip kaçış yollarını kestiler.

 

"Lanet olsun! Canını doldurabiliyor! Nasıl bu kadar güçlü olabilir?" Yükselen Melek çaresizdi.

 

Araknit Lordu Nie Yan'ın kontrolünde olduğundan düşük zekalı yaratıklardan çok daha tehlikeliydi. Zekası olan bir Lord ile dövüşmek korkutucuydu!

 

Kana Susamış Kılıçlar Büyücüleri Araknit Lordunu büyü yağmuruna tuttular. Ancak verdikleri hasar yaratığın yenilenme hızıyla boy ölçüşemiyordu.

 

Yükselen Meleğin yöntemleri tükenmişti. Nie Yan mancınıkların menzili dışında kalarak onlarla oyun oynuyor gibiydi.

 

Zaman geçtikçe Kana Susamış Kılıçların kayıpları artıyordu. 50.000 kişinin yarısından çoğu ölmüştü.

 

Zırhlı Mancınıkların menzili dışında kalan yerlerde artık Kana Susamış Kılıçlar oyuncusu kalmamıştı. Hepsi öldürülmüştü. Niuren Birliği güzel bir tempo yakalamıştı. Yüksek moralleri sayesinde şevkle savaşıyorlardı. Bölgedeki düşmanlar temizlenince bir kısmı Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınağın yardımına koşmuştu.

 

Yaklaşık bir saat sonra Araknit Lordunun yanında 600 leş böceği vardı. Gerçekten korkutucu bir ordu kurmuştu. Böceklerin saldırı güçleri inanılmazdı.

 

Ve sayıları her an artmaktaydı. Araknit Lordunun önderliğinde düşmanları temizliyorlardı.

 

Nie Yan gözlerini mancınıklara çevirdi. Artık onların zamanı gelmişti.

 

Böcekler etrafa yayılıp dört bir yandan mancınıklara ilerlemeye başladılar.

 

Bunlar ölüm korkusu olmayan ve kendilerini feda edebilecek birimlerdi. Gelen patlama sesleriyle böcekler havaya uçuruluyorlardı. Lakin onların yerini alan yeni böcekler ilerlemeyi sürdürerek mayınlı bölgeye varmışlardı. Mayınları tetikleyen böcekler, tuzakların yarısını temizlemişlerdi. Özenle yerleştirilen tuzaklar bir anda yok edilmişti.

 

Leş böcekleri bütün mayınları temizlediğinde gerideki Niuren Birliği ordusu rahatlıkla ilerleyebilecekti.

 

Kana Susamış Kılıçlar ordusu sonuna kadar mücadele etmekten başka çıkar yol görmüyordu. Pişman olmak için artık çok geçti.

 

Dört bir yandan kuşatılmışlardı.

 

Bir mancınık böceklerin üzerine kızgın gülleler fırlattı. Patlama sonucu otuz böcek ölmüştü.

 

O anda Araknit Lordunun kükremesi meydanı inletti.

 

Yükselen Meleğin rengi attı. Korktuğu şey başına gelmek üzereydi!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28911 Üye Sayısı
  • 273 Seri Sayısı
  • 39553 Bölüm Sayısı


creator
manga tr