Bölüm 412: Efsanevi Ölüm Büyücüsü Nagado

avatar
1317 38

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 412: Efsanevi Ölüm Büyücüsü Nagado


Ortak Yönetim Dönemi, çok sayıda yeteneğin parlamasına ve efsanevi karakterler olmasına sebep olan dönemdi. Fakat sürekli devam eden savaşlar sonucunda çoğu kişi kaderinden kaçamamış ve zaman nehrinde kaybolanlar arasına girmişti. Modern zamanlara kadar yaşayabilmiş olanlar ise tek başına kalmıştı.

 

Nie Yan daha evvel Karsi ve Savaş Tanrısı Kelo ile tanışmıştı.

 

Artık derme çatma kurallar ve yaklaşık hesaplar geçerli değildi. Bu hortlak varlıkların güç seviyesi sıradan NPC'lerin ulaşabileceği bir seviye değildi.

 

Nie Yan artık fark edilmişti, daha fazla saklanmasına gerek yoktu. Gizlilik modundan çıktı ve odanın boş bir köşesine doğru ilerledi, fakat bu esnada güçlü bir kuvvet alanının kendisini geri ittiğini hissetti. Burada koruyucu bir bariyer vardı.

 

Nie Yan fiziki bir forma sahip olmayan, duvarlardan NPC'ye uzanan bağlayıcı zincirler olduğunu gördü.

 

Zincirler görünmezdi fakat oldukça güçlüydü.

 

Nie Yan Üstün Sezi kullanarak NPC'yi inceledi.

 

Ölüm Büyücüsü Nagado (Efsanevi): Seviye 260

Sağlık: ???/???

 

Nie Yan NPC'nin statülerini ve sağlığını göremiyordu. Nagado'nun seviyesi nedense Kelowitz'ten daha düşüktü. Belli ki henüz tanrısal bir boyuta erişememişti.

 

Nie Yan'ın daha evvel Leshen'den aldığı Efsanevi Asa parçası muhtemelen bu kişiye aitti!

 

Bennet'in Ruhu huzursuz şekilde titredi, sanki bir şeyler olacağını hissetmiş gibiydi.

 

Nagado'nun göz yuvalarındaki alevler titredi. "Demek, Araknit ruhu da burada. Senin ilgini çekebilecek bir şey var burada." Siyah renkli bir tılsım çıkardı, tılsımın üzerinde derin şekilde kazınmış efsunlar vardı.

 

Bennet'in Ruhu bir anda parlak şekilde parlamaya başladı, tılsımdan gelen ışıkla beraber tepki vermiş ve bütün odayı aydınlatmaya başlamıştı.

 

Nie Yan bu tılsımın Bennet'in Ruhu ile bir bağlantısının olduğunu anlamıştı. Aksi takdirde Bennet'in Ruhu kendisini neden buraya yönlendirmiş olsundu ki?

 

Nagado çenesini kasarak güldü. "Bu bir Saklı Tılsım. Bu tılsım farklı bir boyuttan bir Araknit çağırmanı sağlar. Fakat bu çağırma eylemi boş bir eylemdir. Eğer Araknit'in ruhunun bununla birleşmesine izin verirsen, savaş alanında durdurulamaz bir varlık elde etmiş olursun!"

 

Nagado'nun ürkütücü ve gıcırtılı konuşması Nie Yan'ın tüylerinin diken diken olmasını sağlamıştı. Sanki Nie Yan'ın bu tılsıma yüksek oranda ilgi duyacağına adı gibi emindi ve bir balığı görüp oltasını atıyor gibi davranıyordu.

 

"Bakabilir miyim?" Nie Yan uzun süre tereddütle bekledikten sonra sonunda sorusunu sordu.

 

Şaşırtıcı bir şekilde, Nagado bu teklifi reddetmedi. Kafasını onaylar şekilde salladı. "Tamamdır."

 

Nagado, parmağının bir hareketiyle tılsımı Nie Yan'a doğru gönderdi.

 

Nie Yan tılsımı eline alarak özelliklerini inceledi.

 

Saklı Tılsım (Efsanevi): Özel Eşya

Tanım: 2,000,000 sağlığı olan Seviye 100 Araknit'i 3 saat boyunca çağırır. Bekleme Süresi: 60 gün

 

Ne kadar da korkutucu bir eşya!

 

60 gün! Nie Yan iki hayatı boyunca forumlarda çok vakit geçirmişti fakat bu kadar uzun süren bir bekleme süresine daha önce iç rastlamamıştı. Belki de sadece SSS-Kademe bir görev bu tarz bir sonuç doğurabilirdi.

 

Oyunun bu aşamasında Seviye 100 bir Araknit kesinlikle çok işe yarar olurdu, herhangi bir kaleyi ele geçirmekte hiç zorlanmazdı.

 

Nie Yan'ın gözleri açgözlülükle parladı. Bu Saklı Tılsım kendisinin olsun istiyordu. Nagado Kötü Taraftan bir NPC olduğu için ondan bir eşya çalmak suç sayılmayacaktı.

 

Nagado düşmandı!

 

Nie Yan tam da bunları düşünürken Nagado'nun çenesi yine gıcırdayarak açıldı ve gülmeye başladı. "Bunu düşünme bile. Benim iznim olmadan gerçekten de benim eşyamı alıp gidebileceğini mi sandın, benim gibi bir Efsanevi Ölüm Büyücüsünden hem de? Neredeyse bir milenyum zamandır burada mühürlü kalmış olabilirim, fakat emin ol parmağımın bir hareketiyle senin hayatını hiç edebilirim."

 

Nagado parmağını şaklattı ve tılsımın soluklaşarak kaybolmasını sağladı.

 

Nie Yan'ın sağ eli korkunç bir güç tarafından titretilmişti. Sağ eli uyuşmuş ve neredeyse felç olacak duruma gelmişti.

 

Bu hamle Nagado'nun uyarısıydı.

 

Görünüşe göre işler Nie Yan'ın umduğu yönde ilerlemeyecekti.

 

Nagado Kötü Taraf NPC'si olduğundan dolayı, Nie Yan bu görevi kabul ederse İyi Taraf'tan ceza alabilirdi. Üstelik Nagado'nun ne kadar tehlikeli birisi olduğu da ayrı bir gerçekti. İşin sonrasında Nagado'nun Nie Yan'ı sırtından bıçaklamayacağının bir garantisi yoktu, bu şekilde Nie Yan'ın bütün çabası suya düşmüş olacaktı.

 

Nagado görünmez zincirlerini titreterek ayağa kalktı ve bakışlarını Nie Yan'a kilitledi. Gözleri daha kuvvetli şekilde parlamaya başladı ve Nie Yan'a attığı bakışlar onun içinde bir korku oluşmasına sebep oldu.

 

Nie Yan duraksadı. Biraz zorlanarak da olsa kendini sakinleştirdi. "Ne konu hakkında yardımıma ihtiyacınız olduğunu sorabilir miyim?" Öncelikle görevin ne tür şartlar barındırdığını dinlemekten bir zarar gelmezdi.

 

"Basit. Tek yapman gereken şey benim söylediklerimi uygulamak. Beni test etmeye çalışma. Senin en ufak bir yanlış hareketini bile görürsem... Oh. Ayrıca, kaçmaya da çalışma, yoksa seni anında bir cesede çevirebilirim."

 

Nie Yan boğazının etrafında dolaşan bir kara büyü kuvveti olduğunu hissetti, bu kuvvet öyle güçlüydü ki Nie Yan'ı anında öldürebilecek cinstendi.

 

Nie Yan'ın zihni şu anda tamamen Nagado'nun elinden nasıl kurtulabileceğine dair çalışıyordu.

 

Nagado elindeki asayı salladı ve zeminden siyah renkli dikilitaşların çıkmasına sebep oldu. Nie Yan etrafına baktığında toplamda yedi adet dikilitaş olduğunu gördü. Dikilitaşlar ilginç bir düzende ortaya çıkmıştı. Bu dikilitaşların her biri yaklaşık yumruk büyüklüğünde birer parlayan taş barındırıyordu. Nagado bu parıldayan taşlardan kendisine gelen ışıklardan besleniyor gibiydi, yine ürkütücü bir tavır alarak Nie Yan'ın kulaklarına bilinmeyen bir dilde lanet okumaya başladı.

 

Nie Yan dikilitaşların üzerinde bulunan parlak taşların, kendi çantasındaki Kutsal Taş'a benzediğini fakat bunların daha büyük ve daha güçlü bir kutsal güce sahip olduğunu fark etti. Nagado'yu mühürlemiş olan şey tam olarak da işte bu taşlardı!

 

Nagado asasını salladı. Aniden, Nagado'nun Lanet Asası Nie Yan'ın elinde belirdi. Asanın ucundaki kafatası tasarımından bir anda parlak bir ışık yayıldı, oldukça yıkıcı bir güç barındırıyordu.

 

Nie Yan elindeki asaya baktı. Leshen'den elde ettiği eşyanın bu kadar hızlı şekilde işe yarayacağını düşünememişti.

 

Asadan çıkan parlak ışık bariyeri yardı ve bir delik açtı. "Şimdi, gir içeri," Nagado Nie Yan'ı içeri çağırdı.

 

Nie Yan bir anlık tereddüt etti. Şu anda kendisini oltanın ucundaki yeme doğru yüzen bir balık gibi hissediyordu. Fakat şu anda Nagado'nun emirlerini takip etmekten başka bir seçeneği de yoktu.

 

Nie Yan yürümeye başladı ve bu esnada Nagado'nun yüz ifadesini izliyordu. Nagado'nun suratı her ne kadar sadece bir kafatasından oluşuyor olsa da yine de kemiklerin hareketinden bir şeyleri sezebilmek mümkündü.

 

Nie Yan bariyerden içeri adım attığı anda Nagado'nun yüzünde aniden endişeli bir ifade oluştuğunu gördü.

 

Nagado korkmuştu!

 

Nie Yan bariyere girdikten sonra Nagado'nun hayatına bir tehdit oluşturabildiğini anlamıştı. Şimdi tek yapması gereken onu nasıl öldürebileceğini bulmaktı. Nagado'ya bir tehdit oluşturabiliyor olduğu farkındalığına vardığında ise biraz daha sakinleşebilmişti. Bu tarz işlerde acele etmenin hiçbir faydası dokunmazdı.

 

Bennet'in Ruhu Nie Yan'ın etrafında dönerek hareketlenmeye başladı, bir şeyler anlatmak istediği belliydi.

 

Nie Yan görev çubuğunu kontrol etti.

 

İmparatoriçe Finas'ın Kaderi

Araknit Bennet'in Ruhunu takip et ve onun sevdiği İmparatoriçe Finas'a ne olduğunu bulmasına yardım et.

Hedefler

İmparatoriçe Finas'ın Zehir Kesesini elde et, Gizemli Eşya: 2/3.

Efsanevi Ölüm Büyücüsü Nagado'yu öldür ve Saklı Tılsım'ı elde et.

 

Nie Yan artık emin olmuştu, görevi Nagado'yu kurtarmak değil, onu öldürmekti.

 

"Yıldız Ateşini kullan, Kutsal Taşı yok et!" Nagado gıcırtılı sesiyle bağırdı. Yıldız Ateşi, yaklaşık olarak kuzey doğuya bakan bir taraftı. Bu terimler Büyücüler tarafından kullanılan terimlerdi.

 

Nie Yan Nagado'nun Lanet Asasını salladı ve bir Gölge oku ateşledi. Bum!Kutsal Taş patlayarak toz haline dönüştü ve zemine yayıldı.

 

"Güzel! Şimdi Yıldız Suyuna doğru, Kutsal Taşı yok et!" Nagado sevinçli bir ses tonuyla emirlerini veriyordu. İlk Kutsal Taşın yok edilmesiyle beraber, Nagado kendisini bağlayan görünmez zincirlerin gevşediğini hissedebiliyordu.

 

Bum!Nie Yan asayı tekrar sallayarak bir başka Kutsal Taşı daha yok etti.

 

"Bin yıl sonra, sonunda bu lanet yerden çıkabiliyorum. Yapacağım ilk iş o şerefsiz Karsi'yi cehenneme göndermek olacak! Sonrasında Zümrüt İmparatorluğunu karanlığa hapsedecek ve orada yaşayan her şeyi benim ölüler orduma katacağım!" Nagado histerik bir gülüş attı, sinsi ses tonu taş odanın her yerini titretiyordu.

 

Bu esnada Bennet'in Ruhu parçalanan Kutsal Taşların çıkardığı enerjiyi absorbe ediyor ve parlak bir ışık yayıyordu. Nie Yan ise Nagado'nun Lanet Asası'nın içindeki enerjinin zayıfladığını hissedebiliyordu. Her ne kadar tam olarak ne yapacağını henüz planlamamış olsa da bu asanın görevin tamamlanması için şart olduğunu artık anlamıştı. Kutsal Taşları yok edebilecek tek şey bu asaydı!

 

Nagado sevincinden dolayı dikkatini dağıtmışken Nie Yan bu fırsatı değerlendirmek istedi ve hızlıca Zenard'ın Kılıcını çekti. Umarım bu işe yarar! Hiç tereddüt etmeden kılıcını savurdu ve asanın tepesindeki kafatası tasarımına saldırdı.

 

Kafatasından ilginç bir ses çıktı ve zemine düştüğünde paramparça haldeydi.

 

Nagado'nun Lanet Asası parçalanmıştı!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23119 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr