Bölüm 399: Şölen

avatar
1103 34

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 399: Şölen


Nie Yan hala çatıda kurduğu pusuyu, elindeki keskin nişancı tüfeğinin tetiğini nasıl çektiğini canlı şekilde hatırlayabiliyordu. Mermi direkt olarak özel arabasına binmek üzere olan Cao Xu'nun kafasından geçmişti ve beynini toprağa yaymıştı.

 

Attığı bu mermi, Nie Yan'ın yıllardır Cao Xu'ya karşı içinde biriktirdiği bütün nefreti temsil etmişti.

 

Nie Yan'ın Cao Xu'ya karşı olan öfkesi bu hayatta eskisi kadar çok değildi. Sonuçta, ebeveynleri hala hayattaydı. Fakat Cao Xu Nie Yan'a yakın olan birini tekrar incitmeye kalkışırsa elbette bedelini ödetecekti.

 

Her ne kadar Nie Yan şu anda Yüzyıl Mali Grubu ile rekabet edecek durumda olmasa da yavaş yavaş güç topluyordu. Er ya da geç, düşmanlarıyla savaşabilecek gücü toparlayacaktı!

 

Yüzyıl Mali Grubunun gelirinin %20'si direkt olarak sanal gerçeklik sektöründen gelirken, %70 civarı ise dolaylı yoldan da olsa yine sanal gerçeklik piyasasından geliyordu. Eğer sanal gerçeklik sektöründeki egemenlikleri sarsılırsa, işleri büyük ölçüde hasar görürdü.

 

Cao Xu'nun karşısına yaklaşık 24 yaşında görünen bir genç oturdu. Yüzündeki asi gülümseme ile etraftaki kadınların dikkatini çekiyordu. Bu eleman yakışıklı görünüşüyle belli ki kadınların odağı olmaya alışıktı.

 

Açık elbiseler giyinmiş birkaç kadın onu karşılamaya gitti. Eleman hafif bir gülümseme ile kadınları selamladı, hareketleri zarifti.

 

Gözleri kalabalığı taradı ve sonunda günün yıldızı olan Xie Yao'ya geldiğinde durdu. Xie Yao'nun eşsiz güzelliği her erkeğin kalbinin titremesine sebep oluyordu.

 

"Peki, Genç Efendi Fan, ne düşünüyorsunuz? İlginizi çekti mi?" Cao Xu karşısında oturan gence anlamlı bir bakış attı.

 

"Fena değil fakat henüz olgunlaşmamış. Birkaç yıl daha verin, ondan sonra bu kız kesinlikle dünya çapında bir güzelliğe sahip olacak." Fan Yuan cevapladı. Dikkatinin çoğunu çekmiş olan Xie Yao'nun kalbini titrettiğini itiraf etmeliydi.

 

"Bu kız Yükselen Ejder Mali Grubunun genç kızı. Ona sahip olursanız, Yükselen Ejder Mali Grubunun desteğine de sahip olursunuz, bu şekilde düşmanlarınızı teker teker ezerek Avrupa Serveti Mali Grubunuzun mirasını artırabilirsiniz. Beklentinizin sınırları olmasın. Bundan sonra sana güvenme sırası bana geçiyor dostum." Cao Xu şarap kadehinden bir yudum daha alırken güldü.

 

"Beklediğimiz günün geldiğini varsayalım, o gün geldiğinde hala benim varlığıma tolerans gösterebilecek misiniz?" Fan Yuan dalga geçer bir gülümseme ile sordu. Cao Xu gibi yaşlı bir tilkiye güvenilmemesi gerektiğini iyi biliyordu. Şu anda birbirlerinin dostu gibi görünüyor olabilirlerdi, bunun sebebi Fan Yuan'ın şu anda zayıf olması ve Cao Xu'nun ise onu mali açıdan desteklemek istemesiydi. Eğer gün gelir de Yüzyıl Mali Grubuna tehdit oluşturacak bir hamle yaparsa Cao Xu bu elemanı ortadan kaldırmakta tereddüt bile etmezdi.

 

Cao Xu yine gülerek şarap kadehini masaya koydu.

 

"Yükselen Ejder Mali Grubunun Niuren Birliğini desteklemesi konusunda ne düşünüyorsun?" Cao Xu konuyu değiştirerek sordu.

 

"Ne düşünmesi? Niuren Birliği benim Melek Müfrezeme kıyasla devede kulak kalır. Keşke Zümrüt İmparatorluğu ile Atlas İmparatorluğu birbirinden bu kadar uzakta olmasaymış. Aksi halde sadece 10 günde, onları öyle ezerdim ki Kalor'dan dışarı adım atmaya bir daha cesaret edemezlerdi," Fan Yuan kibirli şekilde konuştu.

 

"Niuren Birliğinin gösterdiği gelişimi küçümseme, özellikle de arkalarında Yükselen Ejder Mail Grubunun desteği varken," Cao Xu uyardı. Aslında Cao Xu'nun ilk planı Muzaffer Dönüş, Parlak Kutsal Alev, Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızları kullanarak Zümrüt İmparatorluğunun tamamını ele geçirmekti. Fakat planları Niuren Birliğinin ortaya çıkışı ile suya batmıştı. Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alev artık değerini kaybetmişti, Kana Susamış Kılıçlar ise yıkımın eşiğindeydi. Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar her ne kadar dışarıdan güçlü görünseler de, komşu şehirlerdeki bütün kaleleri ele geçirmedikleri sürece hala savunmasızdılar. Kalor'un nüfusu düşünülürse, Niuren Birliğinin bu gelişim hızı, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızları kasvetli bir geleceğin beklediğine dair bir işaretti. Niuren Birliği yaptığı işleri Zümrüt İmparatorluğunun dört bir yanına dağıtmıştı. Neyse ki, sahip olduğu 20 civarı mülk, Cao Xu'nun hala Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızları destekleyebilmesine olanak sağlıyordu. Sermayesinin çoğunu Melek Müfrezesine ve Atlas İmparatorluğundaki diğer birliklere yöneltmişti. Şu anda kendisini hoşnut hissedemiyor olmasının sebebi ise karşısında oturan genç Fan Yuan'dı, Melek Müfrezesinin lideri olan bu genç aynı zamanda Avrupa Serveti Mali Grubunun da varisiydi. Eleman oldukça kurnazdı, bu özelliği onu manipüle etmeyi zorlaştırıyordu.

 

Niuren Birliğinin durdurulamaz yükselişi ve sürekli güç kazanışı oldukça etkileyiciydi. Cao Xu nasıl olur da buna dikkat etmezdi, özellikle de Yükselen Ejder Mali Grubunun desteğini arkalarına aldıktan sonra. Niuren Birliğinin desteği ile, Yükselen Ejder Mali Grubu altı adet Temel Kalede ve bir adet de Orta Kalede iş yapmaya başlamıştı. Yükselen Ejder Mali Grubunun sanal gerçeklik sektöründe sürekli şekilde gelişmesi Yüzyıl Mali Grubu için bir tehdit oluşturuyordu.

 

Nie Yan oldukça uzakta oturuyordu, bundan dolayı Cao Xu ile Fan Yuan'ın ne konuştuğunu duyamıyordu. Fakat özellikle de Fan Yuan'ın Xie Yao'ya bakışlarından anladığı kadarıyla konuştukları konunun Xie Yao ile ilgili olduğunu anlayabiliyordu. Bu durum elbette Nie Yan'ı oldukça rahatsız etmişti.

 

Bu esnada Cao Xu ve Fan Yuan ayağa kalkarak Xie Yao ve babasının yanına doğru yöneldiler.

 

Cao Xu ile Xie Yao'nun babası her ne kadar birbirlerine samimi şekilde selam vermiş olsalar da Nie Yan yine de aralarındaki gerginliği hissedebiliyordu. Görünüşe göre Cao Xu'nun buraya gelmesindeki sebep kesinlikle Xie Yao'nun doğum gününü kutlamak değildi. Açıkça belli oluyordu ki başka amaçları vardı.

 

"Uzun zamandır görüşemiyorduk." Fan Yuan bardağını kaldırarak kibar bir tavırla Xie Yao'yu selamladı. "Son görüştüğümüzde sadece 12 yaşında olduğunu hatırlıyorum. Avrupa Serveti Mali Grubu ve Şan Mali Grubu arasında büyük bir iş anlaşması imzalamıştı. Kim bilebilirdi ki o küçük kızın böyle büyüyerek bu kadar güzel biri haline geleceğini."

 

"İltifat ediyorsun. Teyze Fan nasıl?" Xie Yao da kibar şekilde cevaplamıştı.

 

Xie Yao'nun ses tonundaki mesafeli tavrı gören Fan Yuan bir süre donakaldıktan sonra gülerek konuşmasına devam etti. "Sürekli seni soruyor. Bizim oralara tekrar ne zaman geleceksin? Geldiğinde buluşuruz ve sana etrafı gezdiririm."

 

Liu Rui de şölenin katılımcıları arasındaydı. Fakat son yaşanan olaylardan sonra Xie Yao'nun yüzüne bakmaya bile cesaretini zor toparlayabilirdi. Fan Yuan'ın Xie Yao ile konuştuğunu gördüğünde ise yüzünde bir anda düşmancıl bir ifade oluştu. Fan Yuan kim olduğunu oldukça iyi biliyordu. Bu elemanın arkasındaki güç de en az kendisininki kadar vardı. Daha önemlisi, Fan Yuan Avrupa Serveti Mali Grubunun mirasçılarından birisiydi ve bu mali grubun varlığı Yüzyıl Mali Grubundan bile fazlaydı.

 

Fan Yuan kadehini kaldırarak Xie Yao'nun doğum gününü kutladı ve etraftakilerle sohbete devam etti. Sohbeti esnasında Xie Yao'dan bahsediyor ve onu sohbete dahil ediyordu. Tavırları oldukça rahat görünüyordu.

 

Xie Yao ise Fan Yuan'ın gevezeliğinden hafiften rahatsız olmuş gibiydi. Bu eleman her ne kadar dışarıdan zarif ve şık görünse de aslında ikiyüzlü ve kadın düşkünü birisinden başka bir şey değildi. Xie Yao etrafındakilerden sıkça bu elemanın cinsel skandallarını duyuyordu. Doğal olarak bu elemana iyi bir niyet beslemiyordu.

 

Nie Yan neden gelmedi hala? Acaba doğum günümü unuttu mu...? Xie Yao endişelenmeye başlamıştı. Gözlerini şölen salonunda bir kez daha dolaştırdı ve sonunda Nie Yan'ın köşedeki bir koltukta oturuyor olduğunu fark etti. Xie Yao'nun yüzü bir anda güneş gibi parladı. Meğer en baştan beri buradaymış!

 

Nie Yan Xie Yao'nun kendisine doğru baktığını fark etti ve bir gülümseme ile selam verdi.

 

Az evvel Fan Yuan'ın Xie Yao ile sohbet ettiğini gördüğünde mutsuz hissetmişti. Fakat Xie Yao'nun kendisini fark ettiğindeki mutlu ifadesini gördükten sonra Nie Yan'ın da keyfi yerine gelmişti.

 

Fan Yuan kadınlar konusunda tecrübeli birisiydi. Xie Yao'nun ona ilgi göstermemesi Fan Yuan için yazık olmuştu.

 

Fan Yuan tam bir şey söyleyecekken Xie Yao onun sözünü kesti, "Lütfen mazur görün. Önemli bir işim var."

 

Fan Yuan bu sözler karşısında şaşırmıştı ve suratında garip bir ifade oluştu. Fakat anında kendini toparladı ve yine kibar bir gülümseme ile cevap verdi. "Sorun değil, devam et."

 

Xie Yao yürümeye başladığında insanlar ona yol veriyordu.

 

"Hadi sohbetimize devam edelim." Fan Yuan hala gülümseyerek konuşuyordu. Fakat yine de bakışları ile Xie Yao'yu takip ediyordu ve Nie Yan'ın oturduğu koltuğa gitmesini izlemişti. İkili mutlu şekilde sohbet ediyordu. Fan Yuan Xie Yao'nun Nie Yan'a karşı olan hislerini anlayabilmişti. Kendisine neden kibar fakat mesafeli davrandığını şimdi gün gibi görebiliyordu. İfadesi soğuk bir hal aldı.

 

Etraftaki birkaç kadın anında dedikoduya başlamıştı.

 

"Bu kim?"

 

"Bilmem. Xie Yao'nun erkek arkadaşı olabilir mi?"

 

"Öyle görünüyor. Aksi halde neden bu kadar mutlu şekilde sohbet ediyor olsunlar ki?"

 

Dekolteli bir elbise giyinmiş, ağır makyajlı yaşlı bir kadın kafasını iki yana sallayarak konuştu. "Bu çocuk kesinlikle Yao Yao'nun erkek arkadaşı olamaz. Onun hakkında bize daha evvel bir kelime bile bahsetmedi. Sizler konuyu biraz abartıyorsunuz. Olsa olsa sınıf arkadaşlarından birisidir." Bu kadın Xie Yao'nun halasıydı, ismi ise Xie Yi'ydi.

 

Xie Yi, Xie Yao ile Nie Yan'ın sohbetini izlerken yüzünde öfkeli bir bakış oluşmuştu. Bu küçük kız tam bir yaramazdı! Nasıl böyle bir şey yapabilirdi, hem de doğum gününde? Xie Yi isimli bu kadın Xie Yao'nun halası olmasından dolayı bu pozisyonunu ara sıra Xie Yao'yu azarlamak için kullanırdı. Ev içerisindeki ilişkileri samimiyetten uzaktı.

 

Xie Yao'nun böyle şirinlikler yaparak bir çocukla sohbet etmesi Xie Yao'nun babasını bile şaşırtmıştı. Normalde Xie Yao sadece ev sınırları içerisindeyken böyle şirinlikler yaparak samimiyet kurardı.

 

Xie Jun bakışlarını Nie Yan'a çevirdi. Şu çocukla tanışıp nasıl bir karkter olduğunu anlamalıyım. Fakat ne yazık ki şu anda bunu yapabilmek için vakti yoktu. Ortamda selamlaşması gereken birçok kişi vardı ve olduğu yerden neredeyse kıpırdayamıyordu bile. Bu meseleyi daha sonra halletmesi gerecekti.

 

"Neden bu kadar uzakta oturuyorsun? Uzun süredir seni arıyordum ama göremedim," dedi Xie Yao. Nie Yan'ı baştan aşağı süzerek ne giydiğine baktı. Oldukça titiz ve şık bir giyimi vardı. Daha evvel Nie Yan'ın sadece günlük rahat kıyafetler giydiğini görmüştü. "Bu kıyafetleri sana kim aldı?"

 

"Kendim aldım. Rheims isimli bir dükkandan aldım. Bu tarz bir kıyafeti ilk defa giyiyorum," Nie Yan yüzünde bir gülümseme ile cevapladı.

 

"Şaşırmamak gerek. Bir daha kıyafet alışverişine çıktığında bana da haber et de beraber gidelim," dedi Xie Yao. Daha sonrasında bu sözlerinin arkasındaki anlamı düşündüğünde yanakları kızardı.

 

"Tabii." Nie Yan gülümseyerek cevapladı ve sonrasında cebinden küçük bir paket çıkardı. "İşte, bu senin için. Doğum günün kutlu olsun."

 

"Bu nedir?" Xie Yao konuşurken kutuyu açtı ve içindeki kolyeyi gördü. "Çok güzel! Teşekkür ederim Nie Yan!"

 

Xie Yao kolyeyi anında taktı. Hediyenin ne olduğu ikinci plandaydı. Asıl önemli olan hediyenin Nie Yan'dan geliyor olmasıydı. Zarif kolye şölen salonunun kuvvetli aydınlatması altında mükemmel şekilde parlıyordu, Xie Yao'nun beyaz teniyle harika bir uyum yakalamıştı. Xie Yao tıpkı cennetten inmiş bir melek gibi görünüyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23119 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr