Bölüm 393: Yağmalamak

avatar
1242 36

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 393: Yağmalamak


 

Kara Barut'u Birlik Şehrine taşımakta olan 2000 Niuren Birliği oyuncusunun üzerinde gergin bir atmosfer vardı. Böylesine önemli bir mesele elbette en yüksek dikkat eşliğinde halledilmeliydi. Hata lüksü yoktu! Şu anda Guo Huai istihbarat ağını en yüksek potansiyelinde kullanmalıydı. Düşman birliklerin her hareketi ne kadar küçük hareketler de olsa bildirilmeliydi.

 

Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınak, Muzaffer Dönüşü yakından takipteydi. Bazı zamanlar bu birliklerin oyuncuları Muzaffer Dönüş'ün sınırlarında dolaşarak onlarla dalga geçer ve onları çatışmaya çağırırlardı.

 

Gök Kıran'ın agresif tavırları elbette bu aşağılayıcı davranışları sineye çekmesine engel olmuştu,  bundan dolayı kendisiyle dalga geçmeye gelenlerle savaşmak için gruplar oluşturarak kalesinin surlarına yerleştirmişti.

 

Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınak tarafından bu kadar yakından izlenmenin sonucu olarak elbette Muzaffer Dönüş Niuren Birliğine karşı bir hamle yapamıyordu.

 

Guo Huai ve diğer üst düzey oyuncular zaten her ihtimale karşı yeterli tedbiri almıştı. Eğer Kara Barut'u taşımakla görevli olan grup saldırı alacak olursa diğer birlikler derhal müdahale edecek ve taşıyıcı grubu korumaya alacaktı. Elbette, en iyi durum taşıyıcı grubun herhangi bir saldırı almadan Birlik Şehrine ulaşması olacaktı.

 

Guo Huai'nin herhangi bir problem çıkmayacağına dair inancı tamdı. Sonuçta Nie Yan'ın grubu 2000 oyuncuya sahipti.

 

...

 

Bu esnada, Seviye 50 ve üzeri altı adet Şaman sınıfı oyuncu ağaçların arasında gizleniyordu. Hepsi de gelişmiş sınıf Şamanlardı.

 

Ork ırkının en gizemli ve başa çıkması en zor sınıfı Şamanlardı.

 

Büyücüler insanların ana kuvvetiydi, Ölüm Büyücüleri Hortlakların ve Şamanlar da Orkların ana kuvvetiydi.

 

Şamanlar, Şaman Doktorlar ve Elemental Şamanlar olarak ikiye ayrılıyordu. Şaman Doktorlar iyileştirme üzerine uzmanlaşmışken diğerleri ise maddeyi kontrol etme üzerine uzmanlaşmıştı. Tepenin ardında gizlenen Şamanların omuzlarında parlak semboller vardı, bu kişilerin Elemental Şaman olduğunu gösteren sembollerdi bunlar. Her ne kadar iyileştirme güçleri az olsa da uyguladıkları hasar oldukça fazlaydı.

 

Elemental ve İyileştirme Büyüleri hariç, Şamanlar Totem ve Gölge Büyüsü gibi gizemli büyüleri de uyguluyordu. Şaman Tapınağı ise, Büyü Kulesi'ne benziyordu, akıl sır erdirilemeyen gizemli bir şeydi. Elemental Şamanlardan herhangi birisi bu tapınağa girip çıktığında çok daha güçlü oluyordu.

 

Ön tarafta bir sürü 50 Seviye Boa Yılanı vardı. Elemental Şamanlardan biri asasını salladı ve bir metre uzunluğunda kül rengi bayraklarla kaplı bir totem çağırdı. Bu totem havaya doğru yükseldi ve etrafına elektrik saçmaya başladı.

 

Totem Bayrakları NPC dükkanlarının eşyasıydı ve Şamanlar bunu totemlerinin gücünü artırarak etraftaki müttefiklerinin statülerini yükseltmek için kullanıyordu.

 

Şamanlar müzikal bir tonda sözler söylemeye başladı. Ellerindeki asaları salladılar ve bir anda birçok sayıda şimşek parlayarak Boa Yılanlarının üzerine yağdı, şimşekler bir yılandan diğerine zıplıyordu.

 

Her bir şimşek parçası hızlı şekilde yılanların üzerinde geziniyordu. Tek bir Boa Yılanı bile zarar görmemişti.

 

Bu büyü, Elemental Şamanların Şimşek Zinciri isimli büyüsüydü. Bu büyü çok hedefli bir büyü türüydü ve tek seferde ondan fazla hedefe isabet edebiliyordu.

 

Boa Yılanları üzerlerine şimşek değdikten sonra yere çarptılar ve vücutlarından duman yükselmeye başladı.

 

"Guru ve grubu Kalor'da. Ne durumda olduklarını merak ediyorum." İnce yapılı bir Şaman konuştu. Bu Şaman'ın ismi Gün'dü, Melek Müfrezesindeki Şamanlar arasında üçüncü sıradaydı. Gruptaki diğer kişiler de zayıf değildi, hepsi de gelişmiş oyunculardı.

 

Gruplarında sadece altı kişi olması nedeniyle ve büyük bir arazide olmalarından dolayı Niuren Birliğinin gözcülerinden rahatlıkla saklanabiliyorlardı.

 

"Guru’nun bütün dikkati üzerine çekmesi iyi oldu. Fakat anlamadığım şey ne biliyor musun? Zümrüt İmparatorluğundan bu kadar uzakta olmamıza rağmen neden Melek bu kişileri kendine düşman etmeye çalışıyor?" Kan Kurdu şaşkın bir ifadeyle sordu. Birliği ilgilendiren konuların tamamına her daim yüksek ilgi duymuştu.

 

"Patronun aklında bizim bilmediğimiz bir plan olmalı. Ama ne olduğu fark etmeksizin, Niuren Birliğinin gelişimi oldukça hızlı. Kana Susamış Kılıçlar bu Niuren Birliği yüzünden neredeyse yok olmanın eşiğine geldi." Gün isimli oyuncu konuştu. Elbette bu gruptaki kişiler gibi ast kişiler böyle önemli meseleler konusunda danışılacak oyuncular değildi.

 

"Bu hamlemiz Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızların en üst düzey oyuncuları ile ortak bir hamle olacak. Herkes tetikte olsun. Bunu başarmak zorundayız. Seçeneklerimiz arasında başarısızlık yok!" Kan Kurdu ciddi bir ses tonuyla konuştu. Bu mesele Melek Müfrezesinin itibarını ilgilendiriyordu.

 

"Elbette, zaten biliyoruz."

 

"Niuren Birliğinin gelişine ne kadar süre var daha?"

 

"Bence yaklaşık 10 dakika sonra burada olurlar."

 

"Pekâlâ! Herkes hazırlansın, başlıyoruz. Niuren Birliğinin birkaç Hırsızı önden göndererek gözcülük yaptırma ihtimali var, bu yüzden kaliteli bir saklanma yeri bulun!"

 

Altı adet Şaman çalılıkların arasında diğer yerlere nispeten daha düz bir arazi buldu. Altıgen biçimde durarak büyülü sözleri müzikal şekilde söylemeye başladılar ve bir anda zeminde altı köşeli bir yıldız oluşmaya başladı. Havadaki büyü enerjisi bir titreşim yarattı ve bir rüzgar uğultusu duyuldu.

 

Altı köşeli yıldızın orta yerinde bir portal belirdi. Ortamdaki büyü enerjisinin titreşimi bittiğinde portal içerisinden oyuncular çıkmaya başlamıştı.

 

Portaldan çıkan ilk kişi Kana Susamış Kılıçların lideri olan Kana Susamış Çılgın Kılıç'tı. Karanlık olmasına rağmen gün ışığı altında parıldayan, Kara Altın kademeli siyah gümüşi bir zırh giyinmişti.

 

Portaldan toplamda 53 oyuncu çıkmıştı, bu oyuncuların hepsi de Kana Susamış Kılıçların, İlahi Muhafızların ve Büyü İttifakının en üst düzey elit oyuncularıydı. Melek Müfrezesinin altı adet Şamanı da eklendiğinde grup toplamda 59 oyuncu olmuştu.

 

İlahi Muhafızlar ve Büyücü İttifakının gelişimine kimse karışmadığı için Niuren Birliğinden daha fazla sayıda Ehil Sınıf oyuncusu vardı. Bu, onlardan sadece bir kısmıydı. Karşılaştırma yapılacak olursa, Niuren Birliği sadece bir düzine kadar Ehil Sınıf oyuncuya sahipti.

 

Aradan bir müddet geçtikten sonra karanlık portal ortamdan kayboldu. Altı adet Şaman hemen oturarak sağlıklarını ve manalarını yenilemeye başladılar.

 

Çılgın Kılıç Elementalistlere dönerek konuştu: "Herkes gelebildi mi?"

 

Elementalist hızlıca kafasını yukarı aşağı oynatarak saymaya başladı. "Evet, bizim birlikten 12 kişi, Büyücü İttifakından 25 kişi ve İlahi Muhafızlardan 16 kişi."

 

"Patron, aldığım haberlere göre Niuren Birliğinin üst düzey oyuncuları şu anda sınıf geliştirme görevlerini yapıyorlarmış. Nirvana Alevi de dahil olmak üzere sadece beş ya da altı kişi grubu korumaktaymış." yakınlardaki bir Rahip rapor verdi.

 

"Bize bu operasyonda yardım ettiğiniz için size borçluyuz." Çılgın Kılıç Büyücü İttifakından ve İlahi Muhafızlardan olan kişilere dönerek konuştu.

 

"Bir şey değil. Sonuçta hepimiz aynı taraftayız."

 

"Evet, Niuren Birliği son zamanlarda oldukça kibirli davranmaya başladı. Onlara bir ders vermenin vakti gelmişti zaten. Lonca liderimizin emirleri gayet açıktı, sizin sözünüzü sanki liderimizden gelen sözler gibi dinlememizi istedi. Bundan dolayı eğer bir şeye ihtiyacınız olursa bize söylemekten çekinmeyin."

 

Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızların diğer oyuncuları da aynı şeyleri söylediler.

 

"Pekâlâ, size sanki dışarıdan gelen yabancı kişilermişsiniz gibi davranmayacağım. Niuren Birliğinden yaklaşık 2000 oyuncu şu anda kavanozlar içerisinde depolanmış olan Kara Barutu bulunduğumuz bölgeye doğru taşımakta. Elimizden geldiğince yüksek sayıda Niuren Birliği oyuncusunu öldürmemiz lazım, fakat birinci önceliğimiz Kara Barutu alabilmektir. Saldırdığımızı gördüklerinde aniden destek kuvvet göndereceklerine eminim, bu yüzden acele etmeliyiz, yaklaşık olarak 15 dakikamız olmalı. Bu süreden sonra ise savaşın nasıl gittiği önemsiz, anında geri çekilmeliyiz!" Çılgın Kılıç önündeki kalabalığa dönerek gözleri ile süzdü. Mesele iste beceri ister ekipman kalitesi olsun, Çılgın Kılıç'ın grubu öndeydi. Çılgın Kılıç'ın bu gruba komuta etmesine gerek bile kalmadan zafer elde edilebilirdi.

 

"Sayı üstünlüğü onlardaysa ne olmuş yani? Onları alan etkili büyülerle kolayca alt edebiliriz. Daha önce de 5000 kişilik bir kuvveti sadece altı oyuncu kullanarak katlettik." Elementalistlerden biri kibirli şekilde konuştu.

 

"Bugün sadece bir başlangıç. İleride yapacağımız daha çok iş var! Birkaç gün içerisinde kalelerine de saldıracağız. Onları parçaladığımızda bakalım Kalor'da daha kaç gün dayanabilecekler!" Çılgın Kılıç zalim bir tavırla konuşuyordu. Kana Susamış Çılgın Kılıçlar son zamanlarda büyük bir baskı altındaydı, özellikle de Niuren Birliği koyduğu ödülü geri kaldırmayı reddettikten sonra. Şu anda Kana Susamış Kılıçlar köşeye sıkışmış durumdaydı ve tek çareleri karşı saldırıya geçmekti. Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluğun müdahil olması durumunda ise tek yapması gereken Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alevi yardıma çağırmaktı.

 

Çılgın Kılıç'ın komutası altındaki oyuncular üç gruba ayrıldı ve her biri farklı yönlere doğru dağıldılar, ağaçların arasına geçerek kuracakları tuzak için hazırlandılar.

 

...

 

Nie Yan'ın taşıyıcı grubu birçok tepe ile çevrilmiş olan bir bölgeye yaklaşmıştı. Önlerindeki arazi oldukça karmaşık yapıda ve yoğun çalılıklarla doluydu. Burası bir pusu kurmak için harika avantajlı bir yerdi.

 

Ova içerisinde seyahat etmek nispeten daha güvenliydi. Fakat bunun gibi ağaçlı bir arazi oldukça yüksek risk barındırıyordu.

 

Nie Yan arkasında duran kavanozlar içerisindeki Kara Barut konusunda endişeliydi. Eğer buraya bir Alev Büyüsü isabet etseydi tam bir felaket olurdu. Bundan dolayı Savaşçıların ve Şövalyelerin çoğunu buraya konuşlandırmıştı. Kendisi ve birçok yetenekli oyuncu da yakında duruyordu, potansiyel herhangi bir tehlikeye karşı her daim tetikte bekliyorlardı.

 

"Şövalyeler, koruyucu büyü ile eşyaları koruduğunuza emin olun! Bu eşyaları kesinlikle kaybedemeyiz!" Nie Yan emirlerini söyledi. Bu Kara Barut kavanozları Niuren Birliği için üst düzey önem arz ediyordu.

 

"Patron, ileride keşif yapmaları için birkaç Hırsız göndersek mi?" Ağıt Şövalyesi sordu.

 

"200 Hırsızın ileri bölgeyi kolaçan etmesini istiyorum. Şüpheli görünen herhangi birisi varsa kibarca çekilmesini istesinler. Eğer bu kişiler çekilmeyi reddederse zor kullanabilirler!" Nie Yan emirlerini söyledi. Oyuncular Kalor'daki tek hakim güce saygı göstermek zorundaydı!

 

Önceki hayatında, Kalor'daki zorba isim Muzaffer Dönüş'tü. Birçok oyuncu Muzaffer Dönüş'ten şikayetçiydi, ama yapabilecekleri hiçbir şey yoktu. Bir birlik yeterli güce sahip olduğu müddetçe zaten hiçbir zaman yeni üyeler bulma konusunda zorluk çekmezdi. Bir iş icra ederken birkaç oyuncuyu gücendirme meselesi zaten kaçınılmazdı.

 

Ağıt Şövalyesi Nie Yan'ın emirlerini hemen diğer oyunculara iletti. Görev için uygun şartlarda 200 adet Hırsız seçti. Seçilen Hırsızlar ileri atılarak mesafeyi açtılar ve gözden kayboldular.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23119 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr