Bölüm 389: Abak'ın Kanlı Hançeri

avatar
1208 35

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 389: Abak'ın Kanlı Hançeri


 

Nie Yan temkinli adımlarla her an tehlikeye girecekmiş gibi ilerliyor, bir yandan da Kutsal Taştan gelen tepkiye bakıyordu.

 

Yarı kapalı bir kapının önünde kan izleri tespit etti. Derin bir nefes alıp adımını attı. Her ihtimale karşı Rüzgar Adımını hazırda bekletti. Kapıyı tekmeleyip içeri girdi. Ancak beklentisinin aksine pusuyla karşılaşmadı.

 

Karşısında basitçe döşenmiş bir oda duruyordu. Zemin toz tutmuştu. Duvara dayalı küçük yatağın üzerinde özenle katlanmış yorganlar duruyordu. Dolaplar bakımsızlıktan çürümeye yüz tutmuştu. Yerde birkaç çömlek, masanın üzerinde birkaç kitap vardı.

 

Nie Yan rahat bir nefes aldı. Etrafa bakınırken gözü masanın üzerinde bir şeye takıldı. Gidip baktığında bir günlükten koparılan sayfalarla karşılaştı. Sayfalara hızlıca göz attı. Üzerlerine damlayan kandan yazının büyük kısmı görünmüyordu.

 

Sayfaları düzenleyip okumaya başladı.

 

"Soluk kış güneşi gibi büyüledi beni ve çılgına çevirdi. İna, lütfen beni affet. İkinizi birden idare edebileceğimi sanmıştım. Ancak o pis fikirler aklımda yer ettiğinden beri geçmişte aramızdaki iyi ilişki yerin dibine gömüldü. Bana sarıldığında nasıl karşı koyacaktım? Heyecandan kendimden geçmiştim. Onun koynunda erimek istiyordum. Bizi terk ettiğinde içim mutlulukla dolmuştu. Kocanın yanındaki yerini ben dolduracaktım, ama yanılmışım. (Devam edemeyecek kadar hasarlı)"

 

Bu Sabırın günlüğüydü. Nie Yan kaşlarını çattı. Kont Kelfield Sabırı bıçaklamıştı.

 

Biraz önce boş olan kısımda yeni kelimeler belirdi.

 

"Ölümsüz bir ruh olmaya razıyım. Senin elinden gelen ölümümün intikamını almak için değil, bu kadim kalede yanında kalabilmek için. Son ana kadar..."

 

Nie Yan sarsıldı. Biraz önce odada hiçbir varlık tespit edememişti.

 

Soğuk bir rüzgar odaya girip günlük sayfalarıyla birlikte ortadan kayboldu.

 

Nie Yan düşüncelere daldı. İki hizmetçiyi öldüren canavar Sabır olmalıydı. Odayı aramayı sürdürse de kayda değer bir şey bulamadı.

 

Despot Abak Setine ait parçanın nerede olduğunu merak ediyordu.

 

Odadan çıkıp koridora döndü. Yerde birkaç iskelet yatıyordu.

 

Gölgeler hissettirmeden Nie Yan'a yaklaşıyorlardı. Ayağının dibine geldiklerinde yükselip birdenbire etrafını sardılar.

 

Nie Yan onları fark ettiğinde iş işten geçmişti. Gölgeler görünmez bir el gibi onu yerinde tutuyorlardı.

 

Neler oluyor?

 

Nie Yan Rüzgar Adımını her an etkinleştirecek şekilde bekledi.

 

O sırada gölgeler içinde bir karartı önünde belirdi. Uğurusuz ve korkunç görünümlü yaratıktan kötücül bir enerji yayılıyordu. Bu bir Tayftı!

 

Kötü ruhlar hayalet ve tayf olarak ikiye ayrılırdı. Hayaletler kışkırtılmadıkları sürece pasif kalırlarken tayflar gördükleri her canlıya saldırırlardı.

 

Nie Yan Üstün Seziyi etkinleştirdi.

 

Sabır, Kadim Kalenin Tayfı (Lord): Seviye 50

Sağlık: 120.000/120.000

 

Sabır saldırıya geçip pençesini savurdu.

 

Nie Yan Rüzgar Adımı ile saldırıyı engelleyip kendisini gölge bağından kurtardı. Ardından Sabırın arkasına geçip Hain Bıçak ve Bağırsak Dökücü ile saldırdı.

 

Tayflar kanama veya zehirden etkilenmezlerdi. Yine de Nie Yan saldırılarıyla 1.600 hasar vermeyi başarmıştı. Gerçi Seviye 50 Lord için bu hasar çizikten ibaretti. Zayıf noktası ise canının çok yavaş dolmasıydı.

 

Saldırısı boş giden Sabır öfkelendi. Artık daha şiddetli saldırıyordu.

 

Nie Yan kenara çekilip kaçınmaya yeltendi. Ancak Sabırın pençesi uzadı ve Nie Yan'ın göğsünü çizdi.

 

−1,283!

 

Lanet olsun! Bu nasıl hasar böyle? Nie Yan tehlikeyi hissediyordu. Bu gidişle üç darbeden fazlası onu öldürecekti.

 

Sabır kulak tırmalayıcı çığlığıyla birlikte yeniden saldırıya geçti. Nie Yan hızla geri çekildi. Elinde bulunduğu durumdan çıkmasına yarayacak bir beceri kalmamıştı. Yalnızca iki Özgürlük Becerisi ve Gölge Valsi iş görürdü. Kayboluş da işe yarayabilirdi. Lakin Özgürlük Becerilerinde ustalaşmamıştı. Özellikle Ters Hain Bıçak becerisini doğru düzgün kullanamıyordu.

 

Normal kaçınma hareketleri de işe yarayacağa benzemiyordu.

 

Ölüm kaçınılmaz görünürken Nie Yan'ın aklına Kutsal Taş ve Kutsal Işık Kolyesi geldi. İki eşyayı eline aldığında etraftaki karanlık ışığa boğuldu.

 

Işığın kaynağı eşyalardaki kutsal güçtü.

 

Sabır çığlık atarak elini ışığa siper etti. Fakat vücudu alev almıştı.

 

Nie Yan mutluydu. Kutsal Taş ve Kutsal Işık Kolyesi Sabıra karşı fazlasıyla etkiliydi!

 

Görevler sırasında elde edilen eşyalar genelde çok kullanışlı olurlardı.

 

Sabır yakıcı ışığa direnerek Nie Yan'a saldırdı. Hızı hissedilir derecede düşmüştü.

 

Sabır pençesini savurduğunda Nie Yan Hayalet Suikastını etkinleştirdi.

 

Karartı haline gelen vücudunun hareketleri daha keskin ve hızlıydı. Şimşek gibi hareket edip Zenard'ın Kılıcını Sabırın boynuna dayadı.

 

−6,082

 

Hayalet Suikastı: %59 tamamlanma, %83 hasar, 0 kombo.

 

Kutsal Taş ve Kutsal Işık Kolyesinin etkisi sayesinde Nie Yan'ın verdiği hasar artmıştı.

 

Sabır tekrar saldırıya geçtiğinde Nie Yan arkasını dönüp kaçtı. Kafa kafaya çarpışmak işine gelmezdi. Savaşı olabildiğince uzatıp düşmanın canını yavaşça azaltmalıydı. Böylece hayat kurtaran becerilerini daha fazla ve daha etkili kullanabilecekti.

 

Nie Yan Gölge Valsi ile yaklaşıp saldırısını yaptı.

 

−6,792

 

Saldırıdan sonra yerinde kalmak yerine tekrar kaçtı. O önde Sabır arkada, bir kovalamaca başlamıştı.

 

Nie Yan son derece hızlıydı. Uzun koridorun sonuna geldiğinde karşılaştığı merdivenlerden inip geniş bir salona vardı. Kutsal Taşın titremesi aniden şiddetlendi. Salonun karşı tarafına baktığında duvara saplı hançeri gördü. Şık tasarımlı eğri hançerden dehşet verici bir aura yayılıyordu.

 

Abak'ın Kanlı Hançeri, demek buradaymış!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23120 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41794 Bölüm Sayısı


creator
manga tr