Bölüm 373: Büyüye Giriş

avatar
933 33

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 373: Büyüye Giriş


 

Nie Yan tüm okulun odak noktası haline gelmişti. Huahai Lisesi tarihinde As olarak Zirve Askeri Akademisine giren üçüncü kişiydi.

 

Yang Boyi beklentilerini fersahlarca aşan Nie Yan'ı tebrik etmeye geldi. Bütün öğretmenler şoktalardı. Okul bir anda müjdeli haberi kutlama havasına bürünmüştü. Tabii haberi duyurmak da önemliydi. Nie Yan gibi örnek bir öğrenci yetiştirmek, Huahai Lisesinin tercih edilirliğini yükseltecekti.

 

Yang Boyi Nie Yan'ın peşini bırakmıyordu. Katılacağı röportaj ve toplantılar hakkında on bilgilendiriyordu. Huahai Lisesinin temelleri sağlam olduğundan Nie Yan rahatsız edici işleri yapmak zorundaydı. Verilen her işi layıkıyla yapacağına emindi.

 

Üç saat boyunca koşuşturduktan sonra enerjisi tükenmişti. Ancak okulun itibarını yükseltme işi tamamlanmıştı.

 

Nie Yan artık Huahai Lisesinin efsanelerindendi. Böyle bir başarı okul tarihinde eşine az rastlanır cinstendi. Birkaç saat geçmişken başarısının haberler eski muhiti Ningjiang'a kadar ulaşmıştı. Okulda Ningjiang'dan gelen başkalarının bulunması muhtemeldi.

 

Nie Yan'ın eski lisesindeki sınıf arkadaşları haberi aldıklarında donakalmışlardı. Nie Yan'ın notları en iyi ihtimalle ilk beş içerisinde yer alıyordu. Huahai Lisesine gidişi başarısını da mı artırmıştı? Haberi doğrulatıp sözü geçenin tanıdıkları Nie Yan olduğuna emin olduklarında küçük dillerini yuttular. Böyle bir dönüşüm inanılmazdı!

 

Okuldaki işleri biten Nie Yan, Xie Yao'yu evine bıraktıktan sonra babasının şirketine yöneldi. Baba Nie oğlunun As olarak Zirve Askeri Akademisine girdiğini öğrendiğinde her yeri kırmızı halı döşetip şirkette büyük bir kutlama hazırlatmıştı.

 

Akrabaları, çalışanları ve arkadaşlarıyla birlikte kahkahalar eşliğinde eğleniyordu. Tebrikleri kabul ederken ağzı kulaklarındaydı. Babasının mutluluğu Nie Yan'ı da sevindirmişti. Ailesinin önceki zaman diliminde ne acılar çektiğini bildiğinden ağlamamak için kendini zor tutuyordu.

 

İki saatlik kutlama sonuna yaklaşıyordu.

 

Nie Yan bu sırada Ah Chen ile Savaş Tanrısı Kabilesinin gelişimi hakkında muhabbet ediyordu. Her şey yolunda görünse de mali açıdan hala sorunlar vardı. Temel harcamaları karşılamaları için birkaç yüz bin altına ihtiyaç duyuyorlardı.

 

Nisode, Kalor'dan sonra lonca kurmak için en uygun şehirdi. Şehir, Tuoba Ailesinin hakimiyet altındaydı. Lakin güç dengesi hızla değişiyordu. Yüzyıl Mali Grubunun oyununa gelen Tuoba Ailesi, sanal gerçeklik sektöründen tamamen çekilmeyi düşünüyordu. Hatta sanal varlıklarının çoğunu satmışlardı. Tuoba Ailesinin emrindeki loncalar, yönetimdeki zafiyeti gördükleri anda başlarına buyruk hareket eder oluşlardı. Kaos ortamında Savaş Tanrısı Kabilesi ortaya çıkmıştı. Onlarca oyun kuruluşunun oyuncularından oluşan lonca, hızla gelişerek Nisode'nin en etkin gücü haline gelmişti.

 

Önceki zaman diliminde de olaylar aynen bu şekilde ilerlemişti. Nie Ailesinin sermayesi sonuna kadar kullanılmış, paranın gücüyle önlerindeki bütün engelleri aşmışlardı.

 

Savaş Tanrısı Kabilesinin potansiyeli emsalsizdi. Önceki zaman diliminde çöküş dönemlerindeyken bile Muzaffer Dönüşün en güçlü haliyle rekabet edebiliyorlar, hatta yer yer üstünlük sağlıyorlardı. Altın çağındayken lonca rakip tanımıyordu!

 

"Altın meselesini bana bırakın. Yarına kadar sorun çözülmüş olur." Gece Görüşü ekipmanlarını sattıktan sonra elinde yeteri kadar altın olacaktı. Bu altını Savaş Tanrısı Kabilesi, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluğa yatırımda kullanacaktı. Bu loncaların gelişimine ehemmiyet vermeliydi.

 

Ah Chen ile konuştuktan sonra Savaş Tanrısı Kabilesi durumu hakkında etraflıca bilgi edinmiş oldu. Ufak tefek sorunlara karşın, önceki zaman dilimindekine göre çok daha iyilerdi. Şu anda genişleme aşamasındalardı.

 

Nie Yan'ın sunduğu bilgiler sayesinde Baba Nie Tuoba Ailesinin iç mücadelesine karışmıştı. Yüzyıl Mali Grubunun sahip olduğu alt şirketlerin ellerinden çıkardıkları hisselerden büyük bir miktarda satın almıştı. Baba Nie işlerini yavaş ve temkinli yürütüyordu.

 

Bir anda yüklü miktarda hisse almasının Yüzyıl Mali Grubunun dikkatini çekmek gibi ciddi sonuçları olabilirdi.

 

Nie Yan babasının yeteneğine güveniyordu. Önceki zaman dilimindeki başarısızlığının sebebi Savaş Tanrısı Kabilesinin çok fazla kaynak tüketmesinden ziyade, akrabalarının ihanetiydi. İhanet edebilecek insanlarla erkenden ilgilendikleri ve Savaş Tanrısı Kabilesi Nie Yan'dan maddi destek aldığı için, Baba Nie'nin serveti farklı alanlarda kullanılıyordu. Böylece önceki zaman dilimindeki felaketle yeniden yüzleşmeyeceklerdi.

 

Şirketin başarısı sayesinde Baba Nie milyarderler arasına ismini yazdırmıştı. Büyük mali gruplara kıyasla bu servetin esamesi okunmazdı elbet, ama Baba Nie'nin başarılı bir işadamı olduğu anlaşılabilirdi. Şirketin hızlı büyümesi, eninde sonunda farklı sektörlere yönelecekleri anlamına geliyordu.

 

Zümrüt İmparatorluğunun gelecekteki güçleri şimdiden belliydi.

 

"Yüzyıl Mali Grubu tarafı bugünlerde pek hareketli. İnanç'a müthiş miktarlarda kaynak akıtarak altın toplama operasyonlarını genişletiyorlar. Kana Susamış Kılıçlarla savaştasınız. Dikkatli olun." Ah Chen bu haberi yakın zamanda almıştı.

 

"Endişeye gerek yok. Gelir kaynaklarım güvenilir. Yüzyıl Mali Grubunun saldırması işime gelir. Böylece ellerindeki altını eritmiş oluruz. Uzun vadede kaybeden taraf onlar olacak." Günahkar Melekle yaptığı anlaşma Nie Yan'ın derdine derman oluyordu.

 

"Ha? Gerçekten mi?" Ah Chen şaşırdı. Nie Yan'ın işleri ne kadar karlı olsa da, tek başına Yıldızlı Gece İksir Dükkanıyla Yüzyıl Mali Grubuna karşı koyamaması gerekirdi.

 

Nie Yan Yeraltı Dünyasındaki işlerini anlattığında Ah Chen suspus oldu. Gece Görüşü ekipmanlarının kaynağı belli olmuştu! Her 10 günde bir Nie Yan'ın serveti tavan yapacaktı. Yüzyıl Mali Grubu onunla savaşmak istediğinde, kendisini sonu gelmez bir mücadelenin içinde bulacaktı.

 

Kana Susamış Kılıçlar, Yüzyıl Mali Grubunun terk ettiği loncalar arasına katılmaya mahkumdu. Zira grubun kaynakları şu anda iki büyük kurumun himayesinde olan Melek Müfrezesine gidiyordu.  Gelişim hızları diğer bütün loncaları geride bırakıyordu. Yüzyıl Mali Grubunun odağında da onlar vardı. Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar gibi loncalar zamanı geldiğinde göz ardı edilebilirlerdi. Yüzyıl Mali Grubu çıkarlarına aykırı bir durumda bu üç loncayı gözünü kırpmadan bırakabilirdi.

 

Uçan binekler ortaya çıkana kadar Melek Müfrezesi Atlas İmparatorluğundan dışarı çıkamazdı. Dolayısıyla şu an için tehdit oluşturmuyorlardı. Nie Yan bu sayede Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar ile korkmadan savaşabilirdi. Öncelikle son zamanlarda yaptığı gibi Yüzyıl Mali Grubunun sermayesini eritecek, zamanı geldiğinde onların da icabına bakacaktı.

 

"Madem kendinden eminsin, benim endişelenmeme gerek yok demektir."

 

Ah Chen iç çekti. Savaş Tanrısı Kabilesi şanslıydı. Nie Yan sayesinde ciddi bir sorunla karşılaşmadan büyüyeceklerdi. Sonunda nüfuz alanlarını genişletecekleri zaman gelmişti. Loncaya özgü altın toplama ekipleri kurarak gelişim hızlarını katlayacaklardı.

 

Savaş Tanrısı Kabilesi, Niuren Birliğinin desteğiyle kale savaşlarına başlamayı düşünüyordu.

 

Nie Yan planlarda bir sakınca görmedi. Ah Chen, loncayı idare etmede gayet başarılıydı.

 

Önceki zaman diliminde de loncanın başında o vardı. Onca zorluğa rağmen takdire şayan bir başarı sergilemişti. Ne yazık ki düşmanının ezici gücüne karşı koyamamıştı. Muzaffer Dönüş, Parlak Kutsal Alev, Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahı Muhafızlar ittifakıyla tek başlarına savaşmışlardı. Aynı zamanda gerçek hayatta Yüzyıl Mali Grubundan gelen amansız saldırılarla uğraşıyorlardı. O zamanın tehdit unsurları bu zaman diliminde erkenden bertaraf edildiği için Savaş Tanrısı Kabilesinin önü açılmıştı.

 

Nie Yan eve döndü. Sunucuların açılma zamanı yaklaşmıştı. Akşam yemeğini yedikten sonra odasına çıkıp oyun başlığını taktı. Sunucular 20 dakika sonra açılacağından oyuna giriş yapamıyordu. Lakin sitede gezinebilirdi.

 

Büyü bariyerleriyle alakalı bilgileri aramaya başladı.

 

Büyü bariyerleri, büyü enerjisinden oluşan bir çeşit düzendi. Büyü dizisi, parşömen gibi katalizöre ihtiyaç duyuyorlardı.

 

Bu noktada Nie Yan'ın aklına parmaklıklara kazınan büyülü harfler geldi. Büyü bariyerine güç verenin o büyülü harfler olduğuna emindi.

 

Okumaya devam etti. Farklı türlerdeki büyü bariyerlerinin oluşturulmalarına dair bilgi edindi. İlk olarak parmaklıklardaki harfleri inceleyip bariyerle alakalı bilgi sahibi olmalıydı.

 

Edindiği bilgiler, Nie Yan'ın sorununu çözmeye yetmiyordu.

 

Yoksa tek yol Siyah Alev Tazısını öldürmek mi? O yaratığı öldürmem imkansız!

 

Birdenbire sayfanın başında büyü bağışıklığı ile ilgili yazanları hatırladı. Resmi sitede büyüye giriş adında yayınlanan bir yazıyı okuyordu.

 

「Büyü, ölümsüz bir ruhtur. Dünyada en keskin kılıcı ve en dayanıklı kalkanı sunar. Büyü akışı engellendiğinde, büyü enerjisine yön verilemez.」

 

Burada büyü bağışıklığından bahsediliyor!

 

Başka bir deyişle büyü bağışıklığı, element oluşumunu engelleyebilir, büyü enerjisini dış dünyadan izole edebilirdi!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22138 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41016 Bölüm Sayısı


creator
manga tr