Bölüm 353: Terk

avatar
1770 59

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 353: Terk


 

Nie Yan, Büyük Arakne Kasil'den kurtulabilmek adına tekrar tekrar Belirsiz Işınlanma Parşömeni kullanmıştı. Nihayetinde Valitin Köyüne üç dakika uzaklıktaki bir yere ışınlandı. Işınlanır ışınlanmaz da çılgınlar gibi köye koştu.

 

Bu sefer de köye varamazsa işi yaştı. Çünkü Belirsiz Işınlanma Parşömenleri hızla azalıyordu.

 

İleride, yaklaştıkça gitgide parlaklığı artan ışıklar görülüyordu. Nie Yan için bu ışıklar, boğulan birine atılan can simidinden farksızdı.

 

Son bir savletle azami hızına ulaşıp yoluna devam etti.

 

Derken önünde büyük bir şey belirdi. Yerden bir metre yüksekte süzülen misafir, asasını sallayıp Nie Yan'a doğru siyah bir ateş topu fırlattı.

 

Düşmanını görmeye fırsat bulamadan saldırıya uğrayan Nie Yan, gelenin Büyük Arakne Kasil olduğuna emin olmuştu. Hızla Rüzgar Adımını etkinleştirerek ateş topuna göğüs gerdi. Patlamayla dört bir yana kıvılcımlar saçıldı.

 

Ardından bir torba Parıltı Tozu fırlatıp Kasil'i kör etti. Eline fırsat geçmişken Kasil'in altından geçip köye koştu.

 

Köyün girişinde kimse tarafından görülmediğini umarak taraf değiştirdi.

 

Neyse ki etraftaki oyuncular Kasil'in ortaya çıkmasıyla Nie Yan'a odaklanamamışlardı. Herkes köyün dibinde neden Seviye 60 bir Lord olduğunu düşünüyordu. Birkaç Ölüm Büyücüsü iskelet ordularını çağırmışlardı bile.

 

Büyük Arakne Kasil asasını sallayıp siyah ateşten bir deniz çağırarak iskelet ordularını yok etti. Ölüm Büyücüleri gözlerine inanamıyorlardı. Bu ihtiyar fazla güçlüydü!

 

"Lanet olsun! Seviye 60 Lord sınıf aşırı güçlü!"

 

"Herkes kaçsın!"

 

Ancak kaçmakta geç kalmışlardı. Onlar harekete geçene kadar Kasil bütün alanı kapsayan bir ateş yağmuru başlatmıştı. Biraz önceki iskelet ordusunun yerinde şimdi oyuncular vardı. Ateşte yanan vücutları birer birer ışık huzmesine dönüp ortadan kayboluyordu.

 

Önündeki oyuncular temizlenince Kasil takibini sürdürdü.

 

Kötü Taraf oyuncuları bu sırada girişe toplanmışlardı. Hatta birkaç Tayf Şövalyesi saldırıya geçmişti. Amaçları patronu durdurmaktı.

 

"Patrona saldırın!"

 

Tayf Şövalyeleri Kasil ile temas kurduklarında Büyücüler de büyülerini hazırlamaya koyuldular. Lakin Kasil, asasını her salladığında birkaç oyuncunun canını alıyordu. En sonunda bir alan etkili büyü daha yaptı ve bütün ön safları bertaraf etti. Arka taraf panik içerisindeydi. Patronun gücü onlara fazla gelmişti!

 

Nie Yan'a doğru kandan bir yol yapan Kasil, kasap gibi oyuncu doğruyordu. Kötü Taraf oyuncuları dalga dalga yeniliyorlardı.

 

Artık Kasil'in herhangi bir Lord değil, Varyant bir Lord olduğu kesinleşmişti. Boş yere ölmek istemeyen oyuncular hızla dağılıyorlardı.

 

Neyse ki Nie Yan'a yeteri kadar zaman kazandırmışlardı. Kontrol noktasına gelen Nie Yan, yüzünü gizleyerek muhafızlara yaklaştı.

 

Arkasından öfkeyle gelen Kasil yüzünden tedirgindi. Bu noktada köye aceleyle girmesi, muhafızların dikkatini çekmesine yol açacaktı.

 

Valitin Köyünün iskelet muhafızları, köye yaklaşmakta olan Kasil'i fark ettiler. Ellerindeki baltalı kargıları sıkıca kavrayıp aynı anda Kasil'in üzerine gittiler.

 

Köyün uyarı çanları da çalmaya başlamıştı. NPC Ölüm Büyücüleri girişe koşup iskelet ordularıyla Kasil'in karşısına çıktılar.

 

İskelet dalgası hızla büyüyüp Kasil'in etrafını sardı.

 

Nie Yan sessizce köye girdiğinde, oyuncuların da kalabalık gruplar halinde olayı izlemeye geldiklerini gördü.

 

"Bir yaratık Valitin Köyüne saldırıyormuş. Sanırım Seviye 60 bir Varyant Lordmuş!"

 

"Hadi, gidip bakalım. Belki şansımız yaver gider de düşenlerden bir parça ele geçiririz!"

 

Oyuncular akın akın Kasil'in etrafında toplanıyorlardı. Kasil ise asasını sallayarak iskeletlerin tamamını tek bir saldırıda temizlemişti. Ölüm Büyücüleri buna, daha kalabalık bir iskelet ordusu çağırarak karşılık verdiler.

 

Büyülerin parıltıları karanlık dünyayı aydınlatıyordu.

 

Valitin Köyünün dışı savaş meydanına dönmüştü!

 

Nie Yan Düzen Muhafızını Link Kasabasına çektiği zamanı düşünmeden edemedi. Düzen Muhafızı gibi Büyük Arakne Kasil de ölecekti. Ve olayın müsebbibi asla ortaya çıkmayacaktı. Yaklaşık bir saat sonra portal açıp yüzeye dönebilirdi.

 

İlk olarak çantasındaki sarf malzemelerini NPC dükkanlarına satıp çantasını temizledi. Sonrasında Hayat Bir Dramayı Kabristan Şehrine gönderip, ele geçirdiği ekipmanları onun aracılığıyla sattı. Tabii kazancın bir kısmını Hayat Bir Dramaya vermeyi unutmadı.

 

Geriye yalnızca Siyah Kral Yılan Kalkanı ve Hokkabaz Kafatası kalmıştı. Ruh Kolyesindeki eşyalar bile satılmıştı.  Kolye boşalınca Nie Yan Parşömen Dükkanına gidip 50 istif Ölüm Dalgası Parşömeni aldı.

 

Dükkandan çıktığında Bereket ile önceden belirledikleri tavernada buluştu.

 

Bereket ve Gururlu Cirit tavernadaydı. Yanlarında iki de Günahkar Melek üyesi vardı.

 

"Her şey hazır mı?" Nie Yan, Bereketin ne tür eşyalar getirdiğini merak ediyordu.

 

Bereket adamlarına baktı. Gururlu Cirit ve diğer ikisi Nie Yan'a eşyaları gösterdiler. "Toplamda 270 parça ekipman hazırladık. Yeterli envanter alanın yoksa diye ekipmanları 56 yuvalı beş çanta içine koyduk."

 

Bereketin çantalarla birlikte gelmesi Nie Yan'ı sevindirmişti. Ekipmanlara baktığında Gece Görüşü +10 ve üzeri 180 parça, Odak +30 ve üzeri 60 parça, yüzeyde bulunması zor özellikteki ekipmanlardan da 30 parça gördü.

 

"Bunların değeri 20.000 altın kadar. Yüzeyde sattığında eminim katbekat fazlasını kazanırsın." Bereket Nie Yan'a bakıp devam etti. "Umarım anlaşmamızı unutmazsın. Beş gün sonra geri dönmeni bekleyeceğim."

 

Merak etme, anlaşmadan caymayacağım. Gelecekte sağlam bir ortaklık kuracağımıza eminim." Günahkar Melek ile iş yapmak Niuren Birliğine de yarayacaktı.

 

Bütün bu ekipmanları yüzeyde satarak 1.000.000 altın civarında para kazanacağını tahmin ediyordu.

 

Siyah Kral Yılan Kalkanını, 10.000 altın ile birlikte Berekete verdiğinde ticaret tamamlanmış oldu. Artık buradaki işi bitmişti. Hortlak İmparatorluğu muhafızları Nie Yan'ın kimliğini açığa çıkarsalar bile, Bereket ve adamları onun İyi Taraf oyuncusu olduğunu bilmediklerini söyleyerek kendilerini kurtarabilirlerdi. Sistem oyuncuların akıllarını okuyacak değildi ya.

 

Nie Yan açığa çıkana kadar ortaklıkları devam edecekti.

 

"Seviye 60 Varyant Lordu buraya sen mi getirdin?" Bereket, bu işten Nie Yan'ın sorumlu olduğundan şüpheleniyordu.

 

"Dışarıdaki durum ne?" Nie Yan soruya cevap vermeyip yalnızca gülümsedi.

 

"Büyük Arakne çok güçlü. Valitin Köyü NPClerinden üç tanesi, 180 kadar da oyuncu öldü. Ancak onun da ölümü yakındır." Bereket Nie Yan'a bambaşka bir gözle bakıyordu. Böylesi güçlü bir yaratığı yabandan Valitin Köyüne kadar getirebilmesi inanılmazdı.

 

Birkaç günlük ayrılıkları süresince Nie Yan'ı detaylıca araştırmıştı. Niuren Birliğine dair az çok bir şeyler öğrenmişti.

 

İyi ve Kötü Taraf birbiriyle temas kurmuyordu. Aradaki sınır, oyuncular ortalama Seviye 100 olana kadar açılmayacaktı. O zamana kadar da düşman tarafa hiçbir oyuncu dikkat etmeyecekti. Fakat şu anda Niuren Birliği ve Günahkar Melek işbirliği yapıyorlardı. Önceki zaman diliminde bile böylesi bir olay yaşanmamıştı.

 

"O Varyant Lorddan kaliteli eşyalar düşeceğine eminim.  Fırsatı kaçırmasan iyi edersin."

 

Günahkar Melek güçleri çoktan Valitin Köyünde toplanmıştı. NPClerin öldürdüğü yaratıklardan eşya düşmüyordu. Tabii oyuncuların hasara katkısı yoksa. NPCler sayesinde oyuncuların güçlü patronu öldürmeleri çok daha kolaydı.

 

Bereket Nie Yan'ın tavsiyesine güldü. "Varyant Lordu köye getirdiğin için sana teşekkür etmeliyim."

 

Nie Yan sayesinde iki taraf da kazançlı çıkacaktı.

 

"Bir şey daha var. Şuna bakar mısın?" Nie Yan Hokkabaz Kafatasını masaya koydu.

 

"Hokkabaz Kafatası!" Bereket şaşkınlığını gizleyemedi. Üstelik kafatası, Kemik Mamut çağıran cinstendi! "Bunu nereden buldun?"

 

"Tuhaf Örümcek avlarken düşürdüm." Bereketin tepkisine bakarak Hokkabaz Kafatasının sıradan bir eşya olmadığını anlayabiliyordu. En azından 10.000 altın edecek sıra dışı bir eşya olmalıydı.

 

"Tuhaf Örümceklerden böyle bir eşya düşürebildiğine göre acayip bir şansın var demektir. Emin ol bunun düşme oranı 1/500.000'den daha yüksek değildir. Hokkabaz Kafatasına talibim. Pazar fiyatına uygun olarak 30.000 altın teklif ediyorum. Sıradan olanları birkaç bin altın eder. Ama seninki Kemik Mamut çağırabildiğinden değeri katlanıyor." Bereketin teklifi makuldü. Gelecekte ortak olacaklarsa kafatasını alırken Nie Yan'a kazık atamazdı.

 

"Hokkabaz Kafatası ne işe yarıyor?" Nie Yan iyice meraklanmıştı. Sıradan gibi görünen bu kafatasının değeri, tahminini fazlasıyla aşmıştı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25301 Üye Sayısı
  • 850 Seri Sayısı
  • 42767 Bölüm Sayısı


creator
manga tr