Bölüm 352: İmparatoriçe Finas'ın Dişi

avatar
1104 39

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 352: İmparatoriçe Finas'ın Dişi


 

Nie Yan muhafızlara saldırdığı anda kılık değiştirme etkisi sona ermişti. Bekleme süresinin dolması da bir gün sürüyordu. Dolayısıyla şu andan itibaren kamuflaj kabiliyetine güvenmesi gerekecekti.

 

Bir süre düşünüp hala bekleme süresinde olan Palet Yüzüğünü Pigme Yüzüğüyle değiştirdi.

 

Şövalye Khalisi'yi gönderip kamuflaj içinde binadan çıkış yaptı. Gölgeler içinde dikkatle ilerlerken arada bir Araknelere rastlıyordu. Kılık Değiştirme gibi bir beceri olmadan bunun gibi yaratık kaynayan bir yerden görülmeden kaçması neredeyse imkansızdı.

 

Her adımı dikkatle atıyor, fark edilmemek için elinden geleni yapıyordu. Bir köşeyi döndüğünde uğursuz suratlı yedi Elit Arakne gördü. Ellerindeki dev oraklarla devriye geziyorlardı.

 

Sokağın çıkışını kapatmışlardı. Uzaklarda yanan titrek kamp ateşinin etrafındaki yaratıkların gölgelerini tespit etti. Belli ki Arakneler bir adak töreni düzenliyorlardı.

 

Elit Arakneler yolu kapatmışlardı. Aralarındaki daracık boşluktan geçecek herhangi bir şey için de dev orakları hazırda bekliyordu.

 

Nie Yan Pigme Yüzüğünün işe yarayıp yaramayacağını merak ediyordu. Pigme Dönüşümünü etkinleştirdiğinde vücudu üçte bir boyutuna küçüldü.

 

Ne güzel bir beceri!

 

Etrafındaki her şey gözüne daha büyük görünüyordu. Barakalar, çöp yığınlar ve ilerideki, artık daha korkunç görünen yedi Elit Arakne... Sanki bir anda devler dünyasına ışınlanmıştı!

 

Kısa süreli şaşkınlığın ardından yeni dünyaya alıştı. Dev bir kayanın üzerine sıçrayıp, barakaların arasından kamp ateşine doğru yaklaştı.

 

Bir barakanın yanındaki delikten çıkan iri fare ellerinde tuttuğu şeyi yiyordu. Nie Yan'a dikkatle baktıktan sonra çıktığı deliğe geri kaçtı.

 

Nie Yan da fareden korkuştu. Zira fare, neredeyse bir kurt büyüklüğünde görünmüştü!

 

Boyutunun küçülmesiyle hızı da ciddi ölçüde azalmıştı.

 

Yavaşça Elit Araknelere sokuldu. Gerçekten de çok büyük görünüyorlardı. Tüm gücüyle zıplasa bile omuzlarına ulaşamazdı. Tabii havadayken Araknelerin oraklarıyla kesileceği belliydi.

 

Arakneler bir şeyler hissetmiş gibi huzursuzlanmışlardı. Nie Yan hemen durdu. Arakneler etrafı arayıp olağan dışı bir şey bulamayınca, anlaşılmayan kelimelerde homurdanıp pasif hallerine döndüler.

 

Ancak bilmiyorlardı ki, Nie Yan ayaklarının dibindeydi! Bacakları arasından geçip göremeyecekleri bir köşeye sığınmıştı.

 

Bu kadar kolay olmasını beklemiyordum!

 

Elit Araknitleri geçtikten sonra dar bir sokaktan geçip meydana ulaştı. Gürül gürül yanan ateşin yanındaki sunağın etrafında çok sayıda Arakne toplanmıştı. Büyük Arakne sunağın önündeydi. Cildi ağaç kabuğu gibi buruşmuş, beli bükülmüş, adım atmakta zorlanacak hale gelmişti. Elindeki asaya dayanırken, diğer eliyle alevlerde parlayan kırmızı bir diken tutuyordu.

 

Genç bir Arakne kız, ateşin üzerindeki direğe bağlanmıştı. Kızın bitkin bir ifadesi vardı.

 

Büyük Arakne anlaşılmaz bir şeyler mırıldanıp asasını salladığında, elinin etrafında büyü enerjisi toplandı.

 

Anlaşılan kadim bir ritüel düzenliyorlardı.

 

Nie Yan büyülü sözleri duyuyor, fakat hiçbir şey anlamıyordu.

 

Benet'in ruhu heyecanla harekete geçti. Hızla Büyük Araknenin elindeki dikene doğru uçmaya başladı.

 

Nie Yan'ın bakışları da dikene odaklandı. 12-13 cm uzunluğundaki diken, aslında daha çok bir dişe benziyordu. Kırmızı rengi, damar benzeri işlemeleri ile yakuttan oyulmuş gibiydi.

 

Dişe bakarken Nie Yan'ın zihninde bir ses yankılandı. "Al onu! Al onu!"

 

Büyük Arakne anlaşılmaz sözleri okumayı sürdürüyordu. Derken ansızın dişi kaldırıp genç Arakne kızın koluna sapladı. Kanı emince diş canlanmış, üzerindeki damarımsı yapılar atmaya başlamıştı.

 

15 dakika sonra ritüel sona erdi. Ölen Arakne kız direkten indirildi. Büyük Arakne elindeki dişi sunağın ortasına yerleştirdi.

 

Benet'in ruhu dişin etrafında dönüp duruyordu.

 

Görev İlerlemesi: İmparatoriçe Finas'ın Dişini elde et.

 

Demek diş İmparatoriçe Finas'a aitti!

 

Bu bir görev eşyası olmalıydı. Etrafta onca Arakne varken dişi ele geçirmek kolay olmayacaktı. Belirsiz Işınlanma Parşömenini kullanabildiğini görünce bir nebze rahatladı.

 

Küçülmüş haliyle parmak uçlarında ilerleyerek etrafındaki Araknelerden sakınıyordu.

 

Bir Arakne bulunduğu yere doğru yaklaşınca hızla yanındaki kayanın ardına gizlendi. Artık etrafta ardına saklanabileceği her şeyi kullanarak daha temkinli ilerliyordu.

 

Ritüel bittiğinde Arakne halkı kutlamalara başlamıştı. Dillerini anlamadığı için neler olduğu Nie Yan'ın bilgisi dışındaydı. Fakat bu durumu umursamıyordu. Gözü yalnızca İmparatoriçe Finas'ın Dişini görüyordu.

 

Büyük Arakne sunağın birkaç metre ötesinde oturmuştu. Rengi öyle solmuştu ki her an ölecek gibiydi. Lakin Nie Yan biliyordu ki aralarındaki en tehlikelisi hala oydu.

 

Hatta Büyük Araknenin Lord sınıf olmasından korkuyordu. Tedbiri artırıp Gölge Valsini de etkinleştirerek kamuflajını artırdı.

 

Şu anda Seviye 70 bir Yüce Hırsız kadar iyi gizlenmişti. Yine de ihtiyatlı olmalıydı.

 

Eşeği sağlam kazığa bağlamakta fayda vardı.

 

Büyük Arakne sıkılmış olacak ki, yerinden kalkıp sunaktan uzağa yürüdü.

 

İşte fırsat! Eline şans geçen Nie Yan, dişe doğru yaklaştı.

 

Büyük Arakne aniden dönüp dişe baktı. Hala yerinde olduğunu gördüğünde rahatlasa da, dikkatle etrafı süzmeye devam etti.

 

Nie Yan soğuk terler döküyordu. Büyük Araknenin delici bakışları, vücudundaki bütün tüyleri diken diken etmişti.

 

Büyük Arakne bir şey bulamayınca arkasını dönüp  yoluna gitti.

 

10 metre uzaklaşmışken Nie Yan sunağa koşup İmparatoriçe Finas'ın Dişini kaptı. Avucunda inanılmaz bir yanma hissi oluşmuştu. Cızırtıyla birlikte elinden dumanlar yükseliyordu.

 

Aniden gelen yanma hissine karşı hazırlıksız yakalanan Nie Yan, refleks olarak dişi elinden bıraktı.

 

Bu sırada başının üzerinde beliren hasar değeri ile vücudu görünür hale geldi.

 

İşte şimdi hapı yuttum!

 

Etraftaki Arakneler öfkeyle Nie Yan'a bakarak ilginç çığlıklar atıyorlardı. Birkaç tanesi saldırıya geçmişti bile.

 

Büyük Arakne de geri dönüp tıslamaya başladı. Asasını sallayıp bir dizi söz okumasıyla etrafında siyah renkli büyü enerjisi toplandı. Nie Yan'ın etrafındaki gölgeler cana gelip saldırıya geçtiler. Nie Yan ağır baskıya tahammül edemiyordu.

 

Rüzgar Adımını etkinleştirip ilk üç saniyedeki dokunulmazlıktan yararlanarak Büyük Araknenin saldırısını atlattı. Ardından İmparatoriçe Finas'ın Dişini çantasına attı. Rüzgar Adımı olmasa dişi tekrar eline alamazdı.

 

Dişteki zehir son derece kuvvetliydi. Kısa bir temas etmesi bile canının önemli bir kısmından olmasına yol açmıştı.

 

Büyük Arakne lanetler okuyarak Nie Yan'a doğru bir lav dalgası gönderdi.

 

Şiddetli patlamayla sunağın yarısı yerle bir oldu. Ancak Nie Yan'dan eser yoktu.

 

İmparatoriçe Finas'ın Dişini almasıyla Belirsiz Işınlanma Parşömenini etkinleştirmesi bir olmuştu. Gözleri bir anlığına karardıktan sonra kasvetli bir yerde buldu kendini. Burası bir çeşit çöle benziyordu. Haritadan koordinatlarını kontrol ettikten sonra Valitin Köyüne doğru yola çıktı.

 

Durum çubuğundaki gariplik de gözünden kaçmamıştı.

 

Büyük Arakne Kasil'in Öfkesi: Büyük Arakne Kasil'in gazabını üzerine çektin. Her yerde senin izini arıyor.

 

Nie Yan şu andan itibaren dikkatsiz davranmamalıydı. Hemen bir Hız Parşömeni kullanıp köye koştu.

 

Yaban arazilerden rüzgar gibi geçiyordu. Valitin Köyüne oldukça uzaktı. Oraya varması en azından yarım saatini alacaktı. Çorak bir araziden geçtikten sonra 15 metre ötede biri belirdi. Gelen Büyük Arakne Kasil idi!

 

Kasil asasını sallayıp gökyüzünü kara bulutlarla doldurdu.

 

Nie Yan, Kasil'in buraya nasıl geldiğini düşünürken bulutlardan aşağı ateş yağmaya başlamıştı.

 

Ateş tarafından yutulacak iken bir Belirsiz Işınlanma Parşömeni daha kullanıp kaçtı.

 

Bu sefer gür bir ormana ışınlanmıştı. Yönünü tayin edip Valitin Köyüne doğru tekrar harekete geçti. Elindeki bütün hız bonuslarını kullanıp ormanın dışına fırladı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41000 Bölüm Sayısı


creator
manga tr