Bölüm 344: Üç Balyoz, Ani Ölüm

avatar
598 16

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 344: Üç Balyoz, Ani Ölüm


 

"Önce evcillerini öldürelim. Sonra Nirvana Alevini ararız. Evcillerinden fazla uzakta olamaz!" Konuşan gri cübbeli Karanlık Şamanın adı Takıntılıydı. Yıllar boyu oyunlara tonla para harcayan bir oyun bağımlısıydı. Ailesinin servetine güvendiğinden müsrifçe harcamalar yapmaktan geri durmuyordu. Oynadığı her oyunda kendine bir isim yaptığından oyuncu kitlesi içinde bilinen kişiler arasında yer alıyordu.

 

Nie Yan gölgeler içinden Takıntılıyı izliyordu. Kare çeneli, kalın kaşlı bu kişi otuzlarında gibi görünüyordu. Emrindeki oyunculara tecrübeli bir lider gibi emirler veriyordu.

 

"Elimizden gelenin en iyisini yapalım. İnsan Hırsızı öldürüp düşürdüğü eşyaları topladığımızda kişi başı en az 50 altın kazanacağız!" Takıntılının duyurusuyla oyuncular galeyana geldiler.

 

50 altın çoğu kişi için azımsanmayacak bir miktardı. Haliyle altını duyanların iştahları kabarmıştı.

 

Takıntılının emirlerine eksiksiz yerine getiriyorlardı. Nie Yan karşısındakilerin para için bir araya gelen bir çapulcu sürüsü olduğunu kısa sürede anlamıştı. Amaçları ise üzerindeki değerli eşyalardı. Neredeyse hepsi profesyonel oyuncu olduğu halde, grubun yeteneği ortalama seviyedeydi. Usta oyuncular böyle kalabalık gruplara katılmayı tercih etmezlerdi.

 

Nie Yan oyuncuların üzerinde ondan fazla loncanın nişanını görmüştü. Hiçbir loncaya mensup olmayanların sayısı daha da fazlaydı.

 

Anlaşılan Dere Yatağında görüldüğü bilgisi forumlarda paylaşılmıştı. Kalabalık bir grubun peşine düşmesinin tek sebebi bu olabilirdi.

 

Doğudaki köye gitmek hayal ettiği kadar kolay olmayacaktı. Peşindekilerin sayısı, öldüremeyeceği kadar çoktu.

 

Ve bu ayak takımını uzak tutmak için en etkili yol, gücünün tadına bakmalarını sağlamaktı!

 

Kalabalık geldiğinizde beni öldürebileceğinizi mi sandınız? Çok beklersiniz! Nie Yan kalkanlarının ardında beş Zombi Ustabaşına yaklaşan Tayf Şövalyelerine baktı.

 

"Saldırın!" Takıntılı emri verdi.

 

Tayf Şövalyeleri Zombi Ustabaşlarına doğru koşmaya başladılar.

 

Nie Yan sırıtıyordu. Zombi Ustabaşlarının sıradan moblar gibi davranacağını mı sandınız? Sizi saflar!

 

O anda iki Zombi Ustabaşı öne çıkıp oyuncuların yolunu kesti. Diğer üçüyse aynı anda balyozlarını savurarak Tayf Şövalyelerinin birini anında öldürdü.

 

−785

 

−833

 

−812

 

Kusursuz bir takım çalışması sergilemişlerdi. Ölen Tayf Şövalyesi, yaşananları reddeder gibi bir ifadeyle yere yığıldı.

 

Karanlık Şamanların nutukları tutulmuştu. Zombi Ustabaşları ortak saldırı yapmışlardı! Tayf Şövalyesini iyileştirecek fırsatları bile olmamıştı.

 

Gruptakiler hala bunun bir tesadüf olabileceğine inanıyorlardı.

 

Ancak onlara cevap verircesine bir Tayf Şövalyesi daha aynı şekilde öldürüldü.

 

−828

 

−793

 

−806

 

İlki gibi ikinci şövalye de anında ölmüştü.

 

Zombi Ustabaşları, Elit sınıf yaratıklardandı. Hortlak Ayininin etkisine girdikleri anda statüleri artmıştı. Yaptıkları tek bir saldırı ile Tayf Şövalyelerinin canlarının üçte birinden fazlasını götürüyorlardı. Üç yaratığın koordine çalışarak saldırması inanılmazdı.

 

İki Tayf Şövalyesini öldürmeleri yetmemiş olacak ki, zaman kaybetmeden üçüncüsüne doğru harekete geçtiler.

 

İki arkadaşları öldükten sonra gruptakiler de bunun bir tesadüf olmadığına ikna oldular.

 

"Lanet olsun! Zombi Ustabaşları... onlar..!"

 

Savunması en yüksek Tayf Şövalyesi bile üç koca balyoz darbesinin ardından can vermişti.

 

Karanlık Şamanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Ölüyü canlandıracak kadar şifalı bir ele sahip olan yoktu.

 

Grup şok içerisindeydi.

 

Tayf Şövalyeleri emirlere kulak asmayıp kaçmaya başladılar.

 

"Her bir Zombi Ustabaşını iki Tayf Şövalyesi tutacak. Geri çekilmeyin. Paniğe kapılmayın!" Takıntılı avazı çıktığınca bağırıyordu. Büyücülere saldırıya geçme emri verdi.

 

Ne yazık ki bu toplama grup, tek bir loncaya ait olan bir grup gibi birlikte çalışamıyordu. Hepsi de şahsi çıkarları için gelmişlerdi. Boş yere hayatlarını çöpe atma fikrine razı olamıyorlardı.

 

"Ölen herkese 50 altın ödül vereceğim!" Takıntılı kaçanları durdurmanın yolunun para olduğunu anlamıştı. "Şimdi hepiniz geri dönün! Hemen Zombi Ustabaşlarıyla temasa geçin!"

 

Kaçanlar altını duyunca duraksamışlardı. Öldüklerinde tek kayıpları tecrübe olacaktı. O da geri kazanılabilirdi. Ekipmanları zaten kalitesizdi. 50 altın karşılığında bir ekipman feda etmek gayet karlıydı.

 

Sonuç olarak kaçanlar geri döndüler. Takıntılının emirleri doğrultusunda sağlam bir savunma hattı oluşturdular.

 

Üç Zombi Ustabaşı balyozlarını kalkanlara savurarak bir Tayf Şövalyesini daha öldürdü.

 

Savunma hattında doğan açıklık sayesinde diğer iki Ustabaşı ve Küçük Altına, arkalardaki büyücülere ulaşmaları için fırsat doğmuştu.

 

Beş Zombi Ustabaşı ve Küçük Altın, durdurulamaz bir güçtü. Onların tek taraflı katliamlarına maruz kalan oyuncuların attığı çığlıklar kan dondurucuydu.

 

Nie Yan gölgelerde gizlenirken hizmetkarlarına isabetli emirler veriyordu. Bütün dikkati onlardaydı.

 

Yoğun bir büyü saldırısı, bir Zombi Ustabaşının kalan son canını da aldı. Yaratık acıyla inleyip yere yığıldı.

 

Nie Yan ilk kaybı vermişti.

 

Küçük Altın, Ejderha Nefesi ile uzaklardaki büyücülerin on tanesini küle çevirdi.

 

Dakikalar içinde grubun üçte bir gücü telef olmuştu. Takıntılı işlerin buraya geleceğini tahmin edememişti. Evcillerin gücü, beklentilerinin çok ötesindeydi.

 

Üç Zombi Ustabaşının ortaklaşa saldırısı özellikle korkutucuydu.

 

Zombi Ustabaşlarının üzerine büyü yağıyordu. Nie Yan kalan dört Zombi Ustabaşına yakın dövüş sınıflarını oyalamasını emretmişti. Bu sırada Küçük Altının perişan ettiği arka taraf cesetlerle dolmuştu.

 

Bir Zombi Ustabaşı daha öldü. Diğerlerinin de fazla canı kalmamıştı. Lakin Nie Yan istifini bozmuyordu. Zaten belirli bir süre geçtiğinde Ustabaşları kendiliğinden yok olacaktı.

 

Küçük Altın çılgınca ileri atıldı. Büyüler ve silahlar vücudunu hırpalarken, Patlama Sayacını etkinleştirip yanındaki altı oyuncunun işini bitirdi.

 

Bu evciller aşırı güçlü! Takıntılı işler böyle giderse yakında bütün grubun öleceğini anlamıştı. Adamlarına taş ve kayalarla dolu bir bölgeye doğru çekilmelerini emretti.

 

Arazi yapısından ötürü hareketleri kısıtlanacak olan Zombi Ustabaşları ve Küçük Altın, sahiplerinin yanına döndüler.

 

Onların çekildiğini gören oyuncuların içinde hala korku vardı. Takıntılı adamlarına bakıp iç çekti. Ayak takımıyla savaşa gelirse olacağı buydu.

 

Getirdiği kişiler oyuncu kitlesi içinde yetenekli denebilecek oyunculardı. Pek çok savaşta tecrübe kazanmışlardı. Ancak Nie Yan'ın alışılmadık taktikleriyle karşılaştıklarında paniğe kapılmışlardı.

 

Takıntılı biraz önce yaşananları düşünüyordu. Üç Zombi Ustabaşının birlikte saldırmasıyla Tayf Şövalyeleri anında ölmüşlerdi. Bu saldırıların hedefi kendisi olsaydı şimdiye o da ölmüştü!

 

Yaratıkları böyle maharetle kontrol edebilen bir oyuncu, basit biri olamazdı. Fırsat bulursa Nirvana Aleviyle arkadaş olmalıydı.

 

Günahkar Melek Hırsızlar yaşananlara gölgeler içinden tanıklık etmişlerdi. Ortaya çıkmasını bekledikleri Nie Yan'ı görememişlerdi. Zaten her şey kısacık bir zaman diliminde olup bitmişti. Korku ve şaşkınlık dolu gözlerle birbirlerine bakıyorlardı. Üç Zombi Ustabaşının ortak saldırısı dehşet vericiydi!

 

Nie Yan'ın yüzünden takımlarının yarısını kaybetmeleri, artık mantıksız görünmüyordu.

 

Nie Yan kamuflajdan çıktı. Küçük Altın ve Zombi Ustabaşlarına dinlenip iyileşmeleri için zaman tanıdı.

 

Bu sırada statülerine baktı. Asker rütbesine yükselmişti. %3 savunma ve %5 sağlık bonusu kazanmıştı. Bunlar gayet güzel ödüllerdi.

 

Tam da o anda arkasından bir çift göz tarafından izlendiğini hissetti.

 

Hırsız!

 

Hemen Hakikat Gözünü etkinleştirdi. Gözlerinin etrafındaki damarlar şişerken, göz bebekleri kırmızıya döndü. Ardından etrafını taradı.

 

Hurma ve diğer Hırsızlar, Nie Yan'ın gözlerini gördüklerinde korkudan altlarına edeceklerdi. Karanlığı delen bakışlardaki öldürme niyetini hissedebiliyorlardı. Kıllarını kıpırdatacak halleri kalmamıştı.

 

Nefeslerini tutmuş ne olacağını bekliyorlardı.

 

Nie Yan bir göz becerisi kullanmıştı!

 

Göz becerilerinin temel kullanım amacı kamuflajı görmekti. Nie Yan onları görürse işleri biterdi!

 

Hurma ve diğer Hırsızlar ecel terleri döküyorlardı.

 

Nie Yan hiçbir şey göremeyince bakışlarını başka tarafa çevirdi. Ardından Küçük Altın ve Zombi Ustabaşları ile bölgeden uzaklaştı.

 

Hurma ve diğer Hırsızlar artık rahat bir nefes alabilirlerdi. Az önce sabırları test edilmişti. Ölümün kıyısından dönmüş gibi hissediyorlardı.

 

"Lanet olsun! Az daha altıma edecektim. O nasıl bir beceriydi?"

 

"Şeytan Gözlerine benziyordu."

 

"Şeytan Gözleri değildi."

 

"Zombi Ustabaşlarının Tayf Şövalyelerini öldürdüğünü kaydedeniniz var mı?"

 

"Ben görüntü aldım."

 

Hurma videoyu aldı. Bugün izledikleri, ömürleri boyunca akıllarından çıkmayacaktı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20700 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40068 Bölüm Sayısı


creator
manga tr