Bölüm 342: Gizli Saldırı

avatar
688 24

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 342: Gizli Saldırı


 

Nie Yan Küçük Altın ve Zombi Ustabaşlarına güvenli bir yoldan yaklaşarak oyuncuların gözünden uzak kalmalarını emretti.

 

Zombi Gözetmenle uğraşan oyuncular Nie Yan'ın varlığından habersizlerdi. Yaratık dev palasını her savurduğunda ön safların büyük kısmı çökme noktasına geliyordu. Lakin hazırda bekleyen Tayf Şövalyeleri hızla ileri atılıp yaratığın hareket etmesini engelliyorlardı. Anlaşılan bu patronla ilk defa savaşmıyorlardı.

 

Çoğu lonca belirlediği Lordu birkaç defa avlayıp, düşen seti tamamlamaya çalışırdı. Oyuncuları Lordun doğduğu yerin etrafında kasılmaya yollar, birkaç gün sonra Lord yeniden doğduğunda oyalanmadan yaratığı öldürmelerini sağlardı.

 

Niuren Birliği de bazı Lordları bu yöntemle avlıyordu. Kılıç Parıltısı, Yalnız Gölge, Yi Yan ve diğer güçlü Dövüşçülerin liderlik ettiği takımlar öncülüğünde son derece başarılı avlar çıkarıyorlardı.

 

Nie Yan izlediği oyuncuların hangi loncaya mensup olduklarını merak ediyordu. Göğüslerindeki kara kartal nişanını gördüğünde ağzı açık kaldı. Hortlak İmparatorluğunun başkenti Kabristan Şehrinin en iyi loncası olan Günahkar Meleğin nişanıydı bu! Araştırmaları esnasında onlar hakkında bilgi edinmişti. Loncanın lideri Kara Efsuncu Bereket, kara büyüde ve lanetlerde ustalaşarak Yeraltı Dünyasına egemen olmuştu!

 

Kabristan Şehrini kontrol ederek bir bakıma bütün Hortlak İmparatorluğunu kontrolü altına almıştı. Bu kesinlikle abartı değildi. Hortlak İmparatorluğunda 31 şehir olmasına karşın, oyuncu nüfusunun %35'i Kabristan Şehrinde yoğunlaşmıştı. Günahkar Melekle rekabet edebilecek loncaların sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.

 

İyi ve Kötü Taraf arasındaki kısıtla etkileşim nedeniyle, düşman tarafta olanlar oyuncuların umurlarında olmazdı. Yalnızca büyük loncaların liderleri, düşman tarafla ilgili bilgi sahibi olurdu. Dolayısıyla Nie Yan'ın elinde Günahkar Melekle ilgili fazla bilgi yoktu. Edindiği bilgileri de doğrulamak zor olduğundan, bilgilerin ne derece isabetli olduğunu anlayamazdı.

 

Karşısındaki gruba pusu kurması, Günahkar Meleği karşısına almak demekti. Yine de saldırı isteği ağır basıyordu. Zaten bir daha onlarla karşılaşması mümkün olmayacaktı. Karanlık Portalın açıldığı yer rastgele belirlendiğinden bu bölgeye gelme ihtimali düşüktü. Yeraltına geliş amacı Gece Görüşünü artıran ekipman toplamaktı. Beş gün sonra tekrar İyi Tarafa dönecekti. Günahkar Melek güçlü bir lonca olsa da, Nie Yan'ı bulup öldürmeleri neredeyse imkansızdı. Yeraltı Dünyasının karanlığı, Nie Yan'ın kamuflajını güçlendirirken bu iş daha da zor hale geliyordu.

 

Yeraltı Dünyasıyla alakalı görevler ise Nie Yan'ın takviminde yer almıyordu. Şu haliyle zor görevleri tamamlayamazdı.

 

Nie Yan tereddütü bıraktı. Zombi Ustabaşları ve Küçük Altın yerlerini almışlardı. Saldırmak için en uygun zamanı bekliyordu.

 

Bu sırada Zombi Gözetmenin canı %5'in altına düşmüştü. Yaratığın rengi birdenbire siyaha döndü.

 

"Zombi Gözetmen öfke evresine girdi! Dikkatli olun! Büyücüler, bölgeye yayılın!" Kara emri verdiği anda, büyü sınıfları dağılıp birbirlerinden uzaklaştılar.

 

"Büyücüler, saldırıyı kesmeyin!"

 

"Kan İzi, yaratığı sabitle!"

 

Zombi Gözetmen öfkelendiğinde ön safların dağılması an meselesiydi. Yalnızca bir tekmeyle Tayf Şövalyelerini dağıtmıştı. Ardından Büyücülere doğru yöneldiğinde, siyah zırh giyen bir Tayf Şövalyesi gelip yaratığın ayağını sabitledi.

 

Zombi Gözetmen karşılaştığı engeli palasını savurarak temizlemeyi denedi.

 

Kan İzi hemen kalkanını kaldırıp saldırıyı karşılamaya hazırlandı.

 

Büyüler yaratığı dövmeye devam ediyordu.

 

Büyücüler ara vermeden saldırıyorlardı.

 

Zombi Gözetmen ile savaş biçimleri gayet sistematikti. Herhangi bir dış müdahale olmadığında yaratığı kolaylıkla öldürebilirlerdi.

 

Karanın yüz ifadesi rahatlamıştı. Kan İzi emirlerini kusursuz bir şekilde yerine getiriyordu. Zafer yakındı!

 

Ancak o anda ummadığı bir şey oldu. Zombi Gözetmenin işi bitmek üzereyken üç tane Zombi Ustabaşı ortaya çıktı. Balyozlarını savurarak Karanlık Şamanlardan birini anında öldürdüler.

 

"Lanet olsun! Zombi Ustabaşları nereden çıktı?"

 

"Savaşçılar! Büyücülere desteğe gidin!"

 

Gruba panik hakim olmuştu.

 

Kara hala şaşkınlığını üzerinden atamamıştı. Zombi Gözetmen ile savaşları başlamadan evvel bölgedeki bütün Zombi Ustabaşlarını temizlemişlerdi. Öyleyse bu üç Zombi Ustabaşı nereden çıkmıştı? Üstelik hiç kimsenin haberi olmadığı bir anda ortaya çıkmışlardı. Yaratıkları saldırıya çektiğinde, gereken tepkiyi verememişlerdi! En garip kısım ise üç yaratığın birbiriyle uyum içerisinde saldırıp Karanlık Şamanlardan birini öldürmesiydi. Kanının donduğunu hissediyordu. Ölen Karanlık Şaman yüzünden takımları hüsranla karşılaşabilirdi.

 

Her şey bir anda olmuştu!

 

"Savaşçılar, yaratıkları durdurun!" Kara hızla yeni emirler verdikten sonra hortlak hizmetkarlarını çağırıp Zombi Ustabaşlarının üzerine saldı.

 

Zombi Ustabaşları kalan altı Karanlık Şamana saldırıyorlardı.

 

Derken, Karanlık Şamanlardan birinin arkasında bir siluet belirdi. Siyah alevlerle kaplı çelik boğazını keserken Karanlık Şaman kavurucu bir sıcaklık hissetmişti.

 

Gırtlak Kesiği! Zenard'ın Kılıcı yaydığı ışıkla Karanlık Şamanın boğazını kesti.

 

Karanlık Şaman ne olduğunu anlayamadan yere yığıldı. Yaşam Bariyerini hazırlamakta olan asası havada kalmıştı. Ne yazık ki geç kalmıştı.

 

Nie Yan'ın kritik vuruşu ile tek hamlede can vermişti.

 

Kara bu sahneye tanıklık etmişti. Kısa süreli şaşkınlığın ardından avazı çıktığınca bağırdı. "İnsan Hırsız burada! Yakalayın!" Asasını sallayıp Gölge Bağı ile Nie Yan'ı tutmayı denedi.

 

Etrafındaki gölgeler Nie Yan'a doğru hücum ediyorlardı.

 

Nie Yan Rüzgar Adımı ile Gölge Bağından kurtulup, Karanın bakışları altında karanlığın içinde kayboldu.

 

Büyüsü ıska geçen Kara afallamıştı. Sebep olduğu onca şeyden sonra Yeraltı Dünyasında rahatlıkla dolaşması, insan Hırsızın normal bir oyuncu olmadığını gösteriyordu.

 

"Gizli saldırılara karşı gözünüzü dört açın!" Cümlesi bittiği anda atmosferdeki büyü enerjisi şiddetle dalgalanmaya başladı. Etrafına bakındığında karanlığın içinde gizlenen Küçük Altını fark etti. Vücudunun yarısından azı görünüyordu. Böyle bir hengamenin içinde dikkatli bakmayan biri Küçük Altını göremezdi. Ancak iş işten geçmişti. Küçük Altın Meteor Düşüşünü çoktan hazırlamıştı.

 

Alevler içindeki devasa meteor, grubun ortasına şiddetle düştü.

 

"Alan etkili büyüyle saldırıyor. Kaçın!"

 

Kalabalıktan çığlıklar yükseliyordu. Panik içindeki oyuncular, meteordan kaçacak kadar hızlı değillerdi.

 

Alevler etrafa sıçramıştı.

 

 20 metre yarıçapındaki alan alevlere teslim olmuştu.

 

Oyuncuların acı çığlıkları uzun sürmedi. Patlama alanındaki herkes ölmüştü.

 

Şan Katli! Düşman sivillerinden birini öldürerek 3 Şan kazandınız!

Şan Katli! Düşman sivillerinden birini öldürerek 5 Şan kazandınız!

 

 

Nie Yan bildirim günlüğüne baktı. Yirmiden fazla kişi can vermişti.

 

Lakin Meteor Düşüşü patrona dokunmadığından, Zombi Gözetmenin aggrosu hala Günahkar Melek oyuncuları üzerindeydi.

 

"Geri çekilin! Herkes geri çekilsin!" Durum kontrolden çıkınca Kara geri çekilme emri verdi.

 

Sağ kalanlar fare gibi kaçışıyorlardı.

 

Arkadaşlarının çekildiğini gören Kan İzi de Zombi Gözetmeni bırakıp geri çekilmeye başladı. Ancak Zombi Gözetmenin onu bırakmaya niyeti yoktu. Kalkanına indirdiği güçlü tekmeyle Kan İzini savurup attı.

 

On metre uçan Kan İzi sertçe yere çakıldı. Kalan azıcık canıyla tökezleyerek ayağa kalktı. Ne yazık ki Karanlık Şamanlar kendi canlarının derdine düşmüşlerdi. Onu iyileştirebilecek kimse yoktu.

 

O anda arkasında bir siluet beliriverdi.

 

Kan İzi panikledi. Hemen kalkanının ardına saklandı. Fakat rakibi fazla hızlıydı. Kalkanıyla kendisini koruyamadan sırtına saplanan hançerle can verdi.

 

Seviye 47, Karanlık Kalkan Seti kuşanan Kan İzi, Günahkar Meleğin en iyi üç Tayf Şövalyesinden biriydi. Günahkar Melekteki yetenekli oyuncuların, sayıca Niuren Birliğinden az olmadığı düşünüldüğünde Kan İzinin ne denli usta bir oyuncu olduğu daha iyi anlaşılabilirdi. Tepki hızı inanılmazdı. Fakat maalesef Nie Yan ile karşılaşmıştı.

 

Zombi Gözetmenin tekmesinden sonra Kan İzinin vücudu uyuşmuştu. Refleksleri ve hızı dibe vurmuştu. Parmağını kaldırmakta bile zorlanıyordu. Olağanüstü bir oyuncu olsa dahi, içinde bulunduğu durumda kendini doğru düzgün savunamazdı.

 

Nie Yan da bunu fırsat bilmişti. Düşmanın ana tankı kolay hedef haline gelmişken işini bitirmemek olmazdı.

 

Hal öyle olunca Kan İzinin arkasında belirip Boğucu Vuruşla rakibini sersemletmiş, ardından Hain Bıçak ve Yırtıcı ile Kan İzinin kalan canını tüketmişti.

 

Kan İzinin yere yığılan cansız bedeninden siyah renkli büyük kalkanı düşmüştü.

 

Nie Yan bu hoş hediyeyi gülümseyerek yerden alıp çantasına attı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20701 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40070 Bölüm Sayısı


creator
manga tr