Bölüm 327: Sarmaşık Dal Parşömeni

avatar
880 30

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 327: Sarmaşık Dal Parşömeni


 

Nie Yan ve Tang Yao binanın içine doğru ilerledi. Binanın içindeki duvarlar çatlaklarla doluydu ve her an yıkılacak gibi görünüyordu. Birçok NPC binanın içinde konuşlanmış vaziyetteydi. Hepsi de çöl kıyafetleri giyinmişti ve yüzleri bir peçe ile kaplanmıştı. Çeşitli sarf malzemeleri satıyorlardı ve hepsi de yerel tüccarlardı.

 

Nie Yan ve onu takip eden Tang Yao bu NPC'leri geçti ve uzak bir köşede eski bir kapının önünde durdular. Kapının ardında dar bir geçit vardı.

 

"Hadi gidelim." Nie Yan yürümeye başladığında konuştu.

 

"Nereye gidiyoruz?" Tang Yao sordu. Geçit o kadar dardı ki kendi ayaklarını bile göremiyordu. Nie Yan'ı takip etmek için gözlerinden başka organlarını kullanacaktı.

 

"Birkaç parşömen satın almak için bir NPC'nin yanına gitmeliyiz." Nie Yan cevapladı. İmparatoriçe Finas'ın Kader İncisi sayesinde karanlıkta görme yeteneği çok gelişmişti. Gözbebekleri daraldı ve neredeyse yatay çizgiler haline gelerek soluk bir mavi ışık çıkarmaya başladı. Dar geçitteki her şey sanki gündüz vaktiymiş gibi görünür bir hal almıştı.

 

"Oh! Yani sadece parşömen satın alacağız?" Tang Yao rahatlamış şekilde iç çekti. Fakat Tang Yao bu NPC'nin oldukça gizli birisi olduğunu düşünmeden edemiyordu. Bu konu hakkında önceden edinilmiş bir bilgi olmadan bu NPC'yi bulmak imkansız olmalıydı. Belki sadece bir ya da iki oyuncu bu NPC ile karşılaşmış olmalıydı.

 

Gizli NPC'ler İnanç içerisinde bol miktarda bulunabiliyordu. Her kasaba ve şehrin ıssız köşelerinde bulunabilirlerdi. Kalor'daki Titrek Milo ve Parşömen Ustasını Nie Yan ve Tang Yao'nun şu anda sürekli olarak ziyaret ettikleri NPC'lerdi ve bu NPC'ler bu duruma örnek olarak gösterilebilirdi. Genellikle normal dükkanlarda satılmayan ürünleri burada satıyorlardı.

 

Parşömen Ustası Davina ilginç bir kadındı. Davina'nın bu ıssız çöl topraklarda dolaştığı dedikoduları yayılmıştı. Fakat bu kadının aslında şehrin altında yaşadığını kimse bilmiyordu. Kadının tavırları çok garipti. Kimse onunla iletişim kurmak istemiyordu. Kendisinden parşömen satın alınmasına kısıtlama getirmişti ve günde sadece on adet parşömen satıyordu. Eğer oyuncular fazlasını almak isterse, kadın kötü bir tavırla oyuncuları kovuyordu. Sattığı eşyalar oldukça nadir eşyalardı. Bazen oldukça şaşırtıcı eşyalar da ortaya çıkıyordu. Oyuncular genellikle bu mekandan birçok iyi eşya alabiliyordu.

 

Dar geçitten birkaç dakika boyunca ilerledikten sonra önlerinde loş bir ışık gördüler.

 

"Geldik." Nie Yan konuştu, ışığa doğru yürüdükçe gözbebekleri normal haline dönüyordu. Etrafındakileri gözlemledi ve yaklaşık 3 metreye 5 metre boyutlarında bir oda gördü. Duvarlar raflarla doluydu ve raflar ise parşömenlerle doluydu, bazıları yarı bitirilmiş bazıları ise hiç tamamlanmamıştı. Odanın orta yerinde bir sandalye ve bir masa vardı. Odadaki hacim en fazla iki ya da üç kişiye yetecek kadardı. Parşömenler odanın her tarafına dağılmış vaziyetteydi.

 

Masanın ardında oturan kişi siyah bir cübbe giyinmişti ve bu cübbe varlığını gizliyordu. Bu kişinin görünüşünden anlaşılabilen tek şey onun bir kadın olduğuydu. Soluk beyaz renkli eliyle kül renginde bir kalem tutuyordu. Masada duran bir parça parşömenin üzerine rün düzeni içeren bir şeyler yazıyordu.

 

Kadının her tarafında parşömenler vardı. Silueti oldukça yalnız görünüyordu, sanki dünyadan kendini soyutlamış gibiydi.

 

"Bu kadın mı parşömen satıyor?" Tang Yao sordu. İleri doğru bir adım atmak üzereydi.

 

Nie Yan hızlıca elini uzattı ve Tang Yao'yu kolundan yakaladı. "Bir saniye! Hareket etme!"

 

Nie Yan tarafından durdurulan Tang Yao'nun bir ayağı havada asılı kalmıştı.

 

Nie Yan çömeldi ve yerdeki parşömenleri toplamaya başladı. Kollarında bir parşömen yığını ile beraber raflara doğru ilerledi ve ciddi bir yüz ifadesi takınarak parşömenleri raflara yerleştirmeye başladı.

 

Parşömen Ustası Davina ise Nie Yan'ı tamamen görmezden geliyordu ve masadaki işine devam ediyordu.

 

Önceki hayatında, oyuncular bu mekanı keşfettiklerinde odaya girdiklerinde bu parşömenlerin üzerine basarak geçmişlerdi. Parşömen Ustası Davina onlara bir şey satmayı reddetmiş ve üstelik de oyuncuları kovmuştu. Bu gizli bir gereklilikti. Oyuncular buraya geldiklerinde eğer parşömen satın almak istiyorlarsa Parşömen Ustası Davina'ya gerekli olan saygıyı göstermeliydiler.

 

Yerde dağılmış vaziyette duran parşömenleri toparlayıp raflara yerleştirmek Parşömen Ustası Davina'nın Nie Yan ve Tang Yao için bir testiydi.

 

Tang Yao anında neler döndüğünü anlamıştı. Kendisi de hızlıca Nie Yan'a yardım etmeye başladı.

 

Çok süre geçmeden bütün parşömenler zarif bir şekilde raflara yerleştirilmişti, oda biraz daha derli toplu görünüyordu.

 

Nie Yan ve Tang Yao şimdi Parşömen Ustasına yaklaşabilirdi.

 

"Neye ihtiyacınız var?" Parşömen Ustası Davina kısık bir ses tonuyla sordu.

 

Nie Yan kadının satılıkta olan eşyalar listesine baktı. 60 türün üzerinde parşömen vardı, tek hedefli parşömenler, grup hedefli parşömenler ve birçok çeşit nadir bulunan büyü parşömenleri de bu gruba dahildi.

 

Kalite konusunda eksik yoktu. Pazarlarda birkaç yüz altına satılan bazı parşömenler burada 50 altından daha az bir fiyata satılabiliyordu.

 

Parşömen Ustası Davina bir günde en fazla 10 adet parşömen satıyordu, bu durum Nie Yan'ın kısıtlı seçimler yapmasına sebep olacaktı. Nie Yan'ın gözleri anında belli bir parşömene takıldı.

 

Gelişmiş Sarmaşık Dal Parşömeni: Rakipleri bağlamak ve 30 saniye boyunca zayıflatmak için sarmaşık oluşturur. Menzil: 30 metre Hazırlama Süresi: 10 Saniye (1 set sözden oluşuyor)

Fiyat: 20 Altın

 

Nie Yan 200 altın ödeyerek direkt olarak bu parşömenden on tane aldı.

 

Tek seferde bu kadar fazla para harcamış olmak Nie Yan'ın kalbini titretmişti. Fakat bu görev sadece 200 altın harcayarak geçilemezdi.

 

"Hangi parşömenlerden aldın?" Tang Yao sordu. Satılık olan parşömenlere bakmaktan başı dönmüştü. Buradaki her şeye çok kaliteliydi, sadece fiyatları biraz pahalıydı. İçlerinden bazıları yüzlerce altın fiyatını bile aşıyordu!

 

"On adet Gelişmiş Sarmaşık Dal Parşömeni aldım." Nie Yan cevapladı. Bu parşömenleri almasının öncelikli sebebi görevi tamamlamak istemesiydi.

 

"Sadece on tane Gelişmiş Sarmaşık Dal Parşömeni mi aldın? Başka bir çeşit parşömen almadın mı?" Tang Yao şaşkın şekilde sordu. Mekanda birçok çeşit parşömen vardı. Her biri de oldukça kullanışlı parşömenlerdi. Nie Yan neden sadece Sarmaşık Dal Parşömeni almıştı ki?

 

"Hadi gidelim, bir sonraki gelişimizde başka parşömenler de alırız." Nie Yan Parşömen Ustasının evinden çıkış yaparken konuştu.

 

Önceki hayatında çok az insan Parşömen Ustası Davina'nın varlığından haberdardı. Nie Yan Parşömen Ustasının varlığını bir arkadaşından öğrenebilmişti. Davina'nın günde sadece on adet parşömen satması bazı oyuncuların gün başlarken buraya gelerek ilk yaptıkları işin Davina'dan parşömen satın almak olmasına sebep olmuştu. Bu işin çok gereksinimi vardı ve bu yüzden çoğu kişi bu gereksinimleri karşılayamayıp başarısız olmuştu.

 

Nie Yan önceki hayatında sadece birkaç tane parşömen kullanabilmişti, bundan dolayı Parşömen Ustası Davina'dan çok da etkilenmemişti. Sadece şu anki göreve başladığında Davina'ya ihtiyaç duyacağını anlamıştı.

 

Nie Yan bir süre düşündü. Guo Huai'ye söyleyerek her gün buraya bir kişiyi göndertip parşömen aldırtmalı mıydı? Bu parşömenleri pazarda satarak güzel bir kâr elde edebilirdi. Örnek olarak bir adet Gelişmiş Sarmaşık Dal Parşömeni pazarda 60 altın gibi bir fiyattan satılabilirdi. Tek problem, bu işi yapmaya başladığında çok fazla dikkat çekmeye de başlayacak olmasıydı. Eğer bir düşman oyuncu bu parşömenleri satın alır ve kendilerine karşı kullanırsa bu çok büyük bir problem olurdu.

 

Öncelikle bu parşömenleri hazinede saklamalıydı. Eğer Niuren Birliği mali açıdan çok fazla sıkışırsa o zaman bu parşömenleri satışa çıkarabilirdi.

 

Nie Yan Guo Huai'ye bu mekandan parşömen alınabileceği konusunda bilgilendirdi. Tang Yao ve Nie Yan şehirden çıkış yapıp bineklerine atladılar. İkili hızlı şekilde ilerliyordu, arkalarında bir toz bulutu bırakmışlardı.

 

"Şimdi nereye gidiyoruz?"

 

"Çölün merkezine, Colin Çölü isimli yere." Nie Yan cevapladı.

 

Colin Çölü, çölün merkezi olduğu gibi aynı zamanda ölümün de merkezi gibiydi. Nie Yan önceki hayatında bu yer hakkında biraz bilgi edinmişti. Temelde aslında normal bir çöldü burası, fakat Colin Hava Gemisi bu topraklarda iken Zümrüt İmparatorluğu Grifon Şövalyeleri tarafından düşürüldüğünde etrafa bir sürü parçacık ve kalıntı düşürmüş ve bu bölge sonradan bir enkaz bölgesi haline dönüşmüştü. Hava Gemisi gökten düşmüş ve çöle çakılmıştı, çakıldığında ise dört bir yana enkazını dağıtmıştı. Her çeşit kırık parça bugün hala bulunabiliyordu.

 

Bu bölgede Hayalet Prenses İna isimli bir güçlü yaratık vardı, seviye 60 Lort Sınıfı bir yaratıktı. Kendisi aslında güçlü saldırılara sahip değildi fakat tek seferde 20-30 adet Habis Büyücü çağırabiliyordu. Prenses her gün bir defa daha tekrar doğuyordu. Nie Yan önceki hayatından hatırlıyordu, birçok oyuncu bu prensesle savaşmaya gelmişti. bu bölgede çoğu zaman geniş bir oyuncu kitlesi oluşurdu.

 

Manzara izlendiğinde birçok enkaz parçası görülürdü. Bazı enkaz parçaları 30 metreden daha uzundu. Bazı enkaz alanları küçük bölgeler kapsıyordu fakat bu enkaz bütün çöle yayılmış vaziyetteydi. Sırf bunu düşünerek Colin Hava Gemisinin ne kadar devasa ve harika bir yapı olduğu anlaşılabilirdi.

 

Colin Çölünü keşfettiniz.

 

"Geldik. Hadi bineklerden inelim." Nie Yan konuştu. "Hatırladığım kadarıyla senin hız tipi bir becerin vardı, ne işe yarıyor?"

 

"Yel Baskını. Hareket hızını 120 saniye boyunca %80 artırıyor. Bunu sadece kendi üzerimde kullanabiliyorum." Tang Yao cevapladı. Bu beceri Tang Yao'nun hız artıran tek becerisiydi.

 

Hız tipi büyüler büyücülere geniş bir hızlanma avantajı sağlıyordu. Fakat elbette büyücü sınıfı bir oyuncunun %80 hız artışı yaşaması hırsız tipi bir oyuncunun %30 hız artışı yaşamasına denk bile değildi. Fakat fark etmeksizin, Yel Baskını oldukça iyi bir beceriydi.

 

"Yel Baskını ha? Fena değil, beni takip et. Bir görünmezlik iksiri iç." Nie Yan görünmez olurken konuştu.

 

Tang Yao bir görünmezlik iksiri içti ve Nie Yan'ı takip etmeye başladı.

 

Bir süre yol kat ettikten sonra, biraz uzakta gruplar halinde hayalet sürüleri gördüler. Hayaletler karanlık bir ortamdaydı. Yüzleri pek belli olmuyordu. Nie Yan hayaletlerden sadece 20 metre uzaktaydı. Üstün Sezi'yi kullanmaya cesaret edemiyordu. Seviye farkı çok fazlaydı, bundan dolayı bu beceriyi kullanırsa fark edilme olasılığı çok yüksekti.

 

Bir süre daha ilerledikten sonra Nie Yan ileride yedi grup hayalet daha gördü. Yaklaşık 3 metre boyunda olan bu yaratıklar ellerinde geniş demir tokmaklar tutuyorlardı. Oldukça cesur ve vahşi bir görünüme sahiptiler.

 

Bu hayalet tipi yaratıklar önceki hayatından aşina olduğu Hayalet Vahşi yaratıklardı, seviye 60 Elit yaratıklardı ve fiziksel saldırılar bu yaratıklara etki etmiyordu.

 

Hayalet Vahşi (Elit): Seviye 60

Sağlık: 8.000/8.000

 

Can değerleri çok fazla değildi. Fakat fiziksel saldırılara karşı bağışıklıkları olduğundan Savaşçılar bu yaratıkları aggrosunu üstlerine çekemiyorlardı. Bu yaratıklar genellikle hızlı şekilde hedef değiştiriyordu ve çılgınlar gibi büyücülerin peşinden gidiyorlardı. Büyücü sınıfı oyuncuların hepsi öldükten sonra ise yakın dövüş oyuncuları kıyameti yaşıyordu, çünkü saldırıları bu yaratıklar karşısında tamamen etkisizdi.

 

Nie Yan'ın önceki hayatında sayısız takım bu Hayalet Vahşiler karşısında hüsrana uğramıştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19283 Üye Sayısı
  • 806 Seri Sayısı
  • 39039 Bölüm Sayısı


creator
manga tr