Bölüm 276: Ayartıcı

avatar
1781 17

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 276: Ayartıcı



 

Nie Yan, Xie Yao ile sık sık yalnız kalamıyordu. Bu yüzden her saniyenin kıymetini biliyordu. Halinden gayet memnundu. Aşk aceleye getirilecek bir şey değildi. Acele etmeden, yavaşça yeşermesine izin vermeliydi.

 

“Ders başlamak üzere! Hadi soyunma odasına gidelim.” Sınıftakilerden biri ayaklandı.

 

Sınıfın geri kalanı da onu takip etti.

 

Kickboks dersi yan taraftaki spor salonunda yapılıyordu. Salonun 600 m2’lik geniş alanına yüzlerce kişi sığabilirdi. Sınıftaki 30 kadar öğrencinin rahatlıkla ders görmesi için bu alan fazlasıyla yeterliydi.

 

Sınıfta Nie Yan’ın tanımadığı kişiler vardı. Bazılarını önceki hayatında dahi görmediğine emindi. Gerçi okul öğrencilere neredeyse sınırsız özgürlük tanıyordu. İsteyen istediği derse girebiliyordu. Hatta bazı öğrenciler sadece sınav zamanlarında ortaya çıkıyor, zamanlarını çalışarak geçiriyorlardı.

 

Nie Yan Xie Yao’ya baktı. “Birlikte gidelim mi?”

 

Xie Yao anlık duraksamadan sonra kesin bir şekilde reddetti. “Önce giyinmem gerek. Salonda buluşuruz.”

 

İkisinin birlikte yürüdüğü görülse kim bilir nasıl bir kargaşa çıkardı?

 

Xie Yao kalktığında Nie Yan’ın gözleri ona kilitlenmişti. Uzun, ince bacakları ve bembeyaz cildi onu çekici biri olarak göstermek yerine bakanı hülyalara salan bir cazibe yayıyordu. Ayrıca giyineceğini belirttiği andan beri Nie Yan’ın zihni kontrolden çıkıp Xie Yao’nun soyunma odasındaki halini canlandırıyordu.

 

Nie Yan’ın hayran bakışlarını hisseden Xie Yao irkildi. Sanki onun aklından geçenleri hissedebiliyordu. Düşündüklerini gizlemeye hiç mi hiç niyeti yok gibiydi.

 

Yanakları kızaran Xie Yao aceleyle çıkışa yöneldi. “Ben gidiyorum!”

 

Yakın olduğu erkek bir öğrenciden ilk defa böylesi şehvetli bir bakış hissediyordu.

 

Onun bu halleri Nie Yan’ın yüzünü güldürmüştü.

 

“Tamam o zaman. Salonda görüşürüz.”

 

Xie Yao sınıftan çıkarken başka bir kızın, Jiang Yingyu’nun Nie Yan’ın yanına gittiğin gördü. Sessizce homurdanıp yerinde durdu. İçinde anlam veremediği bir huzursuzluk peyda olmuştu. Ancak bir hışımla çıktığı yere tekrar dönemezdi! Hak böyle olunca burnundan solur şekilde yoluna devam etti.

 

Jiang Yingyu güzel bir gülümsemeyle selam verdi. “Merhaba! Sen yeni öğrencisin değil mi? Sınıfa alışabildin mi?”

 

Jiang Yingyu kültürel eğlence komisyonuna üyeydi. Güzellik bakımından Xie Yao’dan başka rakibi yoktu. Fakat dansçı olması sayesinde harika hatlara sahip esnek bir vücudu vardı. Baştan çıkarıcı cazibesi, nice ergenin hayallerini süslemesine sebep oluyordu.

 

Önceki zaman diliminde Jiang Yingyu gibi biri normalde Nie Yan gibilerle konuşmazdı. Haliyle şu esnada Nie Yan’ın kafası karışmıştı. Söylentilere göre liseden mezun olduğunda babası yaşındaki zengin bir iş adamıyla evlenmişti. O sıralar ergenlerin gözleri yaşlıydı. Onun gibi bir güzelle aynı yatağı paylaşmak muhteşem bir his olmalıydı. Böyle bir fırsat için ömründen 10 yıl feda etmeye razı olmayacak biri yoktu. Daha erken doğmadıkları için kendi hallerine acıyorlardı.

 

Öte yandan Nie Yan, bu paragöze karşı özel bir his beslemiyordu. Önceki hayatında da şimdikinde de kalbinde tek biri vardı. Jiang Yingyu ile tanıdık olması dışında muhabbet etme sebebi bile olmamıştı.

 

“Alıştım evet. Herkes nazik ve arkadaş canlısı.” Nie Yan hafifçe gülümseyerek cevap verdi. Muhabbeti açan karşı taraf olduğundan cevap vermeme kabalığına düşmesi uygun olmazdı. Hem sınıf arkadaşları olarak iyi geçinmeleri gerekirdi.

 

Nie Yan bir taraftan Xie Yao’yu izliyordu. Göz ucuyla sınıftan çıkışına şahit olduğundan hayal kırıklığına uğramıştı.

 

“Anlaşılan sınıfımızın çiçeği gitti. Sınıfta sürüyle güzel kız var. Niye kendini Xie Yao ile kısıtlıyorsun? Mesela Xia Ling, Zhong Xin veya diğerlerine de yönelebilirsin. Fazla uğraşmadan istediğini elde edebilirsin. Onları beğenmiyorsan bana da bakabilirsin.” Nie Yan’ın gözünün kapıda kaldığı Jiang Yingyu’nun gözünden kaçmamıştı. Bilerek sıranın üzerine eğilerek Nie Yan’a eşi benzeri olmayan güzelliğini sergilemek istemişti. Nie Yan’da hayalini kurduğu ideal erkekten beklediği her özellik vardı. Yakışıklı, uzun, güçlü, yetenekli ve en önemlisi de zengindi! O gelmeden önce Liu Rui’yi ayartmayı düşünüyordu. Lakin birdenbire çok daha iyi bir aday ortaya çıkmıştı!

 

Nie Yan tek kelime etmedi, ayağa kalkarken sadece gülümsüyordu. “Ben artık gideyim. Ders başlamadan giyinmem gerek. Sonra görüşürüz.”

 

“Tabii... Sonra görüşürüz.” Jiang Yingyu’nun gülümsemesi anında kayboldu. Sesinde duyduğu utancın izleri vardı.

 

Nie Yan kapıya doğru yöneldi.

 

Bu sırada olanları sınıfın öbür tarafından izleyen Xia Ling diğerlerinin duyabileceği şekilde kıkırdıyordu. Dişi şeytan sonunda kendi zehrinin tadına bakmıştı. Sürüyle erkeği peşine takmış güzelliğine rağmen mümkün olan en utanç verici biçimde ve en kesin dille reddedilmişti. Nie Yan’ın böyle biri olacağı kimin aklına gelirdi? Dişi şeytanın ayartmasına karşı koyacak kadar güçlü bir iradeye herkes sahip olamazdı.

 

Xia Ling’in Nie Yan hakkındaki görüşleri daha da iyileşmişti. Bir an önce gidip Xie Yao’ya anlatmalıyım.

 

Jiang Yingyu arkasını dönüp homurdanarak uzaklaştı.

 

Sonunda vücudunu çalıştırabileceği bir fırsat yakalamış olan Nie Yan, kickboks dersinin başlamasını iple çekiyordu. Gücünü artırma hissi fazlasıyla tatmin ediciydi.

 

Spor salonunun hemen karşısında kızların giyinme alanları vardı. Her öğrenciye kendine özel bir alan sunulurdu. Alanlarda kayıt cihazlarını engelleme gibi bazı güvenlik önlemleri vardı. Xie Yao’nun odası 60 m2 genişliğindeydi. Duvarlardaki şık dolaplarda yeni yıkanmış ve kurumuş kıyafetler doluydu. Ayrıca öğrencinin dinlenebilmesi için bir köşeye de yatak yerleştirilmişti.

 

Xie Yao odaya girip kapıyı kapattı. Dolapların birinden kickboks üniformasını alıp soyunmaya başladı. ayna karşısında kendisini inceliyordu. İncecik vücudunda kusur olarak görülebilecek hiçbir taraf yoktu.

 

Jiang Yingyu’dan aşağı kalır yanım yoktur herhalde?

 

Nie Yan’ın ateşli bakışlarını hatırlayınca yine sinirlendi ve yüzü kızardı. Sinirlendi, çünkü o bakışların verdiği garip histen kurtulamıyordu. Bu Nie Yan çapkın birine benziyor. Aralarında bir şey olmadığına emin olmak için detaylı bir araştırma yapmalıyım!

 

Bu konu hakkında düşünmek Xie Yao’yu rahatsız etmişti. Jiang Yingyu’nun olağanüstü bir vücudu olduğunu kabul etmeliydi. Nice erkek onu gördüğünde şehvetinin zincirleriyle bağlanırdı. Özellikle de dans ederken erkeklerin yüreklerini hoplatırdı. Yaptığı baştan çıkarıcı hareketler ve tek bir bakışı, bir erkeğin kalbini çalması için yeterdi.

 

Xie Yao kıyafetlerini giyip saçını bağladı. Önceki saf görünüşünden eser kalmamıştı. Beyaz kickboks kıyafeti ona canlı ve enerji dolu bir genç görünüşü kazandırmıştı.

 

Kıyafetin kemerini sıkıca bağlayıp dışarı çıkmaya hazırlanırken telefonu çaldı.

 

Dede!

 

Yao Yao, benden istediğin şeyi hatırlıyor musun? Adamlarımı o işle görevlendirdim. Şu anda görüşmeleri sürdürüyoruz.Arayan Liu Hongze idi. Torununun sesini her duyduğunda içini mutluluk sarıyordu. Xie Yao küçüklüğünden beri ona pek düşkündü. Yani ikisinin ilişkisinin çok iyi olduğunu söylemek yanlış olmazdı. Üstelik tek kız torunu Xie Yao’ydu. Dede olarak onu el üstünde tutmama ihtimali var mıydı?

 

Kızı hayırlı çıkmıştı da ona bir torun vermişti. Böylece yetmişlerindeki bir ihtiyar bile aile sevgisini hissedebiliyordu. Xie Yao’ya olan sevgisi öyle büyüktü ki, o istese yıldızları bile paketleyip hediye etmekten çekinmezdi. Öldüğü zaman da mirasının tamamını ona bırakacaktı.

 

Son derece zengin olmalarına karşın Xie Yao’nun ailesi paraya kıymet vermiyordu. Neticede parayla elde edilemeyecek şeyler vardı.

 

Teşekkür ederim dede!

 

Yao Yao, Niuren Birliğine yatırım yapmamı neden bu kadar çok istiyorsun?

 

Çünkü… geleceği umut vadediyor! Niuren Birliği kurulalı daha ne kadar oldu ki? Buna rağmen koca bir dev oldular! Yükselen Ejder Mali Grubumuz onlara yatırım yaparsa kazancımız çok büyük olmaz mı?Xie Yao cevap verirken heyecanlanmıştı.

 

Gerçekten tek sebep bu mu?

 

Elbette! Şirketin çıkarlarından başka sebebe ihtiyaç var mı? Niuren Birliğine yatırım kesinlikle en iyi tercih!Xie Yao dedesinin bir şeyler anladığını görünce utançtan kıpkırmızı olmuştu. Gerçek sebebi dedesinden gizlemesi yüzünden kendini suçlu hissediyordu.

 

Liu Hongzhe torununun yalanını anlamıştı, ama daha fazla soru sormadı. Hala gençken torununa kendi meselelerini halletmesi için fırsat tanımalıydı. Liu Ding’in oğlu fena değildi, fakat Xie Yao onu beğenmiyorsa yapacak bir şey yoktu. Başkasını beğeniyorsa bir dede olarak torununun kararına saygı gösterecekti.

 

Bunun Yükselen Ejder Mali Grubuyla alakası yok. Niuren Birliğine şahsım adına yatırım yapıyorum.Şirket adına yatırım yapmaya çalışsaydı çok fazla dirençle karşılaşırdı. Lakin yatırımı kendisi yaptığında hiçbir sorun olmayacaktı.Denetlemede kimi görevlendireceğimize gelinde…

 

Xie Yao hemen araya girdi.Ben yaparım.

 

Pekala, işi sana veriyorum. Umarım müstakbel kocan torunumun çeyizini israf etmez.!

 

Dede!Xie Yao utanından yerin dibine girecekti. Çeyiz kelimesini duyduğunda kalbi yerinden çıkacak gibi olmuştu.

 

Tamam tamam. Bir daha bu konuyu açmayacağım.Liu Hongzhe kahkahayı basmıştı. Herkese gösterdiği katı duruşu, torunu karşısında kaybolup gidiyordu.

 

Niuren Birliğine yatırım kararına pişman olmayacaksın! Sanal endüstri şu anda inanılmaz bir hızla gelişiyor. İnanç’ın popülaritesi de eklenince insanların rahatlamak için ilk gittikleri yer sanal dünyalar oluyor. Çok sayıda insana hitap eden pazarın büyüme potansiyelini kelimelerle anlatamayız. Üstüne üstlük Kalor’un şu anki en güçlü loncası Niuren Birliği. Gelecekte kaleler zapt ettiklerinde ve insanların paralarını harcayacakları tesisler açtıklarında cebin parayla dolacak. İşte o zaman dedeciğim, kararının ne kadar doğru olduğunu anlayacaksın!

 

Cebim parayla dolsa ne olacak? Zaten bir ayağım çukurda. Niuren Birliği konusunda istediğini yapabilirsin. Bu ihtiyarın kalbini kırmadıkça her konuda özgürsün.Torununun bu küçük projeyi hakkıyla yöneteceğinden emindi. Ne de olsa yıllar boyu dedesinin yanında durarak pek çok şey öğrenmişti. Görünürde oyun içerisinde bir lonca yönetiyor gibi olsa da, aslında gerçek hayattaki bir şirketi yönetiyor gibi olacaktı. Yani bu proje, torununun tecrübe kazanması için bir fırsattı.

 

Dede-torun bir süre daha aile meseleleri hakkında muhabbet ettiler. Xie Yao’nun asıl üzerinde durduğu konu ise Liu Hongzhe’nin sağlığıydı.

 

Xie Yao’nun keyfi yerine gelmişti. Yükselen Ejder Mali Grubundan gelen denetçinin kendisi olduğunu gördüğünde Nie Yan’ın yüzünde belirecek ifadeyi görmek için sabırsızlanıyordu. Nie Yan henüz kim olduğunu anlayamamışken onu parmağında oynatmakta kararlıydı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22111 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40997 Bölüm Sayısı


creator
manga tr