Bölüm 270: Ganimet Paylaşımı

avatar
2983 31

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 270: Ganimet Paylaşımı


 

Günah Geçidindeki herkes gözünü düşenlere dikmişti. Farklı loncalardan yüzlerce oyuncu, yerdeki eşyaları alabilmek için Altın Ejderhanın cesedine koştu. Hiçbir lonca en değerli eşya olan Altın Ejderhanın Boynuzundan vazgeçmek istemediği için gözler karartılmıştı.

 

Acaba bu muhteşem eşya kimin eline düşecekti?

 

Bazı eli çabuk Hırsızlar ganimetten birkaç adım ötedeyken Taarruzla gelen Savaşçıların arasında kaldılar.

 

Başka bir Savaşçı grubu onları geçip düşen eşyalara yöneldi.

 

Ortalık öyle karışmıştı ki kim dost, kim düşman bilinmiyordu. Ortak olan şey ise herkesin ejderhanın cesedine koşmasıydı!

 

Gürleyen Alevler!

 

Bir Büyücünün ağzından çıkan sözlerle gökyüzünde alevler içinde bir bulut belirdi. Ateş toplarından oluşan bir yağmur savaş meydanına yağarken, ejderhanın cesedine 20 metre mesafede olan bütün oyuncular küle döndüler. Bedenleri ışık huzmeleri halinde mezarlığa uçtu.

 

Alevler içinde parıldayan altın boynuz öyle dikkat çekiciydi ki, yanda duran ekipmanları kimsenin gözü görmemişti.

 

Şeytanlaşmış Lorddan düşecek ekipman en azından Alt Efsanevi kademe olurdu. Efsanevi kademe ekipman düşmesi bile şaşılacak bir durum değildi.

 

Ekipmanların çekiciliği ortadaydı. Ancak o ekipmanlara ulaşmak isteyen ölüm göze almalıydı!

 

Azgın alevlere kimse yaklaşamıyordu. Daha doğrusu kimse canını çöpe atmak istemiyordu!

 

Ganimet yakın, ama bir o kadar da uzaktı.

 

Kimin ganimete konacağı birazdan belli olacaktı.

 

Savaş meydanının öteki tarafındaki Gece Düzenbazının, ejderhanın ölümü ile dikkati dağılmıştı. Aradığı fırsatı bulan Nie Yan ise oyalanmadan harekete geçmiş ve Ölüm Dansı ile hedefine arkadan yaklaşmıştı.

 

Boynundan bir karış uzaktaki hançeri hissetmesiyle Gece Düzenbazının kalbi duracak gibi oldu. Hemen İtici büyüsü yapıp kendisini Buz Zırhı ile kapladı.

 

Nie Yan yana yuvarlanıp İtici etkisinden kurtulmuştu.

 

Buz Duvarı!

 

Aralarında kalın bir buz duvarı beliriverdi. Gece Düzenbazı hazır imkanı varken geri çekildi.

 

Nie Yan kolaylıkla duvarın üzerinden atlayıp Gece Düzenbazının peşine takıldı.

 

Şövalyeler İlahi Gözler ile Nie Yan’ı bulmuşlar, şimdi de önünü kesmeye geliyorlardı.

 

Bu sırada Gece Düzenbazı da yaklaşan Nie Yan’a Buz Parçası ile saldırmak için asasını sallamıştı ki, son anda Nie Yan ortadan kayboldu.

 

Hedef kaybedildi.

 

Büyüsü sekteye uğradığında Gece Düzenbazının içinde tehlike çanları çalmaya başladı.

 

Nie Yan’ın hızı emsalsizdi. Bir Büyücü ne kadar inanılmaz olursa olsun, elinde çok güçlü kitle kontrol büyüleri yoksa Nie Yan gibi bir Hırsızın elinde hallaç pamuğuna dönerdi.

 

Gece Düzenbazı kaçmak istiyordu, fakat artık çok geçti. Nie Yan hayalet gibi arkasında belirmiş ve Boğucu Vuruş ile onu sersemletti. Ardından Gırtlak Kesiği ile devam etti.

 

Boğazından kanlar fışkırıyordu.

 

Buna rağmen Nie Yan’ın verdiği hasarın çoğu Buz Zırhı tarafından emilmişti. Gece Düzenbazını öldürmek için önce bu zırhı kırmalıydı.

 

Buz Zırhı gibi büyüler normalde fazla güçlü değillerdi. Lakin Gece Düzenbazı Büyü Ateşlemesi etkisinde olduğu için bütün Element Büyülerinin etkileri %300 oranında artırılmıştı. Haliyle Buz Zırhının kalitesi de arşa çıkmış, Gece Düzenbazı Savaşçılarınki kadar güçlü bir zırha kavuşmuştu.

 

“Çabuk patronu kurtarın!”

 

Yakınlardaki Rahip ve Şövalyeler bütün iyileştirme büyülerini Gece Düzenbazına yağdırdılar.

 

Hain Bıçak! Bağırsak Dökücü! Nie Yan’ın saldırıları sonucu Gece Düzenbazı sırtından hançerlenmiş, Buz Zırhı da bu arada parçalanmıştı.

 

Savaşçı ve Şövalyeler iyice yaklaşmışlar, Büyücüler uzaktan liderlerine zarar gelmeyecek şekilde saldırıya geçmişlerdi.

 

Nie Yan dişini sıkıp üzerine gelen büyü saldırılarına dayandı. %20’ye düşen canını Orta Sağlık İksiriyle tekrardan doldurdu.

 

Suikast!

 

Keskin Kenar kabzasına kadar Gece Düzenbazına saplanmıştı. Sonrasında hançerin iç becerisi olan Patlama etkinleştirildi! Güçlü bir patlama ile hançerin depoladığı enerji salındığında Gece Düzenbazı ipi kaçan uçurtma gibi geriye uçtu.

 

Rahipler daha ne olduğunu anlamamıştı!

 

Gece Düzenbazı sertçe yere çakıldığında vücudundan bir parça ekipman düştü. Fakat Nie Yan düşen parçayı alamadan evvel üzerine büyüler yağmaya, Şövalye ve Savaşçılar da etrafını sarmaya başlamıştı. Geri çekilmekten başka çaresi yoktu.

 

Gölge Valsini etkinleştirip gözlerden kayboldu.

 

Birkaç Savaşçı onun bulunduğu yere giderken yanlarından rüzgâr gibi geçip gitmişti. Parlak Kutsal Alev içerisinde Nie Yan’ı durdurabilecek biri yoktu. İçlerindeki korkuyla birlikte lonca liderlerinin cesedine bakakalmışlardı.

 

Bu sahne uzaklardan izleyen lonca liderlerini şoka uğrattı. Gece Düzenbazı öylece ölmüştü. Yaptığı güç gösterisine rağmen Nie Yan’a karşı koyamamıştı!

 

Ağacın üzerindeyken Nie Yan’ın gülümseyerek yaptığı işaret akıllara gelmişti.

 

Nie Yan’ı arıyorlardı. Fakat o çoktan oradan ayrılmıştı. Kamuflaj halinde görünmez bir giyotin gibiydi. Hedefine fark ettirmeden yaklaşıp, ansızın canını alıyordu.

 

Gece Düzenbazının ölüm haberi Parlak Kutsal Alev saflarında bozulmalar meydana getirdi. Nie Yan’ın efsanevi canlı kalmıştı. Anlaşılan Niuren Birliğini sarsmak imkansızdı! Lonca liderleri bile Çılgın Hırsızın dengi değildi! Bu düşüncelerle moralleri tamamen çökmüştü.

 

O anda Parlak Kutsal Alev ve Muzaffer Dönüş hatlarını yaran bir grup oyuncu Günah Geçidinin ortasına ulaştı.

 

“Biz geldik patron!”

 

Gelenler Niuren Birliği oyuncularıydı. Her birinin ismi kırmızıya dönmüştü. Günah Geçidindeki loncalar bu grup karşısında farkında olmadan geri çekilmişlerdi.

 

Ölümsüz Hergele, Yaz Böceği, Kenarsız, Monokrom ve daha nicesi, gelen grup içindeydi. Asıl önemli olan nokta ise isimlerinin kan renginde oluşuydu! Bu renk için kim bilir kaç kişi öldürmüşlerdi? Sadece isimleri bile vadidekilerin gözünü korkutuyordu.

 

Ortaya çıktıkları anda geçitteki Muzaffer Dönüş oyuncularıyla kılıç tokuşturdular. Yaşanan şey tek taraflı bir katliamdı.

 

Etraftaki loncalar da korkuyorlardı. Niuren Birliği oyuncuları bütün şiddetleriyle saldırıyorlardı!

 

“Kaç kişi kaybettik?”

 

Ölümsüz Hergele cevap verdi. “600 kadar. Fakat ölümleri boşa gitmedi. Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alevden on binlerce kişi öldürdük!”

 

Nie Yan adamlarına baktı. PK statüsü olmayan tek bir kişi bile yoktu. Rahiplerin isimleri bile kırmızıydı. Bundan yola çıkarak ne kadar düşman öldürdükleri anlaşılabilirdi.

 

Nie Yan’ın bakışları Altın Ejderhanın cesedine kaydı.

 

Ganimet mücadelesi son hızıyla sürüyordu. Henüz kimse düşen eşyalara yaklaşamamıştı. Altın Ejderhanın cesedi etrafında ölenlerin sayısı arttıkça bedenlerinden küçük tepecikler oluşuyordu. Sistem bedenleri belirli bir süre sonra yok etse de yerdeki sayı hiç eksilmiyordu. Haddinden fazla yaklaşan büyülerin altında yitip gidiyordu.

 

Tam anlamıyla bir çıkmaza girilmişti.

 

Ondan fazla lonca burada olmasına rağmen Altın Ejderhanın Boynuzunu veya diğer düşenleri kimse alamamıştı.

 

“Altın Ejderhanın Boynuzunu öylece duruyor. Ne yapacağız? Altın Ejderhanın Boynuzu ve dört tane de en kötü Alt Efsanevi kademe ekipman olmak üzere beş eşya düştü! Önce herkesi temizleyip sonrasında mı düşenleri toplayalım?” Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alev geri çekilmişti. Yani asıl rakipleri artık yoktu. Üç büyük lonca olarak güçlerini birleştirip kalan ikinci sınıf loncalara saldırsalar herkesi öldürebilirlerdi. Lakin bunu yaparken yüksek kayıplar verebilirlerdi.

 

“Savaşın bize bedeli ağır olur. Değmez yani. Bütün loncaları düşman edinemeyiz.” Nie Yan’a göre üç loncanın birleşimi, henüz Kalorun tamamını eline alacak seviyede bir güç değildi.

 

“O zaman ne yapacağız?” Miskin Tilki çaresizce ejderhanın cesedine bakıyordu. Ganimete yok yakındı, fakat bir türlü ulaşamıyordu.

 

“Ganimeti alırsak ben Altın Ejderhanın Boynuzunu istiyorum. Geri kalanları aranızda paylaşırsınız. Ancak Efsanevi kademe ekipman varsa en yüksek teklifi verene gider. Ne diyorsunuz?” Nie Yan’ın elinde bazı yöntemler vardı. Mesela Tanrının Yargıcını kullanarak ganimeti burnu bile kanamadan alabilirdi. Güçlü bir beceriyi kullanması biraz aşırıya kaçsa da, Altın Ejderhanın Boynuzu ve mümkün Efsanevi kademe ekipman için on gün beklemeye değerdi.

 

Boynuzun kendisi zaten Efsanevi kademe ekipman değerindeydi. Çağıracağı yaratığın statüleri hakkında tahmin yürütemese de, evcilin zayıf olmayacağı kesindi. Diğer eşyalar için konuşmak zordu. Fakat Alt Efsanevi kademe bir eşyanın kötü çıkması garip olurdu.

 

“Düşenleri alabilir misin?” Fa Lan şaşkın halde sordu. Ondan fazla lonca düşenlere gözünü dikmişken ganimetleri toplamak hayli zor bir işti.

 

“Evet, alabilirim.”

 

“Bütün eşyaları alabilirsen şartlarını kabul ederim.”

 

“Ben de.” dedi Fa Lan. Seçim yaparken zorlanmamışlardı. Ganimetler, ele geçiren kişiye ait olurdu. Nie Yan ise ganimetleri paylaşmak istiyor, böylece ittifakı önemsediğini gösteriyordu. Altın Ejderhanın Boynuzunun ona gitmesine itiraz dahi etmemişlerdi.

 

Nie Yan her şeyi kendisi alsa tepki toplayabilirdi. Neticede Niuren Birliği Altın Ejderha savaşında yer almamıştı. Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınak savaşmış ve çok sayıda kayıp vermişti. Düzgünce kayıpları telafi edilmeliydi ki ittifakta çatlaklar oluşmasın.

 

Bazen küçük fedakarlıkların çok büyük getirileri olurdu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 29014 Üye Sayısı
  • 275 Seri Sayısı
  • 39686 Bölüm Sayısı


creator
manga tr