Bölüm 268: Kutsiyet

avatar
1945 14

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 268: Kutsiyet


 

Fırın Ormanlarındaki savaş, Nie Yan’ın gün aşırı meşhur olmasını ve oyuncu kitlesi üzerinde unutulmaz bir anı bırakmasını sağlamıştı.

 

O günden beri Çılgın Hırsızın şöhreti saman alevi hızında yayılmıştı.

 

Aradan uzun bir zaman geçmişken Nie Yan aynı hareketi tekrar yapıyordu. Bunun anlamı neydi? Düşmanını öldüreceğini mi ima ediyordu?

 

Günah Geçidindeki loncalar olanları kenardan izliyorlardı. Nie Yan Altın Ejderhayı Parlak Kutsal Alev güçlerine sürüp saflarını dağıtmıştı. Son olarak da Gece Düzenbazına bakarak boğaz kesme işareti yapmıştı.

 

Bu resmen savaş ilanıydı! Resmen Gece Düzenbazını kışkırtmaya çalışıyordu!

 

Fırın Ormanlarında yaptıklarını yine mi yapacaktı?

 

Lâkin ne Parlak Kutsal Alev Engelsizdi, ne de Gece Düzenbazı Hei Zho’ydu!

 

Nie Yan hala Gece Düzenbazı kadar meşhur değildi. Öte yandan Gece Düzenbazı ismini çok önceden duyurmuş bir ustaydı! İsminin fazla geçmemesi, insan içine fazla çıkmamasındandı!

 

Büyü Ateşlemesini etkinleştirdiğinden beri savaşın seyrini belirliyordu. Nie Yan’ı sürekli olarak kaçmaya zorluyordu. Ve Nie Yan’ı öldürmesine çok defa ramak kalmıştı.

 

Parlak Kutsal Alev felaket derecesinde kayıplar verse de, Gece Düzenbazının yanında hala hatırı sayılır sayıda insan vardı. Kendisini koruyan yüzlerce Savaşçı ve Şövalye sayesinde hiçbir şeyden korkusu yoktu.

 

Bu şartlar altında Nie Yan durumu tersine döndürebilir miydi?

 

İşaretle adam öldürülseydi, Gece Düzenbazı çoktan savaşı sonlandırmıştı.

 

Dolayısıyla başta Gece Düzenbazı olmak üzere hiç kimse Nie Yan’ın Gece Düzenbazını öldürebileceğini düşünmüyordu.

 

Gece Düzenbazının öfkesi daha da artmıştı. Bu küstah hareket bardağı taşıran son damlaydı. Etrafındaki büyü enerjisini toplarken vücudu havalandı ve yarım metre yükseklikte süzülmeye başladı. Oyuncular onun bu halinden gelen baskı altında eziliyorlardı.

 

Koruma görevinde olan Savaşçı ve Şövalyeler istemsiz olarak birkaç adım geri çekildiler. Kalplerindeki korku yüzlerine vurmuştu. Bu, o büyüydü! Büyü hakkında hiçbirinin kesin bilgisi yoktu!

 

Gece Düzenbazı öfkeyle bağırdı. “Beni öldürmek mi istiyorsun? Elinden geleni ardına koyma!”

 

Kutsiyet!

 

Derinden gelen bir sesle büyünün sözlerini okurken, yüz metre yarıçaplı alan içerisindeki büyü enerjisi ona doğru akıyordu.

 

Nie Yan’ın ifadesi değişti. Herif Kutsiyeti de mi biliyor? Büyü Ateşlemesi ve Kutsiyet, altı görevden oluşan bir zincirin ilk iki görevini tamamlayana verilen ödüllerdi. Tıpkı Karsi’nin Kutsaması gibi… Önceki zaman diliminde bile ikinci görevi tamamlayanların sayısı yok denecek kadar azdı.

 

Kutsiyet kullanıcısına sınırsız bir mana havuzu vermesinin yanında ileri seviye olmayan üç büyünün hazırlık ve bekleme sürelerini kaldıran bir beceriydi. Büyü Ateşlemesi gibi bunu etkinleştirmek de kullanıcıya ağır bir külfet bindiriyordu.

 

Gece Düzenbazı etrafındaki büyülü halkalar rezonans halinde titriyordu.

 

Vücudu bir hortum gibi etrafındaki büyü enerjisini içine çekiyordu.

 

Asasını kaldırdı. Tipi!

 

Fırtına bulutlar gökyüzünü sardı. Kar ve buzla birlikte dondurucu bir soğuk meydana hakim oldu.

 

Oha! Bu kadarı da fazla! Tipiyi anında etkinleştirebildi!

 

Savaş meydanına kar ve buzun yağmakta olduğunu gören Nie Yan, ağaçtan atlayıp ortamla bütünleşti. Ölüm Dansını kullanarak büyünün etki alanından kaçmaya çalışıyordu.

 

Şiddetli fırtına Nie Yan’ın arkasındaki ağaca ulaştığında, ağaç buzdan bir heykele dönüverdi.

 

Nie Yan Gece Düzenbazının elinde böyle bir koz olmasını beklemiyordu. Tanrının Yargıcını etkinleştirmeyi ciddi ciddi düşünmeye başlamıştı. Bu beceri dışında Gece Düzenbazının ardı arkası kesilmeyen saldırılarını durduracak bir şey yoktu! Böyle bir durumla karşılaşacağını bilseydi Karanlığın Bakışından birkaç beceri öğrenirdi. Güçlü becerilerin fazlalığı kötü bir şey olabilir miydi?

 

Gece Düzenbazının saldırıları henüz bitmekten çok uzaktı. Savaş meydanı onun büyüleriyle dolmuştu. İsabet alan herkes donup kalıyordu!

 

Nie Yan’ın tam yerini tespit edemiyordu. O kamuflaja girdiğinden Altın Ejderhanın aggrosu da dağılmıştı. Tek yapabildiği Sezgi statüsü sayesinde genel bir saldırı yönü belirlemekti.

 

Nie Yan’ın kaçtığı yöne doğru bir çift buzdan el uzandı. Nie Yan yuvarlanarak yana çekildi. Eller uzandığı 5 metre yarıçapındaki alan içerisinde her şeyi buza döndürdü.

 

Neyse ki büyü hedefi biraz şaşmış ve Nie Yan’ı ıskalamıştı. Belli ki Gece Düzenbazı rakibinin hızını hafife alıyordu.

 

Gece Düzenbazı saldırılarını sıklaştırdı. Makineli tüfek gibi art arda büyü gönderiyordu.

 

Altın Ejderhayla savaşmakta olan loncaların liderleri donuk yüzlerle olayları izliyorlardı. Her zaman geri plandan işleri yürüten Gece Düzenbazının bütün şiddetiyle patlaması herkesi şaşırtmıştı.

 

 

Nie Yan belki de bu yoğun büyü saldırılarına direnebilecek tek kişiydi.

 

Buz Kurdu!

 

Gece Düzenbazı birkaç büyü sözü daha okuduktan sonra buz elementini uyandırıp, dev bir kurt şeklini almasını sağladı. İki metre boyunda ve ışıl ışıl bir kurt meydana gelip sivri dişlerini göstererek hırladı.

 

Buz Kurdu arkasında buzdan bir yol bırakarak Nie Yan’a doğru koştu.

 

Parlak küreler saçtıkları ışıklarla Nie Yan’ı ortaya çıkardılar. Kurdun vücudundan yansıyan ışıklar etkileyici bir ışık gösterisi sunuyordu.

 

Altın Ejderha, Nie Yan’ın peşini tamamen bırakmıştı. Yanındaki Engelsiz ve Kara Katliam üyelerine saldırıyordu.

 

Buz Kurdunun üzerine geldiğini gören Nie Yan hemen geri çekildi. Kurdun 600 canı vardı. Buz zırhı sayesinde fiziksel saldırılara karşı yüksek direnç kazanıyordu. Karşısındaki, hafife alınacak bir yaratık değildi.

 

Gece Düzenbazı gözlerden fazla uzak kalmıştı. Elinde çok sayıda güçlü büyü olduğu daha yeni belli oluyordu. Önceki zaman diliminde bile bu büyüleri kullanan yoktu. Niuren Birliğindeki en iyi Büyücülerden bile daha iyiydi! Nie Yan’ın kışkırtması olmasaydı belki de sahip olduğu güç asla ifşa olmayacaktı.

 

“Bugün burada, Çılgın Hırsız ismi tarihe gömülecek!” Gece Düzenbazının sesi yeraltı yaratıklarınınki gibi çıkıyordu.

 

Nie Yan ölse, ona Çılgın Hırsız diyen kalır mıydı?

 

Bir efsanenin düşüşünü eski şanı bile kurtaramazdı.

 

Buz Kurdu havaya sıçrayarak Nie Yan’ın üstüne atıldı. Kan donduran aurasıyla Nie Yan’ı vurmuştu. Keskin pençelerini şimşek hızıyla hedefinin boğazına savurdu. Karla kaplanıp beyaza dönen toprak, birazdan kızıla boyanacaktı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40997 Bölüm Sayısı


creator
manga tr