Bölüm 254: Önünü Kesmek

avatar
2337 20

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 254: Önünü Kesmek


 

İpek Eğirici Yüzük ve Palet Yüzüğünün becerileri, Nie Yan’a büyük faydalar sağlamışlardı. Bu iki yüzük olmasa Düzen Kitabının birinci cildini tamamlaması hayalden öteye geçemeyecekti. Şimdi de Sıçrama Yüzüğünü ele geçirmişti. Şu anlık boş yüzük yuvası olmadığından yüzüğü kullanamayacak olsa da, ihtiyaca göre yüzükleri arasında değişim yapabilirdi.

 

Sıçrama Yüzüğü ile elindeki seçeneklere bir yenisi daha ekleniyor, aşamayacağı bazı engelleri aşabilecek hale geliyordu.

 

Şimdi Nie Yan’ın elinde Alt Efsaneci Dullahan Arbaleti de olmak üzere çok sayıda hazine vardı. Tanrısal bir ekipman seti elde etme konusunda kendisine olan güveni iyice artmıştı. Tabii buradaki tanrısal ibaresi Alt Efsanevi bir seti ima ediyordu. Gerçek bir Efsanevi set şu anlık erişemeyeceği bir noktadaydı.

 

Lonca hazinesinde birkaç parça Alt Efsanevi kademe ekipman sergilemek fena olmaz doğrusu. Gücünü kanıtlamış bir loncanın diğerlerine üstünlük gösterebileceği ekipmanları olmalı.

 

Nie Yan bir süre daha etrafı arasa da başka bir şey bulamadı. Binadan çıkıp grupla birleşmek üzere yola koyuldu.

 

Kısa süre sonra Nie Yan gruba katıldı. Şehrin içlerine doğru kayda değer bir ilerleme göstermişlerdi. Nie Yan’ı asıl memnun eden konu ise grubun hiç kayıp vermemiş olmasıydı.

 

Komutayı yeniden ele alarak grubu içerisinde sekiz metre uzunluğunda bir golemin gezindiği, on binlerce kişiyi barındıracak genişlikte bir meydana götürdü. Yaratığın metal iskeleti pas tutmuştu. Sol eli metal bir sopa, sağ eli ise disk şeklinde bir testereydi. Vücudunun alt kısmı iki yanına halatlarla bağlanmış, gıcırtıyla hareket eden bir tankı andırıyordu.

 

Bu korkunç metal dev, her an saldırmaya hazır vahşi bir hayvandan farksızdı.

 

Adı da Goblin Mumyacısıydı. Yani Ebedi Şehirdeki beş Lorddan biri!

 

Şüphe yok ki bu yaratık güçlü bir düşmandı. Önceki hayatında nice takım onun elinde can vermişti. Öldürüldükten sonra yeniden doğması üç gün sürüyordu. En azından Kara Altın kademe bir ekipman, 1/1.000 ihtimalle de Alt Efsanevi ekipman düşürüyordu.

 

“Gidip bir yakından bakayım.” Nie Yan kamuflaja girip Goblin Mumyacısına dikkatle yaklaştı.

 

Golemin arkasına geçtiğinde Üstün Seziyi etkinleştirdi.

 

Goblin Mumyacısı (Lord): Seviye 40
Sağlık: 100.000/100.000

 

Goblin Mumyacısının elinde birkaç güçlü beceri vardı. Bunlardan ilki olan Çark Dökücü, her isabette kritik vuruş garantili, üç hamleli bir kombo saldırıydı. Karşısındaki Dövüşçü ne kadar güçlü olursa olsun bir Lorddan art arda üç defa kritik vuruş yemek onu ölüme götürürdü. İkinci becerisi Koşar Hücum idi. Koşarken çarptığı oyuncuyu metrelerce uçururdu. Son becerisi ise Tepeleme idi. Üç metre yarıçapındaki alana etki eden, muazzam bir hasar çıktısı olan bir beceriydi.

 

Önceki hayatında Nie Yan bu yaratığı bir grupla avlamıştı. Fakat üçüncü denemelerine kadar başarılı olamamış, dev yaratığın gazabına uğramışlardı.

 

O zamanlar Nie Yan’ın yanında her biri en az Seviye 40 olan 100 oyuncu vardı. İnternetteki rehberlerden Goblin Mumyacısını öldürmenin yollarını öğrenmişler, oradan öğrendikleri yöntemlerle saldırıya geçmişlerdi. Buna rağmen başarılı olmadan evvel iki defa hüsrana uğramışlardı.

 

Nie Yan’ın yanında bu sefer 600 kişi olsa da seviye bakımından çok geridelerdi. Başarının garantisi yoktu.

 

Kılıç Parıltısı, yanıma gel. Yanında birer Rahip ve Hırsız da getir!

 

Kılıç Parıltısı kimi seçeceği konusunda tereddütteydi.

 

“Ben gelirim.” Tek Vuruş Yemini öne çıkıp gönüllü oldu.

 

Onu Genç Yedi takip etti. “Ben de geliyorum.”

 

Nie Yan ek önlemler almayı da ihmal etmemişti.Boyalı Tülbent, Aykız ve Kara Cennet, siz de gruba katılın. Ama sizin gelmenize gerek yok. Eğer ölürsek bizi diriltmeniz yeterli olur.

 

Kılıç Parıltısı, Genç Yedi ve Tek Vuruş Yemini Nie Yan’ın yanına gittiler.

 

Nie Yan bu üç kişinin yeteneklerine güveniyordu. Kılıç Parıltısına gereken talimatları verdi. “Senin saldırmana gerek yok. Goblin Mumyacısının önünü kesmen yeterli olacaktır. Pozisyonuna çok dikkat et ve Savunma Duruşun her daim etkin olsun! Direkt üstüne gelirse işin biter, ama yön değiştirmeyi beceremez. Yaratığın önünde sarsılmadan durabilirsen seni geçmesi kolay olmayacaktır.”

 

Nie Yan grubun geri kalanına saklanıp saldırılardan uzak kalmalarını emretti.

 

Sırada Tek Vuruş Yemini vardı. “Kılıç Parıltısı Goblin Mumyacısı ile temasa geçtiğinde kulağın bende olsun. Yaratığı yavaşça meydanın ortasındaki çeşmeye çekeceğiz.”

 

“Peki ben ne yapacağım?”

 

“Genç Yedi, senin işin Kılıç Parıltısını hayatta tutmak.” En kolay iş Genç Yediye düşmüştü.

 

Çeşmenin etrafındaki bahçede, Goblin Mumyacısının hareketlerini kısıtlayabilecek büyük heykeller vardı. Yaratıkla meydan muharebesine kalkışırlarsa Koşar Hücum veya Tepeleme ile etrafını saran oyunculardan kurtulabilirdi. Sonrasında yaşanacaklar ise tek taraflı bir katliamdan farksız olurdu!

 

Goblin Mumyacısı ile baş etmenin özel bir yöntemi vardı!

 

Nie Yan Goblin Mumyacısını istediği yere çekerken yapılacakları Kılıç Parıltısı, Genç Yedi ve Tek Vuruş Yeminine anlattı. Süreci anlasalar da bu işin inanılmaz zor olduğunun farkındalardı. İlk denemelerinde başarılı olamayabilirlerdi. Birkaç defa ölmeleri şaşırtıcı olmazdı!

 

“Pekala, başlayalım. Başarısızlık ihtimalini düşünüp korkmayın.”

 

“O halde gidiyorum.” Kılıç Parıltısı kankanını kaldırıp Goblin Mumyacısına koşmaya başladı. Nie Yan ve Tek Vuruş Yemini de iki cenahtan yaratığa yaklaşıyordu.

 

Kılıç Parıltısı golemin karşısına geçip üzerine gelmesi için yaratığı kışkırttı.

 

Hemen Savunma Duruşunu etkinleştirip yaklaşan saldırıya karşı kalkanını kaldırdı. Goblin Mumyacısı sertçe bindirme yaptı.

 

Kılıç Parıltısı daha ilk temasta 300 can kaybetmişti. Hemen ardından Genç Yedinin Şifası imdadına yetişti ve canı tekrar doldu.

 

Savunma duruşu etkinken dengesini tekrar kazandı. Goblin Mumyacısının saldırılarına karşı direniyordu. Fakat hiçbir şekilde karşılık veremiyordu.

 

Nie Yan uzaklardan Dullahan Arbaletini çıkarıp ateşledi. Beş ok arbaletten fırlayıp Goblin Mumyacısına isabet etti.

 

−23
−24
−21
−25
−22

 

Goblin Mumyacısının aggrosu Nie Yan’a kaymıştı. Hantal hareketlerle yön değiştiren yaratık son hız Nie Yan’ın üzerine gitti. Lâkin Kılıç Parıltısı önüne geçip ilerlemesine engel oldu. Ağır kalkanla yolu kesilen yaratığın çarkları hala dönüyordu. Kılıç Parıltısı bu büyük güç karşısında geri itilirken, yerde sabitlediği ayakları zemini kazıyordu.

 

Goblin Mumyacısı yavaşça ilerliyor, fakat Kılıç Parıltısını geçemiyordu.

 

Tek Vuruş Yemini meydanın öteki tarafından art arda ok fırlatarak Goblin Mumyacısının dikkatini üzerine çekti. Yaratık ağır hareketlerle dönerek bu sefer de onun üzerine ilerledi.

 

Nie Yan’ın talimatları doğrultusunda Kılıç Parıltısı yeniden yaratığın yolunu kesti.

 

Bu şekilde Goblin Mumyacısı yavaş yavaş meydanın ortasındaki çeşmeye doğru çekiliyordu.

 

Goblin Mumyacısını çekme görevi yalnızca Kılıç Parıltısına verilmiş olsaydı, bütün aggroyu tek başına üstleneceği için Kılıç Parıltısı lime lime edilirdi. Ancak Nie Yan ve Tek Vuruş Yemininin desteği sayesinde aggro üç kişi arasında gidip geliyor ve Kılıç Parıltısı dayanabileceğinden fazla saldırıya maruz kalmıyordu.

 

Nie Yan’ın dahiyane planı, kendisini kanıtlamıştı.

 

Düzene alıştıktan sonra hataya mahal vermeden işlerine odaklandılar.

 

Nie Yan ve Tek Vuruş Yemini yaratığın hareketlerini kontrol ederek, çeşmeye doğru yaklaşıyorlardı.

 

“382.278.285! Savunma Duruşun etkin halde koordinatlara git!”

 

Kılıç Parıltısı bir anlığına duraksadı. Geri çekilip Nie Yan’ın söylediği koordinatlara geçti. Ancak o bir anlık duraksama yüzünden geç kalmıştı. Savunma Duruşunu etkinleştiremeden Koşar Hücum ile geriye savruldu.

 

Goblin Mumyacısı testeresini çalıştırarak Nie Yan’a yöneldi.

 

Nie Yan zaman kaybetmeden kaçmaya başladı.

 

Ancak Goblin Mumyacısının hızı çok yüksekti. Devasa testeresini savurmasıyla Nie Yan’ı kesip attı.

 

−723

 

Yaratık tek hamlede işi bitirmişti!

 

Nie Yan’ın bedeni yere düştüğünde Goblin Mumyacısı Tek Vuruş Yeminine döndü. O da direnme fırsatı bulamadan can vermişti. Sırada Genç Yedi vardı. Onun işini bitirince yaratık Kılıç Parıltısını da öldürdü.

 

Bütün düşmanları öldükten sonra Goblin Mumyacısı başıboş dolaşmaya devam etti.

 

Yaratık yeteri kadar uzaklaştığında Kara Cennet, Boyalı Tülbent ve Aykız gelip ölenleri diriltti.

 

Nie Yan düşen ekipmanını aldıktan sonra tecrübe çubuğuna baktı. %30’luk bir kayıp söz konusuydu. Ölmenin cezası gerçekten çok ağırdı.

 

Dörtlü meydanın uzak bir köşesinde bir araya geldi.

 

“Nasıldı? Aşağı yukarı ne yapmanız gerektiğini anladınız mı?”

 

Kılıç Parıltısı özür diledi. “Kusura bakmayın, hata bende. Ama ne yapmam gerektiğini anladım.”

 

Önceki hayatında takımında bulunan yedi Dövüşçünün hepsi de Kılıç Parıltısının şu anki anlayışını kavrayabilmek için defalarca ölmüştü. Anlık değişimlere karşı yeniden pozisyon almanın zorluğu ortadaydı. Fakat Kılıç Parıltısı ne yapılması gerektiğini sadece bir defa ölünce anlayabilmişti.

 

“Goblin Mumyacısı normalde testeresiyle saldırır. Tek yapman gereken o taraftan gelecek saldırılara karşı koymak. Bu sayede aldığın hasarı üçte bire kadar düşürebilirsin. Çeşmeye vardığımızda sana söyleyeceğim yerleri savunabilirsen gerisi çocuk oyuncağı.” Nie Yan’ın sözleri, önceki hayatında aynı tecrübeyi yaşayan sayısız oyuncunun birikimlerinin bir özetiydi. Goblin Mumyacısının Çark Dökücü ve Koşar Hücum becerileri bu tavsiye ile etkisiz kılınabilirdi. Bu şekilde Seviye 40 bir Lordu kolaylıkla öldürebilirlerdi!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24319 Üye Sayısı
  • 840 Seri Sayısı
  • 42177 Bölüm Sayısı


creator
manga tr