Bölüm 237: Gerçek İllüzyon

avatar
3402 29

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 237: Gerçek İllüzyon



Gölge Katilinin önceki hayattaki suikast listesinde kim sıra dışı değildi ki? Bu hayatta İnanç içerisindeki ilk hedef muhtemelen Nie Yan’dı! Aslında Nie Yan’ın hedef alınması hem o, hem de Niuren Birliğinin ne büyük bir tehdit olduğunun kanıtıydı. Fazlasıyla dikkat çekmişlerdi. Gölge Katilinin hedefinde olması onun için tehdit oluşturuyordu. Gerçi bu tehdit yalnızca onun içindi. Ölse bile Niuren Birliği bu durumdan etkilenmeyecekti!

 

Hala gülebiliyorsun demek?

 

Mutlu olmalısın. Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alevin Karanlık Ölümsüzle anlaşmayı kalplerinde bana duydukları korkunun büyüklüğünü gösterir. Niuren Birliğinden, loncalarının yerlerinin sarsılmasından korkuyorlar. Endişelenecek bir şey yok yani. Asıl endişelenmesi gerekenler onlar!

 

Tamam, dediklerinin mantıklı olduğunu kabul ediyorum.Guo Huai çaresizdi. Nie Yan nasıl oluyordu da her kötü gelişmeyi güzel bir habere dönüştürüyordu?

 

Kötü haberlere fazla takılmayalım. Bazı güzel haberlerim de var. Forumlarda bazı oyuncular loncaların güçlerini hesap ederek bir sıralama yapmışlar. Niuren Birliği listede Muzaffer Dönüş, Parlak Kutsal Alev ve Kutsal İmparatorluğun önünde yer alıyor. Niuren Birliğine usta oyuncuların kutsal toprakları diyorlar. Çok sayıda güçlü oyuncu bu tartışmalardan etkilenip bizim tarafımıza geçiyor. Diğer bir konu da yan loncalarımız olan Büyücüler Birliği ve Savaşçılar Birliği loncaları alım şartları gevşek olduğundan Seviye 1 loncaların üye sınırına ulaştılar. Ayrıca başvuru çok fazla olduğu için Şövalyeler Birliği, Hırsızlar Birliği ve Rahipler Birliği loncalarını kurdum. Loncaların elit üyelerine Seviye 2’ye yükselmeleri için talimat verdim.Guo Huai yan loncaların böylesi bir hızla büyüyeceklerini beklemiyordu.

 

Güzel… işler yolunda gidiyor. Yan loncaların en güçlülerini ana loncaya dahil etmeliyiz.Yan loncalar eninde sonunda kurulacaktı. Niuren Birliğine zayıflar alınmadığından başvuranları geri çevirmemek adına en iyi yöntem buydu.

 

Son olarak birkaç lonca bana ulaşıp Niuren Birliğiyle birleşme isteklerini iletti.

 

Katılmalarına müsaade etmeden önce gereken bütün önlemleri alın.Aralarında kötü niyetlerle gelenler muhakkak olacaktı.

 

Merak etme, detaylı bir araştırma yaptırırım. Yakın zamanda loncaya katılmalarına izin vermem.

 

Parlak Kutsal Alev ve Muzaffer Dönüş hızla gelişirken Niuren Birliği yerinde oturmuyordu. Fevkalade bir hızla büyüyorlardı. Son büyük savaşların galibi olarak oyuncu kitlesine nam salmıştı. Üyelerinin moralleri zirvedeydi. En yakın müttefikleri Kutsal İmparatorluk da onların namından yararlanıyordu. Parlak Kutsal Alev ve Muzaffer Dönüş mağlubiyetlerden sonra itibar kaybetmişti. Güç dengesindeki değişim sonrası Niuren Birliğinin kimseden çekincesi kalmamıştı.

 

Nie Yan lonca işlerine hiç müdahale etmiyordu. Niuren Birliğinin yükselişi artık durdurulamazdı. Yeterli zamana sahip oldukları sürece Parlak Kutsal Alev ve Muzaffer Dönüşü ezmeleri işten değildi.

 

Loncanın yükselişi ve başarıları üyelerine de yansımıştı. Edindikleri şöhret ile birliktelikleri güçlenmişti. Bölünmez bir güç, yok edilmesi mümkün olmayan zapt edilemez bir kale gibiydi.

 

Başka bir konu var mı?

 

Yok, hepsi bu.Guo Huai Nie Yan’ın önemli bir iş üstünde olduğunu anladığından daha fazla rahatsızlık vermek istemiyordu.

 

Nie Yan çağrıyı sonlandırıp Sonya Mehtap Korusunun kalbini keşfetmeye devam etti. Saatler süren arayışa rağmen hiçbir şey bulamamıştı.

 

Tek bildiği Erdem Bölümünün Sonya Mehtap Korusunda bulunduğuydu. Tam yerini bilmediğinden bölgede rastgele gezinmekten başka şansı yoktu.

 

Önceki hayatında nice oyuncu Erdem Bölümü uğruna buraya gelmiş, ama sonuç olarak ölmüştü. Nihayetinde çok güçlü kontrol becerileri olan bir Büyücü, Sonya Mehtap Korusundaki bütün yaratıkları temizleyip bölümü ele geçirmişti. Bölümü aldıktan kısa süre sonra kaybettiği için oyuncunun ismi Nie Yan’ın aklında kalmamıştı.

 

Nie Yan sayısız Mehtap Ayısını atlattıktan sonra sık ağaçların bulunduğu bir yere vardı. Öyle ki yapraklardan gökyüzü görünmüyordu. Aralarından sızan güneş ışınları ağaçların altını aydınlatmaya zor yetiyordu.

Nie Yan’ın gözleri az ilerdeki bir nesneye takıldı.

 

Güneşin narin ve sıcak ışığı, üzeri çeşit çeşit elf harfleriyle kaplı olan özenle işlenmiş bir taş platforma düşüyordu. Platformun üzerinde hafif bir parıltı yayan hilal şeklinde bir taş süzülüyordu.

 

Mehtap Korusunun kalbinde dolaşırken garip şekilli bir taş buluyorsun. Kalorun varoşlarında yaşayan yaşlı Büyücünün dediğine göre taşın ismi Ay Taşıymış. Yıldızları dönüştürme ve geceyi gündüze çevirme gücüne sahip olan taş, beyaz elflerin uzun ömürlerinin sebebiymiş. Böyle bir yadigar Büyücülerin büyü gücüyle dolup taşmasını sağlayabilir.

 

Nie Yan diyalog satırını okuduğunda duraksadı. Bu görev Erdem Bölümüyle alakalı olabilir mi? Bütün bölgeyi aramama rağmen bir şey bulamadım. Belki de Ay Taşının Erdem Bölümüyle bir bağlantısı vardır.

 

Esrarengiz bir çekim gücüne sahip olan Ay Taşına yaklaştı. Yavaşça elini uzatıp taşa dokunduğunda narin bir enerji vücuduna sızdı.

 

Taşa dokunduğu anda çevresi birdenbire değişime uğradı. Ağaçlar solup ortadan kayboldu. Ay ve güneş olağanüstü bir hızla yer değiştiriyordu. Aydınlık ve karanlık birbirine girmiş, adeta zamanda bir yolculuğa çıkılmıştı.

 

Üzerinden binlerce yıl geçmiş gibi ufukta yaban araziden başka hiçbir şey görünmüyordu. Gökyüzündeki dolunay yeryüzünü aydınlatıyordu.

 

Nie Yan başını eğdiğinde önünde durduğu taş platformdan eser kalmadığını gördü. Sağda solda garip şekilli kayalar vardı. Kısıtlı görüşüne rağmen ileride yanan ateşi görebilmişti.

 

Gizli Ay Diyarına giriş yaptınız.

 


Gizli Ay Diyarı da neyin nesiymiş? Muhtemelen bir görev haritasına ışınlanmıştı. Kısa bir kontrolün ardından Belirsiz Işınlanma Parşömeni de dahil olmak üzere hiçbir ışınlanma eşyasını kullanamadığını anladı.

 

Yani hayat kurtaran bir kozunu kaybetmişti!

 

Uzaklardaki ateş zifiri karanlıkta yolunu bulması için yakılmışa benziyordu.

 

Etraf sessizliğe bürünmüştü. Böcek sesleri bile duyulmuyordu.

 

Bilinmeyen bir tehlikeyle karşılaşma ihtimaliyle hızını düşürdü. Attığı her adımda son derece dikkatli davranıyordu.

 

Tam da o anda içinde tarifi güç bir his belirdi. Sanki bir şey tarafından izleniyordu. Bu hissin kaynağını araştırmaya koyuldu.

 

Gözlerini kapatıp diğer hislerini sınırlarına kadar keskinleştirdi. Kısa süre sonra belirli bir yere döndü. Hakikat Gözü! Gözleri kan çanağına döndü, etraflarındaki damarlar ortaya çıktı. Yayılan ışık karanlığı deliyordu. Karşısında gölgeler içine gizlenmiş bir karartı duruyordu.

 

Düşmanı bulmuştu!

 

Bulunan düşman hemen karanlıkla bütünleşip ortadan kayboldu. Nie Yan ne kadar uğraşsa da tekrardan düşmanı bulamıyordu.

 

Ancak karartı kaybolmadan önceki anda Nie Yan Üstün Seziyi etkinleştirebilmişti.

 

Gerçek İllüzyon (Nirvana Alevi): Seviye 35
Sağlık: 963/963

 

Nie Yan’ın aklı durdu. O gördüğü neydi? Kendi gölgesi mi?

 

Sonunda bu gizli diyarın hilesini anlamıştı. Kendi gölgesiyle test edilecekti! Yapay zekâ kontrolündeki çakma haline karşı galip gelmeliydi. Üstelik sahte halinin statüleri kendisininkinden daha yüksekti!

 

“Kendimle dövüşmek mi? Hadi bakalım!” Nie Yan hançerini sıkıca kavrayıp Kamuflaja girdi.

 

Gözleri karanlığı deliyor, rakibini arıyordu. Bir yandan da yavaş yavaş ilerliyordu.

 

Ansızın arkadan gelen tehlikeyi sezdiğinde kalbi duracak gibi oldu. Lanet olsun! Kamuflajımı görebiliyor!

 

Gerçek İllüzyonun statüleri yüksekti. Yeri bulunduğuna göre düşman artık şiddetli bir saldırı yapacaktı.

 

Gerçek İllüzyon Boğucu Vuruş ile Nie Yan’ın başının arkasını hedefledi.

 

Hançeri yaklaştığını hisseden Nie Yan hemen karşı saldırıya geçti. Gerçek İllüzyonun alnına hançerini savururken hiçbir beceri etkinleştirmemişti.

 

Gerçek İllüzyon hızla geri çekilip Nie Yan’ın bakışları altında karanlıkta kayboldu.

 

Tam tahmin ettiği gibiydi. Gerçek İllüzyon onu yokluyor, zayıflıklarını arıyor ve bunları yaparken becerilerini boşa harcamasını sağlamak istiyordu.

 

Yapay zekanın savaş kabiliyeti gerçek bir insanınkinden aşağı kalmıyordu!

 

Pusuyu atlattıktan sonra Nie Yan kamuflaja girecekti ki Gerçek İllüzyon yanında belirip başka bir saldırı yaptı. Hançeri Nie Yan’ın sırtına doğru şimşek gibi ilerliyordu.

 

Bu hız Nie Yan’ınkinden çok daha üstündü!

 

Savuşturma!

 

Gerçek İllüzyonun saldırısı isabet edecekken Nie Yan geri dönüp ikincil hançeriyle savuşturdu. İki hançerin çarpışmasıyla etrafa kıvılcımlar saçıldı. Aynı anda diğer hançeriyle Gerçek İllüzyonun alnını hedef aldı.

 

Gerçek İllüzyon ansızın ortadan kayboldu!

 

Saldırısı boşa gidince Nie Yan sarsıldı. Gerçek İllüzyon az önce Gölge Valsi kullanmıştı!

 

Gerçek İllüzyonu aradı, ama çoktan uzaklaşmış olduğundan bulamadı.

 

Önceki hayatında da benzer hileleri olan görevler duymuştu. Oyuncular bu tarz görevlere denk geldiklerinde forumlarda paylaşırlardı. Malum gönderilere hiç dikkat etmemiş olmasına rağmen, görevi alanların %1’inden daha azının başarılı olduğunu biliyordu. Lâkin başarılı olanlar inanılmaz ödüller almışlardı. Kimisi çok sayıda statü puanı, kimisi güçlü bir beceri, kimisi de Alt Efsanevi kademe ekipman kazanmıştı.

 

Nie Yan şimdiden başarılı olması halinde kazanacağı ödülü düşünüyordu. Bakalım yapay zekâ kopyam ne kadar kurnazmış.

 

Ne olursa olsun karşısındaki yapay zekâ kontrollü bir illüzyondu. Bilgisayar devasa boyutlarda veriyle çalışabilir olsa da insan zekasının kurnazlığıyla boy ölçüşemezdi.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 29017 Üye Sayısı
  • 275 Seri Sayısı
  • 39687 Bölüm Sayısı


creator
manga tr