Bölüm 236: Karanlık Ölümsüz

avatar
3359 25

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 236: Karanlık Ölümsüz


 

Mehtap Korusundaki harabeye dönmüş sunaklar ve terk edilmiş binalar kadim zamanlardan haber veriyordu adeta.

 

Atlas İmparatorluğunda yaşayan beyaz elfler bir zamanlar insan ırkının müttefikiydi. Lâkin Zümrüt ve Atlas İmparatorlukları arasında toprak kavgası baş göstermişti. Barış anlaşması imzalanmıştı ama Mehtap Korusunda yaşayan beyaz elf kolu evlerinden zorla çıkarılıp uzaklardaki Atlas İmparatorluğuna sürülmüştü.

 

Yüzlerce yıldır bu topraklarda görünmeyen beyaz elfler, Zümrüt İmparatorluğu sakinleri arasında bir efsaneye dönüşmüştü.

 

Nie Yan Yüce Hırsız terfiini aldığı zaman, yani Saklı Tarih ek paketinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra, beyaz elfler ve yarı insanlar az sayıda olsa da Kalorda yeniden görünür olmuştu. Atlas ve Zümrüt İmparatorlukları arasındaki ışınlanma ücreti fahiş olduğundan büyük loncaların yöneticileri dışında bu seyahati yapan zor bulunuyordu. Nie Yan’ın Cao Xu’yu öldürdüğü gün Zümrüt İmparatorluğunda oyunculara grifon satışları başlamış, oyuncular bu bineklerle iki imparatorluk arasında seyahat edebilir hale gelmişti. Ancak Nie Yan bu seyahati hiçbir zaman tecrübe edememişti.

 

İnanç’ın ilerleyeceği yön bu şekildeydi. Büyük şehirler arasında devasa araziler olduğundan oyunun erken aşamalarında herkes başladığı şehrin etrafında gezinebiliyordu. Binekler ortaya çıktığında şehirler arası seyahat kolaylaşmıştı. Oyuncuların dünyada istedikleri yere gitmeleri ise asıl olarak uçan bineklerin oyuna eklenmesiyle mümkün olmuştu.

 

İki imparatorluğun kanunları, sınıfları, dinleri, gelenek ve görenekleri birbirinden farklıydı. Oyun uçsuz bucaksız dünyasını yavaş yavaş sunarak oyuncularda hayranlık ve bağlılık oluşturuyordu.

 

Nie Yan da şimdilik Kalor etrafındaki haritalarla sınırlıydı. Gerçi farklı haritalarda bulduğu beyaz elf, karanlık elf, yarı insan gibi türlerin kalıntılarından tarihe göz ucuyla da olsa bakabiliyordu.

 

İçinde Düzen Kitabının ilk cildini tamamladığı takdirde Saklı Tarih ek paketinin daha erken bir tarihte yayınlanacağına dair bir his vardı. Tabii bu iyi mi, yoksa kötü mü olurdu bilmiyordu. Kesin olan tek şey, gelecekte Efsanevi kademe eşya kategorisinde olan Düzen Kitabının ilk cildinden çok fayda göreceğiydi.

 

Sık çalıların arasından geçtikten sonra altı Mehtap Ayısının başıboş gezindiği bir açıklığa vardı. Bunlar sıradan Mehtap Ayılarına kıyasla çok daha irilerdi. Ayrıca açıklığın etrafı duvarla çevrelenmişti. Duvarın yüzeyine kadim motifler ve elf lisanında yazılar kazınmıştı. Burası ay tanrıçasına adak adadıkları yerdi.

 

Mehtap Ayıları Elif sınıftan gibilerdi. Nie Yan gizlice duvarın arkasına geçip Üstün Seziyi etkinleştirdi.

 

Taşlı Mehtap Ayısı (Elit): Seviye 35
Sağlık:11.000/11.000

 


Taşlı Mehtap Ayıları yakın dövüş oyuncularının korkulu rüyasıydı. Seviye 40 altında hiç kimse yanında Rahip olmadan karşılarına çıkamazdı.

 

Nie Yan’ın yolu ayılar tarafından kapatılmıştı.

 

Bir süre Taşlı Mehtap Ayılarının hareket düzenlerini inceleyip çantasından bir Hız Parşömeni çıkardı. Parşömeni ve aynı zamanda Gölge Valsini etkinleştirip hızla ayılara yaklaştı.

 

Ayılardan biri Kamuflaj içerisindeki Nie Yan’ı fark etmişti. Derinden bir kükremeyle pençesini savurdu.

 

Nie Yan aniden hızlanıp vücudunu hafif çevirerek pençeden kıl payı kurtuldu.

 

Saldırısı boşa gidince Taşlı Mehtap Ayısı dengesini kaybedip birkaç adım sendeledi. Dengesini yeniden kazanıp hedefine döndüğünde Nie Yan metrelerce uzaklaşmıştı bile.

 

Gölge Dansçısı tekniklerini kullanarak Taşlı Mehtap Ayısının saldırısını atlatmak kolay olmuştu.

 

İlk ayıyı geçtiğinde kalan beş ayı üstüne geliyordu. Yerinde bir saniye dursa ikinci saniyeye kalmadan cesedi paramparça edilecekti. Taşlı Mehtap Ayılarından biri iki ayağının üstünde dikilip Sismik Çarpma ile sertçe yere vurdu.

 

Nie Yan hemen yer değiştirdi. Biraz önce bulunduğu yerde toprak çökmüştü.

 

Ayıların saldırılarını türlü cambazlıklarla atlatarak aralarındaki boşluklardan sıyrılıverdi.

 

Ayıları geçtiğinde hızını sınırlarına kadar artırdı.

 

Taşlı Mehtap Ayıları tam takibe geçmişken Nie Yan havaya bir torba Parıltı Tozu fırlattı. Torbanın patlamasıyla göz alıcı bir ışık doğdu.

 

Ayılar geçici bir süre kör olmuşlardı. Öfkeli çığlıklar atarak etraflarına rastgele saldırılar yapıyorlardı. Nie Yan fırsatı değerlendirip duvarların üstünden atladı ve ağaçların içinde kayboldu. Ayılar görüşlerini kazandıklarında ondan geriye hiçbir iz kalmamıştı.

 

Bölge henüz keşfedilmediği için etrafta gezen Taşlı Mehtap Ayılarının sayıları epey fazlaydı. Buna rağmen Nie Yan üstün kaçınma teknikleri sayesinde Mehtap Korusunda yavaş da olsa ilerleyebiliyordu.

 

Seviye 35’e ulaştığında Kılıç Parıltısıyla buraya gelebiliriz. Onun savunması ve Genç Yedinin desteğiyle ana takımı burada geliştirebiliriz.

 

Erdem Bölümünü ararken karşılaştığı iki altın ve birkaç gümüş sandık işin tuzu biberi olmuştu. Altın sandıkların birinden Küçük Büyü Kanalı İksiri Tarifi çıkmıştı.

 

Büyü Kanalı İksiri en yüksek kalitedeki iksirler arasındaydı. Küçük, Orta, Gelişmiş ve Uzman olmak üzere dört kademeye ayrılıyordu. Üretiminde kullanılan simya malzemeleri oldukça yaygın olmasına rağmen tarifin kendisi son derece nadirdi. Önceki hayatında iksirin orta kademesinin tarifi Alt Efsanevi kademe bir ekipmandan daha pahalıya satılmıştı. Gelişmiş ve Uzman kademelerini daha önce hiç görmemişti. Oyunun mevcut halinde Küçük Büyü Kanalı İksiri Tarifinin fiyatını kestirmek imkansızdı. Daha oyuncuların seviyeleri elliye yaklaşmamıştı.



Büyü Kanalı İksiri: İleri Seviye Büyü Hasarı +%20, İleri Seviye Büyü Süresi -%10, Tılsım Yazma Hızı +%20

 

İksirin etkileri gerçekten de eşsizdi.

 

Tarifi bulmak zor olduğundan tek bir şişe iksir onlarca altına satılıyordu. Çoğu Büyücü, Yüce Büyücü olana kadar böylesi pahalı bir iksiri kullanamıyordu.

 

Büyü Kanalı İksirinin maliyeti şişe başı 50 gümüşe tekabül ediyordu. Hepsi de kolaylıkla bulunabilen 30 farklı malzeme gerektiriyordu. Tek eksikliği üretiminin Orta Simyacılar tarafından 10 dakikalık uğraş sonucu %30 başarı ihtimaliyle yapılıyor oluşuydu. Yani bir şişe iksirin ortalama üretim süresi yarım saati geçiyordu.

 

Orta Simyacıların her bir saniyesi kıymetliydi.

 

Fakat Büyü Kanalı İksirinin etkileri Yüce Büyücülere, hatta Yüksek Büyücülere büyük kolaylık sağlıyordu. Oyunun sonraki aşamalarında rakipsiz olacak ileri seviye büyüler için gereken tılsımları yazması iki saat, yeri geldiğinde üç veya dört saat kadar sürecekti. Büyü Kanalı İksiriyle bu süre kısaltılabilirdi. Başka bir deyişle Simyacının harcadığı zamanı Büyücüler kazanacaktı. Pek çok insan bu ticarete gözü kapalı atlardı. En önemlisi de Büyü Kanalı İksiri içen biri ileri seviye büyüleri daha kısa sürede hazırlayabilecek ve büyük çaplı savaşlarda galibiyete doğrudan etki edecekti.

 

“Zengin oldum!” Büyük loncalardaki haritayı ilk keşfeden olma yarışının sebebini şimdi daha iyi anlıyordu.

 

Önceki hayatında keşif görevlerine katılmayarak neler kaçırdığını düşünmeden edemedi. Lonca karargahına geri döndüğünde Guo Huai’ye takımlar kurdurup yüksek seviyeli haritalara keşif seferleri başlatacaktı.

 

Tam da bunları düşünürken Guo Huai’den çağrı geldi.Nie Yan, neredesin?

 

Sonya Mehtap Korusundayım. Hayırdır, bir şey mi oldu?Guo Huai önemli bir haber vermek için aramış olmalıydı.

 

Mavi Düşen Gökyüzü Parlak Kutsal Aleve katılmış.

 

Öyle mi?

 

Pek bir sakinsin.Guo Huai Nie Yan’dan böyle sakin bir karşılık beklemiyordu. Neticede Mavi Düşen Gökyüzü 20.000 kişilik bir loncaydı!

 

Endişelenecek ne var? Bunun olacağı belliydi zaten. Parlak Kutsal Alev olmasaydı Muzaffer Dönüşe katılacaklardı.Solgun Yaprağa yardım etme kararının hala arkasındaydı. Berrak Gökyüzünün içindeki nefretle düşmanın safına geçmesi kaçınılmazdı.

 

Anladığım kadarıyla aklında bazı planlar var. O halde bir diğer konudan bahsedeyim. Duyduğuma göre Muzaffer Dönüş senin peşine düşmesi için Karanlık Ölümsüz organizasyonundan birini kiralamış.Karanlık Ölümsüz ülkenin bir numaralı suikast kuruluşuydu.

 

Gölge Katili mi?Nie Yan şaşırdı. Bu hayatta yaşananlar önceki hayatından daha farklıydı. Gök Kıranın Karanlık Ölümsüz oyun organizasyonunun hizmetlerine başvurması beklenmedik bir gelişmeydi. Acaba o adama ne tür bir teklif sunmuştu?

 

Önceki hayatında Gölge Dansçıları arasında iki efsane vardı. Birincisi Güneşti. Akıllara durgunluk veren bir hızla gelişerek rakipsiz olan dahi genç. Diğeri ise gizli saklı yaşayan esrarengiz Gölge Katiliydi. Gölge Dansçıları yarışmasına dahi katılmamıştı. Hakkındaki her şey söylentilerden ibaretti. Daha Güneş ünlenmeden onun ismi oyuncu kitlesi tarafından biliniyordu. Ülkenin en büyük oyun organizasyonu Kara Ölümsüzün patronu olduğundan onu tanımayan yoktu. Ancak sayılı birkaç kişi dışında herkes onu sadece ismen tanıyordu.

 

Gölge Katili genelde suikast görevleri alırdı. Hizmetleri de son derece pahalıydı. Öyle ki hiç kimsede ona görev verecek para yoktu. Heyecanlı olduğu için yalnızca en zor hedeflere suikast düzenlerdi. Daha önce hiç başarısız olmamıştı. Önceki hayatta suikast düzenlediği kişiler arasında Muzaffer Dönüş lonca lideri Gök Kıran, Parlak Kutsal Alev lonca lideri Gece Düzenbazı, Savaş Delisi İttifakı lonca lideri Ölüm Sevgisi gibi isimler vardı. Taraf tutmaz, sadece paraya bakardı. Çekici bir teklif sunulmadıkça görevleri kabul etmezdi. Muzaffer Dönüş Zümrüt İmparatorluğunda zirvedeyken dokunulmaz dene Gök Kıran onun ellerinde can vermişti.

 

Evet, o.İnanç’tan önceki sanal gerçeklik oyunlarında bile pek çok oyuncunun isteyip de ulaşamayacağı bir varlıktı Gölge Katili.

 

Son zamanlarda ne işler çevirdiğine dair elimizde bir şey var mı?

 

Karanlık Ölümsüz organizasyonunun Muzaffer Dönüşe katılması ve Gök Kıranla Gece Düzenbazının Gölge Katiliyle buluşması dışında bir şey yok.

 

Beni hedeflediğine emin misin?

 

%90 eminim. Dikkatli olsan iyi edersin.

 

Gölge Katilinin suikast listesine girdiğim için onur duymalıyım.Nie Yan gülümsedi. İçinde zerre miktarınca endişe yoktu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28215 Üye Sayısı
  • 266 Seri Sayısı
  • 38549 Bölüm Sayısı


creator
manga tr