Bölüm 213: Onur

avatar
2897 22

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 213: Onur



 


Nie Yan’ın aklında hazır eline almışken Guo Huai’nin Wei Kai’yi de incelemesi fikri vardı. Önce durumu anlayıp ardından karara varacaktı. Wei Kai tam bir kaplan yavrusuydu. Düzgün yetiştirildiğinde oldukça yararlı bir yardımcı olabilirdi. Lâkin Nie Yan bu işte dikkati elden bırakırsa sırtından vurulabilirdi. Wei Kai üzerinde mutlak hakimiyet kurmalıydı. Guo Huai’ye bu işi de yıktı.

 

Saate baktığında sunucuların açılış zamanının gelmek üzere olduğunu gördü. Oyun başlığını takıp giriş yaptı.

 

Yao Yao, Güneş ve diğerleri çoktan oyundalardı.

 

Günaydın Nirvana Alevi.

 

Günaydın ağabey!

 

Patron Nirvana Alevi, günaydın.

 

Herkese karşılık verdikten sonra Elit Pullu Kurbağa farmına başladılar. Yeni günle birlikte dün ölen bütün Alt Elit ve Elitler yeniden doğmuştu. Bu grup için Elit Pullu Kurbağaları öldürmek kolaydı. Hepsini öldürmeleri için yarım saat zaman yetiyordu. Sonrasında grup dağılıyor ve herkes bir başına sıradan Pullu Kurbağa avına geçiyordu.

 

Pullu Kurbağayı öldürdükten sonra Nie Yan aniden başını ormanda bir bölgeye çevirdi. Az önce bir şeyin kendisine baktığını hissetmişti. Ve bu his grup dağıldıktan sonra kuvvetlenmişti. Ancak ormanı birkaç kez iyice taramasına rağmen kimseyi bulamamıştı.

 

Birileri tarafından hedefleniyordu. Tehlike hissi kuvvetliydi ve Sezgi statüsü yüksekti. Bu sayede izlendiğini anlayabilmişti.

 

Hiç kimseyi göremediğine göre karşı taraf kuvvetle muhtemel Hırsızdı.

 

Ormanın derinlerine doğru yürürken Nie Yan’ın eli, o farkında olmadan hançerine gitmişti.

 

Karşı taraf büyük ihtimalle arkadaşlarının etrafta olduğundan çekiniyor ve bu yüzden ortaya çıkmıyordu. Nie Yan da buna karşılık ormanda daha derinlere giriyordu.

 

Beceri çubuğuna şöyle bir baktığında hepsinin kullanıma hazır olduğunu gördü.

 

Ormanda ilerlerken nihayet takımla arasındaki mesafeyi birkaç kilometreye çıkarmıştı.

 

Arada bir duyulan kurbağa sesleri dışında ormanda çıt çıkmıyordu. Sabah sisi yavaşça sürükleniyor, ormanların sükunetini taçlandırıyordu. Derken soğukça gelen bir esintiyle sis dağıldı.

 

Nie Yan önündeki Pullu Kurbağayı gördüğü anda hemen onun arkasına geçip saldırdı. Hiçbir becerisini kullanmıyordu. Kurbağayla savaşırken dikkati etrafındaki ağaçlardaki olası bir hareketliliği izliyordu.

 

Kamuflajları da amma iyiymiş. Onca Sezgime rağmen yerlerini bulamadım.

 

Bir süre sonra Pullu Kurbağa Nie Yan’ın saldırılarına daha fazla dayanamayıp yere yığıldı.

 

Çıkmayı düşünmüyor musunuz?

 

Nie Yan sıradaki Pullu Kurbağaya yöneldi. Özellikle saldırmaları için açık vermesine rağmen düşman hala kendini göstermiyordu. Kendini göstermiyordu ama aynı zamanda Nie Yan’ın arkasından bir an olsun ayrılmıyordu.

 

Sabırları takdire şayandı. Nie Yan’ın karşısındakiler güçlü düşmanlar olmalıydı.

 

Pullu Kurbağa avına devam edecekken bir anda alarma geçti. Arkasındaki varlık yok olmuştu.

 

Gittiler mi?

 

Nie Yan şüphelerini takım arkadaşlarıyla paylaşıp dikkatli olmaları ve kırmızı isimleriyle yalnız dolaşmamaları hususunda onları uyardı. Ayrıca Guo Huai’ye Muzaffer Dönüş güçlerini yakından izlemesini tembihledi. Muzaffer Dönüşün Pullu Kurbağa bölgesine baskın yapma ihtimaline karşı hazırlıklı olmalıydı.

 

Ancak Muzaffer Dönüşün ortalama oyuncu seviyesi göz önüne alındığında Seviye 30 bölgesine gelmeleri mantıklı olmazdı.

 

Nie Yan’ı takip edenler yalnızca o sırada rast geldiği kişiler de olabilirdi.

 

Takipçinin uzaklaştığını düşünerek Nie Yan dikkati elden bıraktı. Düşüncelerini farklı bir yana kaydırıp Kara Cehenneme bir kez daha mesaj atmayı denedi. Garip bir şekilde bu defa mesajı iletilmişti.

 

Merhaba.

 

Merhaba.Kara Cehennem elbette Nie Yan’ın neden mesaj attığını tahmin edebiliyordu.

 

Sesi oldukça toktu. Nie Yan’ın tahminine göre otuzlarında olmalıydı.

 

Uyum Bölümünü satın almak istiyorum. Aklında uygun bir fiyat var mıdır?Nie Yan doğrudan konuya girdi. Bir süredir oyunu oynadıklarından herkesin aşağı yukarı ortak denebilecek bazı fikirleri vardı. Selamlaşma faslını fazla uzun tutmadan konuya girmek en iyisiydi.

 

Dövüşte sırtımı yere sermedikçe Uyum Bölümünü satın almayı aklının ucundan geçirme.Nie Yan’ın Niuren Birliği lideri oluşu bile Kara Cehennemin sözünü esirgemesini sağlayamamıştı.

 

Bu sözlerden Nie Yan onun ne tür bir insan olduğunu anlamıştı. Kara Cehennemin son derece kibirli bir karakteri vardı.

 

Dövüşte sırtını yere sermek ha? Elindeki hançeriyle oynarken gözlerinde kan dondurucu bir ifade belirdi.

 

Aramız bozulsun istemem. Arkadaş edinmek düşman kazanmaktan hayırlıdır.Bir lonca lideri olarak gücünü göstermesi elzemdi, ama gereksiz yere düşman kazanmamalıydı. Niuren Birliği gibi çiçeği burnunda bir loncaya fazla düşman iyi gelmezdi. Aklında hala Kara Cennet ve Kara Cehennemi Niuren Birliğine dahil etmek vardı. Sonuçta Kara Cennet, gelecekte Lider Genç Yedi ile aynı seviyeye ulaşıp Yedi Başpiskopostan biri olarak nam salacaktı! Bu meseleyi loncanın yararını gözeterek değerlendirmek zorundaydı.

 

Kısa süreli sessizliğin ardından Kara Cehennem bir öneride bulundu.Benimle bahse var mısın? Nie Yan’dan korkmuyordu, fakat oyun zevkinden olmak da istemiyordu. Dalga dalga üstüne gelecek Niuren Birliği oyuncularıyla uğraşması zevkinin içine edebilirdi. O halde yaptıklarının hiçbir anlamı kalmamış olurdu.

 

Ne bahsiymiş bu?

 

Aramızdaki dövüşün galibi karşı tarafın bölümlerini alır. Sonrasında bu mesele sonsuza kadar kapanır.Kara Cehenneme göre en iyi çözüm buydu. Anlaşmaya varamıyorlarsa bahse girmeliydiler. Şartların kontrolü ve uygulanması bizzat sistem tarafından sağlandığından kaybeden tarafın şartları yerine getirmemesi ihtimali de ortadan kalkıyordu.

 

Nie Yan güldü.Oldu canım. Bende dört sende bir bölüm varken bu şartlar pek adil görünmüyor sanki. Ayrıca benim loncamdan faydalanmamı engellerken kendine herhangi bir kısıtlama getirmemiş oluyorsun.Güçleri eşit seviyede değildi. Olası mağlubiyet halinde Nie Yan Niuren Birliğini kullanarak Kara Cehennemden bölümleri geri almak istese bile anlaşma şartlarına göre bunu yapamazdı. Kara Cehennemin emrinde bir lonca olmadığından anlaşmanın tek kısıtladığı taraf Nie Yan’dı. Bahsin dengeli olmadığı aşikardı.

 

Sence nasıl olsa adil olur, söyle de senden duyalım.Kara Cehennem de Nie Yan’ın görüşlerini merak ediyordu. Bu işi bahisle halletmeleri her halükarda işine gelirdi. Halledilmezse de dövüşten geri durmazdı. Bugüne kadar kimseden aman dilenmemişti!

 

Kara Cennet isimli bir yoldaşın olduğunu varsayabilir miyim?Kara Cehennem ve Kara Cennet birlikte olmalılardı.

 

Kara Cehennemin çehresi değişti. Soğuk bir tonla cevap verdi.Sen bunu nereden biliyorsun?Son derece dikkatli oldukları için kimse Kara Cennetle onu bilmiyordu. En yakın lonca arkadaşları bile aralarındaki ilişkiden habersizdi. Nie Yan’ın bu bilgiye ulaşabilmesi teoride mümkün olmamalıydı.

 

Orası yalnızca beni bağlar.Nie Yan, Kara Cehennemdeki değişimden memnundu. Şartları biraz değiştirelim mi? Ben kazanırsam ikiniz Kara Kahramandan ayrılıp Niuren Birliğine katılacaksınız ve Uyum Bölümünü teslim edeceksiniz. Sen kazanırsan bendeki dört bölümün tamamını alacaksın. Ayrıca loncamı kullanarak bölümleri geri almaya da çalışmayacağım. Üstüne bir de birinci cildi tamamlamana yardım edeceğim. Böylesi ikimiz için de adil görünüyor.

 

Nie Yan’ın teklifi gayet cömert olsa da Kara Cehennem reddetti. Kara Kahramandan ayrılmak söz konusu olamaz.

 

Kara Kahraman uzun zamandır çöküşte. O yeteneklerle Kara Kahramanda kalmanız yazık olur.Nie Yan Kara Cehennemin neden loncasından ayrılmak istemediğini anlayamamıştı.

 

Evet, haklı olabilirsin.dedi Kara Cehennem,Kara Kahramandan ayrılmak istemesem de anlaşmanın Kara Cenneti kapsayan kısmını kabul edebilirim.

 

Nie Yan hemen bir karşıt teklif düşünse de sonradan Kara Cennetin yeterli olacağına kanaat getirdi. Kara Cehennemin önünde Kara Kahramandan ayrılmasına mani olan bir engel olabilirdi. Ayrıca önceki hayatında Kara Cehennem ismini hiç duymamıştı. Kara Cennet ismi ise Yedi Başpiskopostan biri olmanın verdiği şöhretle bütün imparatorlukta yankılanıyordu. Bu kişinin Niuren Birliğine katılması yeterliydi.

 

Başpiskopos! Bu öyle bir karakterdi ki oyunda mutlak gücü elinde bulundurarak savaşların kaderini tek başına değiştirecek kudrete sahipti. Nie Yan’ın Kara Cenneti ne pahasına olursa olsun yanına çekmesi gerekiyordu!

 

Peki Kara Cehennem Kara Cennet adına karar verebiliyorsa, Kara Cennetten daha güçlü olduğunu düşünmek yanlış mı olurdu?

 

Kara Cehennem daha güçlü olsa bile bir Gölge Rahibi olarak loncaya yapacağı katkı bakımından bir Kutsal Rahibin eline su dökemezdi.

 

Anlaştık o halde.Sadece Kara Cenneti alacak olsa bile kafiydi. Ne garip bir durumdaydı öyle. Geleceğin Başpiskoposlarından biri ve düzen Kitabından beş bölüm bahis meselesi olmuştu.

 

Nie Yan bahis sözleşmesinin bir kopyasını gönderdi. İki tarafın karşılıklı imzalamasıyla sistem izlemeye başlayacaktı. Sistem tarafından şartları garantilenmiş sözleşmeyi imzaladıkları için her ikisi de karşısındakinin kayıplarını düşünmeden harekete geçecekti.

 

Orada kal. Yirmi dakikaya yanındayım.Ardından Kara Cehennem çağrıyı sonlandırdı.

 

Yirmi dakika mı? Anlaşılan çoktan bu bölgede. Nie Yan ormanda Pullu Kurbağa öldürerek zaman geçiriyor, Kara Cehennemin gelmesini bekliyordu.

 

Ormanın derinlerinde bir Gölge Rahibi ve bir de Kutsal Rahip koyu bir muhabbetin ortasındaydı.

 

Ağabey, kaybedersen gerçekten Niuren Birliğine mi katılmak zorundayım?” Kara Cennetin içi sızladı. Ağabeyinin bu kararı onun geleceğini baltalamamak için verdiğini biliyordu.

 

Unutma ki nerede olursan ol sözünün eri biri olmalısın. Kara Kahramanın eski halinden eser kalmadı. Önceden loncayı terk edenler birkaç hainden fazlası değil. Her biri şerefini satıp gitti. Heyhat, zamanında Kara Kahramanı Bulanık Griye emanet etmemeliydim.

 

Kara Cennet iç çekti. Kara Cehennemin loncası hakkında neler hissettiğini biliyordu. Lâkin Kara Kahraman içinde biri vardı. Her ne kadar başka bir adamla evlenmiş olsa da Kara Cehennem onu ömrü boyunca koruyacağına yemin etmişti.

 

Kalışının sebebi yemini miydi, yoksa duyguları mıydı bilmiyordu.

 

Kardeşim, önünde gelişmen için uzun bir yol var. Tıpkı bir ejderha gibi kanatlanıp göklere uçmalısın. Benim peşimde dolaşıp geleceğini öldürme.” Kara Cehennem kardeşinin omzunu sıvazladı. Kalbinin yalnızlığı sesine yansımıştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25545 Üye Sayısı
  • 845 Seri Sayısı
  • 42970 Bölüm Sayısı


creator
manga tr