Bölüm 209: Gölge Dansçısı Yeteneği

avatar
3045 19

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 209: Gölge Dansçısı Yeteneği


 

 

Sizler biraz daha burada kalıp kırmızı isimlerinizi temizlemeye devam edin. Herkesin işi bittiğinde sizi yanıma seviye atlamaya alacağım.” PK statüsü olanlar isimlerini temizlemedikçe Ebedi Şehre gidemezlerdi. Kalora adım attıkları anda şehir muhafızları tarafından kuşatılırlardı.

 

Etrafta fazla Alt Elit ve Elit olmadığından sıradan Pullu Kurbağaları avlıyorlardı.

 

Patron, senin de ismin kırmızı. Sen nasıl şehre girdiğinde saldırıya uğramıyorsun?

 

Kalordaki Nüfuzun 30 puana ulaştığı zaman sen de şehirde gönlünce dolaşabilirsin.” Birinin bu kadar yüksek bir Nüfuza erişebilmesi için sayısız zor görevi tamamlaması gerekirdi. Oyunun mevcut halinde zor görevleri tamamlayabilecek oyuncular yok denecek kadar azdı.

 

O kadar zor muymuş? Kalorda benim sadece 2 Nüfuzum var. Onu da bir NPC’ye yardım ettiğimden almıştım. Ama görevi yapana kadar canım çıkmıştı.” Ölümsüz Hergele şaşkınlıktan sonra hatırladığı görevle keyfini kaçırmıştı.

 

Nie Yan’ın cevabı diğerlerini çileden çıkarmıştı. Muhteşem ödülleri olan bir göreve denk gelmedikleri sürece 30 Nüfuza erişmeleri hayal dahi edemeyecekleri bir durumdu.

 

Pullu Kurbağaları avlamaya devam edin. Herkes ismini temizlediğinde yola çıkacağız.” 1.000 Büyü Bombası almıştı ki hepsini Seviye 30’a taşıyabilsin. Bu miktar seviyelerini yükseltmek için yeterliydi.

 

Sonradan gelenler Nie Yan, Yao Yao, Yu Lan ve Bai Kaishui’yi geride bırakıp işlerine geri döndüler.

 

Nie Yan onlarla Kara Alev Ormanı dışında yaşanan hadiseyle ilgili bir süre daha konuştu. Yu Lan birkaç kişiyi öldürüp PK statüsü etkinken öldürüldüğü için birkaç seviye düşmüş ve bütün ekipmanlarını kaybetmişti. Lonca onun kayıplarını telafi etmişti ve Yao Yao’nun çabaları sayesinde şu anda Seviye 23 olmuştu. Bu sayede Mavi Tüy Takımının gücü toparlanmıştı.

 

O zaman olanlar için size teşekkür etme fırsatım olmamıştı.

 

Ne demek patron. Geçen seferki olayların asıl sebebi biziz. Takımımızdan birinin satıldığından haberimiz yoktu.

 

Yu Lan da Bai Kaishui’ye başıyla onaylayarak katıldı. Takımının başına gelen felaket yüzünden uzunca bir süre dertli dertli gezmişti. Neyse ki takımı Niuren Birliğinin desteğiyle gücünü toplamıştı. Hatta öncekinden daha güçlü haldelerdi. Nie Yan’ın loncası, takımı için şerden doğan hayırdı.

 

Pekala, tatsız konuları daha fazla konuşmayalım.” Nie Yan gülerek Yao Yao’ya döndü. “Güneş nerede?

 

Alt Elit ve Elitleri bulmaya gitti. Mesaj gönderiyorum.” Nie Yan sorana kadar Güneşin yokluğunu fark edememişti.

 

Kalsın. Biz Pullu Kurbağa avlamaya başlayalım.” Kıyım Zebanisi Madalyonu düşürebilecek miydi merak ediyordu.

 

Herkes haritanın farklı bölgelerine dağılıp avlanmaya başladı. Güçleri sayesinde sıradan yaratıklar onlar için çocuk oyuncağıydı. Ancak bunda garipsenecek bir şey yoktu. Çünkü ekipmanları, seviyelerinde bulunabilecek en iyi ekipmanlardı.

 

Nie Yan bir köşe bulup içine sıkıştı ve Pullu Kurbağalarla savaşmaya başladı. Gölge Dansçısının gizemlerini keşfettikten sonra geçmiş hayatta gördüğü bazı teknikleri savaşta kullanır olmuştu.

 

Nie Yan’ın amansız saldırıları ile Pullu Kurbağalar birbirleri ardına can veriyorlardı. Öyle hızlıydı ki saldırıya geçtiğinde arkasında ardıl görüntüler bırakıyordu. Yaratıkların saldırıları ona vurmak şöyle dursun, yaklaşamıyorlardı bile.

 

On altıncı Pullu Kurbağasını da öldürdüğünde ilerideki açıklıkta gördüğü beş Pullu Kurbağaya yaklaştı. Anlık duraksamanın ardından sırıtarak hançerini elinde düz kavrayışa çevirdi ve ileri atıldı.

 

Nie Yan ansızın yaratıklardan birinin arkasında belirdi. Boğucu Vuruşla başladığı saldırısına Suikast ve Yırtıcı ile devam etti. Canının büyük kısmını kaybeden Pullu Kurbağa acıyla bağırarak arkasını döndü ve saldırganının üzerine atladı.

 

Nie Yan’ın varlığını tespit eden diğer dört kurbağa da yaklaşıyordu.

 

Nie Yan’ın silueti rüzgarla dağılacak bir hayalet gibi beş Pullu Kurbağanın arasından geçiverdi. Kesme ve saplama kombolarının takip ettiği Hayati Vuruş ile zaten canı az olan kurbağayı indirdi.

 

Bu bir!” Nie Yan geri dönerek diğer dört kurbağanın saldırılarını atlattı ve oyalanmadan ileri fırladı. Kendisine yaratıklardan birini hedef seçince Şok Darbesi ile hançerini kurbağanın alnına geçirdi. Vücudu ortamla bütünleşip kaybolduktan hemen sonra sersemlemiş kurbağanın arkasında ortaya çıktı. Hain Bıçak! Bağırsak Dökücü! Duraksamadan birkaç adım geri çekilip kurbağaların dil saldırılarını atlattı.

 

Dört bir yandan kuşatılmış olmasına rağmen Nie Yan zorlanmadan kurbağa saldırılarını atlatıyordu. Yüzünde panikten eser yoktu. Sanki buraya gezintiye gelmişti.

 

Dört Pullu Kurbağa Nie Yan’a zarar veremiyordu. Sabun gibi aralarından kayıyor, bulduğu her açığı değerlendiriyordu.

 

Gölge Dansçısı ve Yüce Hırsız arasındaki fark barizdi. Yüce Hırsız kapasitesinin %100’ünü sergileyebilirken Gölge Dansçısı %200’ünü, hatta %300’ünü sergileyebiliyordu. Her bir statü puanından sonuna kadar faydalanabiliyordu.

 

Aynı hız, seviye, statü ve ekipman kalitesinde bile Yüce Hırsız, Gölge Dansçısının eline su dökemezdi.

 

Pullu Kurbağanın üzerinden hasar değerleri fırlıyordu. En sonunda Nie Yan’ın yaptığı birkaç saldırıyla yere yığıldı.

 

Bu iki!” Nie Yan’ın bütün becerileri bekleme süresindeydi. Basit adımlarla kalan üç kurbağanın saldırılarını atlatıyordu. Bir yandan da yaratıklara basit kesme ve saplama saldırıları yaparak canlarını eritiyordu.

 

Üç Pullu Kurbağa başlarının üzerinden fırlayan hasar değerleri sonucu Nie Yan’a saldırıyorlardı. Lâkin ne yaparlarsa yapsınlar Nie Yan’a bir türlü dokunamıyorlardı.  10 isabet oranlı bir oyuncunun 100 Kaçınmalı bir oyuncuya saldırması gibi bir şeydi bu. Var gücüyle saldırsa bile ıska dışında bir ihtimal yoktu.

 

Nie Yan önceki hayatındaki Yüksek Büyücülerin neden Yüce Hırsızlara tepeden bakıp, Gölge Dansçılarından ölesiye korktuklarını anlıyordu. Gölge Dansçıları tamamen farklı bir yetenek seviyesindelerdi. Zamanında yüzlerce oyuncu korumasındayken bile Gölge Dansçıları ellerinde can veren Yüksek Büyücüler duymuştu. Fakat bunu yapabilecek bir Yüce Hırsız hiç duymamıştı.

 

Yüce Hırsız ve Gölge Dansçısı arasında yerle gök kadar fark vardı.

 

Pullu Kurbağalar üzerindeki zehir ve kanama etkileri sona erdiğinde Nie Yan tekrar saldırıya geçerek aynı etkilerle hasar vermeyi sürdürdü.

 

Çok geçmeden Pullu Kurbağalar bu işkenceye dayanamayacak hale geldiler. Aralıksız saldırı altında canları tükendi ve yere yığıldılar.

 

Yao Yao, Yu Lan ve Bai Kaishui, Nie Yan’ın bulunduğu yere koştular. Açıklığa vardıklarında oldukları yerde donup kaldılar. Tam olarak Pullu Kurbağaların yere yığıldığı an gelmişlerdi. Üç yaratık da kanama statüsü etkisinde ölmüştü! Kendisiyle eşit seviyedeki beş yaratıkla aynı anda savaşan bir Savaşçı bile paçayı kurtaramayabilirdi. Peki bir Hırsızın bunu yapması…? İşte bu imkansızdı. Tabii, en üst kalitedeki ekipmanlara sahip değilse…

 

Nie Yan bu savaştan galip çıktığı gibi canı da hiç eksilmemişti. Gerçekten sadece basit adımlarla mı beş Pullu Kurbağanın saldırılarını atlatmıştı?

 

Yu Lan ve diğerleri hayretler içerisindeydi. Nie Yan Çılgın Hırsız olarak ünlenmiş olsa da bu zamana kadar onun yeteneklerine bizzat şahitlik etmemişlerdi. Tek gördükleri katliam videosuydu.

 

Gölge Dansçısı yeteneklerini kullanarak Seviye 30 yaratıklarla savaşmak, bir yetişkinin altı yaşındaki bir çocukla savaşmasına benziyordu. İşin zorlayıcı bir yanı yoktu.

 

Pullu Kurbağaları öldürdükten sonra eğilip düşenleri toplarken Yao Yao ve diğerlerinin geldiğini gördü. “Hayırdır? Bir şey mi oldu?

 

Güneşten mesaj geldi. Alt Elit ve Elitlerin yerlerine keşfe gittiğinde Lord sınıf Pullu Kurbağaya rastlamış. Yaratık Güneşin peşine takılmış. Az daha öldürecekmiş. Güneş son anda canını kurtarabilmiş.” Yao Yao da Nie Yan’ın az önce yaptıklarından etkilenmişti. Fakat onun bu hareketlerine artık alışmıştı. Başkalarına imkânsız geleni Nie Yan başarabilirdi.

 

Nie Yan duraksadı. Uzun zamandan sonra bir Lord sınıf Pullu Kurbağayla daha karşılaşmışlardı. Bu defa hangi eşyalar düşmüştü acaba?

 

Lord sınıf kurbağa şu an nerede?

 

238.282.287, Güneş izlemede kaldı. Hızla oraya gitmemiz gerekiyor.” Yao Yao biraz durup endişeli bir tonla devam etti. “Sence Lord sınıf Pullu Kurbağayı öldürebilir miyiz?

 

Tang Yao’yla daha önce iki kişi öldürmüştük. Gidip bakalım haydi.

 

Güneşin gönderdiği koordinatlara yöneldiler.

 

Nie Yan’ın nasıl beş tane Pullu Kurbağayı hiç hasar almadan öldürdüğünü soran olmamıştı. Bazı soruların sorulmaması daha uygun olurdu. Tıpkı bir illüzyonistten sırlarını soramayacağınız gibi…

 

Çok geçmeden Nie Yan ve diğerleri bitkin haldeki Güneşin yanına vardılar. Azıcık canı kalmış halde bir ağacın gölgesine oturmuş, ekmek yiyerek canını dolduruyordu.

 

Nie Yan, Güneşin omzunu sıvazladı. “İyi iş çıkardın. Kalor içinde Lord sınıf Pullu Kurbağayla karşılaşıp da kaçabilecek senin seviyende bir Hırsız bulmak zor.

 

Bai Kaishui etrafa bakındı. “Yaratık nerede?

 

Güneş “Şurada.” diyerek eliyle bir yeri işaret etti.

 

Nie Yan ve diğerleri o yöne baktıklarında dev gibi bir Pullu Kurbağanın ormandaki ağaçların uzunluğunu aşan boyuyla orada durduğunu gördüler. Bütün vücudu koyu kırmızı bir tona sahipti. Önceki Lord sınıf Pullu Kurbağadan biraz farklıydı. Buna rağmen Nie Yan karşısındakinin Lord sınıf bir yaratık olduğundan emindi. Gerçi Varyantların becerileri normallerine göre farklılık gösterebiliyordu.

 

Bu yaratıkta Duman Tozu kullanabilir miyiz?” Güneşe göre bu yaratık da diğer Alt Elit ve Elitlerle aynı yöntemle öldürülebilirdi.

 

Nie Yan başını salladı. “Lord sınıf Pullu Kurbağanın görüş mesafesi Alt Elit ve Elitlerden çok daha yüksektir.” Daha önce Tang Yao ile kullandıkları stratejiyi kullansalar yine işe yarardı. Ancak onun aklında başka bir plan vardı. Lord sınıf Pullu Kurbağayı Gölge Dansçısı yeteneğini kullanarak öldürmek istiyordu! Yaratık ondan çok daha yavaş olduğundan bu yöntem kullanılabilirdi. Becerilerden sakındığı sürece sorun olmayacaktı.

 

O zaman ne yapacağız? Kılıç Parıltısı ağabeyleri çağıralım mı?” Bütün grup içerisinde Kılıç Parıltısı dışında Lord sınıf Pullu Kurbağanın saldırılarına direnebilecek olan yoktu. Zaten bulundukları yere çok uzak değildi. Herkes birlikte savaştığında yaratığı öldürebilirlerdi.

 

Gerek yok. Önce ben bir deneyeyim.” Gölge Dansçısı arkasındaki gizemi keşfettikten sonra Lord sınıf Pullu Kurbağayla savaşabileceğine emindi.

 

Herkes şaşkınlık içerisinde Nie Yan’a baktı. “Tek başına mı?

 

Evet. Tek başıma yeterim.” dedi ve Güneşe döndü. “Hareketlerimi dikkatle izle. Sana büyük gaydası olacaktır.

 

Nie Yan bu savaşta Gölge Dansçısı yeteneklerini kullandığında, doğuştan gelen yeteneği göz önüne alınınca Güneşin Hırsız sınıfının oynanışına dair yeni fikirler edineceği aşikardı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24187 Üye Sayısı
  • 838 Seri Sayısı
  • 42142 Bölüm Sayısı


creator
manga tr