Bölüm 202: Gaddare Ruh Asası

avatar
3072 19

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 202: Gaddare Ruh Asası


 

 

Ne Yan eline aldığı kırmızı inciyi tanımladı. Şu ana kadar Fırın Ateşi Kalbi denen bu nesnenin peşindeydi.

 

Efsanevi Elementalist Kontes Alicia, dünyanın çekirdeğindeki lavlardan tam on tane Fırın Ateşi Kalbi yapmıştı. Fırın Ateşi Kalbi çok da abartılacak bir eşya değildi, ama kullanıcının Ateş Direncini yükseltmek gibi oldukça faydalı bir özelliği vardı. Bu yüzden ender ve özel bir eşyaydı.

 

Uzak geçmişte Kontes Alicia Fırın Ateşi Kalplerini katalizör olarak kullanıp güçlü bir Lav Titanı çağırmış ve Yeraltından gelen on binlerce işgalciyi öldürmüştü. Ölümsüz efsanesi Fırın Ormanlarında yazılmıştı. Lâkin Lav Titanını kontrol etmek imkânsız olduğundan kendisi de yutulmuş, dünyanın derinlerinde lavların aktığı yerlere gömülmüştü.

 

Fırın Ateşi Kalbi (Özel Eşya)
Özellikler: Ateş Direnci +50, Ateş Büyüsü Kuvvetlendirme +%20
Fırın Ateşi: Oyuncunun Fırın Ateşi gücüne sahip olmasını sağlayarak 30 saniye boyunca bütün ateş hasarına karşı bağışıklık verir. Oyuncu lav içerisinde hayatta kalabilir.
Bekleme Süresi: 20 dakika
Kısıtlama: Habis yaratıklar tarafından kullanılamaz.

 

 

Fırın Ateşi Kalbi bir aksesuar olduğundan uygun yuvaya kuşanılmadan etkisini göstermiyordu. Elementalist veya Esrarlı Büyücülerde etkisi daha çok hissedilirdi. Nie Yan için de bulunması zor bir hazine olmuştu. PvE ve PvPde ateşe karşı bağışıklık Nie Yan’a büyük bir avantaj veriyordu. Bütün Elementalist büyülerinin üçte birlik kısmı Ateş Büyüleriydi. Pek çok Elementalist de ana hasar kaynağı olarak Ateş Büyülerini kullanıyordu. Bir Elementalist ile karşı karşıyayken Nie Yan Fırın Ateşini etkinleştirse, rakibin büyülerinin üçte biri işe yaramaz olurdu. Bu avantaj Esrarlı Büyücülere karşı daha da büyüyordu. Esrarlı Büyücülerin ellerindeki büyülerin yarısından çoğu ateş hasarı veriyordu. Rakibin saldırı gücünü resmen yarıya indiriyordu.

 

Ateş Direncindeki artış önemliydi. Bu artış ile Nie Yan Seviye 50 altında Ateş Direnci gerektiren bütün haritalara istediği gibi girebilecekti ve ateş tipi yaratıkları avlarken üstünlük elde edecekti.

 

Ateş Büyüsü Kuvvetlendirme özelliği ise Nie Yan’ın işine hiç yaramıyordu. Büyücü olsa neyse ama o bir Hırsızdı.

 

Sırada beceri kitabı vardı.

 

Beceri Kitabı: Gırtlak Kesiği
Koşul: Seviye 35
Tanım: Arkadan yaklaşıldığında artırılmış kritik ihtimali ile hedefin boğazını keser. Yalnızca insansı yaratıklara karşı etkilidir.
Özellikler: %130 hasar verir. %20 ihtimalle %200 kritik hasar verme şansı. %10 ihtimalle %300 kritik hasar verme şansı.
Bekleme Süresi: 30 saniye
Kısıtlama: Hırsız; bütün taraflar öğrenebilir.

 

Gırtlak Kesiği nadir bulunan, yüksek hasar katlayıcıları olan bir beceriydi.

 

Nie Yan’ın seviyesi şu anda bu beceriyi öğrenmeye yetmiyordu. Beceri kitabını çantasına atıp Fırın Ateşi Kalbini kuşandı. Ateş Direnci büyük bir artış yaşamıştı. Artık sıcaklıktan korkmasına gerek kalmadığına göre daha da derinlere girebilirdi. 2-3 dakika kadar ilerleyip bir lav havuzuna vardı.

 

3030 m2 alana sahip havuzdan yakıcı bir sıcaklık yükseliyordu. Ortasında ise hareketsiz süzülen bir kadın vardı. Ateş renginde bir cübbe giyiyordu. Ellerinde sıkıca kavradığı asasının tepesine yumruk büyüklüğünde bir yakut yerleştirilmişti. İşte meşhur Gaddare Ruh Asası karşısındaydı. Kadının yüzü lavların üzerindeydi. Cildi yeşim kadar beyaz, vücudu alımlıydı. Görende hayranlık uyandıran bir güzelliğe sahipti.

 

Bu kadın Efsanevi Elementalist Kontes Alicia idi.

 

Ölü değildi, yalnızca uyuyordu. Lav Titanı onu öldürmemişti. Söylenene göre çağırdığı Lav Titanı insancıl duygular geliştirmişti. Fazla olmasa da düşünebilecek kabiliyete sahipti. Akılsız yaratık kontese derinden aşık olmuştu. Sadece ona sarılabilmek, onu vücudunun içinde korumak ve kimsenin ona dokunmasına izin vermemekti niyeti.

 

Bu yüzden Kontes Alicia uzun zamandır uykudaydı. Lav Titanı öldürülmeden de uyanamayacaktı. En önemlisi de Kontesin vücudunda Mühürlenmiş Gaddare Ruh Asasıyla alakalı bir görev bulunuyordu.

 

Tamamlanma ödülü ise Efsanevi setti!

 

Önceki hayatında Kutsal İmparatorluk şanının zirvesindeyken tamamı Seviye 100 ve üzeri 3.000 kişilik bir güç oluşturarak Lav Titanını öldürmeye çalışmıştı. Bir Hırsızı içeri gönderip yaratığı yukarıya, Fırın Ormanlarına çekmesini sağlamışlardı. Nihayetinde yaratığı öldürmüş olsalar da, tarihlerinin en ağır kayıplarından birini yaşamışlardı. Göreve katılan 170 takımın yarısına yakını telef olmuştu. Bunu fırsat bilen Muzaffer Dönüş, Kutsal İmparatorluk kalelerini kuşatmış ve onları Fırın Ormanlarından çekilmeye zorlamıştı. Sonrasına Parlak Kutsal Alev araya girip görevin tamamlanma ödülüne konmuştu. Ancak Kontes Aliciadan görevi alan Parlak Kutsal Alev, hiçbir zaman görevi nihayete erdirememişti. Görevin bir safhasında Yeraltına inmeleri gerekiyordu. Fakat gönderdikleri 1.000 kişilik güçten sağ kalan olmamıştı.

 

Sonraları bu görev dizisi, tamamlanması en zor Efsanevi görevlerden biri olarak adını duyurmuştu.

 

Önceki hayatında Kontes Alicianın iki metre yakınına sokulmak veya vücudundan herhangi bir yere dokunmak Lav Titanının ortaya çıkmasını sağlıyordu. Sorun da burada başlıyordu. Kontesle aralarında on metreden fazla mesafe vardı. Sıçradığı zaman kontese yüzüp geri dönmesi otuz saniyesini alacaktı. Ve bu biraz tehlikeliydi.

 

Fırın Ateşinin süresi dolduğunda hala lavların içerisinde olursa küle dönecekti.

 

Yukarı baktığında tavandan sarkan dev sütunlar olduğunu gördü. Sütunların Kontes Aliciaya en yakın olanı, kontese üç metre uzaklıktaydı. O an aklına bir fikir geldi. Palet Yüzüğünü etkinleştirip havuzun kenarında yukarı sıçrayıp tavana tutundu. Kontese en yakın sütuna kadar gidip ucuna kadar sarktı.

 

Kontes Alicia muhteşem asasını havuzun merkezinde tutuyordu. Sımsıkı kapanmış gözleri, derin bir uykuda olduğunu işaret ediyordu. Siyah saçları lav hareketleri ile birlikte yüzeyde dalgalanıyordu.

 

Gerçekten de ülkeler yıkabilecek bir güzelliğe sahipti. Çağırdığı yaratığın bile onun güzelliğinden etkilenmesine şaşırmamak gerekirdi.

 

Asası mavi bir kristalden üretilmiş ve hala o ışığı taşıyordu. Baştan aşağı esrarengiz rünler oyulmuş olan gövdenin üzerinde yumruk büyüklüğünde saydam bir küre ve onun içinde lal renginde yanan alev vardı.

 

Gaddare Ruh Asası güçlü bir alev büyüsüne sahipti. Mühürlü olsa da gücü hala muazzamdı. Tanrısal silah unvanını sonuna kadar hak ediyordu!

 

Gaddare Ruh Asası Efsanevi setin bir parçasıydı. Tek bir parça olsa da içinde korkunç bir güç barındırıyordu.

 

İşte bu eşya gözlerinin önünde duruyordu.

 

İpek Eğirici Yüzükten ağını fırlatıp Gaddare Ruh Asasını hedefledi. Ağ asaya yapışınca Nie Yan var gücüyle asılıp asayı Kontes Alicianın ellerinden aldı.

 

Asa eline düştüğünde kolu boyunca bir element enerjisi taşkını yayıldı. Az daha asayı elinden düşürüyordu.

 

Fakat Nie Yan dayandı. Asayı tanımlamak için oyalanmaya cüret edemediğinden çantasına attı. Zaman kaybetmeden sütunun üstüne tırmandı. Sütunlar üzerinde ilerleyip havuzun kenarındaki güvenli kısma sıçradı.

 

Mağara şiddetle sarsılmaya başladı. Havuzdaki lavlar hortum halinde yükselerek bir vücudu şekillendirdi. Vücudunun alt tarafı hala lavdaydı. Lav üzerinde olan üst kısmı ise gücünü belli eder cinstendi. Tamamı lavdan oluşan vücudundan kavurucu bir hava dalgası yayılıyordu.

 

Nie Yan lav mağaralarının dışına koştu. Birkaç dakika içinde Lav Titanı burayı yerle bir edecekti.

 

Lav Titanı Kontes Alicianın Gaddare Ruh Asasının çalındığını hissetmişti. Öfkeyle kükrediğinde mağaranın duvarları çatlayıp dökülmeye başladı. Etrafındaki dökülen taşlar eriyerek vücuduyla bütünleşiyordu. Boyutları gittikçe büyüyorken hırsızın peşine takıldı.

 

Yu Long Nie Yan’ın yerine dair en son yirmi dakika önce haber almıştı. Adamları Nie Yan’ın görüldüğü her yeri didik didik aramışlar, yine de en ufak bir ize rastlamamışlardı. Bu işin içinde bir bit yeniği vardı.

 

Patron, burada bir mağara bulduk. Lav mağaralarının bir girişine benziyor.

 

Yu Long’un kaşları çatıldı. Acaba Nie Yan lav mağaralarını kullanarak Fırın Ormanlarını terk etmiş olabilir miydi? Eğer durum buysa burada daha fazla oyalanmanın anlamı neydi?

 

Yu Long bu konu hakkında düşünürken yer sallanmaya başladı. Sarsıntının şiddetinden ayakta zor duruyordu. Zeminde çatlaklar oluşmuştu. Yu Long’un benzi soldu. Neler oluyor?!

 

Bir dakika kadar önce mağara girişi etrafında toplanan yüzlerce oyuncu, içeriden süratle fırlayan birini görmüşlerdi.

 

Bu o Hırsız! Durdurun onu!” Bazıları Nie Yan’ı tanıyıp bağırsalar da nafile. Aralarından rüzgâr gibi geçip ortadan kaybolmuştu.

 

Onlarca ışık topu gökyüzüne fırlayıp etrafı aydınlattı. Yoğun parlaklık sonucu Nie Yan’ın silueti ortaya çıktı.

 

Anında üzerine büyü yağmuru başladı. Sürat Kaçışını etkinleştirip hareket hızını %30 artırdı ve eline bir Bilinmeyen ışınlanma parşömeni aldı. Her ihtimale karşı ışınlanmaya hazır olmalıydı. canı ne kadar yüksek olursa olsun çok sayıda Büyücünün ortak saldırısına direnemezdi.

 

Canı azalınca Nie Yan hemen bir Orta Sağlık İksiri içip canını tekrar doldurdu.

 

Elinde hayatını kurtarabilecek pek çok yöntem vardı. Mesela büyülere karşı bağışıklık kazandıran Cesaret Bölümü, veya onu rastgele bir yere ışınlayıp tehlikeden uzaklaştıracak Belirsiz Işınlanma Parşömeni gibi. Ancak mutlak surette köşeye sıkışmadıkça bu yöntemlere başvurmamakta kararlıydı.

 

Sarsıntının şiddeti hat safhaya ulaşmıştı. Lav mağaralarından çıkan erimiş kaya kütlesini gördüklerinde Muzaffer Dönüş oyuncularının korkudan renkleri attı. Durdurulamaz bir ivmeyle dışarı akan lavlar ön safları içine almak üzereydi.

 

Lav! Hemen kaçın!

 

Lanet olsun! Hemen uzaklaşın buradan!

 

Herkes canını kurtarmak için kaçmaya başlamıştı. Gözlerinde üzerlerine doğru dalga dalga gelen lavların ışıltısı yansıyordu. Çok geçmeden öndekiler lavlar tarafından yutulmuşlardı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25547 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42972 Bölüm Sayısı


creator
manga tr