Bölüm 191: Ağır Arbalet

avatar
2336 11

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 191: Ağır Arbalet


 

 

Malzemelerini çalacağımdan korkmuyor musun?” Doğuşun hiç tanımadığı birine elindeki her şeyi teslim etmesi Nie Yan’ı şaşırtmıştı.

 

Neden korkacakmışım? Elindeki hançer benim silahımdan çok daha değerli görünüyor. Benden alacağın birkaç malzeme seni zengin mi edecek?” Doğuşun gözleri keskindi. Nie Yan’ın Keskin Kenarı en azından 30 altın ederdi. Tek bir bakışla bunun normal bir hançer olmadığını anlamıştı. Ayrıca Nie Yan gibi ünlü biri, itibarını korumaya özen göstermeliydi. Malzemelerini çalarsa görüntülerini forumlara yükleyerek Nie Yan’ı rezil etme şansı vardı.

 

Nie Yan bir süre düşündü. Oyunun mevcut durumunda silah ürettirmek için bu miktarda bir parayı gözden çıkaran biri, herhangi bir oyuncu olamazdı. Doğuşa yardım etmesi için çaba harcamasına gerek yoktu. Zahmete girmeden aralarında iyi bir bağ oluşturabilirdi.

 

Pekala, malzemeleri ver bakalım.” Doğuşun ne tür bir silah istediğini merak ediyordu.

 

İşte!” Ticaret isteği gönderip bütün gerekli malzemeleri ticaret penceresine doldurdu.

 

Nie Yan’ın önünde bir düzine kadar malzeme vardı. Hızlı bir hesapla toplam değerlerini 10 altın olarak buldu.

 

Malzemeleri gördükten sonra Doğuşun ne istediğini anlamıştı.

 

Alev Çarmıhı Kılıcı mı dövdüreceksin?” Seviye 30 silahlar arasında en iyilerden biri bu kılıçtı. İmali gözlerle Doğuşa baktı. Böyle pahalı malzemeleri elde edebilmesi için ya çok nüfuzlu biri, veyahut oldukça zengin olmalıydı.

 

Nasıl anladın?” Doğuş afallamıştı. Daha tarifi görmeden nasıl anlamış olabilir? Yoksa daha önce aynı silahtan mı ürettirdi? Aklındaki şüphelerle cebelleşirken tarifi de ticaret penceresine koydu. “Büyük kılıç.

 

Silah fena değil, ama Güç koşulu çok yüksek.

 

Biliyorum, 280 Güç istiyor. Bazı ekipmanlarımı Güç Mücevherleriyle yuvalamam gerekiyor. Seviye 30’a ulaşınca gereken koşulu sağlayacağımı umuyorum.

 

Nie Yan onaylaya tıkladı. Demirci Kadenin yanına geri dönüp Alev Çarmıhı Kılıcının malzemelerini ve tarifini uzattı.

 

Demirci Kade tarife göz attıktan sonra üretime başladı.

 

Niuren Birliğinin başında sen mi varsın?

 

Dükkandaki birkaç dakikanın ardından Nie Yan düşük profil takılmak istese bile yapamazdı. “Evet, ben varım.

 

Elit takımınızda hala boş yer var mı?

 

Maalesef, elit takımımız doldu. Üyeler yardımcı takımlara katılmaya çalışıyorlar. Performansı iyi olanlar elbette elit takıma yükselebilirler, ama yardımcı takımlarımız da gayet iyi. Gölge Batağı zindanına geçtiler bile. Neden sormuştun? Katılmayı mı düşünüyorsun?

 

Doğuş şoka uğradı. Büyük loncaların yardımcı takımları şöyle dursun, elit takımları Gölge Batağına yeni geçmişti. Niuren Birliğinin bu kadar hızlı gelişmesini beklemiyordu. Vay anasını! Adamlar uçmuş gitmiş! İlk başta öylesine sormuştu. Şimdi gerçekten katılma ihtimalini gözden geçiriyordu.

 

Önce arkadaşlarımla konuşmam gerek. Onlar da kabul ederlerse loncana katılabiliriz.” Oyuna arkadaşlarıyla birlikte başlamıştı. Lonca kararını da onlarla birlikte vermeliydi.

 

Tabii.” Onlar muhabbet ederlerken Demirci Kade Alev Çarmıhı Kılıcını dövmüştü. İki metre uzunluğundaki büyük kılıç, ateşi andıran kırmızısıyla oldukça güzel görünüyordu.

 

4 altın 20 gümüş tuttu.” Ticaret penceresini açıp kılıcı koydu.

 

Karşılıklı onayladıktan sonra ticareti tamamladılar.

 

Teşekkürler, beni masraftan kurtardın. Yarısını sana vermek istiyorum.

 

Nie Yan elini kaldırdı. “Gerek yok.

 

Doğuş dikkatle Nie Yan’a baktığında meseleyi daha fazla uzatmamanın iyi olacağını anladı. 1 altın onun gözlerinde değersiz gibiydi. Acaba arkadaşlarını Niuren Birliğine katılmaya ikna etmeli miydi? Loncanın aslında göründüğünden daha güçlü olduğunu bugün anlamıştı.

 

Doğuşun grubu hangi loncaya katılacakları konusunda bir türlü karar kılamamışlardı. Bazıları Muzaffer Dönüş taraftarıydı. Kutsal İmparatorluğu düşünenler de vardı. Biraz daha beklemeyi uygun görenler de… Yeni kurulan Niuren Birliğini de araştırmışlardı, fakat katılmayı düşünen olmamıştı. Yeni loncanın yükselişi ne kadar hızlı olsa da tanınmış, sağlam temellere sahip olan dev güçleri sarsmasına ihtimal vermiyorlardı.

 

Alev Çarmıhı Kılıcından sonra Nie Yan Dullahan Arbaletinin malzemelerini ve de tarifini Demirci Kadeye uzattı.

 

Efendi Şeytan Avcısı, bu arbaleti başarıyla üretebileceğimden emin değilim. %5 başarısızlık ihtimali var. Yine de üretmemi istiyor musunuz?” Demirci Kadenin yüzünde tereddüt izleri vardı.

 

Evet.” Başarı ihtimali çok yüksekti. Üretimin başarısızlığı yalnızca kötü şansıyla açıklanabilirdi.

 

Efendi Şeytan Avcısı, işçilik bedeli 30 altın. Şu ana kadar bunun kadar karmaşık bir şema görmemiştim. Bir süre beklemenizi rica ediyorum. Üretim bir saati bulabilir.

 

Doğuş Nie Yan’a veda etmek üzereyken Kade ile olan konuşmalarına kulak misafiri oldu. Şeytan Avcısı mı? O ne tür bir unvan? Oyunda unvanı olan oyuncuların sayısı yok denecek kadar azdı. Demirci Kadenin nezaketinin sebebini şimdi anlamıştı. Onu geç de, ne tür bir arbaletin işçilik bedeli 30 altın olur. Şeytan Avcısı unvanını kullanarak %40 indirim alıyor. Yani üretim için aslında 50 altın mı istiyor?! Böyle bir arbalet son derece pahalı olmalıydı. Muhtemelen yüzlerce altın değerindeydi. 100 altınla bile çok sayıda üst kalite Kara Altın set alınabilirdi.

 

Doğuş küçük dilini yutmuştu. İşçilik bedeli 7 altın olan bir kılıç dövdürdüğü için kendisini olağanüstü bir oyuncu olarak görüyordu. Meğerse kendisinden çok daha yüksekte insanlar varmış. Sıradan oyuncular ceplerinde 10 gümüş varsa şükrederlerdi. Kendisini Nie Yan ile karşılaştırdığında 7 altınlık serveti bozuk paradan daha değersiz görünmüştü.

 

Nie Yan bir saat boyunca demircide bekleyip bunca zamanı israf edemezdi. Demirci Kadeye arbalet için daha sonra döneceğini söyledi. Ardından Doğuşa dönüp gülümsedi. “Benim gitmem gerek.

 

Aynen.” Doğuş düşüncelerinden uyandı. “Benim de gitmem gerekiyor. Arkadaşlarla zindana gireceğiz.

 

Birlikte demirciden çıktıktan sonra Nie Yan Yıldızlı Gece İksir Dükkanının yolunu tuttu.

 

Nie Yan’ın arkasından bakakalan Doğuş düşüncelere dalmıştı.

 

Yıldızlı Gece İksir Dükkanı büyümüştü. Her gün inanılmaz sayıda iş alıyordu. Dükkân birkaç defa genişletilmesine rağmen hala alan sıkıntısı yaşanıyordu. Nie Yan nihayet iki farklı konum seçerek dükkana Aşama 2 iki yeni şube açtı. İksir almaya gelen müşteriler böylece bir nebze olsun bölünmüş oldu. Yıldızlı Gece İksir Dükkanının hemen yanındaki araziye bir de Aşama 2 Tamirci Dükkanı açtı. Orası da Tamirci ürünleri satacaktı. Bu ürünlerin pazarı henüz oluşma aşamasındaydı. Gelecekte burasından büyük kazanç sağlayacağına emindi.

 

Yıldızlı Gece İksir Dükkanında işlerini bitirince 100 altın daha çekip Tasoyi Köyüne ışınlandı. 10 grup Büyü Bombası alarak Tang Yao ile Ebedi Şehre yapacakları yolculuğa hazırlandı.

 

Büyü Bombalarına 100 altın harcamak gereksiz görünse de, bombalar bitene kadar Ebedi Şehirden 50-60 altınlık bir hasılat çıkaracaklardı. Ellerindeki diğer kaynakları da harcamalarına gerek olmayacaktı. Hatta birkaç parça üst kalite eşya düşürebilirlerse harcadıkları miktarın tamamını geri kazanabilirlerdi.

 

Buna rağmen koca Kalorda Nie Yan dışında böyle bir işe girişebilecek insan yoktu.

 

Yıldızlı Gece İksir Dükkanının günlük geliri her geçen gün artıyordu. Dükkân gelecekte de gelirini artırmaya devam edecek gibi görünüyordu. Dükkân artık Nie Yan’a para basan bir darphaneye dönüşmüştü.

 

Bütün işlerini tamamlayan Nie Yan, bir saatin dolmak üzere olduğunu görünce Kadenin Demirci Dükkanına döndü.

 

Efendi Şeytan Avcısı, benden istediğiniz şeyi tamamladım. İşte, yeni üretilen ağır arbaletiniz burada.” diyerek arbaleti masaya bıraktı.

 

Dullahan Arbaleti 1.5 metre uzunluğundaydı. Gövdesi Büyülü Sekoya Tomruğundan üretilmişti. Oyuncu gözüyle oldukça sofistike görünüyordu. Kanatları üzerine bazı büyülü harfler kazınmıştı. Harfler arbaleti daha bir güzelleştirmişti. İnce bir metal ip gerilerek kiriş yerine kullanılmıştı. Malzemesi Efsunlu Karadamar Altını idi. Bu malzeme yüksek direnciyle bilinirdi. Ortasında Ateş Özütü vardı. Kızıl bir alev topu içeride hiç sönmeyecekmiş gibi yanıyordu. Burada geçen ok, arbaletten fırlarken ateş elementiyle efsunlanırdı.

 

Dullahan Arbaleti daha üst kademe oklara ihtiyaç duyuyordu. Alevin içinden geçen kalitesiz oklar anında küle dönerdi. Nie Yan’ın NPC dükkanlarından sadak fiyatı 1 altın veya daha üstü olan oklardan alması gerekiyordu.

 

Arbalet biraz daha büyük olsa iyice balista gibi olacaktı. Boyutu hakikaten büyüktü.

 

Nie Yan bütün gücüyle arbaleti kaldırıp güç bela masadan aldı. Ağırlığı 28 kiloydu! Mevcut gücüyle bu arbaleti kullanamazdı.

 

Özelliklerini inceledi.

 

Dullahan Arbaleti (Alt Efsanevi)
Koşul: 800 Güç
Özellikler: Saldırı 307–327, %30 Delici Hasar, %30 şansla normalin üç misli Kritik Hasar, +100 Ateş Hasarı, Beşli Ok Atışı
Menzil: 52 Metre
Atış Oranı: 25
Ağırlık: 28 kg
Kısıtlama: Hırsız, Şövalye, Savaşçı

 

Saldırı gücü iyiydi, menzili de yüksekti. Sabit olarak arbaletle atış yaptığında balista atışı yapan savunma kulelerine dönerdi. Oldukça ölümcül bir silah elde etmişti.

 

Maalesef 800 Güç koşulu elini kolunu bağlıyordu.

 

Güç odaklı bir Vahşi, bütün statü puanlarını Güç statüsüne verse, Güç artıran pasif beceriler öğrense, Güç artırıcı ekipman setleri kuşansa ve üstüne bu ekipmanları Güç Mücevherleriyle yuvalasa, yine de Seviye 50 olmadan 800 Güce ulaşması mümkün olmazdı.

 

Bir Hırsızın Seviye 50’de 800 Güce ulaşması ise bazı çok özel eşyalar buladığı sürece imkansızdı.

 

Nie Yan Dullahan Arbaletini çantasına kaldırdı. Şimdilik elimde olması kafi. 800 Güce ulaşmanın bir yolunu bulmak gerek. Arbaletin şemasını Demirci Kadeden geri aldı.

 

Kade Demirci Dükkanından çıktığında keyfi gayet yerindeydi. Nihayet Alt Efsanevi kademe bir silahı olmuştu. Önceki hayatında hiçbir zaman Alt Efsanevi eşyalara ulaşamamıştı. O zamanlar resmi forumlarda ekipmanlarının özelliklerini paylaşan oyunculara ne kadar da özenirdi…

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40998 Bölüm Sayısı


creator
manga tr