Bölüm 186: Kutsal Rahip, Gölge Rahibi

avatar
2836 17

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 186: Kutsal Rahip, Gölge Rahibi


 

 

Nie Yan’ın bir problemi vardı. Önceki hayatı da dahil olmak üzere, daha önce Kara Cehennem adında birini duymamıştı. Düşmanının gücü ve zayıf noktaları konusunda hiçbir fikri yoktu.

 

Uyum Bölümünün Rahipler için olduğu söylenirdi. Bütün şifa becerilerini önemli ölçüde güçlendiriyordu ve Kutsal Rahiplere çok daha uygundu. Gölge Rahipleri ise lanetlerinin etkilerini bu bölümle güçlendirebilirlerdi. Seviye 25 haritalardan Karabatakta bulunuyordu.

 

Karabatak yabancıları kabul etmeyen bir haritaydı. Zehirli yapışkan maddelerden oluşan Çöp Balçıklarının yaşamaları için son derece uygun bir noktaydı. Bu yaratıklar fiziksel saldırılara bağışıktı ve berbat bir kokuları vardı. Bölge de zehirli gazlarla kaplı olduğundan giren oyuncular sürekli olarak hasar alıyordu. Zehir statüsünden kendini kurtarmak isteyen oyuncunun yapabileceği en iyi şey yanında düzenli olarak kutsama alabileceği bir Rahip götürmek olurdu. Panzehirler de etkiliydi, ama etki süreleri kısıtlıydı ve pahalılardı. Hal böyle olunca bölgede kasılan beş kişilik takımlarda en az iki kişi Rahip olurdu. Şövalyeler zorlanarak da olsa bölgeyi kendi başlarına keşfe çıkabilirlerdi. Lâkin bu durum diğer hiçbir sınıf için geçerli değildi.

 

Bunların yetmezmiş gibi Uyum Bölümü de Karabatağın kalbinde gizlenmişti, yani haritadaki zehrin en yoğun olduğu kısımda. Nie Yan bile orada ne tür tehlikeler kol gezdiğini bilmiyordu.

 

Yarısı Rahip olmadıkça hiçbir takımın burayı keşfetmesine imkân yoktu. Bu sefer de kimin saldırıdan sorumlu olacağı bilinmiyordu.

 

Haritayı keşfetmek için sefer düzenlense, grubun üye sayısı beşi geçemezdi. Bunlar içinden en az ikisi Rahip olacaktı ki grubun şansı olsun.

 

Uyum Bölümünü ele geçiren kişi üç sınıftan birinde olmalıydı: Kutsal Rahip, Gölge Rahibi ve Şövalye. Kara Cehennem kişisi Şövalye olmamalıydı. Rahip sınıflarından olma ihtimali daha yüksekti. Sonuçta Uyum Bölümü Rahip dışındaki sınıflara fazla katkı sağlamıyordu. Şövalyelere en faydalı olan ise Adalet Bölümüydü.

 

Seçenekleri daraltan Nie Yan, Uyum Bölümünün özelliklerini hatırlamaya çalıştı. Eğer güçlü özellikleri varsa hazırlıklı olmalıydı.

 

Uyum Bölümünün ilk becerisi Şifa Çemberiydi. Belirli mesafedeki takım üyelerinin canlarını anında yenileme gücüne sahipti. Takım savaşlarında özellikle kullanışlıydı. İkinci becerinin adı Statü Güçlendirme Büyüsüydü. Kutsamaların etkilerini güçlendirirken, lanetleri çok daha ölümcül hale getiriyordu.

 

Bu sebepten Uyum Bölümüne Aydınlık ve Karanlığın Sınavı da denirdi.

 

Uyum Bölümü Rahiplerin bulabileceği en muhteşem eşyalardandı.

 

Nie Yan’ın hatırladığına göre Uyum Bölümünün sahibi Kara Cennet adında bir Rahipti. Kendisi yedi Başpiskopostan biriydi. Sonraları Safir Tapınağa katılıp Şef Rahip olduğunu duymuştu.

 

Kara Cehennem… Kara Cennet… İsimler birbirine çok yakın. Alakaları var mı acaba?

 

Anlaşılan karşı taraf tek bir kişiden oluşmuyordu. Durum çok daha karmaşık hale gelmişti. Durum daha da karmaşık hale gelmişti. Güçlü bir Rahip kolaylıkla yanına adam toplayabilirdi. Sosyal becerileri iyi olanlar oyuna başladıkları andan itibaren arkadaş çevrelerini oluştururlardı.

 

Nie Yan şakaklarını ovdu. Uyum Bölümünü sonraya saklamasının tek sebebi, Karabatağa tek başına giremeyecek olmasıydı. Önceki hayatında da buraya hiç gitmemişti. Yani haritaya tamamen yabancıydı. Gitmek istediğinde yanında Lider Genç Yedi gibi üst sınıf bir Rahip de götürmeliydi. Ancak bu durumun kendisine has riskleri vardı. Tek başına bir Rahiple Seviye 25 haritaya girse kim bilir nasıl tehlikelerle karşılaşacaktı?

 

Başpiskopos unvanına erişen her Rahip son derece yetenekli olmalıydı. Fazla uzakta olmayan kale kuşatmalarında Başpiskoposların destek gücü anlaşılacaktı. Tek bir kutsamasıyla oyuncuların statülerini muazzam miktarlarda artırabilirlerdi. Tek bir şifa becerisiyle ölümün kıyısına gelmiş çok sayıda oyuncunun canını doldurabilirlerdi. İlahi Diriliş becerisini öğrendilerse hele, hiçbir Yan etki veya ceza olmadan oyuncuları diriltebilir ve savaşın seyrini değiştirebilirlerdi!

 

Şu anda yaygın olan Diriliş becerisi de ölen bir takım arkadaşını diriltmekte kullanılsa da, bazı Yan etkileri mevcuttu. Kimi oyuncular tecrübe kaybı yaşıyordu. Kimileri zayıflatılmış bir halde diriliyorlardı. Ancak, İlahi Dirilişte oyuncular ölümden tam savaş gücüyle döndürülüyordu! Ancak becerinin üç gün bekleme süresi gibi kendisine has kısıtlamaları vardı. En hızlı versiyonu bile bir günlük bekleme süresi şartı koşuyordu.

 

Mevcut durumda Kara Cennet henüz Safir Tapınağa katılmamıştı. Hala Kara Kahramanda olmalıydı. Eğer onu Niuren Birliğine çekebilirse, loncaya büyük katkısı olacağı aşikardı. Ancak Uyum Bölümünün ortaya çıkışı ile iki karşıt taraf haline gelmişlerdi.

 

Nie Yan derince iç çekmekten kendini alamadım. Ahh… Başpiskopos… Yazık!

 

Yedi Başpiskopostan Fısıltı ve Lider Genç Yedi Nie Yan’ın tarafındaydı. Kara Cennet de ilerleyen zamanlarda Safir Tapınağın tarafına geçebilirdi. Kalan dördünden biriyle Guo Huai’nin görüştüğünü duymuştu, ama anlaşma sağlamışlar mıydı bilmiyordu.

 

Önceki hayatında bir Başpiskopos Safir Tapınağa, diğeri de Kana Susamış Kılıçlara katılmıştı. Üçü de Mavi Düşen Gökyüzü oyun organizasyonundaydı. Diğer iki Başpiskopos solo oyunculardı. Muzaffer Dönüş ve Kutsal İmparatorlukta tek bir Başpiskopos yoktu. Fakat onlarda da çok sayıda Piskopos vardı.

 

Niuren Birliği bir Başpiskopos ile Muzaffer Dönüş ve Kutsal İmparatorluğun önüne geçebilirdi. Peki ya ikisiyle…? Burası yalnızca hayal edilebilirdi.

 

Her halükarda Kara Cennet veya Cehennemi gücendirmemeliydi. Elinden geliyorsa uzlaşma yoluna gitmeliydi. Takas için bir şey sunabilirse veya Uyum Bölümünü satın alabilirse en iyi sonuçla ayrılmış olacaktı.

 

Nie Yan Kara Cehenneme mesaj gönderdi.

 

Oyuncu takım veya grup sohbeti dışındaki konuşmaları engelledi.

 

Birisi rahatsız edilmek istemediğinde veya tacizden kaçınmak için sohbeti tamamen kapatabilir, veya bir kara liste oluşturarak belirlediği kişilerden mesaj alımını engelleyebilirdi.

 

Kara Cehennem sohbetini kapatmıştı. Nie Yan’ın uzlaşma planları da suya dökülmüştü.

 

Karşılaşmaları düşmanca olursa elinden geleni ardına koymayacaktı.



Link transfer noktası yakınları…

 

Burası Kalor etrafındaki en canlı kasabaydı. Kasaba etrafındaki çok sayıda yüksek seviyeli haritayı fırsat bilen profesyonel oyuncular burada dükkanlarını açmışlardı.

 

Buradaki mülkler Kalordaki gibi pahalı değildi. 10 gümüş harcayarak küçük bir arsa alabilirdiniz. Dükkân açmak da masrafsızdı. Birkaç kişi paralarını birleştirerek de mülk alabilirdi. Oyuncuların aldıkları arsalar ve açtıkları dükkanlar sayesinde burası en canlı kasaba olmuştu.

 

Sokaklar oyuncu kaynıyordu. İki Rahip, Kara Cehennem ve Kara Cennet sokaklarda yürürlerken grup kurmak isteyen oyuncular tarafından sık sık durduruluyorlardı. Ancak karşı tarafı anında reddediyorlardı.

 

Kara Cennet henüz olgunlaşmamış görünen yüzüne bakılırsa 18 yaşlarında bir Kutsal Büyücüydü. Bembeyaz cübbesinin yakasına bir altın şahin işlenmişti. Altın şahin, Işık Tapınağının sembolüydü. Sınıfına uygun Tapınak Büyüsü öğrendiğinin bir nişanesiydi. Böyle bir Rahip loncalar tarafından mumla aranırdı.

 

Kara Cehennem ise 26-27 yaşlarında görünüyordu. Kül rengi cübbesinin yenlerine kara altın ipekle işlenen yılanlar, Gölge Rahibi statüsünü belirtiyordu.

 

Gölge Rahibi, Zümrüt İmparatorluğunda en az oynanan sınıftı. Lanetlerde ve kitle kontrol becerilerinde usta olmalarının yanında şifa becerileri de kullanabiliyorlardı. Ancak bir Gölge Rahibinin şifa becerisi, tamamen destek odaklı olan Kutsal Rahibe göre çok eksik kalıyordu. Hasar çıkarmada iyilerdi, ama bir Büyücü kadar iyi değillerdi. Yetenekli Gölge Rahipleri çok güçlü olabilirdi. Sadece sınıfta ustalaşmak inanılmaz zordu. Lanet uygulamalarında iyi olmak yetmiyor, kitle kontrol ve şifa gibi konularda da tecrübeli olmaları gerekiyordu. Ayrıca hasar verme yönleri de vardı. Kişinin beceri çubuğunda onlarca beceri olsa ve bunları düzgün bir şekilde kullanamasa, diğer sınıflara karşı koyması güçleşirdi. İşte Kara Cehennemin seçtiği Gölge Rahibi böyle bir sınıftı.

 

Ağabey, Nirvana Alevi kim sence? Düzen Kitabından üç bölümü birden ele geçirmiş…” İkisi birlikte Karabatakta kasılırken, bölgenin kalbine giriş yapmışlardı. Girdikleri kısımda Dönüş Parşömeni kullanılmıyordu. Defalarca kez ölümden kıl payı kurtulmalarının ardından Uyum Bölümünü ele geçirmişlerdi. Kendisi ölüp şehir mezarlığına gönderilmişti. Ağabeyi Kara Cehennemin ise şansı yaver gitmiş ve katıldığı bir zindandan elde ettiği Hiçlik İksiri ile kurtulmuştu.

 

Ancak Nirvana Alevi denen kişinin üç bölümü birden vardı!

 

Kar Cehennem Uyum Bölümünü ele geçirdiği anda Düzen Kitabından üç bölümün Nirvana Alevi adındaki Hırsızda olduğunu öğrenmişti. Bölümlerin cazibesine karşı koymakta zorlanıyordu. Nirvana Alevini öldürebilirse üç bölüm birden ele geçirecekti!

 

Öğrendiğime göre Niuren Birliği loncasının bir parçasıymış. Oldukça meşhur biri. Yerimizi biliyor olmalı.” Kara Cehennem Kara Kahraman loncasına çok emek veren biri olarak loncanın dağılmak üzere olduğunu görebiliyordu. Zindan takımı oluştururken bile lonca dışından oyuncu çağırmak zorunda kalıyordu. Böyle bir lonca, yeni kurulan dev Niuren Birliğiyle nasıl başa çıkabilirdi? Ellerindeki bölümü koruyabilir miydi, onu bile bilmiyordu. Bire bir mücadelede kimseden korkusu yoktu. Ancak Niuren Birliği bir Hırsız alayı göndererek Uyum Bölümünü ele geçirmeye niyetlenirse yağabilecekleri sınırlıydı.

 

O loncanın liderlerinden biri mi? Öyleyse işimiz zor…” Eğer Nirvana Alevi bir Hırsız grubunu peşlerine takarsa, eninde sonunda yakalanırlardı. Koca loncaya karşı iki kişilerdi. “Muzaffer Dönüş ile araları bozuk diye duymuştum.

 

Ne olmuş yani? Muzaffer Dönüşe mi sığınmalıyız?” Kara Cehennem pek çok loncadan davet almasına rağmen Kara Kahramanı asla terk etmemişti.

 

Ağabeyinin keskin bakışlarını üzerinde hisseden Kara Cennet başını eğdi.

 

Kimsenin elimizde Uyum Bölümü olduğunu öğrenmesine izin vermemeliyiz. Tek seçeneğimiz onu bulup öldürmek ve elindeki üç bölümü almak. O şekilde yerimizi de bulamaz. İşler sarpa sararsa bir şekilde 2 altın toplayıp başka şehre kaçarız. Sonrasında ne olacağını bilmiyorum.” Nirvana Aleviyle bire bir karşılaşabilse, onu alt edebileceğine olan güveni tamdı.

 

Ama Işık Manastırında.” Orası Seviye 30 bölgesiydi. Yalnızca büyük bir keşif grubu o bölgeye girebilirdi.

 

Çıkana kadar beklememiz gerek.” Ellerine bir fırsat geçmesi için sabırla beklemeleri gerekiyordu. O zamana kadar sürekli yer değiştirerek Niuren Birliği oyuncuları tarafından kuşatılmamaya çalışacaklardı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25302 Üye Sayısı
  • 850 Seri Sayısı
  • 42767 Bölüm Sayısı


creator
manga tr