Bölüm 140: Hep O Sessiz Tipler

avatar
2994 22

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 140: Hep O Sessiz Tipler


 

İkili Yeşim Nehri Yemek Salonuna girdiklerinde, oldukça lük ve geniş bir lobiyle karşılaştılar. Tavanda güneş ışığını yansıtan özel bir cam kullanılmıştı. Oradan yansıyan ışınlar bahçedeki bitkilerin üzerine düşüyor, renklerine canlılık katıyordu.

 

Lobiden geçtikten sonra, dolambaçlı bir koridor boyunca yürüyüp toplantı salonuna ulaştılar.

 

Burası, arkadaş toplantıları için tasarlanmış bir açık hava çay bahçesiydi. Çok sayıda insan oturmuş, çaylarını yudumlarken birbirleriyle muhabbet ediyorlardı. 18-19 yaşlarındaki bu topluluktan gençlik ve enerji akıyordu. Nie Yan gözleriyle kalabalığı tararken tanıdık yüzlere rastladı: Hao Cheng, Zhao Li ve Guo Huai. Bu üçü, önceki hayatında yerlerde sürünecek hale gelmişken bile kendisini terk etmeyen sayılı insanlar arasındaydı. Nie Yan bunu asla unutamazdı. Tang Yao ve bu üçlü, Nie Yan’ın ortaokuldan beri ayrılmaz parçalarıydı.

 

Tang Yao! Nie Yan! Sonunda gelebildiniz.” Hao Cheng, geldiklerini fark ettiğinde ikiliyi karşılamıştı. Nie Yan’a baktığında, gözlerinde şaşkın bakışlar belirdi. Göğsüne hafifçe yumruk atarak “Vay canına ufaklık! Vücut yapmışsın. Boyun da uzamış! Ortaokulda bücürün tekiydi. Egzersiz mi yapıyorsun?

 

Karşısındaki Nie Yan, hatırladığı ürkek çocuktan çok farklıydı. Hem vücudu, hem de mizacı, büyük değişim geçirmişti. Haliyle Hao Cheng bu duruma şaşırmıştı.

 

Nie Yan gülümsedi. “Ama sen hiç değişmemişsin. Hala boğa gibisin.

 

Hao Cheng de oldukça yapılı ve uzun boyluydu. Ortaokuldalarken kendisine Dövüşçü olarak ün edinmişti. Birkaç zorbaya haddini bildirmiş ve okulun dövüş sanatları kulübünün kaptanı olmuştu.

 

Hao Cheng, Tang Yao’ya dönüp gülümsedi. “Tang çocuk! Şişmanlamışın! Haha!

 

Tang Yao şakayla karışık cevap verdi. “Lanet olsun, insan azıcık düşünceli olur.

 

Az sonra Zhao Li ve Guo Huai de geldi. Zhao Li, Hao Cheng’den biraz kısaydı. Hafiften esmer tenli, kare çeneli ama genel olarak gideri olan biriydi. Ortaokulda sürüyle kızı peşinden koşturmuştu. Guo Huai dışarıdan soğuk, ama içinde oldukça nazik biriydi. Soğuk bakışları ve gözlükleri ile entelektüel bir havası vardı.

 

Guo Huai Nie Yan’a bakıp gülümsedi.“Nie Yan, gelmişin.

 

Nie Yan, görüşmeyeli uzun zaman oldu! Grup yeniden toplandı demek…” Zhao Li heyecanlıydı.

 

Guo Huai yakındaki boş koltuğu işaret etti. “Gelin, şuraya oturalım.

 

Koltuğa rahatça yayıldıktan sonra muhabbete başladılar.

 

Muhabbet ederlerken, etraftaki kızlar onlara doğru kaçamak bakışlar atıyorlardı. Kızların konuşmalarının bir kısmı, Nie Yan’ın kulaklarından kaçmamıştı.

 

Ha? Şuradaki Nie Yan mı?

 

O herhalde.

 

Çok değişmiş.

 

Değil mi? Çok daha yakışıklı olmuş. Eskiden bir deri bir kemikti.

 

Nie Yan, hayal meyal hatırladığı kızlara bakıp, gülümseyerek selam verdi. Kızlar Nie Yan tarafından hazırlıksız yakalanmışlardı. Kendilerini topladıklarında yanakları kızarmıştı. Onlar da gülümseyerek karşılık verdiler. Anlaşılan eskinin ürkek çocuğundan eser kalmamıştı.

 

Nie Yan o zamanlar çevresini umursamaz, evle okul arasında mekik dokur ve ders çalışırdı. Mizacının ne zaman değiştiğini kendisi de bilmiyordu. Şu anda bir yetişkinin aklına sahipti. Kız meseleleri gibi değersiz şeyler, Nie Yan’ı etkilemiyordu.

 

Grup muhabbete devam ederken konu döndü dolaştı, bütün ülkesi kasıp kavuran İnanç’a geldi.

 

Siz de oynuyor musunuz? Nerede başladınız? Oyunda buluşup beraber gelişelim! Sınıf 2’deki çocukları hatırlıyor musunuz? Çoğu oyuna beraber girmiş. Duyduğuma göre şu anda da bayağı iyilermiş. En güçlüleri Seviye 12’ye ulaşmış. Sınıf 11’den biri de kendi loncasını kurmuş. Şimdiden yüzlerce üye toplamış.” Oyun konusu açıldığında Hao Cheng şakımaya başlamıştı.

 

Hao Cheng, hangi sınıf oynuyorsun? Ve seviyen kaç?

 

Savaşçı, Seviye 11. Küçük bir toplulukla takılıyorum. Beraber zindanlara giriyoruz ama takımdaki nooblar yüzünden sürekli ölüyoruz. Yoksa biraz daha iyi olabilirdim.

 

Ben de Seviye 10 Şövalyeyim. Parlak Kutsal Aleve katıldım ama beni ikinci takıma attılar. Elitlerine katılacak kadar iyi değilmişim.” dedi Zhao Li.

 

Nie Yan biraz şaşkındı. Zhao Li’nin Parlak Kutsal Aleve katılmasını beklemiyordu.

 

Parlak Kutsal Alevin ...! İki hafta önce o soysuzlar yüzünden az daha ölecektim. Önce grubuma ks attılar. Sonra etrafımızı sarıp bizi öldürmeye başladılar. Bir tek ben kurtulabildim.

 

Hey, bunun benimle ne alakası var?

 

Olmadığını biliyorum.” Tang Yao öfkesini Zhao Li’den çıkaracak değildi.

 

Zhao Li, Tang Yao’nun omzunu sıvazladı. “Oyuna girdiğimde ilk işim loncadan çıkmak olacak. Pek hoşuma gitmedi zaten.

 

Kardeşim!” Tang Yao gülümsedi. Kardeşlik işte böyle bir şeydi.

 

Ya siz? Sizin seviyeleriniz ne durumda?” Hao Cheng sırayla Guo Huai, Tang Yao ve Nie Yan’a baktı. Zhao Li’nin seviyesi yüksekti ama o kadar yüksek değildi. Diğer üçü eğer acemiliği atlatabildilerse en iyi ihtimalle ortalama oyuncu seviyesinde olmalıydı.

 

Seviye 10 Kutsal Büyücü.” Guo Huai ilk yanıtlayan kişi oldu.

 

Hao Cheng’in gözleri parladı. Guo Huai Seviye 10’du. Hem de Kutsal Büyücüydü. Bu da demekti ki, oyunda yeteneği fena değildi. Üç güçlü oyuncu ile, beş kişilik grup kurduklarında zorlanmadan kasılabilirlerdi. Tang Yao ve Nie Yan’ın ne kadar yük olacağı önemli değildi.

 

Tang Yao, ya sen?” Hao Cheng’in Tang Yao ve Nie Yan’dan pek umudu yoktu. Bu ikisi ortaokul zamanında oyun oynamıyordu. Tang Yao’dan Nie Yan’ın da İnanç oynadığını öğrendiğinde bayağı şaşırmıştı.

 

Öhö… öhö…” Tang Yao göz ucuyla Nie Yan’a baktı. Nie Yan başını sallayarak izin verdiğinde gülümseyerek yanıtladı. “Esrarlı Büyücü, Seviye 14.

 

Ne? Ne dedin? Seviye 14 mü?

 

Şaka yapmıyorsun değil mi?

 

Tang Yao seviyesini söylediğinde grubun havası birden değişti. Hao Cheng, Guo Huai ve Zhao Li, şaşkın yüzlerle Tang Yao’ya bakıyorlardı. Ortalama oyuncu seviyesine kıyasla Seviye 10-11 oldukça iyi denebilecek düzeydeydi. Ancak bu seviyelerdeki oyuncuların sayısı da az değildi. Seviye 14 ise… parmak ısırtırdı. Bu seviyede biri, lider sıralamalarında ilk üçte yer almalıydı.

 

Uzun bir şaşkınlığın ardından kendilerine geldiler.

 

Arkadaşlarının tepkisi Tang Yao’nun hoşuna gitmişti. Sonunda hava atabilecek bir yer bulmuştu.

 

Hao Cheng, Tang Yao’nun omzunu sıvazladı. “Tang çocuk, sen neymişsin böyle? Bu zamana kadar bize hiç söylememiştin!

 

Değil mi? Bu harika! Vay canına, Seviye 14! Hala inanamıyorum. Tang Yao, oyundaki adın ne?

 

Genç Atmaca.”

 

Bir saniye, Genç Atmaca sen misin? Böyle seviye atlayan kim diye merak ediyordum ben de! Bundan sonra seninle takılıyoruz. Kardeşlerim, ne diyorsunuz? Bu arada, işine yaramayan ekipman var mı?

 

Durun beyler, yanlış anlamayın! O seviyeye kendi başıma gelmedim. Ben de başka birinin yanında takılıyorum.

 

Hao Cheng donakaldı. “Sen de başka birinin yanında mı takılıyorsun? O seviyenle hem de! Saçmalama! Başkası senin yanında takılıyordur! Hangi loncaya üyeysen ayrıl hemen!

 

Bence de. O seviyedeki biri kendi loncasını kurmalı.” Gupo Huai araya girdi. “Lider sıralamasındaki insanlara bak: Gök Kıran, Muzaffer Dönüş lonca lideri; Miskin Tilki, Kutsal İmparatorluk lonca lideri; Kutsal Yargı ve Savaş Delisi İttifakının lonca liderleri…” Tang Yao dışında ilk ondaki herkes, büyük bir loncanın lideriydi.

 

Tanıdığım insanlar arasında en hayret verici olanı sensin! Lonca kuracaksan beni de dahil et! Lider sıralamasındaki konumun sayesinde sürüyle oyuncu loncaya katılmaya can atacaktır! Ben de birkaç arkadaşımı getiririm.

 

Aynen.”

 

Loncanın ilk alımlarında en azından 2-3 bin oyuncu çekmemiz garanti gibi bir şey!” Guo Huai az ve öz konuşan biriydi. Bugün bu kadar konuşması şaşırtıcıydı.

 

Biraz abartmadınız mı?” dedi Tang Yao.

 

Ne abartması! Lider sıralamasında ilk üçtesin. Oyuncuların gözünde nasıl bir çekiciliğin var biliyor musun? Sadece sınıf arkadaşlarımızla bile birkaç bin kişi toplayabiliriz. Tek sorun, lonca kurduktan sonra lazım olacak sermaye. Lonca hazinesini oluşturamazsak işler sarpa sarar. Hazine olmadan arkadaşlarımız dışında oyuncu çekmemiz zor. Diğer oyunculara loncanın gücünü göstermek için hazine şart. İlk alımlardan sonra herkes tanıdıklarını loncaya çağırır. Sayımız hızla büyür.

 

Nie Yan başıyla onayladı. Guo Huai’nin sözleri mantıklıydı.

 

Hao Cheng ve Zhao Li’nin etkilenmiş halde kendine baktığını gören Guo Huai, biraz utandı. Gözlüklerini düzelttikten sonra devam etti. “Her zaman arkadaşlarımla lonca kurmak istemişimdir. Ancak çekici gücümüz olmadığından vazgeçmiştik. Arkamızda büyük loncalarınki gibi sermaye sağlayabilecek finansal gruplar da yok.

 

Bu sırada Nie Yan’ın aklına bir şey geldi. Ortaokuldalarken Guo Huai’nin babasının marketler zinciri olduğunu duymuştu. İki yüzden fazla süpermarket ile servetleri hayli büyüktü. Guo Huai’nin lonca kurmak gibi hevesleri olması normaldi. İnanç’ın popülaritesi her geçen gün artarken, oyun içerisinde kurduğu başarılı bir lonca ile babasına destek olabilirdi.

 

Vay canına! Guo Huai, geçmişte bundan hiç bahsetmemiştin. Sanki bize söylemeden bir işler karıştırıyor gibisin.

 

Ee, Genç Atmaca, ne diyorsun? Lonca kuralım mı? Lider sen olabilirsin. Loncada bana da pay versen yeter. Sermaye işini de ben halledebilirim.” Tang Yao lider sıralamasında kaldığı sürece, loncanın çekiciliği artacaktı. Loncayı duyurduklarında çok sayıda oyuncu katılmak için akın edecekti. Muzaffer Dönüş veya Kutsal İmparatorluk kadar büyüyemeseler bile, hatırı sayılır bir güce erişeceklerine şüphe yoktu.

 

Tang Yao cevap verdi. “Lonca kuracağım zaten ama lider ben olmayacağım. Loncadan sana pay vermek de bana düşmüyor.

 

Nasıl yani? Lider sen olmayacak mısın? Kim olacak o zaman?

 

Ben muhtemelen kağıt üzerinde lider olurum. Ama asıl lider Nie Yan olacak. Seviye atlama hızımı da ona borçluyum.” Guo Huai, Hao Cheng ve Zhao Li için bu haber, Tang Yao’nun Seviye 14 oluşundan bile daha şaşırtıcıydı.

 

Nie Yan mı?

 

Şaşkın bakışlarını, masada sessizce oturan Nie Yan’a çevirdiler. O zaman Tang Yao’nun heyecanına kapılıp Nie Yan’a seviyesini sormadıklarının farkına vardılar. Tang Yao’dan daha yüksek olamazdı değil mi?

 

Sessizce oturan Nie Yan, grubun odak noktası olmuştu.

 

Nie Yan, hangi sınıf oynuyorsun ve seviyen kaç?

 

Evet! Sana sormayı unuttuk!

 

Hadi, bizi merakta bırakma da bir an önce söyle!

 

Arkadaşlarının hevesli halleri karşısında Nie Yan gülerek cevapladı. “Hırsız, Seviye 14.

 

Bir Hırsız nasıl Seviye 14’e ulaşabilir? Bu harika ama… ismin neden lider sıralamasında değil?” Hao Cheng, Hırsızların kasılmasının ne kadar zor olduğunu biliyordu. Lider sıralamasındaki en yüksek seviyeli Hırsız bile Seviye 12’ydi. İlk onda tek bir Hırsız bile yoktu.

 

Tang Yao açıkladı. “Lider sıralamasına katılmadığı için kimsenin haberi yok.

 

Demek öyle… İnsanı en çok o sessiz tipler şaşırtıyor.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24317 Üye Sayısı
  • 838 Seri Sayısı
  • 42175 Bölüm Sayısı


creator
manga tr