Bölüm 136: Seviye 30 Elit!

avatar
2517 12

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 136: Seviye 30 Elit!


 

Tang Yao, yüzünde garip bir ifadeyle Nie Yan’a baktı. Ardından kahkahayı patlattı. “Şaka yapıyorsun değil mi?  Niye lonca kurmamız gereksin ki?

 

Hayır, ben ciddiyim. Zirveyi hedefleyecek bir lonca kurmalıyız.

 

Çok can sıkıcı bir işe benziyor. Yani, şu anda kasılıyorum ve kız peşinde koşuyorum. Bu yetmez mi?

 

Nie Yan, Tang Yao’nun sözleri karşısında donakaldı. Ardından o da kahkahalara boğuldu. Başkalarının büyük hedefleri, kardeşi Tang Yao’nun pek umurunda değil gibiydi. Biraz düşündükten sonra lonca kurmak için henüz erken olduğunu anladı. Yanında yeteri kadar güvenilir insan yoktu. Loncayı tek başına yönetmesi de mümkün değildi.

 

Babası şu anda gümrükten mal kaçırıyor olsa da, gelecekteki şirket planları, şirketin ismi ve hangi sektörlerde yer alacaklarını çoktan belirlemişti. Hatta batı ve kuzey sınırlarındaki komşu ülkelerle bazı gizli anlaşmalar imzalamıştı. Karı yüksek olacaktı ama riski de yüksekti. Anlaşmalar suya düşerse, şirket köklerinden sarsılıp çökebilirdi. Çünkü bu ticaret anlaşmaları, başkaları tarafından da arzulanan şeylerdi. Hal böyle olunca, şirket üzerindeki riskleri azaltabilmek için, insanlığın ikinci dünyası denilen İnanç’a yatırım yapacaktı. Usta oyuncuları yanında topladıktan sonra bir oyun organizasyonu kurmuş ve oyunda büyük ün yakalayacak olan Savaş Tanrısı Kabilesi isimli loncayı meydana getirmişti.

 

Nie Yan’ın babasının verdiği müthiş finansal destek sayesinde, Savaş Tanrısı Kabilesi güç ve nüfuz olarak Muzaffer Dönüşle yarışacak hale gelmişti. Loncadaki elit oyuncular saymakla bitmezdi. Ancak, muzaffer Dönüşün Zümrüt İmparatorluğundaki sarsılmaz otoritesine karşı gelmelerinin bedeli olarak ağır saldırılara maruz kalmışlardı. Kontrol ettikleri topraklar kuşatılmış, iki kaleleri düşmüş ve çoğu işleri çökmüştü. Oyuna çok sonradan katıldıkları için, temelleri zayıftı. Nie Yan’ın kuzenlerinden biri tarafından müzayede evine dönüştürülen bir değerli mülk dışında mülkleri dahi yoktu. Haliyle düşmanın şiddetli saldırıları altında dağılmaları uzun sürmemişti.

 

Aslında, Savaş Tanrısı Kabilesinin ilk saldırıları, Muzaffer Dönüşü zayıflatmıştı. Biraz daha bastırsalardı belki de birkaç büyük saldırı ile Muzaffer Dönüşü mağlup edebilirlerdi. Parlak Kutsal Alev, Kana Susamış Kılıçlar gibi loncalar savaşa katılmasalar, Savaş Tanrısı Kabilesi yine çökmezdi. Ancak onlar katıldıktan sonra, babasının servetinin bir önemi kalmamıştı.

 

Gerçeklik acı vericiydi. Babasının loncası kalelerini kaybetmeyip Muzaffer Dönüşü mağlup etselerdi, on üç tane kale alacaklar ve her birinin içerisindeki sayısız dükkan, müzayede evi ve diğer mülklerden müthiş bir kar sağlayacaklardı. Ailesi de onlardan gelen kazançla felaket yerine bolluk yaşayacaktı.

 

Ancak babasının nice emekle kurduğu şirketi ağır bir yenilgi alıp dağılmıştı. Kader onlardan yana değildi. Nie Yan bu hayatında Savaş Tanrısı Kabilesinin zayıf temeller üzerinde yükselmemesini sağlayacaktı. Şu ana kadar satın aldığı mülkler, loncanın Kalor’da sağlam bir başlangıç yapmasına yeterdi. Bu mülklerden elde edecekleri kar ile önceki hayatında olduğundan çok daha hızlı bir büyümeyle Kalor’un kodamanlarından olacaklardı.

 

Nie Yan babasının dönüp Savaş Tanrısı Kabilesini kurmasını bekliyordu. Ardından kendi mülklerini, babasının loncasıyla birleştirecekti. Babasının eski yoldaşları, iş arkadaşları ve güvenilir dostları ile loncayı yönetmesine de gerek kalmayacaktı. Lakin son gelişmeler yüzünden daha fazla bekleyemeyeceğini anlamıştı.

 

Hayatta ikinci bir şans elde etmişti ama kaderi kontrol etmesi mümkün değildi. Adım adım ilerlemeliydi. Aceleci hamle yapması, başarısızlıkla sonuçlanabilirdi. Neticede yalnız bir oyuncu olduğundan gücü sınırlıydı.

 

Nie Yan gülümseyerek Tang Yao’ya baktı. “Anlamıyorsun. Yalnızken ne kendini, ne de arkadaşlarını koruyabilirsin. Kişi ne kadar güçlü olursa olsun, koca bir loncayla bir başına savaşamaz.

 

Anlamıyorum evet. Hiçbir loncayla ciddi bir olay yaşamadım. Neden benim peşime düşsünler ki?

 

Kimi zaman, sen beladan uzak dursan da, bela seni bulur.” Nie Yan acı bir gülümsemeyle devam etti. “Lonca kurmak meşakkatli iş. Bu konuyu başka bir zaman tartışalım mı? Şu anda gönlümüzce avlanabiliriz.

 

Tamamdır. Kasılalım o halde.” Tang Yao’nun kafası hala karışıktı. Güzelce eğlencemize bakarken lonca konusunu neden açtı acaba?

 

Nie Yan, artık Muzaffer Dönüşle resmen düşmandı. Tedbirli olduğu sürece kendisine zarar veremeyeceklerini düşünüyordu. Ne de olsa yalnız bir oyuncuyu, yaban içerisinde bulup etrafını sarmak kolay değildi. Hele ki onun gibi yüksek seviye haritalarda takılan birini…

 

Pullu Kurbağalar ilk bakışta hantal görünseler de, saldırıya uğradıkları anda muazzam hızlara ulaşabiliyorlardı. Elbette bunun için peşine düşecekleri bir düşman lazımdı. Düşmanlarını bulamazlarsa, gün boyu saldırıya uğrasalar bile yerlerinden kıpırdayamazlardı.

 

Pullu Kurbağa (Elit): Seviye ??

 

Nie Yan, yaratığın seviyesini göremiyordu. Ancak, önceki hayatından bu yaratığın Seviye 30 olduğunu biliyordu.

 

Hazır mısın?

 

Tang Yao yutkundu. “Olabildiğim kadar hazırım.

 

Merak etme. 25 metre mesafesine dikkat ettiğin sürece, korkuluk gibi yerlerinde dikilecekler. Sen sadece büyülerine odaklan, gerisini boşver.” Nie Yan, Tang Yao’nun omzunu sıvazlayarak onu ikna etti.

 

Madem öyle, hazırım.” Tang Yao, Siyah Rüzgar Asasını kaldırdı. Yeni asası büyü gücünü yükseltiyordu. Fakat, Seviye 30 bir yaratığa karşı kendine hiç güvenmiyordu.

 

Nie Yan çantasından bir torba Duman Tozu çıkarıp, kamuflaj içerisinde Pullu Kurbağalardan birine yaklaştı. On metre kala, yaratık hareketlenmeye başladı. Belli ki Nie Yan’ın varlığını sezmişti.

 

Duman Tozu torbasını elinde patlattı. Yoğun bir duman örtüsü etrafa yayılıp, 30 metre yarıçapındaki alanı sardı.

 

Nie Yan hızla geri çekildi. Pullu Kurbağa tepki veremediğinden, bölgede başıboş dolaşmaya geri döndü.

 

Başlayabilirsin. Mesafeyi korumayı unutma.

 

Nie Yan işareti verdikten sonra, Tang Yao Pullu Kurbağaya yaklaştı. 30 metre kala büyü menziline girmişti.

 

Esrarlı Alev Patlaması!

 

Tang Yao büyünün adını söylediğinde, havada bir alev küresi belirip Pullu Kurbağaya fırladı. Büyü yaratığın bedeninde patladığında 10 can götürdü.

 

Pullu Kurbağa saldırıya uğradığında alarma geçti. Gözlerini fırıl fırıl döndürüp etrafta saldırganını aradı. Lakin Tang Yao’yu bulamayınca, arayışına son verip pasif halde yerinde durdu.

 

Pullu Kurbağanın alarma geçtiğini gören Tang Yao telaşa kapılmıştı. Ancak, yaratık kısa sürede eski haline dönünce, korkuları da dağılmış oldu. Denemek için birkaç defa daha saldırmış ve her seferinde aynı tepkiyi almıştı.

 

Her şey yolunda görünüyordu. Elbette bu Nie Yan’ın sayesindeydi. Kafa patlatıp böyle bir yöntem geliştirmiş olmasa, bölgeye bile gelemezlerdi. Seviye 30 Pullu Kurbağaları avlamak öyle kolay bir iş değildi.

 

Tang Yao nihayet rahatladı. Pullu Kurbağadan 25 metre uzak durduğu sürece tamamen güvendeydi!

 

Bu yöntemi kullanarak Elit sınıf Pullu Kurbağayı öldürebilirlerdi! Tang Yao şevke gelmişti! Şimdiden Pullu Kurbağadan düşecek olan eşyaları düşünmeye başlamıştı.

 

Esrar Perisi durmadan Tang Yao’nun manasını yeniliyordu. Tang Yao da büyülerine ara vermiyordu. Bu sırada, zaman zaman yer değiştiren Pullu Kurbağaya göre tekrar konumlanıyordu. Havadaki mana Esrar Perisine doğru akıyordu. O da ağzından üflediği baloncuklarla Tang Yao’ya mana aktarıyordu.

 

Esrarlı Ateş Topu! Esrarlı Füze! Esrarlı Alev Patlaması!

 

Tang Yao, sınırsız manasının meyvesini yiyordu. Hiç durmadan büyü ardına büyü gönderiyordu.

 

Bu sırada bir sistem bildirimi geldi. “Esrarlı Alev Patlamam sınıf atladı!” Kutsal Parlak Alev üyesi olan Elementalist Dian Cang’ı hatırladı. Tek bir büyüyle, takım arkadaşlarından birini öldürmüştü. O zaman Dian Cang’ın gücünden korkmuştu. Ancak, artık kendisi de tek büyüyle düşmanlarını öldürebilecek güçteydi.

 

Tang Yao mitralyöz gibi büyü ateşlerken, Nie Yan Esrar Perisi Seviye 5 olan oyuncuyu düşünüyordu. Şu anda Tang Yao, o oyuncuyu anımsatıyordu.

−10, −11, −10, −132....

 

Pullu Kurbağanın üzerinden, çoğunluğu düşük olan hasar değerleri fırlıyordu. Lakin, arada bir Seviye İhmali özelliği denk geliyor, hasarı muazzam bir artış yaşıyordu.

 

Nie Yan’ın yapacak bir işi yoktu. Arkasına yaslanıp, beleş tecrübe ve eşyaların tadını çıkarabilirdi.

 

Tang Yao ortama biraz daha heyecan katmaya karar verip, büyü sözlerini okumaya başladı.

 

Meteor!

 

Gökyüzünden dalga dalga yağan meteorlar, Pullu Kurbağayı bombalıyordu. Yaratığın altındaki zemin, büyülerin sonucunda kavurulmuş, kapkara olmuştu.

 

Meteordan sonra, Tang Yao’nun manası %20 azaldı. Ancak çok geçmeden yeniden doldu. Tang Yao normalde Meteor kullandığında, manasının büyük çoğunluğu tükenirdi. Seviye 3 Esrar Perisi toplam manasını %300 artırdığından, Meteorun mana kullanım miktarı artık önemsizdi.

 

Tang Yao’nun hasar çıktısı, Nie Yan’ı bile şaşırtmıştı.

 

Esrarlı Ruh Kristali düşürme ihtimali yok denecek kadar azdı. Dahası, Esrar Perilerinin %90’ı, Seviye 3’e ulaşamadan ölürdü. Bu yüzden, on bin Esrarlı Büyücüden bir tanesinde bile Seviye 3 Esrar Perisi bulunamayabilirdi. Tang Yao daha oyunun başlarında, paha biçilemez bir hazine elde etmişti.

 

Esrarlı Ruh Kristali, Yu Lan ve diğerleriyle kasılırken mi düştü demiştin?

 

Tang Yao büyü yapmaya devam ederken cevap verdi. “Evet!

 

Takımdaki Esrarlı Büyücüler istemediler mi?” Nie Yan şaşkınlıkla sordu. Böyle değerli bir şeyi istememeleri garip olurdu.

 

Kimse benden kristali isteyecek durumda değildi. Ama ben yine de bana verdikleri için teşekkür edip, takımdaki herkese 2 gümüş dağıttım. Yoksa Hems’e çağırdığın zaman o kadar fakir olmazdım.

 

Büyü yağmuru aralıksız olarak yarım saat sürdü. Pullu Kurbağa daha fazla dayanamadı ve karnının üstüne yığıldı.

 

Bir Pullu Kurbağa katlettiniz (Elit). Seviyenizden yüksek bir yaratık öldürdüğünüz için +%700 tecrübe kazandınız. 98.290 tecrübe puanı kazandınız.

 


Nie Yan’ın tecrübe çubuğu, %83’ten başlayıp %92’ye kadar dolmuştu.

 

Takım arkadaşı olarak Tang Yao’dan, kazandığı tecrübe sonucu göz alıcı bir ışık yükseldi. Boş boş etrafına bakıyordu. Daha yeni Seviye 10 olmuşken, bir kez daha seviye atlayıp Seviye 11’e ulaşmıştı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21891 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40684 Bölüm Sayısı


creator
manga tr