Bölüm 128: Hakikat Gözü

avatar
2578 13

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 128: Hakikat Gözü


 

Bu dolandırıcının yalanını ortaya çıkarıp çıkarmama konusunda ikilemdeydi. Ani bir çıkış ile bu sorun çözülemezdi. Durumu analiz edip mantıklı kararlar vermeliydi. Görevi tasarlayan kişinin amacı ne olabilirdi?

 

Bu konuyu düşünürken, karakter bilgisinde yeni bir statü etkisi gördü: İdareci Kallan’ın Referansı.

 

İdareci Kallan’ın Referansı: Hilderlok içerisindeki nüfuzu 30 puan artırır. Süre: 30 dakika.

 

Bunu gördüğünde kararını da verdi.

 

İdareci Kallan’ın Referansının etkin olduğu sürede, Hilderlok içerisindeki nüfuzu 37 gibi şaşırtıcı bir sayıya ulaşmıştı. Bu sayı, odadaki soylularla ilgilenmeye yeterdi.

 

Gizli görevi tetikleyip tamamlayabilirsem, sağlam bir ödül kazanabilirim. Öte yandan başarısız olursam, 30 dakika içerisinde şehri terk ettiğim sürece sorun olmayacaktır.

 

Planını yaptıktan sonra Krusch’a doğru yürüdü.

 

Krusch’un onları dolandırdığını soylulara direkt olarak söylese, büyük bir aptallık yapmış olurdu. Soylular ona inanmak yerine öldürmeyi tercih ederlerdi. Nie Yan insandı. NPCler gibi önceden programlanmış tepkiler veremezdi. Böyle önemli bir anda başarısız olmamalıydı.

 

Selam, Usta Demirci Krusch. Buraya İdareci Kallan’ın referansı ile geldim. Size selamlarını iletiyor.

 

İdareci Kallan’ın isminin zikredilmesi, kalabalık içinde uğultuya sebep oldu. Böyle güçlü bir referansa sahip biri karşısında saygısızlığa cüret edemezlerdi. İdareciler, hükümetler tarafından atanan, şehirlerin finans, vergi, yönetim, ordu, yasa ve düzeninden sorumlu önemli kişilerdi. Bulundukları şehirde mutlak otoriteye sahiplerdi. Soylu hiyerarşisinde Dük eşitinde yetkileri vardı. Ancak şu anda bulunan soyluların en güçlüleri baronlardı.

 

Nie Yan öne çıktığında, bütün soylular geri adım attılar.

 

Krusch’un gözleri parladı. Kalabalığa bakarken göğsünü kabarttı.

 

Lütfen İdareci Kallan’a selamlarımı ve nezaketi için teşekkürlerimi iletin. Siz de şansınızı denemek ister misiniz? Burada yirmi eşya var. Ancak, içlerinden yalnızca bir tanesi gerçek Acas’ın Parlak Mücevheri. Gerçek olanı bulduğunuz anda, muazzam bir eşyaya sahip olacaksınız.”

 

Nie Yan masadaki mücevherlere baktı. Mücevherler birbirlerinden farksızdı. Hepsi aynı elden çıkmış gibiydi. Ancak, hepsi de inkar edilemez bir güzelliğe sahipti.

 

Ustanın işçiliği kendini belli ediyor.”

 

Krusch, Nie Yan’ın övgüsüyle gülümsedi. Sahte eşyalarından gurur duyuyor gibiydi.

 

Sahteler gerçekten de gerçeğine benziyor. Yine de bazı kusurları olduğunu söyleyebilirim. Bu bir buz parçasını, bir mücevherle karşılaştırmak gibi. İkisi de göze hoş gelir ama güneşi gördüğünde buz eriyip gider. Geriye yalnızca gerçek mücevher kalır.” Nie Yan yavaş yavaş Krusch’u tuzağına çekmeye çalışıyordu. NPCler, oyun geliştiricileri tarafından tasarlanmış yapay zekalardı. Hepsinin belirli davranışları, konuşma tarzlar vs. vardı. Oyuncu yavaşça ilerlediği sürece, davranışlarındaki kusurları tespit edebilirdi.

 

Gerçekten de, Nie Yan bu kelimeleri söyledikten sonra Krusch’un yüz ifadesi değişti.

 

Nirvana Alevi, efendi, pek cüretkar konuşuyorsun. Madem öyle bize gerçek olanın hangisi olduğunu göster.” Nie Yan’ın gerçek mücevheri bulamayacağına emindi.

 

Usta Demirci Krusch, benimle bir iddiaya var mısınız?

 

Ne iddiasıymış?

 

Çok basit. Bu yirmi mücevher içerisinde Acas’ın Parlak Mücevherini tek seferde bulacağım. Bulamazsam eğer, elimdeki mülkün tapusu sizindir. Ancak, bütün mücevherleri dikkatlice incelememe izin vermeniz gerek.” Nie Yan’ın amacı basitti: Dolandırıcının yalanını ortaya çıkar. Bir dolandırıcıya karşı iddiaya girdiğinde kurallara göre oynayacak değildi.

 

Krusch tapunun değerini gördüğünde ağzının suyu akmıştı. “Tamam, kabul ediyorum. Ben kaybedersem, elindeki tapunun değeri kadar altın vereceğim. Ne diyorsun?

 

Nie Yan, görevin nasıl ilerlemesi gerektiğini kafasında kurgularken, Krusch için bir tuzak hazırlamıştı. Ve Krusch, anında bu tuzağa düşmüştü.

 

Usta Demirci Krusch, mücevherleri incelememe müsaade edin. İtibarınızı göz önünde bulundurarak, bana karışmayacağınızı umuyorum.

 

Krusch masadan çekildi.

 

Soylular masanın iki metre etrafında toplanmış Nie Yan’a bakıyorlardı. Böyle genç birinin, hangi mücevherin gerçek olduğunu bilmesi mümkün müydü?

 

Soyluların tepkilerine bakarak, doğru yolda olduğunu anlamıştı. Masadan bir mücevher alıp incelemeye başladı.

 

İşçilik kötü, Acas’ın Parlak Mücevherinin saf bir ışıltısı olmalı. Bundaki ışıltı saflıktan uzak. Gerçek Acas’ın Parlak Mücevheri bu olamaz. Haksız mıyım, Usta Demirci Krusch?” Nie Yan, kalabalığın içerisinde duran Krusch’a döndü. Aslında gerçeği ve sahtesini birbirinden ayırt etmesinin bir yolu yoktu. Buna rağmen son derece sakin ve kendinden emin konuşuyordu.

 

Krusch homurdanarak bakışlarını kaçırdı.

 

Usta Demirci Krusch, şansa ben de özellik belirleme becerileri biliyorum. Bu mücevherin özelliğini belirleyip, gerçeği görmemize izin verir misiniz?

 

Sanki bunu yapmaları emredilmiş gibi, soylular hep bir ağızdan bağırarak Krusch’a, izin vermesini söylüyordu.

 

Krusch, kalabalık karşısında sessiz kaldı.

 

Nie Yan Üstün Sezi ile mücevheri inceledi. Parlak bir ışıkla, mücevherin özellikleri ortaya çıkmıştı.

 

Taklit Mücevher (Sahte)

Özellikler: Yok

 

Sonrasında, herkesin görmesi için mücevheri soylulara uzattı. Mücevher kalabalık arasında elden ele gezdi.

 

Haklıymış. Gerçekten sahte çıktı!

 

Harika. Gerçeğinden hiçbir farkı yoktu. Sahte olduğunu nasıl anlamış olabilir?

 

Pekala, sonrakine geçelim.” Nie Yan gülümseyerek bir mücevher daha aldı. Ardından mücevheri inceliyormuş gibi rol yapmaya başladı. Nihayetinde, hoşnutsuzluğunu başını sallayarak gösterdi. “Bu da işe yaramaz. Mücevherin kenarlarında minicik hatalar var. Acas’ın Parlak Mücevherinde böyle hatalar olmaz. Bu mücevherin varlığı bile efsanevi mücevherin adını lekeliyor! Bu da bir taklit olmalı, değil mi?

 

Krusch hala sessizdi. Kalabalık Nie Yan’a mücevherin özelliklerini belirlemesi için baskı yapıyordu.

 

Etrafındaki bağırtılardan sonra Nie Yan mücevherin özelliklerini belirledi. Beklediği gibi bu da sahteydi.

 

Taklit Mücevher (Sahte)

Özellikler: Yok

 

Kalabalık, elden ele mücevheri incelerken kendi aralarında fısıldaşıyordu.

 

Birbirleri ardına mücevherleri inceleyen Nie Yan, masadaki mücevherlerin hepsinin sahte olduğuna ikna olmuştu. Hal böyle olunca, kalabalığa inanabilecekleri açıklamalar sunduğu takdirde, elindeki her mücevherin sahte olduğunu kanıtlayabilirdi.

 

Masada yalnızca üç mücevher kalmıştı.

 

Başka bir incelemenin sonucu Nie Yan yine memnuniyetsizliğini gösterdi.

 

Ancak, iki tane daha mücevher vardı. Soylular Nie Yan’ı fal taşı gibi açılmış gözleriyle, yüzlerindeki şaşkınlıkla izliyorlardı.

 

Önceki mücevherlerin hepsi sahteydi!

 

Nie Yan gülümseyerek bir mücevher daha aldı. Uzun süredir rol yaptığından, o da yorulmuş, yüzünün rengi atmıştı.

 

Mücevherin tam ortasında saflığını bozan bir şeyler var. Malzeme kalitesi olarak Acas’ın Parlak Mücevherine yaklaşamaz. Bu da sahte!” Nie Yan, Krusch’un ifadesine baktı.

 

Ardından mücevherin özelliklerini belirleme işlemine başladı.

 

Soylular, Nie Yan’ın elindeki mücevhere odaklanmışlardı. Bu tam on dokuzuncu mücevherdi. Bu da sahte çıkarsa, son mücevherin gerçek olması gerekiyordu, değil mi?

 

Nie Yan, mücevherin özelliklerini belirlerken, gökkuşağı renklerinde parlak bir ışık odayı sarmıştı.

 

Ancak, bu güzel ışık gösterisine rağmen, çıkacak sonuç belliydi.

 

Bu mücevher de sahteydi!

 

Soylular şaşkın yüzlerle birbirlerine bakıyorlardı. Bu genç adamın kabiliyetleri, onları ikna etmişti.

 

Nie Yan, Krusch’a bakarak son mücevheri eline aldı. O anda Krusch’un ifadesi değişti. Çaktırmadan kapıya yaklaşmaya başlamıştı.

 

Usta Demirci Krusch, iddiayı bozmak gibi bir niyetiniz yoktur umarım. Yoksa kaçmaya mı çalışıyordunuz?” Nie Yan sonunda Krusch’u köşeye sıkıştırmıştı.

 

Krusch kuru kuru güldü. Odadaki soyluların bakışları üzerindeydi. Artık istese bile kaçamazdı.

 

Usta Demirci Krusch, veya sadece Bay Krusch mu demeliyim? Elimdeki son mücevher gerçek olmalı, haksız mıyım? Ancak… nedense bunun işçiliği de kalitesiz görünüyor. Aslında tek bir bakışla bunun da sahte olduğunu anlayabilirim!” Nie Yan, keskin bakışlarla Krusch’u süzerken, elindeki mücevherin özelliklerini belirledi. Parlak ışık dindikten sonra, özellikler ortaya çıktı. Öncekiler gibi bu da sahteydi! “Bay Krusch, siz pis bir dolandırıcısınız!”

 

Sistem: 20 taklit mücevherin özelliklerini belirleyerek Hakikat Gözünü kazandınız.

 

Sistem bildirimine bakan Nie Yan küçük dilini yuttu. Müthiş heyecanlanmıştı. Hakikat Gözü becerisini kazandım!

 

Bu sırada odadaki soylular boş bakışlarla etrafı süzüyorlar, yaşananlara inanmakta zorlanıyorlardı.

 

O anda Krusch ve iç yardakçısı kapıya fırladı.

 

Nie Yan bağırarak soyluları uyandırdı. “Durdurun onları! İşbirliği yapıp sizi dolandırdılar!

 

Kendilerine gelen soylular, hemen harekete geçip, dört suçlunun peşine düştüler. Çok geçmeden yakalanan suçlular, elleri bağlı halde yere atıldı.

 

Bu dolandırıcıları İdareci Kallan’a götürüp sorgulatmalıyız!

 

Evet, bu itlere cezalarını verip paralarımızı geri almalıyız!

 

Soylular bağırıp çağırarak, suçluları idareci ofisine götürdüler.

 

Nie Yan da peşlerinden takip ediyordu. Görevde bu kadar ilerleyip Krusch’un dümenini ortaya çıkardıktan sonra güzel bir ödül alması muhtemeldi. İdareci Kallan, Krusch’tan laf arasında bahsetmişti. Nie Yan bu kısacık konuşmanın, Krusch’un yalanını ortaya çıkarma görevinin başlangıç noktası olacağını beklemiyordu.

 

Öfkeli soylular, idarecinin ofisine girdiler. Nie Yan da arkalarından içeri girdi. Burada Hakikat Gözünü test etmek için uygun bir fırsat yakalayabilirdi.

 

Öncelikle Hakikat Gözünün bilgisini okudu.

 

Hakikat Gözü (Ani Kullanım): Beceriyi etkinleştirdikten sonra, gizli eşyaları ve oyuncular görme ihtimali vardı. Becerinin başarısı, kullanıcı ile hedefi arasındaki seviye farkına bağlıdır.

 Bekleme Süresi: 120 saniye

 

Nie Yan, kendisiyle aynı seviyedeki bir Hırsız üzerinde Hakikat Gözünü kullanırsa, %60 ihtimalle kamuflajını görebilirdi. Hırsızlar dışında bazı oyuncular ve yaratıkların da kendilerini gizleyebilmelerini sağlayacak becerileri olabilirdi. Mesela illüzyon veya klon kullanımı gibi… Bunlar güçlü beceriler olsalar da, Nie Yan’ın gözleri bu becerileri geçip, hakikati görebilirdi.

 

Hakikat Gözü, destek tipi beceriler arasında en üst sıralarda yer alan, son derece kullanışlı bir beceriydi. Hırsız gibi sınıflar üzerinde muazzam etkileri vardı. Bazı görevler sırasında kullanıldığında da büyük faydalar sağlayabilirdi.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22138 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41016 Bölüm Sayısı


creator
manga tr