Bölüm 111: Yükseltme

avatar
2731 13

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 111: Yükseltme


 

Kalor’un çarşı bölgesi şu anda şehrin güneyinde, Paralı Asker Loncasının yanındaydı. NPC dükkanları bu bölgede yoğunlaşmış, bölgeyi şehrin en canlı bölgesi haline getirmişti. Dükkanlarda şu anda düşük seviyeli oyuncuların ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler satılıyordu. Gelecekte bu dükkanların yerlerini, yüksek seviye oyuncuların ihtiyaçlarını karşılamaları için üretim atölyeleri alacaktı. Bu değişiklik, şehrin gelişim bölgesinde de başka değişikliklere yol açacaktı. Oyun geliştiricileri gelecekte eklenecek olan gerçek dünya parası değişim merkezini şehrin doğusuna inşa edeceklerinden, şehirdeki canlılık da o bölgeye kayacaktı. Güneydeki canlılık yavaş yavaş azalacak ve bir süre sonra güneye yalnızca Paralı Asker Loncası için gidilir olacaktı.

 

Şu anda Kalor’un güney bölgesindeki arsaların fiyatları minimum 10 altındı. 30-40 altınlara ulaşan yerler de vardı. Öte yandan doğudaki arsaların fiyatları 1-2 altın kadardı. Hatta daha ucuz yerler bile olabilirdi. Lakin birkaç aya kalmadan buraların fiyatları en azından on katına çıkacaktı. Bölgenin pahalı olan arsalarının fiyatları ise yüzlerce kat artacaktı. Gelecek on yılda ise akla hayale sığmayacak fiyatlara ulaşacaklardı.

 

Ancak şu anda bölgede yalnızca varoşlar vardı. Modern binalardan ise eser yoktu.

 

Müzayede evinden çıkan Nie Yan idarecinin çarşının merkezindeki ofisine yöneldi. Birkaç dakikalık yürüyüşün ardından karşısına çıkan beyaz kule, hedefine vardığını gösteriyordu. Tipik Zümrüt mimarisinin işareti olan üzeri işlemelerle kaplı taş duvarlar, mana ile güçlendirilmişti. Böylece taşların yüzeylerinde soluk mavi renkli bir parıltı oluşmuştu. Kulenin balkonlarından aşağı orkideler sarkıyor, sokağa tatlı aromalarını yayıyorlardı.

 

Nie Yan kapıdan adımını atıp binaya girdi. Pürüzsüz yer döşemelerinde kendi yansımasını görebiliyordu. On metreden yüksek olan tavan karşısında şaşırmamak elde değildi. Tavana çizilen sayısız resim, binaya inanılmaz bir güzellik katmıştı.

 

Kapıdan girdiği anda yaşlı bir adam kendisini karşılamaya gelmişti. Kömür karası askeri üniformasının omuzlarında altın apoletler vardı. Yaşına rağmen capcanlı, ezici bir aurası vardı.

 

Baş İdaresi Telus, birkaç arsa satın almaya geldim.

 

Kalor’a yerleşecek olmanız beni mutlu etti. Dükkan açmak isteyen müşterilerimizi sıcak karşılarız. Yasalara uyanlara en iyi hizmeti sunmaya gayret ederiz. Lütfen benimle gelin.

 

Nie Yan önceki hayatında da buraya gelmişti ama o zamanlar çok geç kaldığından en ücra köşelerin minimum fiyatları bile binlerce altına çıkmıştı. O zamanlar Kalor’a Altın Şehri denirdi. Sokaklardaki taşın bile yüzlerce altın değeri vardı. Sıradan dükkanlar sahiplerinin ceplerini parayla dolduruyordu. İnanç içerisindeki tüccarlar öyle zengin olmuşlardı ki oyunun zirvesindeki oyuncularla aynı nüfuza sahiplerdi. Nie Yan o zamanlar çaresiz, idareci ofisini terk etmek durumunda kalmıştı.

 

Fakat şu anda çok sayıda arsayı düşük fiyatlardan satın alabilecek konumdaydı. Oyuncular henüz sanal gayrimenkulün kıymetinin idrakine varamamışlardı.

 

Değerli müşterimiz, hangi arsayı satın almak istersiniz?” Baş İdareci Telus, masasının üzerindeki holografik şehir modelini işaret etti. Satın alabileceği arsalar işaretlenmiş, üzerlerine de fiyatları yazılmıştı.

 

Nie Yan doğu bölgesine baktı. Satışa sunulmuş olan yirmi mülk vardı. En pahalısı 2 altın, en ucuzu 50 gümüştü.

 

Bazıları önceki hayatında değeri en yüksek olan mülklerdi. Bir tanesi henüz inşa edilmemiş olan varlık değişim merkezine oldukça yakındı. O mülkün değeri on binlerce altınla ölçülüyordu. Gerçek hayatta ise bundan çok daha yüksek bir değere sahipti. Ancak şu anda önünde öylece duruyor, yalnızca 2 altın karşılığında satın alınmayı bekliyordu.

 

Daha önce karşılaştığı hiçbir şey onu bu kadar heyecanlandırmamıştı!

 

Şu mülkü istiyorum.” dedi Nie Yan ve varlık değişim merkezinin inşa edileceği yerin dibindeki mülkü işaret etti. Kelimeler dudaklarından dökülürken kalbi deli gibi çarpıyordu. Hissettiği yoğun heyecanı bastırmak mümkün değildi. Sevinç çığlıkları atmamak için kendini zor tutuyordu.

 

2 altınlık yatırımı, gelecekte kendisine hayal edemeyeceği fırsatlar sağlayacaktı!

 

Baş İdareci Telus’a parayı teslim etti. Telus anında mülkün parşömen şeklindeki tapusunu uzattı.

 

Bu ince, eski parşömen, sanal dünyanın evrakıydı. Anlaşma dili ve şartları, gerçek dünyadakinin bire bir aynısıydı. Ve aynı şekilde yasalarla korunuyordu.

 

İlk işlemden sonra Nie Yan on bir mülk daha satın aldı. Hepsi de önceki hayatında değer olarak zirveye yapmış yerlerdi. İki tanesi özellikle geniş bir alana sahipti. Böyle büyük bir alan içerisinde dev bir müzayede evi inşa etmek mümkündü. Böylece burayı doğu bölgesinin en canlı yeri haline getirmeyi amaçlıyordu.

 

Çantasına baktığında, satın alma işlemleri sonucunda geriye 2 altını kaldığını gördü.

 

Her iki dünyada da para kazanmanın en iyi yolu şirket kurmak değil, kusursuz bir ferasetle yatırım yapmaktı. Parayı, para kazanmak için kullanarak sermayesini büyütebilirdi. Yeniden doğması Nie Yan’a, önceki hayatında kaçırdığı çok sayıda fırsatı yeniden sunmuştu.

 

Kalor gelecekte Zümrüt İmparatorluğunun en zengin şehri olacak, bu on iki mülk de en karlı mülklere dönüşecekti. Kendi dükkanını açmayıp mülklerini kiraya verse bile inanılması güç miktarlar kazanabilirdi.

 

Sistem: Beş veya daha fazla mülk edindiğiniz için Kalor içindeki nüfuzunuz 5 arttı.

 

Nüfuzundaki artış sayesinde şehir içinde ve etrafında yaptığı işleri kolaylaşacaktı. Nüfuzu otuza ulaşmış olan oyuncu, ismi kırmızıya dönse bile şehir sınırlarında rahatlıkla dolaşabilir, muhafızların korunmasından yararlanabilirdi. NPClerden alışveriş yaparlarken gereksiz fiyat artırımları ortadan kalkardı. Zira nüfuz, şehir içerisindeki statüyü belirtiyordu.

 

Başka bir oyuncuyu öldürse bile şehirde gönlünce dolaşabilirdi! Bu ne muhteşem bir olaydı! Gerçi Nie Yan düşük profil takılmayı sevdiğinden, böylesine dikkat çekici bir şey yapmayı düşünmüyordu.

 

Gelecekte dükkan açarsanız, karınızın %1’ini vergi olarak vermek zorundasınız. İki ay geçtikten sonra dükkanınızı geliştirmeniz yasalarca zorunlu kılınmış. Ayrıca dükkanınızın değerinin %0.05’ini de mülk vergisi olarak vermeniz gerekiyor. Ödeme en fazla üç ay gecikebilir. Üç ayın ardından ödeyemezseniz, sözleşmede belirtildiği üzere Zümrüt İmparatorluk’u mülkünüze el koyar. Sizin sormak istediğiniz bir şey var mı?

 

Hayır, teşekkür ederim.” Dükkanın ona getireceği kazancın yanında bu vergiler devede kulak kalıyordu. O yüzden fazla önemli değillerdi.

 

Satın alma işlemini tamamlayıp tapuları depoladıktan sonra şehrin modeline baktı. Satın aldığı mülklerden cebine dolacak olan altınları şimdiden görebiliyordu.

 

Artık tek yapması gereken şehrin doğuya kaymasını beklemekti.

 

İşi biten Nie Yan, mutlu bir şekilde ofisten ayrıldı. Şu andan itibaren para kazanmak için hiçbir şey yapmasa bile, mülklerinin zamanla artacak olan değerleri sayesinde geleceği garanti altına alınmış oluyordu. Ancak Nie Yan’ın gevşemeye niyeti yoktu. Önünde yapması gereken daha çok şey vardı.

 

Müzayede evindeyken Siyah Fenol ve malzemeleri dışında Parıltı Tozu, Ağ Parşömeni ve Koyun Dönüşüm parşömeni gibi eşyaları da satışa sunmuştu. Gerçi oradan kazandığı paranın çoğunu, gelecekte değerlenecek olan eşyaları almakta kullanmıştı. Mesela şu anda, açılmak üzere olan Medusa’nın İni’nde kullanılması için taşlaşmayı tedavi eden eşyaların ve Ruh artırıcı ekipmanların alımına yoğunlaşmıştı.

 

Ayrıca birkaç tane daha Talih Mücevheri alıp, elinde bulunan mücevherlerin sayısını on beşe çıkarmıştı. Mücevherleri satmak veya değerlerinin yükselmesini beklemek ona mantıklı gelmiyordu. Yani mücevherleri en mantıklı şekilde ekipmanlarını yükseltmek için kullanabilirdi. Bu şekilde en büyük karı elde etmiş olurdu.

 

Hangi ekipmanını yükseltmesi gerektiğini düşündükten sonra Kara Altın kademe hançeri Kan Ahdinde karar kıldı. Elindeki ekipmanlar arasında en kaliteli olanı bu hançerdi. Seviye 0 olması önemli değildi. Kademesinin Kara Altın olması yetiyordu. Saldırı gücünün yüksek olması bir yana, oldukça nadir olan Can Çalma özelliği barındırıyordu. Saldırı gücünü daha da yükseltebilirse hançer mükemmel bir hale gelecekti.

 

Oyuncular Seviye 0 bir silah üzerinde Talih Mücevheri kullanmayı israf olarak nitelendirebilirlerdi. Neticede mücevherlerin tanesi 5 gümüş ediyordu. Büyük çoğunluk Seviye 30 civarlarına varmadan böyle pahalı mücevherler kullanmak istemezdi. Elbette Nie Yan’ın böyle bir düşüncesi yoktu. Para konusunda sıkıntısı yoktu. Gelecekte de olmayacaktı. Yani seviyesi yükseldiği zaman da ekipmanlarını geliştirmek onun için zor değildi. Tek yapması gereken müzayede evine gidip Talih Mücevheri almaktı. Seviye 5 ve üzeri bütün Elit ve Lord sınıf yaratıkların, Talih Mücevheri düşürme ihtimali vardı. Genellikle sıradan oyuncular bu tarz eşyaları lüks olarak gördüklerinden müzayede evinde satışa çıkarırlardı. Böylece gelecekte istediği zaman Talih Mücevheri alma şansı olacaktı.

 

Mücevherlerin yuvalara eklenme başarısını artırmalarının yanında Talih Mücevherleri (1), silahların saldırı gücünü on, zırhların da savunmalarını on beş artırabilirdi. Bu artırım oyuncuların ilgisini çekmesine yeterdi. Tek olumsuz tarafı, ekipmanı geliştirdikçe bir sonraki gelişimin başarı şansının düşmesiydi. İlk beş yükseltmede başarı şansı %60’tı. Yükseltme başarısız olduğu taktirde bir aşama geri düşüyordu. Altıdan ona kadar olan yükseltmelerde başarı şansı %50 idi. Altıncı aşamada başarısız olan yükseltme, ekipmanın aşamasını beşe düşürüyordu. On birden on beşe kadar şans %50 olarak devam ediyordu. Fakat başarısızlık durumunda ekipmanın bütün yükseltmeleri siliniyordu. Son olarak on altıdan yirminci aşamaya kadar olan yükseltmelerin her biri, başarılı olduğunda ekipmana yeni bir beceri yüklüyordu. Yirmi defa yükseltilmiş olan bir ekipman bulmak, Efsanevi kademe ekipman bulmak kadar zordu.

 

Ekipmanı yükseltirken kullanılan fazladan mücevherler, başarı şansını artırabilirdi.

 

Ekipmanları Talih Mücevherleri kullanarak yükseltmek, kumar takıntısı olan oyuncuların en sevdiği işlerdendi. Şanslı olanlar birkaç mücevher kullanarak eşyalarının seviyelerini artırabilir ve çok daha güçlü bir ekipman elde edebilirdi. Bunlar haricinde bazı talihsiz aptallar, anlık zayıflığa düşüp yükseltme denemelerinde onlarca mücevher kaybedebilirdi.

 

Ne olursa olsun, Talih Mücevherleri ile ekipman yükseltmek, sadece zenginlere özel bir aktiviteydi. Sıradan oyuncular bunu yapamazlardı. Daha doğrusu yapmaya paraları olmazdı.

 

Nie Yan’ın on beş Talih Mücevheri olmasının yanı sıra başarı şansını yükseltebilen Pandoranın Kutusuna da sahipti. O yüzden denemek için sabırsızlanıyordu. Hem, ilk on aşamada yükseltmelerin silinme ihtimali yoktu.

 

Kararını veren Nie Yan, Kan Ahdini ve Talih Mücevherini Pandoranın Kutusuna yerleştirdi. Hançer kan rengi bir aura yaymaya, yanındaki mücevher de ışık saçmaya başlamıştı.

 

Sistem: Kan Ahdini yükseltmek istiyor musunuz?

 

Nie Yan pürdikkat saati kontrol ediyordu. Saniyelerin geçişini izlerken, zamanın tek döngüde mi, yoksa çift döngüde mi olduğunu hesaplamaya çalışıyordu. Bir anda gözleri parladı.

 

Şimdi!

 

Nie Yan yükseltmeyi onayladı.

 

Sistem: Yükseltme başarılı! Kan Ahdi → Kan Ahdi +1

 

Şansım yaver gitti! Yükseltilmiş olan Kan Ahdinin özelliklerine baktı.

 

Kan Ahdi +1 (Kara Altın)

Koşul: Seviye 1

Özellikler: Saldırı 33–36, Hüner +11, Kritik +12, Can Çalma %3

Saldırı Hızı: 2.3

Ağırlık: 1.5 kg

Kısıtlama: Hırsız; bütün taraflar kuşanabilir.

 

Yükseltme başarılı olmuş, Kan Ahdinin saldırısı on artmıştı. Ayrıca seviye koşulu da değişmişti. Bu haliyle Seviye 5 Altın kademe hançerlerin çoğundan daha iyi hale gelmişti.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21911 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40695 Bölüm Sayısı


creator
manga tr