Bölüm 102: Reddedilen Davet

avatar
2666 14

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 102: Reddedilen Davet


Oyun içindeki konuşmalarda Nirvana Alevi ismini kullandım. Unuttuysanız tekrar hatırlatayım. Nirvana Alevinin latin harfleriyle yazılışı da aynı orijinal ismi gibi Nie Yan. Ben okurken karışıklık hissetmemiştim ama sorun olma ihtimaline karşı size danıştım. Beğenirseniz yeni düzenle devam ederiz. İsterseniz eskiye de dönebiliriz. Son bölümün altına yorumlarınızı bekliyorum. İyi okumalar...

********************************

 

Biz yeteri kadar kazandık. Savaşlarda çok fazla Parıltı Tozu ve parşömen kullandın. Ucuz şeyler olmadıklarına eminim. O yüzden Talih Mücevherlerini de al.” Miskin Tilki Kara Altın kademe Dövüşçü göğüs zırhını kazandığı için yeterince mutluydu. Talih Mücevherlerinin değeri zırhın yanında çok ufak kaldığından onları Nie Yan’a hediye etmekte sakınca görmemişti.

 

Nie Yan biraz düşünüp kabul etti. “Madem ısrar ediyorsun, geri çevirmek kabalık olur.” Elinde hali hazırda birkaç tane vardı. Birkaç tane daha mücevherle ekipmanını yükseltebilirdi.

 

Sosil Vadisi yarın açılıyor. Bizimle gelmek ister misin?

 

Hayır, şu anda orası ilgimi çekmiyor. Ama ileride neden olmasın?

 

Ah… Peki o zaman.” Nie Yan’ın gönlü olmayınca Miskin Tilki de fazla üstelemedi. Ama elinde olmadan yeni zindana onun gibi sıra dışı bir Hırsız olmadan gireceği için yakınıyordu.

 

Yeni zindana girmesi Nie Yan’ın üzerine çok fazla dikkat çekmesi demekti. İnsanlarda şüphe uyandırmak istemiyordu. GM olduğunu falan düşünebilirlerdi. Yeni açılmış olan zindanı temizlemenin yollarını bilmesinin başka açıklaması olamazdı.

 

Zindan tamamen temizlendikten sonra takım yola çıktı. Yaban içerisindeki bir kestirmeden Nate kasabasına vardılar.

 

Başkanın köşküne Nie Yan yine tek başına girdi. Yatak odasına adım attığında sahne değişti.

 

Kral Mantikorun Gözlerini kasaba sakinlerinden Ross’a teslim ettin. Ross şaşkınlıkla çığlık attı. “Şükürler olsun! Bu inanılmaz! Bunlar gerçekten Kral Mantikorun Gözleri mi? Başkanın hayatı kurtarılabilir!” Ross Kral Mantikorun Gözlerini havanda ezerek toz haline getirir ve başkana yedirir. Zehrin etkisi vücuttan silinir. Nate sakinlerinin saygısını kazandınız.

 

Sistem: Bütün takım üyelerinin Nate içerisindeki nüfuzu 6 arttı.

 

Sistem: Takıma katkılarınızdan dolayı 2.200 Ödül Puanı kazandınız.

 

Sistem: Kutsal İmparatorluk 3.300 Onur kazandı.

 

Sistem: 23.300 tecrübe puanı ve 12 gümüş kazandınız.

 

Uzman zindanlar cömert ödüller verirdi. Oyundaki AI sistemi her bir oyuncunun takım içerisindeki performansını hesaplayıp, ödülleri ona göre dağıtırdı. Nie Yan’ın katkısı takımdaki diğer oyunculardan kuşkusuz çok daha yüksekti. Fakat diğer oyuncuların kazançları da azımsanacak gibi değildi.

 

Nie Yan’ın tecrübe çubuğu şu anda %41 doluydu. Seviye 7 %41… Nie Yan mutluydu. “Çok hızlı gelişiyorum!” Ödüllerin ardından %62’ye ulaşan Miskin Tilki’yi geçmesi fazla uzun sürmeyecekti.

 

Sunucuların kapanmasına hala yarım saat vardı. Nie Yan’ın yapması gereken işleri olduğundan iki torba Parıltı Tozunu tanesi 1 gümüşten Miskin Tilki’ye hızlıca sattı. “Ben artık müsaade isteyeyim.

 

Tamamdır, bir ara tekrar görüşelim. Bu arada…! Koyun Dönüşüm Parşömeni ile Ağ Parşömeni var mı fazladan? Varsa bana satar mısın?

 

Maalesef, başka kalmadı. Ama elime geçtiğinde sana da gönderirim. Parşömen başı 3 gümüş yeterli olur.

 

Elbette parşömenleri satışa bu kadar düşük bir fiyattan çıkarmayı düşünmüyordu.

 

Anlaştık!” Koyun Dönüşüm ve Ağ parşömenleri çok değerliydi. 3 gümüş bir yana, 4 hatta 5 gümüş bile olsa almaktan çekinmezdi.

 

Zindandan yüklü bir ödül kazanmışlardı. Özellikle de Nie Yan. Bilinmeyen Işınlanma Parşömeni sayesinde bedavadan Düzen Kitabı’ndan bir bölüm kazanmış gibiydi.

 

Miskin Tilki’nin bir konuda kafası karışıktı. Neden Nie Yan diğer her şeyi elinin tersiyle itip Bilinmeyen Işınlanma Parşömenini istemişti? Ona göre bu tarz bir eşya, bazı özel durumlar haricinde işe yaramazdı. Her ne kadar meraklı olsa da başkalarının işine burnunu sokma kabalığını göstermeyecekti.

 

Buradaki işini tamamlayan Nie Yan, kalabalık sokakların içinde gözden kayboldu.

 

Kaptan, loncaya katılmak istemedi mi?” Alacakaranlık, Nie Yan ve Miskin Tilki’nin bu konu üzerinde özel olarak konuştuklarını duymuştu. Ancak konuşmadan ne sonuç çıktığını bilmiyordu.

 

Ah… Hayır, istemedi. Onursal Üye pozisyonunu bile sundum. En az kısıtlama gerektiren pozisyon olmasına rağmen reddetti. Muhtemelen bizim loncamızın onun gibi bir devi kaldıramayacak kadar küçük olduğunu düşünüyordur. Yazık oldu. Gelecekte erişeceği yüksekliği görmek için sabırsızlanıyorum.” Bu noktada Miskin Tilki’nin ifadesi ciddileşti. “Gelecekte onunla düşman olmamalıyız.

 

Gerçekten yazık olmuş.” Nie Yan gibi bir oyuncu loncalarına katılsa ileride elde edecekleri nüfuzun ve başarının haddi hesabı olmazdı.

 

Az ötede ikilinin konuşmasına kulak kabartan Uçan Taş küçük dilini yuttu. Miskin Tilki, Kutsal İmparatorluğun Onursal Üye pozisyonunu mu teklif etmiş? Bu pozisyon lonca içerisindeki en yüksek pozisyondu. Yalnızca lonca lideri pozisyonu daha yüksekti. Ama Nie Yan teklifi geri mi çevirmiş? O an kendini Nie Yan’a acımaktan alamadı. Kendisi lonca içerisinde yükselme gibi hevesleri olmayan biriydi. Ona göre Kutsal İmparatorluğun Onursal Üye pozisyonu korkunç bir makamdı.

 

Yedi Gece de konuşmayı duyup iç çekmişti. İşte Hırsız sınıfının zirvesi buydu. Nie Yan öyle bir seviyedeydi ki lonca lideri bile ona büyük önem veriyordu. Kendisi o seviyeye ne zaman ulaşmasına daha çok vardı.

 

Nie Yan, Uçan Taş’ın aksine teklifi reddettiği için herhangi bir kayıp hissetmiyordu. Nate transfer noktasından geçip Kalor’a ışınlandı. İlk işi Titrek Milo’nun Evi’ne uğrayarak 26 torba Parıltı Tozu, 30 Ağ Parşömeni ve 30 Koyun Dönüşüm Parşömeni almak oldu. Alışverişi tamamlayınca birkaç tane Miskin Tilki’ye gönderdi ve müzayede evinin yolunu tuttu.

 

Müzayede evinin etrafında çok sayıda oyuncu vardı. Kendisine uygun bir yer bulmak için etrafı taradı ve nihayet bulduğu boş bir yere oturdu. Ancak oturur oturmaz bir çağrı isteği aldı.

 

Nirvana Alevi! Ben, Yao Yao. Neredesin?Arkadaş listesinden Nie Yan’ın Kalor’da olduğunu gördüğünde hemen Nie Yan’ı aramıştı.

 

Müzayede evindeyim.

 

Öyle mi? Ben de oradayım. Bir saniye, gördüm seni! Bu tarafa doğru gelsene.Yao Yao ayağa kalkıp bakınmaya başlamış ve bir köşede tek başına oturan Nie Yan’ı görmüştü. Ardından olduğu yerde zıplayarak Nie Yan’a yerini belli etmişti.

 

Beyaz cübbeler içindeki Yao Yao, çiçek açmış bir kar nilüferini andırıyordu. İnsana dinginlik veren bir gülümsemesi vardı.

 

Böyle neşeli, güzel bir bayanın dikkat çekmemesi imkansızdı. Müzayede evindeki oyuncular donakalmış, onun güzel gülümsemesini izliyordu.

 

Üzerindeki garip bakışları hisseden Yao Yao, çok fazla dikkat çektiğini fark etmişti. Nie Yan’a dil uzatıp nazlı bir edayla yerine oturdu.

 

Karşısındaki manzara Nie Yan’ı gülümsetti. Ayağa kalkıp Yao Yao’nun yanına gitti.

 

Vardığında Yao Yao ile birlikte oturan iki kız daha gördü. İkisi de 19 yaşlarındaydı. Biri güzel denebilecek bir Elementalistti. Ağır makyajlı, açık saçık bir cübbe giyinmiş, baştan çıkarıcı bir havası vardı. Nie Yan bu tarz kızları çekici bulmuyordu. Diğeri, mütevazı bir ailede yetişen tatlı bir kızı anımsatan bir Rahipti. Şirinliği ile herkese kendisini kabullendirebilecek, cana yakın ve insanlar üzerinde iyi bir izlenim bırakabilecek biriydi.

 

Nie Yan Üstün Sezi’yi etkinleştirdi. Elementalistin adı Feiyun Liushui, Rahibin adı da Aykız idi.

 

Yao Yao ve diğer iki kızın yanına oturduğunda sırtında çok sayıda delici bakış hissedip acı acı gülümsedi.

 

Sınıf arkadaşlarımla tanış. Bu Feiyun, bu da Aykız. Güzelliklerinden büyülenip aşık olma sakın.” Yao Yao nazlı gülümsemesiyle arkadaşlarını tanıştırırken Nie Yan’ı kızdırmaya çalışıyordu.

 

Aykız gülümseyerek Yao Yao’nun kolunu çekiştirdi. “Yao Yao, senin yanında bize güzel diyen olmaz!

 

Nie Yan Feiyun ve Aykız’ı selamladı. “Memnum oldum.

 

Aykız gülümsedi. “Merhaba.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41000 Bölüm Sayısı


creator
manga tr